EKONOMİ - 30 Mayıs 2019 Perşembe 15:52

Beyin Pili Hastaları Derneği (BEYPİLDER) iftar yemeğinde bir araya geldi

A
A
A
Beyin Pili Hastaları Derneği (BEYPİLDER) iftar yemeğinde bir araya geldi

Beyin Pili Hastaları Derneği (BEYPİLDER) tarafından düzenlenen iftara, dernek yöneticileri ve üyelerinin yanı sıra çok sayıda Parkinson ve hareket bozukluğu hastasını bir araya getirdi. Beyin pili ameliyatı geçirerek yaşam kalitelerini geri almış hastalar, hastalık ve tedavi sürecinde yaşadıklarını paylaşarak bu hastalıktan muzdarip diğer hastalara da umut oldu.

Başta Parkinson olmak üzere Generalize Distoni ve Esansiyel Tremor hastası olup, beyin pili ameliyatı geçirerek yaşam kalitelerini geri alabilmiş, hayattan kopmadan yaşamına devam etmeye karar vermiş bir grup hasta ve hasta yakını tarafından 2014 yılında kurulan ve geçen sene kırdıkları Dünya Rekoru ile Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye hak kazanan Beyin Pili Hastaları Derneği (BEYPİLDER), çok sayıda Parkinson ve hareket bozukluğu hastasıyla iftar yemeğinde bir araya geldi. Beyin Pili Hastaları Derneği Başkanı Fehime Baylan’ın açılış konuşmasıyla başlayan yemekte, beyin pili tedavisi ile hayata yeniden merhaba diyen hastalar, bu hastalıktan muzdarip olan diğer hastalar ile bir arada olma fırsatı buldu. Hastalık ve tedavi sürecinde yaşadıkları tecrübeleri birbirleriyle paylaşan hastalar, müzik dinletisiyle de moral buldu. 

İftar yemeğinde Parkinsonlu hasta ve hasta yakınlarıyla bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduğunu dile getiren BEYPİLDER Başkanı Fehime Baylan: "Parkinson başta olmak üzere, Generalize Distoni, Esansiyel Tremor gibi bir takım hareket bozuklukları hastalıkları ülkemizde bir tabu olarak görülüyor. Ne yazık ki hastalar tedavi konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları için sosyal yaşamlarını kısıtlıyorlar. İşte bu sebeple beyin pili ameliyatını geçirerek sosyal yaşamlarını geri kazanan hastalar tarafından kurulan BEYPİLDER, hem hastaları hem de hasta yakınlarını bilinçlendirmeyi ve beyin tedavisi hakkında toplumda farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Bugün burada Parkinson ve hareket bozukluğu olan hastalar ile bir aradayız. Beyin pili tedavisi ile yaşam kalitemizi geri aldığımızı göstermek için çıktığımız bu yolda, yaşadıklarımızı ve tecrübelerimizi paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu hastalıkla mücadele eden kişilere umut olabiliyorsak ne mutlu bize" dedi.

İftar davetine katılan Medipol Üniversitesi Parkinson ve Hareket Bozuklukları Merkezi (PARMER) Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ali Zırh: "Parkinson hastalığı beyinde dopamin adı verilen bir maddenin eksiliği ile ortaya çıkıyor. Hareketlerde yavaşlama, yüz hatlarında donukluk, maske yüz dediğimiz ifade, ellerde para sayar tarzda titreme, tutukluk ve katılık gibi bir takım bulgular ile kendini gösteriyor. Hastalığın ilk yıllarında hastalar ilaç tedavisine iyi cevap veriyorlar. Ancak aradan yıllar geçtikçe hastalığın ilerlemesi, ilaçlara vücudun alışması, yoğun ilaç yan etkileri başlaması ve küçük grup hastalarda baştan ilaç tedavisine cevap vermemesi üzerine hastalara beyin pili ameliyatlarıyla yardımcı olabiliyoruz. Bu ameliyatları hastalar uyanık iken, konuşa konuşa ve hastalarla sohbet ederek yapıyoruz. Beyin pili tedavisini hastalığın saatini geri almak diye tanımlayabilirim. Örneğin; 10 yıllık bir hastayı ameliyat ettiğimizde hastalığın 1'inci ya da 2'nci yılı haline getirebiliyoruz. Bu da bağımsız yaşayamayan, başkalarının yardımıyla hareket edebilen, günlük sosyal yaşantısını sürdüremeyen hastaların yeniden eski yaşantılarına kavuşması, normale yakın yaşam kalitesine ulaşması ve çoğunun mesleğine geriye dönebilmesi anlamına geliyor" şeklinde konuştu.