SPOR - 27 Ekim 2009 Salı 16:38

Bross: Fenerbahçe-Galatasaray maçları bir nimet

A
A
A
Bross: Fenerbahçe-Galatasaray maçları bir nimet

Trabzonspor Teknik Direktörü Hugo Broos, Ligde en çok izledikleri takımın Beşiktaş olduğunu belirterek, ilk yarının sonuna kadar 2.'lik veya 3.'lük hedefini tutturmak zorunda olduklarını söyledi.

GÖKMEN ŞAHİN - ERSEN KÜÇÜK/TRABZON

Broos, Fenerbahçe -Galatasaray maçında yaşananların olmaması gereken davranışlar olduğunu ifade ederek, bu tür hareketlerin içinde olanlara yetkililerin ağır cezalar vermesi gerektiğini belirtti.

Trabzonspor Teknik Direktörü Hugo Broos, Mehmet Ali Yılmaz Tesislerinde düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Kayserispor maçı sonrası kullandığı "Körler" ifadesi, basın mensupları için miydi, yoksa yönetim kurulu için miydi? şeklindeki soruya Broos, "O konuda artık fazla ayrıntıya girmeyeceğim. Bu konuyu noktaladım. Kastettiğim basın mensupları değildi. Yattara konusunda ise özellikle bir dayatma yok. Oyuncularla ilgili kararları ben veriyorum. Bazı oyuncuların oynatılması yönünde bir dayatma olsa zaten ben burada olmam. Yattara ile ilgili Galatasaray maçı öncesinde bazı kişilerin ve oyuncunun kendisi "Oynamaya hazırım" gibi ifadeleri olmuştu. Kayserispor maçı öncesi Yattara ile konuştum. Bir sıkıntısının olmadığını bana söyledi ve bende oynatmada bir sakınca görmedim" dedi.

"LİGDE EN ÇOK İZLEDİĞİMİZ TAKIM BEŞİKTAŞ"


Trabzonspor Teknik Direktörü Hugo Broos, Beşiktaş'ı yakın zamanda 2-3 kez izlediğini belirterek, "Yardımcım Metin Diyadin'de Beşiktaş'ı izledi. Avrupa Kupası ve lig maçlarında da izleyeceğiz. Beşiktaş maçı öncesi bütün verileri elde edeceğiz. Lig de en çok izlediğimiz takım Beşiktaş diyebiliriz" şeklinde konuştu.

"İBRAHİM YATTARA VE ENGİN BAYTAR'I KAYBETMEYİ ASLA GÖZE ALAMAM"


Kayserispor, maçında oyundan alınmalarına tepki gösteren Engin ve Yattara'yı tekrar nasıl geri kazanmayı planlıyorsunuz?", "Keşke onlarla maça başlamasaydım" dediğiniz oldu mu? şeklindeki sorulara ise Broos, "Bu iki oyuncu için oyundan alınmak tahammül edilmesi zor olaydı. Farklı tepkiler gösterdiler. Yattara sakindi ancak Engin tepkiliydi.

Profesyonelce eylem olarak değerlendirebilirsiniz. 3 ay önce nasıl oyuncularsa şimdi de öyle oyuncular. Benden bir ışık bekliyorlar. Bunun da ne olduğunu ben biliyorum. Beklentileri var. Kendileriyle konuşmamı bekliyorlar. Ben de bunu yapacağım. Birebir konuşacağım. Genel durumlarını değerlendireceğim. Üstüne basa basa söylüyorum bu iki oyuncu da benim için önemli. Kaybetmeyi göze alamam. Kazanmak için elimden geleni yapacağım" diyerek yanıt verdi.

Taraftarın tepkisini normal karşıladığını belirten Broos, "Şurası çok açık ki oyuncular için hiç hoş bir şey değil. Kendi taraftarınızın tepki göstermesi altından kolay kalkılacak şey değil. Ancak Engin ve Yattara'dan beklentiler var. Belki fazla şey talep ediyorlar ancak oyuncuların cevap vermesini bekliyorlar. Böyle davrandılar diye taraftarlara kızamayız ya da onları eleştiremeyiz" dedi.

