GÜNDEM - 03 Ekim 2018 Çarşamba 09:46

Bu armudun tanesi 1 kilo geliyor

A
A
A
Bu armudun tanesi 1 kilo geliyor

Bursa ovasında yetişen ve tanesi 1 kiloya kadar ulaşan meşhur deveci armutlarının hasadı başladı. Armut dalında 1 lira 50 kuruştan satılıyor.

Türkiye’nin en kaliteli armutlarının yetiştiği Gürsu ilçesinin köylerinde deveci armudu hasadı devam ediyor. Topraklarının verimliliği sayesinde Bursa ovasında yetişen armutların bir tanesi 1 kilonun üzerinde ağırlığa çıkabiliyor. Armut hasadına başlayan üreticinin en büyük sıkıntısı artan masraflara rağmen armudun dalında 10 yıldır aynı fiyattan alıcı bulması. Bir armut bahçesine yılda 25 defa ilaç atılırken, ilaç fiyatlarına gelen fahiş zamlardan dolayı üretici kara kara düşünüyor. Müstahsilin bir diğer sıkıntısı da armuda fazla atılan ilacın zararlı olduğuna inanılması. Armut ağaçlarına attıkları fenni ilaçların tarım müdürlüğü ekipleri tarafından denetlendiğini belirten üreticiler, “Ayrıca bahçelerdeki armutlardan numune alıp zararlı madde olup olmadığıyla ilgili tahlil yapıyorlar. Armutlarımızda sağlığa zararlı hiçbir madde yok” dedi. 

Bu armudun tanesi 1 kilo geliyor

Türkiye’nin çeşitli vilayetlerinden armut toplamak için gelen işçiler işe sabah 7 gibi başlayıp akşam 5’e kadar çalışıyor. Bir işçi günde 600-700 kilo deveci armudu topluyor. Bir işçinin günlük yevmiyesi ise 120 lira civarında.


Gürsu'nun Cambazlar köyünde armut bahçesi olan Hasan Efe, “Armut hasadı 1 hafta erken başladı. Bu yıl rekolte geçen seneye nazaran yüzde 15 daha fazla. Armutlar soğuk hava depolarında saklanıp mart ayına kadar tüketilebiliyor. Bu yıl armut dalında 1 lira 50 kuruştan satılıyor. Yetişmiş bir dönüm armut bahçesi 4-6 ton arası mahsul veriyor. Son zamanlarda ilaç, gübre ve işçilik fiyatlarının artmasından dolayı üretici fazla para kazanamamakta. Deveci armudunun fiyatı 10 yıldır aynı. Ama ilaç, gübre, mazot ve işçilik maliyetleri yüzde yüz artmış durumda. Geçtiğimiz yıl 20 bin lira tutan ilaç masrafı bu yıl 30 bin lira oldu” dedi. 

Bu armudun tanesi 1 kilo geliyor

Vatandaşların yetiştirdikleri armutları gönül rahatlığıyla yiyebileceklerini ifade eden Efe, “Biz bu armuda 20-25 defa ilaç atıyoruz. İlaçlarda insanlara zararlı olan etken maddeleri iyice düşürdüler. Devletimiz bu konuda titiz. Bahçelerimize her yıl hasat zamanı tarım müdürlüğü ekipleri gelip numune alıyor. Yapılan tahlillerde ilaç kalıntısına rastlanırsa büyük meblağlarda para cezası kesiliyor” şeklinde konuştu.  

Burak Türker
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.