KENT HABERLERİ - 19 Mayıs 2016 Perşembe 14:03

Birlik ve beraberlik için bir araya geldiler

A
A
A
Birlik ve beraberlik için bir araya geldiler

Çekmeköy Kaymakamlığı ile Çekmeköy Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ÇEKSİAD) tarafından organize edilen ’Birlikte Çekmeköy, Birlikte Türkiye’ panelinde birlikte yaşamak olgusu işlendi.

Sivil toplum kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşları, iş adamları, siyasal partilerin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, iç ve dış tehditlerin arttığı bir dönemde toplumsal birlikteliğin, yerel ve ulusal boyutlarını irdeledi. Eğitimci ve Tarihçi Mehmet Uğurelli ile Argetus Araştırma Danışmanı İlahiyatçı - Sosyolog Erol Erdoğan’ın panelist olduğu programda, ’Bir Olma Birlikte Dirlik Bulma Bilinci’ ile ’Türkiye’nin Fırsatları ve Riskleri’ konuları ele alındı. Yerel alandan başlayarak birliğe ulaşmanın ancak kalıcı ve mümkün olacağı iddiasını taşıyan panele Kaymakam, Belediye Başkanı, Kamu Kurum Amirleri, STK yöneticileri ve üyeleri ile vatandaşlar katıldı.

’’ÇEKMEKÖY BİRLİK VE BERABERLİĞİ GÖSTERMEKTE’’

Panelde konuşan Çekmeköy Kaymakamı Cemal Hüsnü Kansız, ’’28 yıllık meslek hayatımın 10 yıla yakın zamanını Güneydoğu’da geçirmiş bir idareci olarak bu konudaki sıkıntıları bilen bir idareci olarak buraya katılmaktan çok memnun oldum. Çekmeköy bu birlik ve beraberliği göstermekte. Aziz şehitlerimiz için yaptığımız çalışmalarda Çekmeköy ailesi her zaman desteğini gösterdi. Siyasi partilerimizin yöneticilerinden kurumlarımızın yöneticilerinden değişenler oldu ama her yeni gelen kardeşimiz bu birlik ve beraberliği göstererek bir tuğla da onlar koydu. Yapıcı olmak çok daha zor ve sabır isteyen bir şeydir. Terör zaman çok fazla ses çıkarıyor olabilir ama toparlamak, güzellikleri ortaya çıkarmak biraz sabır gerektirebilir. Güvenlik güçlerimiz masumları ezmeden, kurunun yanında yaşında yakmamak için oldukça hassas şekilde bu süreci götürüyorlar’’ dedi.

’’BÜYÜK MİLLET OLMAK İÇİN MAZLUMLARIN HAYKIRIŞINI DUYMAK GEREKİR’’

Millete hizmet deyince geçmişimize ecdadımıza bakmak gerektiğini belirten Eğitimci-Tarihçi Mehmet Uğurelli, ’’Bunu görmek için şanlı geçmişimize gitmeniz gerekir. Büyük devletle büyük millet arasındaki fark nedir? Büyük devlet; çok büyük ekonomi, büyük teknoloji ile zaman içinde oluşabilen bir unsurdur. Çok şükür Türkiye büyük devlet olma yolunda adım adım ilerliyor. Ama büyük millet olmak başka bir şeydir. Büyük millet olmak için mazlumların haykırışını duymak gerekir. Büyük millet olmak için kapınıza biri geldiğinde kapıyı aralamak yerine kapıyı söküp atmak gerekir. Kapınıza sığınanlara ensar olmak gerekir. Filistin’de namlunun ucundaki mazlumların sesini duyduğunuz zaman Somali’de aç yatan susuzluktan dudakları çatlamış olanlara bir damla su olabildiğimiz zaman büyük millet olmuşsunuz demektir. Dünya’da kendi geliri ölçüsünde yardımı ihtiyaç sahibine ulaştırma sıralamasında bu coğrafya birinci sırada. Dünya’da bizden daha büyük yardım ülkesi mevcut değil’’ diye konuştu.