"FENERBAHÇE-GALATASARAY MAÇLARI ÜLKE FUTBOLU ADINA BİR NİMET"

Fenerbahçe - Galatasaray derbisinin ardından Türk futbolu hakkındaki izlenimlerini de aktaran Broos, "Buraya gelmeden önce Türkiye hakkında bilgim vardı ancak burada bulduğum lig benim duyduğum ligden farklı. Tırnak içinde büyük denilen takımlar küçük denilen takımlara karşı kolay maç kazanamıyorlar. Büyük denilen takımlar ise iç saha maçlarında bile zorlanabiliyorlar. Buna en iyi örnek Galatasaray - Ankaragücü maçı. Pazar günü oynanan Galatasaray - Fenerbahçe maçı üst düzeydi. Belki futbol adına çok iyi
değildi ancak derbi ve büyük maç niteliğini andırıyordu. Mücadele ve kazanma azmi üst düzeydeydi. Bu maçlar ülke futbolu için nimet olarak algılanmalı" dedi.

"YETKİLİLER HOLİGANİZM ATEŞLEYEN DAVRARNIŞLARA AĞIR CEZALAR UYGULAMALADIR"

Fenerbahçe-Galatasaray maçında yaşanan gerginlikleri de değerlendiren Belçikalı çalıştırıcı, "Bu seyrettiklerimiz olmaması gereken olaylardı. Stada futbol izlenmeye gidiliyor ve oraya çocuklar da geliyor. 10 yaşındaki çocuklar da orada. Gördüğü manzara karşısında o çocuğun futbol hakkındaki düşüncelerini siz düşünün. Burada yetkili mercilerin sorumluluk alarak ceza vermeleri gerekir. Yoksa hiçbir şekilde önüne geçemezsiniz. Özellikle Avrupa Kupaları'nda bu tür hareketler ciddi cezalar uygulanıyor.

Mesela holiganizm ciddi cezalarla sıfıra indirebildi. Kulüpler de bunun arkasında durmalı. Ceza konusunda açık ve net olursanız olayların tekrarlanmasını engellersiniz" diye konuştu.

"İLK YARININ SONUNA KADAR 2'LİK VEYA 3'LÜK HEDEFİNİ TUTTURMAK ZORUNDAYIZ"


"Şampiyonluk yarışı içinde olabilecek miyiz?" şeklindeki soruya ise Broos şu cevabı verdi: "Tabi ki de şuan zor bir durumla karşı karşıyayız. Fenerbahçe'nin oldukça gerisindeyiz. Birkaç hafta önce bununla yüzleşmemiz gerektiğini söylemiştim. Yarışın hala içindeyiz. Sezon başında gerekirse 3.'lük için mücadele edebilmemiz gerektiğini söylemiştik. En azından ilk yarı sonuna kadar bunu başarmalıyız. Bu sezon Bursaspor var. Tırnak içinde bu takımlar büyük takımların işlerine çomak sokabiliyorlar.

Biz de onların oyunlarına çomak sokmaya çalışacağız. Galatasaray'la aramızdaki puan farkı Fenerbahçe'yle olan kadar değil. Onları yakalamaya çalışacağız" dedi.

"ALANZİNHO'YU İLK 11'DE DÜŞÜNMÜYORUM"

Takımın Brezilyalı oyuncusu Alanzinho hakkındaki görüşlerini de açıklayan Broos, "Alanzinho konusunda çok fazla bir şey söyleme gerekliliği görmüyorum. Alanzinho'yu ilk on birde oynatmayı düşünmüyorum. Oynamayan her oyuncuyu göndermek zorunda kalırsak devre arasında 8-9 oyuncu almak zorunda kalırız. Alanzinho'dan birkaç hafta sonra yararlanmayacağız diye bir şey yok. Ömer Aysan da katıldı. Ciddi sorunlar haricinde kadroyu bozmadan sezonu tamamlamak istiyoruz. Şuanda düşünmediğimiz oyuncuları ileride
düşünebiliriz. Alanzinho iyi bir oyuncu" diye konuştu.

