DÜNYA - 18 Mart 2025 Salı 08:27 | Son Güncelleme : 18 Mart 2025 Salı 08:30

Beyaz Saray Sözcüsü: "ABD olmasaydı, Fransızlar Almanca konuşuyor olurdu"

A
A
A

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, New York’taki Özgürlük Heykeli’nin Fransa’ya iade edilmesi talebine tepki göstererek, "ABD olmasaydı Fransızlar, halihazırda Almanca konuşuyor olurdu. Bu yüzden ülkemize karşı son derece minnettar olmalılar" dedi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, bugün gerçekleştirdiği basın toplantısında, bir Fransız politikacının ABD’nin artık Özgürlük Heykeli’nin temsil ettiği değerleri benimsemediği gerekçesiyle New York’taki heykelin Fransa’ya iade etmesi gerektiğine yönelik açıklamalarına yanıt verdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Özgürlük Heykeli’ni Fransa’ya iade edip etmeyeceğine ilişkin bir soruya cevap veren Leavitt, "Kesinlikle hayır. Ve ismi belirtilmeyen bu düşük seviyeli Fransız siyasetçiye bir tavsiyem var. ABD olmasaydı Fransızlar, halihazırda Almanca konuşuyor olurdu. Bu yüzden ülkemize karşı son derece minnettar olmalılar" dedi.

Açıklamaya konu olan talep, Fransız parlamenter Raphal Glucksmann’dan gelmişti. Pazar günü yaptığı açıklamada Glucksmann, ABD’nin artık Fransa’nın Özgürlük Heykeli’ni ABD’ye hediye etmesine vesile olan değerleri temsil etmediğini öne sürerek Özgürlük Heykeli’nin ülkesine iade edilmesini istemişti.

Glucksmann, "Diktatörlerin yanında yer almayı seçen ve bilimsel özgürlüğü savunan araştırmacıları işten çıkaran Amerikalılara söyleyeceğimiz bir şey var. Özgürlük Heykeli’ni bize geri verin" demişti.

ABD’nin New York kentindeki Özgürlük Heykeli, ABD’nin bağımsızlığı ve iki ülke arasındaki ilişkileri kutlamak amacıyla 1886 yılında Fransa tarafından ABD’ye hediye edilmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’da lale zamanı başladı, Pendik Korusu’nda renk cümbüşü yaşandı İstanbul’da lale mevsiminin başlamasıyla birlikte parklar ve korular renklenirken, Pendik Korusu da binlerce lale, nergis ve sümbülle birlikte ziyaretçilerine kapılarını açtı. Pendik Belediyesi ekiplerince dikilen 22 bini lale toplam 32 bin bitki, baharın gelişiyle Pendik Korusu’nu adeta bir açık hava sergisine dönüştürdü. İstanbul’da baharın simgesi haline gelen laleler açmaya başlarken il genelinde birçok park ve koru, rengarenk görüntülere sahne olmaya başladı. Bu kapsamda Pendik’te bulunan Pendik Korusu da çiçeklenen alanlar arasında yer aldı. Pendik Belediyesi ekiplerince sonbaharda dikilen laleler, nergis ve sümbüllerin açmasıyla koru, ziyaretçilerine adeta görsel bir ziyafet yaşattı. Koruyu ziyaret eden vatandaşlar, açan çiçekleri yakından inceleyerek hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmedi. Pendik Belediyesi tarafından bu yıl Pendik Korusu’na 22 bini lale olmak üzere toplam 32 bin bitki dikildi. Her yıl kasım ayında toprakla buluşturulan renkli bitkilerin nisan ayı sonuna kadar canlılığını koruduğu belirtildi. Şehir genelinde olduğu gibi Pendik’te de baharın renklerini yansıtan bu görüntüler, özellikle hafta sonları yoğun ilgi görmeye devam ediyor. "Pendik Korusu da laleler ile birlikte çok güzel oldu" Pendik Korusunu ziyarete gelen Büşra Demir, "Arkadaşlarımızla beraber geldik. Laleleri görünce içiniz kıpır kıpır oldu. Her yer rengarenk lalelerle dolmuş. İstanbul’da da lale zamanı, arkadaşlarla fotoğraf çektirdik. Bahar geldi, Pendik Korusu da laleler ile birlikte çok güzel oldu. İstanbulluları, Pendiklileri laleler ile fotoğraf çekinmeye davet ediyorum" diye konuştu.
Elazığ Kardiyoloji Uzmanı Demirkıran: "Sağlıklı bir kalp için sigara ve alkolden uzak durmak büyük önem taşır" Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, "Sağlıklı bir kalp için düzenli egzersiz yapmak, dengeli ve sağlıklı beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak büyük önem taşır. Aynı zamanda yüksek tansiyon diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerini kontrol altına alınması, kalp hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynar" dedi. Elazığ Medilines Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, kalp sağlığı hakkında açıklamalarda bulundu. Kalp sağlığının genel sağlığın temel taşlarından birisi olduğunu aktaran Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, "Yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Sağlıklı bir kalp için düzenli egzersiz yapmak dengeli ve sağlıklı beslenmek, sigara ve aşırı alkolden uzak durmak büyük önem taşır. Aynı zamanda yüksek tansiyon diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerini kontrol altına alınması, kalp hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynar. Bu nedenle yaşam tarzımızı sağlıklı alışkanlıklarla şekillendirmek kalp hastalıklarının gelişimini engellemenin en etkili yoludur. Kalp hastalıklarının erken teşhisi ve tedavisi yaşam süresini uzatırken, komplikasyon risklerini de azaltır. Düzenli sağlık kontrolleri ve kardiyolojik muayeneler, potansiyel sorunların zamanında tespit edilmesine imkan tanır. Ayrıca, stres yönetimi ve yeterli uyku alışkanlıkları da kalp sağlığını korumada, önemli faktörler arasında yer alır. Bireylerin kendi sağlık durumlarına dikkat etmeleri ve gerektiğinde uzman hekimlere başvurmaları uzun vadede kalp sağlığını güvence altına alır. Son olarak toplum olarak kalp sağlığını ön planda tutmak ve bilinçlendirme çalışmalarını arttırmak büyük önem taşır. Kamu sağlığı programları ve eğitim seminerleriyle farkındalık oluşturmak kişilerin risk faktörlerini anlamasını ve korucuyu adımlar atmasını sağlar. Her bireyin katkısıyla daha sağlıklı bir toplum inşa etmek mümkündür. Sağlıklı yaşam biçimlerini benimsemek ve kalp sağılığını korumak hem bireysel hem de toplumsak düzeyde sürdürülebilir bir yaşamın anahtarıdır. Kalbinize değer verin, içinde sevdikleriniz var" ifadelerini kullandı.