EKONOMİ - 20 Kasım 2019 Çarşamba 14:38

Bin 500 Arap yatırımcı İstanbul'da

A
A
A
Bin 500 Arap yatırımcı İstanbul'da

Türk Arap Ülkeleri İşbirliği Derneği (TÜRAP) ve Turab Expo, bu yıl 3'üncüsünü düzenlediği 'Gayrimenkul Proje Geliştirme ve Finansman Fuarı'nda, bin 500 Arap yatırımcıyı Türkiye’deki gayrimenkul firmalarıyla buluşturdu.

Turab Expo 6'ncı Türk-Arap Yapı İnşaat Malzemeleri ve Teknolojileri ile 3’üncü Türk-Arap Gayrimenkul Proje Yatırım ve Finansman Fuarı, 20-22 Kasım tarihleri arasında İstanbul'da bir otelde gerçekleştiriliyor. Türkiye’deki konut üreticilerinin, Arap yatırımcılarla yüz yüze yatırım fırsatlarını değerlendirme imkanı bulduğu organizasyonda TÜRAP, 19 Arap ülkesinde kurduğu organizasyon aracılığı ile fuara katılan Türk firmaların konutlarının Arap ülkelerinde satışına aracılık ediyor. Etkinliğe bin 500 Arap yatırımcının katıldığı belirtildi.

Etkinliğin açılışına Bahreyn Büyükelçisi Dr. İbrahim Yusuf Al-Abdullah, TBMM Çevre Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Muhammet Balta, TÜRAP Başkanı Sabuhi Attar, Arap ve Türk iş adamları, STK temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.

''Türkiye'ye yatırım yapan kaybetmez, kazanır''

Açılışta konuşan Milletvekili Muhammet Balta, ''Trabzon şehrine Arap ülkelerinden yılda 500 bin turist geliyor. Geldikleri zaman onlar da mutlu oluyor, bölge halkı da mutlu oluyor. Bölge halkı onları yabancı olarak görmüyor. Gelenek, görenek ve yaşam tarzları aynı. Birbirlerine dilden değil, gönülden bağlılar. O zaman Türkiye'nin bu fırsatlarını ve Arap ülkelerindeki bu fırsatları birleştirerek halklarımızın ve gelecek nesillerimizin daha rahat ortamda yaşayabilmesi için hep beraber gelişmeliyiz. Ülkelerimizi geliştirmeliyiz. Ülkelerimizin insanlarını zengin yapmalıyız. Bu güç bizde var. Önemli olan böyle ortamları yılın her gününe yamak. Bu çalıştayın hem Türkiye açısından hem de Arap ülkeleri açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. İki günlük fuarın çok önemli neticeler doğuracağına inanıyorum. Yatırımcı konuya her zaman kar olarak bakar. Türkiye'ye yatırım yapan kaybetmez, kazanır. Arap ülkelerindeki iş adamalarıyla beraber ortaklık yapan da kaybetmez, kazanır'' dedi.

''Buradaki mevcut yapı 1 milyar dolar üzerinde''