Bir basın mensubunun "Alanzinho'nun alınması hata mıydı?" şeklindeki sorusuna ise Belçikalı çalıştırıcı, "Alanzinho geçen Ocak ayında buraya geldi. Geldiğinden bu yana kaç defa ilk on birde oynadı. Aynı soruyu o dönem benim yerimde oturan hocaya sordunuz mu? Her hocanın oyuncu konusunda tercihleri vardır. Yine söylüyorum oynamayan oyuncular birkaç hafta sonra oynayabilir. Şuanda oynamıyor diye gözden çıkardığımız anlamına gelmez. İstikrar yakalanamadığı sürece değişiklikler yapacağız. Bu değişiklikler içerisinde ona da yer açılabilir. Ve şunu söyleyeceğim, oyuncuyu kadroya almıyorsanız o oyuncuyu istemiyorsunuz anlamına gelmez" diye cevap verdi.

Trabzonspor Teknik Direktörü Hugo Broos, konuşmasının son bölümünü ise şöyle tamamladı: "İyi niyetimin suiistimal edildiğini düşündüğüm dönemlerde kendimi savunmak için biraz agresif olabiliyorum. Ancak açıklamalarımı normal düzeyde tutmaya çalışıyorum."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Girlevik Şelalesi bayramda ziyaretçi akınına uğradı Erzincan’ın doğal güzellikleri arasında yer alan Girlevik Şelalesi, Kurban Bayramı tatilinde yerli turistler ve yurt dışından gelen gurbetçilerin uğrak noktası oldu. Kentte güneşli havanın etkili olduğu bayram günlerinde, Çağlayan beldesinde bulunan Girlevik Şelalesi yoğun ziyaretçi ağırladı. Yurt dışından memleketlerine gelen gurbetçilerin de tercih ettiği şelale, bayram tatilinde binlerce kişiyi ağırladı. Munzur Dağı eteklerinden gelen buz gibi suların yaklaşık 40 metreden dökülmesiyle oluşan şelale, doğal güzelliği ve serin atmosferiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Kent merkezine 35 kilometre uzaklıkta bulunan Kalecik köyündeki 9 ayrı kaynak suyunun birleşmesiyle oluşan Girlevik Şelalesi, her mevsim farklı güzellikler sunuyor. Bayram tatilini fırsat bilen vatandaşlar, şelalenin eşsiz manzarası eşliğinde yürüyüş yapıp piknik yaparak vakit geçirdi. Doğal güzellikler arasında fotoğraf ve öz çekim yapan ziyaretçiler, bölgenin serin havasının tadını çıkardı. Kış aylarında büyük bölümü donarak oluşan buz sarkıtlarıyla farklı bir görünüme bürünen Girlevik Şelalesi, yaz mevsiminde ise coşkun suları ve yeşil doğasıyla ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor. Girlevik Şelalesi, Erzincan’ın yanı sıra İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen ziyaretçilerin yanı sıra yurt dışından gelen turistlerin de ilgisini çekmeye devam ediyor.
Amasya Derneğin duvarlarını kaplayan ilginç koleksiyon: Vefat eden 750 kişinin hatıra fotoğrafı var Amasya’daki bir derneğin tüm duvarları vefat etmiş insanların fotoğraflarıyla kaplı. Amasya Selanik Muhacirler Derneği, vefat etmiş 750 kişinin hatıra fotoğrafını dernek binasının duvarlarında oluşturulan koleksiyonda buluşturdu. 