Panelin diğer konuşmacılarından İlahiyatçı Sosyolog Erol Erdoğan, ’’İnsanların, şehirlerin, ülkelerin kötü olayları olabilir ama o kötü olayı reddetmeden kötülüğün içinden nasıl iyilik çıkarmalıyız diye düşünmeliyiz. Türkiye’nin terörle mücadelesinde bir yıldır farklı aşamadayız. Nedir o; önceden ordumuz teröristlerle dağda mücadele ediyorlardı. Son bir yıldır terörün şehre inmesini konuşuyoruz. Terörün şehre inmesinden elde ettiğimiz faydalar sayabiliriz. Bunların en başında ordumuzun, asker ve polisimizin şehir terörü konusunda oldukça tecrübe edindiği konusuyla karşı karşıyayız. Bu bardağın dolu tarafıdır. PKK’ya destek veren oğlunu güle oynaya PKK’ya gönderen anneler terör örgütünün uzaktan sesini değil yakından çukurunu gördüler. PKK’nın kendi vatandaşına zulüm eden yüzünü görmüş oldular. Türkiye’nin coğrafi konumu ülkemize çok farklı konularda risk ve fırsat ortaya çıkarıyor.

Türkiye’deki misafir öğrencilere dikkat çeken Erdoğan, ’’Türkiye’de her ilde üniversite açılıyor ve eğitimin kalitesi yok diye itiraz ediyorlar. Evet doğrudur; Anadolu’daki birçok üniversite yüksek lise mesafesindedir. Bu bardağın boş tarafıdır. Dolu tarafı; Artan üniversitelerle Türkiye’de okuyan misafir öğrenci sayısı 2016’da yüz bin sınırına dayanmış durumda. Misafir öğrenci hem ticari hem diplomatik hem de eğitim kapsamında bir konudur’’dedi.

