ÇEVRE - 06 Ağustos 2021 Cuma 10:21

Bu kömür yandıktan sonra ne kül ne de toz bırakıyor

A
A
A
Bu kömür yandıktan sonra ne kül ne de toz bırakıyor

Eskişehir’de zeytinyağı üretimi yapan Emre Can, yağ yapımından arta kalan çekirdek ve posanın atık olmasını engelleyerek doğal kömür üretti.

Sarıcakaya ilçesine bağlı Mayıslar Mahallesi’nde faaliyet gösteren zeytinyağı üretim tesisinde zeytinin hiçbir parçası ziyan olmuyor. Zeytinlerin soğuk sıkım yöntemiyle yağ haline getirildiği tesisin sahibi Emre Can, arta kalan çekirdek ve posaları zeytin kömürü haline getirerek tam kapasiteyle satışını yapacak duruma getirdi. Doğaya zararı değil faydası olan zeytin kömürü, yağı çıkarılmış zeytin posaları ve çekirdeklerinin bir süre kurutulup daha sonra preslenmesi ile elde ediliyor.

Bu kömür yandıktan sonra ne kül ne de toz bırakıyor

“Kül, toz bırakmıyor, doğaya da faydası var”

Zeytin kömürü üretme fikrine kendi çabaları ve araştırmalarıyla ulaştığını belirten zeytinyağı imalatçısı Emre Can, köylerdeki yaygın soba kullanımının kendisini üretime yönelttiğini dile getirdi. Başta sadece zeytin çekirdeği ile başlayan yakıt üretimini şimdilerde satın aldığı pres makinesi ile tam kapasiteyle satış yapabilecek duruma getirdiğini ifade eden üretici Can, “Öncelikle kendi evimde yakıt olarak kullanmaya başladım. Başta sadece zeytin çekirdeğini kullanarak elde ettim. Kalorisi kömürden daha yüksek olduğu için de çok güzel ısı elde ettim. Köylerde de ısınmak için soba kullanımı yaygın olduğundan bunu üretmeye başladım. Tam olarak kömür haline bürünmesi için pres makinesi aldım ve sıkılaşıp daha verimli hale gelmesini sağladım. Bu aşamaya gelmem 3 seneyi buldu. Şu anda tam kapasiteyle satış yapabilecek konumdayız. Böyle uğraşa uğraşa şu anda elde ettiğim yakıtın doğaya faydası var. Hiçbir şekilde kül ve toz da bırakmıyor” diye konuştu.

Bu kömür yandıktan sonra ne kül ne de toz bırakıyor

“Zeytinin her şeyinden yararlanılıyor”

Doğaya zararı olmayan ve sobalarda etkili bir ısınma kaynağı olarak kullanılabilen zeytin kömürünün yapım aşamalarına değinen üretici Emre Can, çekirdek ve posanın gübre ve hayvan yemi olarak da tercih edildiğini aktardı. Konuyla ilgili konuşan zeytinyağı imalatçısı, şu sözleri kullandı:
“Zeytin tesise gelir ve burada çekilerek yağı alınır. Daha sonra müşteriye teslim edilir. Çekildikten sonra çıkan posa ve çekirdek, posa havuzuna gider. Havuzda biraz kuruyup nem oranını kaybettikten sonra makineye giriyor ve kömür haline geliyor. Bu sayede zeytinin her şeyinden yararlanılıyor. Posa, kömürün yanı sıra gübre olarak da kullanılabiliyor ve sadece çekirdek ise hayvan yeminde kullanılabiliyor.”

Bu kömür yandıktan sonra ne kül ne de toz bırakıyor

Mısra Ezginur Göçer - Abdullah Güçlü
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."