4 kuşağın sıralandığı fotoğraflar görenleri duygulandırıyor. Fotoğraflar 5 yılda toplandı 1923’te Türkiye ve Yunanistan arasındaki ’mübadele’ adı verilen karşılıklı göç ile Anadolu’ya gelenlerden geri kalanların yanı sıra torunlarının fotoğrafları 5 yıllık çalışma sonucu toplandı. Sayısı 750’ye ulaşan siyah-beyaz ve renkli fotoğraflar derneğin duvarlarına asıldı. Üyelere yönelik müzik eğlence organizasyonlarının düzenlendiği dernekte mevlit programları da gerçekleştiriliyor. Birlikte eğlenip yemekler yiyen üyeler, program sonunda aralarından ayrılan yakınları için dua da ediyor. Duvarlarda 750 hatıra fotoğraf Amasya Selanik Muhacirler Derneği Başkanı Kahraman Pala, "Binanın duvarlarında 750 hatıra fotoğraf var. Bunların hepsi vefat etti. Amasya’da yaşayan 15 bin muhacirin hatıralarını burada canlandırıyoruz" dedi. "Hak vâki olduğunda benim fotoğrafımı da buraya asarlar" 4 kuşağın fotoğrafının duvarlarda asılı olduğunu anlatan Pala, "Kültürümüzü canlandırmak, geçmişi anmak ve anıları tazelemek için binamızı müze formatına dönüştürdük. Görenler çok şaşırıyor. Kimi ağlıyor, kimisi gülüyor. Dedemin, babamın, annemin fotoğrafı duvarda. Hak vâki olduğunda benim fotoğrafımı da buraya asarlar" diye konuştu. Anılara yolculuk Evlad-ı Fatihan diyarının meşhur muhacir böreği gibi geleneksel lezzetlerini de burada birbirleriyle paylaştıklarını anlatan derneğin genel sekreteri Arslan Yurduseven de eğlenmelerinin yanı sıra vefat etmiş soydaşları için de dua ettiklerini belirtti. Derneğe gelen üye ve misafirleri seslendirdiği şarkılarıyla eğlendiren Nurettin Karademir ise dedesi ve ninesine ait fotoğrafı her gördüğünde anılara yolculuk yaptığını söyledi.
Adana Çalınan iPhone’lar için yeni dolandırıcılık yöntemi: Apple’dan gelmiş gibi mesaj atıp telefonu ele geçiriyorlar İstanbul’da seyahati sırasında iPhone marka telefonu çalınan genç mimar, hırsızların, çalınan telefonların sahiplerine Apple’dan gönderilmiş izlenimi veren sahte mesajlar gönderdiğini, mesajdaki bağlantıya tıklayıp iCloud bilgilerini giren kullanıcıların telefonlarının kontrolünü kaybettiğini söyledi. Yaşadığı olayın ardından genç kadın, sorumlular hakkında şikayetçi oldu. Mimar İncilay Tuyğun (37), yaklaşık bir ay önce yaptığı İstanbul seyahati sırasında iPhone marka telefonunun çalındığını belirterek yaşadığı süreci anlattı. Telefonun çalınmasının ardından kendisini telefoncu olarak tanıtan bir kişinin ailesine ulaştığını ifade eden Tuyğun, dolandırıcıların kullanıcıları kandırmak için profesyonel yöntemler kullandığını söyledi. Konuyla ilgili açıklama yapan Tuyğun, "1 ay önce İstanbul seyahatimde Apple telefonum çalındı. Telefonlarımızda acil durumlarda ulaşılabilmesi için tıbbi kişi atamaları bulunuyor. Telefonun çalınmasının ardından kendisini telefoncu olarak tanıtan bir kişi aileme ulaştı. Bize yardımcı olacağını söyleyerek çeşitli yönlendirmelerde bulundu" dedi. Dolandırıcıların gönderdiği bağlantının Apple’ın resmi sayfası izlenimi verdiğini belirten Tuyğun, "Gönderdiği bir link üzerinden yardım etmeye çalıştı. Benim başka bir Apple cihazım olduğu için o cihaz üzerinden telefonu kilitledik. Ancak telefoncu olduğunu söyleyen kişinin gönderdiği linkte Apple’ın kendi sayfası açılıyor gibi görünüyor. Açılan sayfaya bilgiler girildiği anda telefonun kontrolü dolandırıcıların eline geçiyor" ifadelerini kullandı. Kendisinin bu tuzağa düşmediğini ancak çok sayıda kişinin mağdur olduğunu söyleyen Tuyğun, "Biz bu tuzağa düşmedik ancak bu yöntemle mağdur olan çok sayıda kişi var. Sosyal medyada bu konuda bir video hazırladık. O linke tıklayıp iCloud şifresini girerek telefonunu kaybeden ve mağdur olan birçok kişi bulunuyor" diye konuştu. Dolandırıcılık ağının