Panelin sonunda AKP, CHP, MHP ve BBP ilçe başkanları birlik ve beraberliğe vurgu yapmak için birlikte poz verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 23. oturumunda, Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Akyüz savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 23. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Akyüz savunma yaptı. İddianamede sanık Ali Rıza Akyüz hakkında yapılan değerlendirmede, örgütün Bakırköy’deki faaliyetlerinin takibi için Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı olarak görevlendirildiği belirtilmişti. Akyüz’ün, Bakırköy’de bulunan büyük inşaat projelerinin, alışveriş merkezlerinin imar ve ruhsat konusundaki taleplerini örgüt lideri ve yöneticilerine ilettiği, bu bakımdan örgüt lider ve yöneticilerinin talimatlarıyla hareket ettiği iddianamede ifade edilmişti. "Hiçbir kararı kişisel olarak almadım" Capacity AVM’nin sahiplerini otoparkın ruhsat işlemleri için rüşvet vermeye zorladığı ve müştekilerin kabul etmemesi üzerine alışveriş merkezine idari para cezası kesildiği iddialarına karşı savunma yapan Akyüz, "Öncelikle bu iddianamede bana yöneltilen suçlamaları asla kabul etmiyorum. Bu dosyada bana isnat edilen suçları işlemedim. Attığım her imzanın idari prosedüre, mevzuata ve kamu yararına olduğunu öncelikle ifade ediyorum. Bugün burada ayrıyeten mesleki onurumu, yılların emeğini ve vicdani sorumluluğumu ortaya koymak için bulunuyorum. Capaticy Alışveriş Merkezi giriş kapısından dolayı ciddi bir otopark sorunu oluyordu. AVM yönetimi bizzat belediye başkanı ile görüşme yaptı. Ben de toplantıya davet edildim. Başkanlar aralarında konuşurken Capacity AVM Yönetim Kurulu Başkanı, alışveriş merkezinde problem olduğunu, otoparkının mühürlü olduğunu söyledi. Belediye başkanı da ‘evet otopark müdürlü’ dedi. Mühürlü dediği şu; otopark çalışıyor ama giriş çıkış bedava. Belediye başkanı dedi ki ‘bu işleri başkan yardımcısı Ali Rıza Akyüz ile görüşürsünüz’. Ben burada hiçbir kararı kişisel olarak almadım. Biz başkan ile ilk görüşmeyi yaptıktan sonra, bunlar müsaade almadan otoparkı çalıştırmaya başlıyorlar. Belediyeye şikayet oluyor. Belediye mühürlüyor, devam ediyorlar. Biz AVM’ye tebligat çektik. Bunlar bu tebligata bir türlü cevap vermediler. Bütün işlemler Bakırköy Belediyesi İmar Müdürlüğü tarafından yapıldı. Büyükşehir Belediyesi bu işin hiçbir tarafından yok. Capacity AVM kolonlarına baktım, perdelere baktım. Perdeleri öyle çizmişler ki, var diye bakarsan var, yok diye bakarsan yok. Deprem gece 12 ile sabah 5 arasında olabilir diye bir kaide yok. Akşam 06.00’da orada 10 bin kişi varken de olabilir. O yüzden bu iş bu kadar önemli. Bakırköy Belediyesi olarak bir bilirkişi müracaatı da yapıldı. ‘3-4 defa güçlendirme projesi yapacaksın’ dedim ama olmadı" şeklinde konuştu. Akyüz savunmasının devamında, "Benim hakkımdaki iddiaların hiçbir somut delili yok. Hep kendi aralarında konuşmuşlar bunun için benim hakkımdaki iddialar yetmez. Ben kimseden rüşvet veya menfaat talep etmedim, bir beklenti içinde olmadım. Ne kendi adıma ne de üçüncü bir şahıs adına. Şu anda Capacity’nin bu davada ifade veren müştekiler ve bütün mülkiyet sahipleri için, kendi adlarına ve sahip oldukları şirketler adına hepsinin ikişer üçer tane ceza ve idari davaları var. Bunların bizi şikayet etmelerinin temel nedeni, bu idari ve ceza davalarına altlık uygulamaları içindir. Şimdi ben tutuklandım, geldim, buradayım. Ama şu an rahatladım. Niçin rahatladım biliyor musunuz? Artık salon bu olaya ortak. Ben ne kadar düşünüyorsam, bu salondaki herkes de kendini o kadar sorumlu hissetmeli diye düşünüyorum. Üstümden büyük yük kalktı" ifadelerini kullandı. Duruşma sanık Akyüz’ün çapraz sorgusu ile devam edilmek üzere 20 Nisan Pazartesi gününe ertelendi.
Düzce Lisenin maskot kedisi, yavrularını okula emanet etti Düzce’de Güzel Sanatlar Lisesinin maskotu haline gelen "Neva" isimli kedi, bahçede dünyaya getirdiği yavrularını öğretmenler odasındaki geri dönüşüm kutusuna taşıdı. Okul Müdürü Nazmi Bal, "Yaşadığımız bu zor günlerde içimize az da olsa bir umut ışığı serpildi. Okulların ne kadar güvenilir olduğunu hatırlattı" dedi. Bir süredir okul çevresinde görülmeyen Neva isimli tekir kedi, bahçede dünyaya getirdiği yavrularını ağzıyla taşıyarak öğretmenler odasına getirdi. Güvenli bölge olarak seçtiği odada, masanın altında bulunan ve müsvedde kağıtların toplanması için kullanılan kutuya yavrularını yerleştiren kedi, burada yavrularını emzirmeye başladı. Öğretmenler odasında yavrularıyla birlikte kalan kediyi fark eden eğitimciler, anne ve yavruları koruma altına alarak beslemeye başladı. Kedinin yavrularını taşıdığı anlar cep telefonu kamerasıyla da kayda alındı. "Okulların ne kadar güvenilir olduğunu hatırlattı" Güzel Sanatlar Lisesi Okul Müdürü Nazmi Bal, son günlerde eğitim camiasını üzen olaylara değindi. Bal, Türkiye’de yaşanan üzücü hadiseler nedeniyle taziye dileklerini ileterek, "Son günlerde yaşadığımız acı olaylardan dolayı ülkemizin ve eğitim camiamızın başı sağ olsun. Yaşadığımız bu zor günlerde içimize az da olsa bir umut ışığı serpildi. Okul öğrencilerimizin sahiplendiği ve beslediğimiz tekir kedimiz Neva, son birkaç gündür kaybolmuştu, gözükmüyordu. Dün öğretmenler odasında otururken birden öğretmenler odasına geldiğini gördük. Biz ilk başta ağzında fare var zannettik. Bir baktık ki yavrularını doğurmuş. Okulu da önce güzel bir keşfetmiş. Bizim fotokopi makinesi altında atık kağıt kutusu var. Geri dönüşüm için hazırladığımız kağıt kutumuza, teker teker 3 yavrusunu getirdi. Bize teslim etti, bize emanet etti. Okulların ne kadar güvenilir olduğunu hatırlattı, içimize neşe serpti. Bizler içinde mutluluk kaynağı oldu. Bizde onun için uygun bir ortam sağladık. Güzel bir ev sahipliği yapıyoruz" dedi.