Fuar hakkında bilgi veren TÜRAP Başkanı Sabuhi Attar, ''Fuar, büyük altyapı çalışmasıyla bu hale geldi. Sadece fuar değil, bir zirve yapıyoruz; Türk Arap Zirvesi ve Türk Arap Ekonomi Çalışması'nı yapıyoruz. Geniş bir ekonomi çevresi katılım sağlıyor. Hem Arap ülkelerinden ticaret odaları, iş adamları hem de Türkiye'den aynı şekilde ticaret odaları ve iş adamları burada hep beraber ekonomiye katkı vermek için çalışmalar yapıyor. Buradaki mevcut yapı 1 milyar dolar üzerindeki bir çalışmadır. Güçlü 230 Türk firmasıyla beraber Arap ülkelerine ve iş adamlarına tanıtım yapıyoruz. Daha iyi verim sağlamak için çaba harcıyoruz. 20 ülkenin üzerinden katılım var. Arap ülkelerinin dışında Türk ülkelerinden katılım var. Fuarda ikili görüşmeler yapıyor; önemli olan da bu görüşmelerin yapılmasıdır. Bu görüşmelerde alışverişler yapılmasını ve ortaklıkların kurulmasını sağlamaya çalışıyoruz. Türkiye'yi en iyi şekilde tanıtmak istiyoruz. Hem Türkiye'nin bu tanıtıma ihtiyacı var hem de Arap ülkelerinin bu tanıtıma ihtiyacı var'' şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yerlikaya: "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından Mersin’de polis tarafından yapılan ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyona dair açıklama yaptı. Yerlikaya, operasyonda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüphelinin yakalandığını ve 14 şüphelinin tutuklandığını, 4 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla bırakıldığını bildirdi. Aynı zamanda Yerlikaya, 27 adet araca da el konulduğunu belirtti. "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" Bakan Yerlikaya, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık. 14 şüpheli tutuklandı, 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. 27 adet araca el konuldu. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımız ile EGM Asayiş Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, Mersin Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; yurt dışından kaçak yollarla ülkemize getirilen araçların şasi numaralarını ‘ağır hasarlı’ araçların şasi numaralarıyla değiştirerek, ağır hasarlı araçları tamir edilmiş gibi gösterip trafiğe çıkardıkları, çalıntı, gümrük kaçağı ve hacizli yakalamalı araçları parçalayıp yedek parça olarak piyasaya sürdükleri tespit edildi. Vatandaşlarımız ikinci el araç satın alırken çok dikkatli olmalı, aracı iyi kontrol ettirmelidir. Şüpheli bir durum varsa lütfen hemen 112 Acil Çağrı Merkezimize bildirin biz gereğini yapalım. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."
Diyarbakır Diyarbakır’da hayvanların sessiz kahramanı Diyarbakır’da yaşayan Muhammet Bahattin Doğru, 10 yıldır sokak hayvanlarının yaşam mücadelesine umut oluyor. Geçimini bir inşaatta bekçilik yaparak sağlayan Doğru, bunun yanı sıra hurda eşyalar toplayıp satarak elde ettiği gelirle sokak hayvanları için mama, ilaç ve sağlık harcamalarını karşılıyor. Kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışan Doğru, Diyarbakır’ın birçok noktasına arkadaşlarının ve gönüllülerin araçlarıyla ulaşarak düzenli olarak yemek ve mama bırakıyor. Doğru, 10 yılı aşkın süredir sokak hayvanlarıyla ilgili besleme ve çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti. Doğru, "Sokak hayvanlarının dostluğunu gördükten sonra onlarla kaynaştım, bütünleştim. Bu dostluğu birebir yaşadım. Hayvanlar da Allah’ın yarattığı canlardır. Şantiyede çalışıyorum, şantiye elemanıyım. Buradaki imkanlarımla ve ayrıca topladığım hurdaları geri dönüşüm olarak satarak elde ettiğim gelirle sokak hayvanlarına destek olmaya çalışıyorum. Gördüğünüz gibi hem burada şantiyede hem de şantiye dışında; Çarıklı’da, Bağlar’da ve birçok bölgede sokak hayvanlarını besliyorum. Bugün o hayvanın dili yok, konuşamıyor, bir şey isteyemiyor. Allah, onları yaratmış ve bize emanet etmiş. Biz bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Sokak köpekleri için, evcil olmayan hayvanlar için şunu söylüyorum: Merhamet, merhamet, merhamet. Merhametimizi onların üzerinden esirgemeyelim. Biz onlara baktıkça Allah-u Teâlâ da bize bakar. Biz onlara merhamet ettikçe Allah da bize merhamet eder. İslami ve dini boyutuyla ele aldığımızda da biz bu hayvanların açlığından, hastalığından ve yaşamından mesulüz. Bu meseleye bu bilinçle yaklaşmak gerekir. Buyurun gelin; biz gönüllüler, sivil toplum örgütleri olarak elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymuşuz. Gelin el birliğiyle bu artan popülasyonun önüne kısırlaştırmayla geçelim. Öldürmekle, katletmekle ya da hayvanları sokaktan uzaklaştırmakla bu sorunu çözemeyiz. Aksine daha fazla ölüme sebep oluruz" dedi. Kedi ile köpeğin bir arada yaşamasının mümkün olduğunu aktaran Doğru, "Gerçekten mümkündür. Gözünüzle gördünüz, eminim kayda da aldınız. Birlikte oynuyorlar. Yeter ki biz aralarına nifak sokmayalım, onları birbirine kışkırtmayalım. Sevdirelim. Sevdirmek, sevmek bizim görevimizdir. Bu, bizim en insani görevimizdir. Buradan annelere, cami imamlarına, öğretmenlere ve toplumda kanaat önderi olan herkese sesleniyorum. Gelin bu hayvanları çocuklarımıza öcü gibi değil, sevgiyle anlatalım. Merhameti aşılayalım. Bunun eğitimini, vaazını, terbiyesini çocuklarımıza verelim ki bu hayvanlar gelecekte zarar görmesin" diye konuştu. 10 yıl boyunca gördüğü en korkunç vakalardan birini geçen hafta Cuma günü Çınar’da yaşadığını söyleyen Doğru, "Akşam saat 21.35 sıralarında bana bir telefon geldi. Çınar’da yaralı bir hayvan olduğu, cinsel organının dışarıda olduğu söylendi. Muhtemelen bir cisimle zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine hiç durmadan ticari bir araçla olay yerine gittim. Gördüğüm manzara karşısında insanlığımdan utandım. Gerçekten insanlığımdan utandım. O köpeği alıp geldim. Gece saat 02.30’a kadar Diyarbakır’da açık veteriner aradım ama maalesef bulamadım. O can sabaha kadar benim misafirim oldu. Sabahleyin kliniğe, veterinere götürdüm. Zor bir ameliyat geçirdi; yaklaşık 5 saat sürdü. Ameliyat iyi geçti ancak maalesef ertesi gün, öğleden sonra saat 15.00 civarında canımızı kaybettik. Bu, beni yüreğimden yaralayan vakalardan biriydi. Umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz. Ama yaşanacak. Neden mi? Çünkü biz çocuklarımıza sevgiyi aşılamıyoruz" diye konuştu.