farklı şehirlerde faaliyet gösterdiğine yönelik bilgiler aldıklarını aktaran Tuyğun, "Bu çetenin İstanbul, Adana, Aksaray ve Bursa’da faaliyet gösterdiği belirtiliyor. Bu durumun önüne geçilmesini istiyoruz. Telefon çalındıktan sonra sizi arayıp kendilerini telefoncu olarak tanıtıyorlar ve bir link gönderiyorlar. O linke tıklayıp iCloud şifresini girdiğiniz anda telefonun kontrolü onların eline geçiyor. Daha sonra telefonu sıfırlayarak başka bir kişiye satıyorlar" şeklinde konuştu. Dolandırıcıların kullandıkları yöntemleri sürekli güncellediğini vurgulayan Tuyğun, "Sosyal medyada hazırladığımız videoda bu numaraları da paylaştık. Mesajlar, Apple ve Microsoft’tan geliyormuş gibi görünüyor. Daha önce kullanılan numaralar vardı, ancak yöntemlerini ve kullandıkları numaraları da güncellemişler" dedi. Yaşadığı mağduriyetin ardından yetkililere başvurarak şikayetçi olan genç mimar, benzer durumlarla karşılaşabilecek vatandaşların dikkatli olması gerektiğini belirterek, özellikle telefonun bulunması veya kilidinin kaldırılması vaadiyle gönderilen bağlantılara karşı temkinli olunması çağrısında bulundu.
Bitlis Van Gölü’nün kıyısındaki turizm cenneti: İncekaya köyü Bitlis’in Tatvan ilçesi İncekaya köyü; sahip olduğu doğal güzellikleri, tarihi mağaraları ve inanç turizmiyle ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Van Gölü kıyısında yer alan İncekaya (Por) köyü, özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktalarından biri haline geliyor. Urartu dönemine ait izler taşıyan ve kayalara oyulmuş yapılarıyla dikkat çeken İncekaya Mağaraları, tarih ve doğanın iç içe geçtiği eşsiz bir atmosfer sunuyor. Sit alanı olarak koruma altında bulunan mağaralar, doğa yürüyüşü yapmak ve bölgenin tarihi dokusunu keşfetmek isteyen ziyaretçileri ağırlıyor. Köyde bulunan ve halk arasında "Bapir-i Kal" olarak bilinen Hüseyin Dede Türbesi ise inanç turizminin önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Van Gölü’nün berrak suları, sakin koyları ve etkileyici manzarasıyla dikkat çeken İncekaya köyü; piknik, yüzme, fotoğrafçılık ve kamp gibi aktiviteler için de elverişli bir ortam sunuyor. Bölge halkı, tarihi ve doğal zenginlikleriyle öne çıkan köyün turizm açısından daha fazla tanıtılması gerektiğini belirtiyor. Bölgenin doğal güzelliklerine dikkat çeken doğa gözlemcisi ve Anadolu Sualtı Araştırmaları ve Sporları Derneği Bitlis Temsilcisi Dr. Cihan Önen, Por’un hilal şeklini andıran koyu, kayalara oyulmuş mağaraları ve türbeleriyle ziyaretçilerin ilgisini çektiğini belirtti. Önen, "Bölgeye gelen dağcılar yaklaşık 2-3 saatlik yürüyüş ve tırmanışla zirveye ulaşabiliyor. Ayrıca doğa kampları, fotoğrafçılık etkinlikleri ve doğa yürüyüşleri için de oldukça elverişli bir alan oluşturuyor" dedi. Bölgenin aynı zamanda inanç turizmi açısından da önemli olduğunu ifade eden Önen, türbe ziyaretleri nedeniyle yıl boyunca çok sayıda kişinin bölgeyi ziyaret ettiğini söyledi. Önen, sarp kayalıkların bulunduğu bazı alanlarda güvenlik risklerine dikkat çekerek, "Bölgedeki bazı parkurlar deneyim gerektirmektedir. Özellikle amatör dağcıların tek başlarına tırmanış yapmamaları, muhtemel düşme risklerine karşı rehber eşliğinde hareket etmeleri önem taşımaktadır" diye konuştu.