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi yeni dönemin ilk toplantısını yaptı Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi, yeni dönemin ilk toplantısını yaptı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in teleferik kazası kurtarma çalışmalarını takip etmek üzere olay yerinde olması nedeniyle meclisi en yaşlı üye sıfatıyla AK Parti İbradı Meclis üyesi Kemal Çiftçioğlu açtı. Kurtarma operasyonunun sona ermesinin ardından Meclisi’e gelen Başkan Böcek, mecliste 5 yıl boyunca Antalya adına önemli çalışmalara imza atacaklarını belirterek, meclis üyelerine başarılar diledi. Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinin ardından yeni üyeleri ile yeni dönemin ilk toplantısını gerçekleştirdi. 16 gündem maddesini görüşmek üzere toplanan meclis, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı, Meclis toplantısında, Cumhuriyet Halk Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Demokrat Parti ve İyi Parti grup sözcüleri birlik beraberlik mesajı vererek, meclise 5 yıllık görev süresi boyunca başarılar diledi. Meclis başkanı seçildi Meclis’te ilk olarak Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinde görev yapacak olan Divan Katibi, Meclis Başkan Vekilleri, encümen üyeleri ve komisyon üyeleri seçimi yapıldı. Yapılan gizli oylama sonucunda Divan Kâtipliğine Cumhuriyet Halk Partisi’nden Taylan Şanlı ve Müge Gezginci Ünsal seçilirken, Meclis Başkan Vekilleri ise Cumhuriyet Halk Partisi’nden Bayram Ali Çeltik ve Utku Hasan Eminoğlu oldu. Seçimin ardından en yaşlı üye sıfatıyla meclisi açan Kemal Çiftçioğlu yerini Bayram Ali Çeltik’e devretti. Başkan Böcek teleferik kazası ile ilgili bilgi verdi Teleferik kazasıyla ilgili son kazazedenin de kurtarılmasının ardından Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, meclise gelerek toplantıya başkanlık etti. Meclis üyelerini selamlayan Başkan Böcek, kurtarma çalışmalarıyla ilgili meclise şu bilgileri verdi: “Dün 17.28’de bir kaza yaşadık. Öncelikle bir vatandaşımız hayatını kaybetti. Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralı 10 vatandaşımıza Büyükşehir Belediye Meclisimiz adına acil şifalar diliyorum. Saat 17.28 itibariyle İtfaiye Daire Başkanımız aradı hemen olay yerine ulaştık, kriz masası oluşturduk. İlk açıklamayı yaptık. Hiç uyumadık. Kriz masasında Sayın Valimiz, AFAD başkanımız olmak üzere milletvekillerimiz vardı. CHP Genel Başkan Yardımcımız vardı, tüm kurum kuruluşlar vardı. İçişleri Bakanımıza, teşekkür ediyorum. Şu an itibariyle 174 vatandaşımızı kurtardık. Antalya Büyükşehir İtfaiyemiz başta İstanbul, Ankara Denizli, Muğla, Balıkesir Belediyemizin ekipleri geldi. Muğla Belediye Başkanımız kendisi gelip, çalışmalara katıldı.” Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi’nin seçimlerin ardından gerçekleştirdiği ilk toplantının hayırlı olmasını dileyen Başkan Böcek şöyle konuştu: “Antalya’mızda seçimler yapıldı. Muhtarlarımız seçildi, 19 ilçe belediye başkanımız seçildi Antalyalılara bir kez daha huzurunuzda teşekkür ediyorum Antalya’da demokrasi kazandı. Bütün çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Önce bize oy verenlere teşekkür ediyorum. Oy veren vermeyen bütün vatandaşlarımızın emrinde olacağımı bir kez daha ifade ediyorum. Bu meclisi sizlerle beraber hep birlikte yöneteceğiz. Herkesi kendi belediye başkanımız, kendi partili belediye başkanımız gibi göreceğim. Sizlerle beraber Antalya’da beş yılı azimle, gururla birlikte devam ettireceğiz. Hiçbir kimseyi ötekileştirmeden, siyaset yapmadan beraberce çalışacağız. Seçimlerimizin tekrar sizlere, Antalya’mıza hayırlı olmasını diliyorum. Başarılar diliyorum.” İhtisas komisyonları belirlendi Yapılan gizli oylamayla 1 yıl süreyle görev yapacak encümen üyeleri Cumhuriyet Halk Partisi’nden Adnan Kabaağaç, Büşra Özdemir, Mustafa Bilici, Nazmi Gündüz, Zafer Tan’dan oluştu. Mecliste ayrıca 1 yıl süreyle görev yapacak olan ve 5 kişiden oluşmasına karar verilen komisyon üyeleri de seçildi. Buna göre komisyonlarda görev alacak isimler şu şekilde belirlendi: Plan ve Bütçe Komisyonu: Ahmet Aydın (CHP), Osman Sert (CHP), Erkan Çelik (CHP), Mehmet Balık (CHP), Kemal Sancaktar (AK Parti) İmar ve Bayındırlık Komisyonu: Mithat Aras (CHP), Sıdıka Gökyar Kızılca (CHP), Hasan Can Kamburoğlu (CHP), Burak Çeker (CHP), Hasan Cumhur Göncü (AK Parti) Çevre ve Sağlık Komisyonu: Celal Koç (CHP), Refik Emre Altekin (CHP), Gülsüm Özer (CHP), Müge Gezginci Ünsal (CHP), Murat Menzilcioğlu (AK Parti) Eğitim, Kültür, Gençlik, Spor Komisyonu: Nilüfer Deveci (CHP), Metin Yaraşçı (CHP), Önder Kurnaz (CHP), Hasan Akkoyun (CHP), Tuğba Er (AK Parti) Ulaşım Komisyonu: Rıza Maden (CHP), Süleyman Tursun (CHP), Erdal Yayıcı (CHP), İsmail Şentürk (CHP), Levent Konur (AK Parti) Birliklerde görev alacak üyeler Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi ayrıca Akdeniz Belediyeler Birliği, Tarihi Kentler Birliği, Sağlıklı Kentler Birliği, Yağlı Güreş Düzenleyen Kentler Birliği, ANTAB ve Akdeniz Belediyeler Birliği’nde görev alacak üyeleri de belirledi. Tarihi Kentler Birliği üyeleri Mehmet Tufan (CHP), Sadık Dizdaroğlu (CHP), Güler Ercan (CHP) olurken, Sağlıklı Kentler Birliği üyeleri ise Cumhuriyet Halk Partisi’nden Nihat Karayel, Koray Küçüksarı ve Nilüfer Deveci olarak belirlendi. Yağlı Güreş Düzenleyen Kentler Birliği üyeliğine ise Cumhuriyet Halk Partisi’nden Hasan Aydın, İsmail Şentürk, Ergüven Yılmaz ve Erkan Demirci seçildi. ANTAB’A 11 asil üye Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in doğal üyesi olduğu ANTAB için 11 asil üye ve 5 yedek üye gizli oy ile belirlendi. Cumhuriyet Halk Partisi’nden Aşkın Yenier, Mithat Aras, Müge Gezginci Ünsal, Hasan Can Kamburoğlu, Nazmi Gündüz, Semih Top, Mehmet Ali Çobanoğlu, Rıza Maden, Refik Emre Altekin, Koray Küçüksarı ve Hasan Aydın ANTAB’a asil üye olarak seçildi. Akdeniz belediyeler Birliği üyeleri belirlendi Akdeniz Belediyeler Birliği’nde görev alacak 12 üye; Cumhuriyet Halk Partisi’nden Büşra Özdemir, Şükrü Koçak, Yücel Yücesan, Mahmut Köse, Ulaş Özgen, Mehmet Kula, Sadık Dizdaroğlu, Rüştü Peker, Erdoğan Erdoğan, Mustafa Bilici, Recep Karatop, Yusuf Kumbul’dan oluştu. Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi’nde 2023 yılı Faaliyet Raporu ve 2023 yılı Denetim Komisyonu Raporu da oy birliğiyle kabul edildi.
