ASAYİŞ - 19 Mart 2022 Cumartesi 15:39

Bolu Dağı tüneli içinde 18 araç birbirine girdi

A
A
A
Bolu Dağı tüneli içinde 18 araç birbirine girdi

TEM Otoyolu Bolu Dağı tünel içinde İstanbul istikametinde kaza meydana geldi. Tır, otobüs, ve otomobil olmak üzere 18 araç birbirine girdi. Bolu Valisi Ahmet Ümit, tünel içinde meydana gelen kazada yaklaşık 30 yaralının olduğunu belirterek, yolun yarım saat içinde trafiğe açılacağını söyledi.

Kaza, TEM Otoyolu Bolu Dağı tüneli İstanbul istikametinde meydana geldi. Kazayı gören çevredeki vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezine haber verdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Çok sayıda araç, kazaya karışırken, yaralıların olduğu öğrenildi. İtfaiye ekipleri sıkışan yaralıları çıkarmak için çalışma başlattı. İstanbul istikameti, trafiğe kapatıldı.

BOLU VALİSİ AHMET ÜMİT: '30 CİVARINDA YARALIMIZ VAR'

Kaza yerinde inceleme yapan Bolu Valisi Ahmet Ümit, “Trafik D100 istikametinden veriliyor. Yarım saat içinde yol açılacak, araçların bazıları kaldırıldı. Tırların kaldırılması biraz zaman alacak ancak yol açılacak. Vatandaşlarımıza dikkatli olması konusunda uyarıyoruz. Bir kişi ağır yaralı olmak üzere toplam 30 civarında yaralımız var. Ekiplerimiz yolların buzlanmaması için gerekli çalışmaları yapıyor. Genel anlamda yollarımız açık” dedi.

Bolu Dağı tüneli içinde 18 araç birbirine girdi

Kaza anı kameraya yansıdı

Faruk Çidem - Enes Bektaş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.