Antalya (Düzeltme) Op. Dr. Onur Oğan: “Sosyal medya doğum sonrası süreçte anneleri etkiliyor” Sosyal medyanın anneler üzerindeki etkileri hakkında konuşan Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Oğan doğum sonrası süreçte sosyal medyanın anneleri etkilediğini söyledi. Günümüzde her bireyin aktif olarak kullandığı sosyal medya platformları bireyler arası iletişimde etkin bir rol oynarken paylaşılan içeriklerden birçoğu da insanlar üzerinde olumsuz etkiler oluşturuyor. Özellikle kadınların hamilelik süreci ve sonrasında bu etkilen daha net bir şekilde görülüyor. Psikolojik olarak kendinde bazı şeyleri eksik gören kişilerde sosyal medyanın da etkisinin büyük olduğunu söyleyen Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Oğan, “Sosyal medyanın etkisiyle özellikle doğum sonrası dönemde psikolojik olarak zorluk yaşayan annelerin kendilerine başvurduklarını belirtti.” Yapılan araştırmaların, vücut imajındaki memnuniyetin genel yaşam kalitesi üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu gösterdiğini söyleyen Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Oğan, “Doğum sonrası vücutta meydana gelen değişiklik ve deformasyonlar, bazen kadınların özgüvenlerini yeniden kazanmalarını zorlaştırabilir. Aynı zamanda bu kişilerin özgüven tazelenmesi sebebiyle sosyal ve iş hayatlarında daha başarılı ve mutlu oldukları bir gerçektir. Annelik estetiği, sadece fiziksel görünümdeki değişikliklerle sınırlı kalmayıp, kadınların özgüvenini ve ruh sağlığını da olumlu yönde etkileyebilir” dedi. “Lohusalık döneminde mutsuzluk başlıyor” Anneliğin gebelikle başlayan bir süreç olduğunu ve doğum sonrasına kadar annelerde sadece fiziksel olarak değişikliklerin olmadığını belirten Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Oğan, “Gebelikle anne adayında kilo artışı ve bazı ruhsal değişiklikler meydana geliyor. Vücutta meme, genital bölge ve karında daha bariz olmak üzere bazı değişim ve deformasyonlar meydana geliyor. Çocuğun gelişimine bağlı olarak karın kaslarında gevşemeler oluşabiliyor. Doğumla beraber bu süreçte yavaş yavaş geriye dönüş başlıyor. Gebelikte alınan kilolar, karın kaslarındaki gevşemeler, memelerdeki büyüme ve emzirme sürecinden sonraki küçülme sonrasında anneler çoğunlukla eski hallerine dönemiyor. Bu da lohusalık döneminde bazı mutsuzluklara sebep olabiliyor” diye konuştu. "Doğumdan hemen sonra operasyon uygun değil” Doğum sonrası süreçte annelerde yaşanılan psikolojik süreçten de bahseden Op. Dr. Onur Oğan, annelerin bu süreçte oluşan tüm deformasyonlar nedeniyle kendilerine başvurduklarını ancak operasyon için doğru zamanın dikkat edilmesi gereken bir husus olduğunu belirterek, “Anne adaylarına bu tip ameliyatların doğumdan hemen sonra yapılmaması gerektiği konusunda uyarıyoruz. Emzirme sürecinin sona ermesi ve annenin gebelik öncesindeki hedeflediği kiloya dönmesi sonrasında bu ameliyatları yapmayı öneriyoruz. Emzirmenin de bitiminin ardından en az 6 ay geçmesine önem veriyoruz. Vücutta yaşanılan doğum sonrası değişimlerin sona ermesi lazım ki, değişim varken onun üzerine uygulama yapmak öngörülemeyen sonuçlara sebep olabilir” dedi. “Kadınlar birbirinden çok kolay bir şekilde haberdar” Günümüzde annelerin kendine daha çok baktığını ve bu nedenle de bu tip operasyonlara ihtiyaç duyduklarının altını çizen Op. Dr. Oğan, “Eskiden kişiler mahallesindeki kişilerin dışında dünyayı pek de takip edemezdi. Günümüzde ise özellikle sosyal medyanın da etkisiyle tüm dünyayı takip edebiliyor ve trendler hakkında bilgi sahibi olabiliyorsunuz. Bu nedenle de kadınlar birbirlerinden çok kolay bir şekilde haberdar ve daha da farkındalığı artmış durumda. Psikolojik olarak kendinde bazı şeyleri eksik gören kişilerde sosyal medyanın da etkisi büyük. Pandemi döneminde de kişinin aynayla olan iletişimin de artmasıyla bu tip ameliyat taleplerinde artış oldu. İnsanlar pandemi döneminde gündelik hayatın meşguliyetinden uzaklaşınca evde kendilerine baktı.” dedi. “Çocuk planlarının sonlandığı dönemde bu tip ameliyatlar düşünülmeli” Süt kanallarının da bu tip ameliyatlarda çokça sorulan bir soru olduğunu belirten Op. Dr. Oğan sözlerine şöyle devam etti: “Biz bu tip ameliyatları, artık çocuk planlarının sona erdiği dönemde annelere öneriyoruz. Çünkü her seferinde tekrardan gebelikle yaşanılan hormonal değişimler, tekrardan vücutta deformasyonlara sebep olmaktadır. Bundan dolayı da hastalarımıza çocuk planlarının sonlanıp, sonlanmadığını sorarak yola çıkıyoruz. Bazı meme ameliyatlarında süt kanallarına dokunmadığımız olmakta. Bazı vakalarda ise süt kanallarına müdahale etmemiz gerekmektedir. Ancak günümüzde kullanılan tekniklerin çoğu hastadan hastaya değişmekle birlikte süt kanalları korunan ameliyatlar olmaktadır. Bu ameliyatlarda süt vermeye engel olabilecek durumlar oluşma ihtimali günümüz teknik ve bilgi birikimiyle oldukça düşüktür.” sözlerini sarf etti.