DÜNYADAN FUTBOL - 26 Mayıs 2023 Cuma 13:50

Burak Yılmaz, Fortuna Sittard'dan ayrılacağını açıkladı

A
A
A
Burak Yılmaz, Fortuna Sittard'dan ayrılacağını açıkladı

Eski milli futbolcu Burak Yılmaz, Hollanda ekibi Fortuna Sittard'dan sezon sonunda ayrılacağını açıkladı.

Eredivisie ekiplerinden Fortuna Sittard forması giyen eski milli futbolcu Burak Yılmaz, sezon sonunda Hollanda temsilcisiyle yollarını ayıracağını duyurdu. Golcü futbolcu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Önümüzdeki sezon Fortuna Sittard'da olmayacağım. Kulüpte yaşananları en kısa zamanda anlatacağım. Size başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Sezon başında Fortuna Sittard'a transfer olan 37 yaşındaki Burak, 2 yılı oyuncu, 3 senesi de teknik adam olmak üzere 5 yıllık sözleşme imzalamıştı. Burak Yılmaz, yeşil-sarılılarla bu sezon çıktığı 27 maçta 9 gol, 4 asist üretti.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ümraniye’deki vahşette acılı anne baba: "Lütfen kızımızın bir mezarı olsun" Ümraniye’de dehşet evindeki 2 cinayet Türkiye’yi sarsarken Sayyora Ergashaliyeva’nın acılı anne ve babası, "Sadece çalışmak için geldi, Tüm Türkiye’ye sesleniyorum, cenazesinin bulunmasını istiyoruz. Kızımızın mezarı olmasını, defin etmeyi istiyoruz. Maksadımız kızımızın cenazesini alıp gitmek. Anne baba olarak cenaze bulunana kadar Türkiye’de beklemeye devam edeceğiz. Cenazeyi almadan hiçbir şekilde Türkiye’den ayrılmayacağız. 2 katilin de en ağır cezayı almasını, zindanda çürümesini istiyoruz" dedi. İstanbul’un Şişli ilçesinde 24 Ocak’ta cesedi parçalar halinde bulunan Durdona Khokimova’nın öldürüldüğü Ümraniye’deki dehşet evinde bir kadının daha öldürüldüğü ortaya çıkmıştı. Edinilen bilgiye göre, Sayyora Ergashaliyeva’nın Özbekistan’da yaşayan ailesi, 23 Ocak’tan sonra kızlarından haber alamamaları üzerine Türkiye’deki Özbek Kadın Hakları Derneği’ne ulaştı. Sonrasında ailenin Türkiye’ye gelmesi ve 6 Şubat’ta yapılan başvurular ile derinleştirilen soruşmada genç kadının da edinilen bilgilere göre D.A.U.T. ve G.A.K tarafından vahşice öldürüldüğü belirlendi. Acılı anne Sokhiba Muksinova ve baba Bakhromjon Bustanov, olay sonrası ilk kez İhlas Haber Ajansı muhabirine konuştu. "Katillerin zindanda çürümesini istiyorum" Acılı baba Bakhromjon Bustanov, "2 Kadın cinayeti işlendi, onlardan biri kızım. Kızımın cenazesinin bulunmasını istiyorum. Mezarı olmasını, defin etmeyi istiyoruz. Bu insanlık değil, çok kötü etkilendik, hala da kendimde değilim, katillerin zindanda çürümesini istiyorum. Müslümanlara uygun şekilde defnetmek istiyoruz. Maksadımız kızımızın cenazesini alıp gitmek, cenazesinin bulunmasını istiyorum, tüm Özbekistan bunu bekliyor. Anne baba olarak cenaze bulunana kadar Türkiye’de bekliyoruz, beklemeye de devam edeceğiz" dedi. Sözlerini sürdüren anne Muksinova, "Kısa sürede bulunsun, cenazeyi almadan hiçbir şekilde Türkiye’den ayrılmayacağız, kızımın cenazesiyle beraber Türkiye’den ayrılmak istiyoruz ve kesinlikle mezarı olsun istiyoruz. Akrabaları, tüm yakınları defin edilmesini Özbekistan’da bekliyor. 2 katilin de en ağır cezayı almasını diliyorum, zindanda çürüsün istiyoruz. Kızım Türkiye’ye sadece çalışmak için geldi, başka bir niyeti yoktu. Medyada yalan haberlere neden olmasın, Özbekistan’ta 2 tane kızı var. Kızları için çalışmaya geldi, lütfen yanlış haberler çıkmasın. ’Cenaze bulundu’ diye haberler geliyor, yanlış haberler sunulmasını istemiyoruz, cenazenin bulunmasında desteklerinize ihtiyacım var" ifadelerini kullandı. "Sayyora Hanım’dan Durdona Hanım’a mesaj atarak gelmesini sağlıyorlar" Öte yandan, olayda Ergashaliyeva için kayıp başvurusu ve suç duyurusunu yapan avukatlardan Cevat Bozkurt, "Önce elbette kayıp olarak aranıyordu sonra şüpheliler ifadeye alındı, sorgularında maalesef ki Sayyora Hanım’ı katlettiklerini itiraf ettiler. Duyduğumuz bilgiler; önce 23’ü ile 24’ü gecesi Sayyora Hanım katlediliyor, sonra zanlılar tarafından cesedi parçalara ayrılıyor. Cesedin bir kısmı bulundukları ikametin yakınındaki bir çöp konteyner’ına, kalan kısmı ise Fatih ilçesinde bir konteyner’a atılıyor. Sonra bu götürdükleri valizi boşattıktan sonra valizle birlikte eve geri dönüyorlar. Sayyora Hanım’dan Durdona Hanım’a mesaj atarak gelmesini sağlıyorlar" ifadelerini kullanmıştı. "Cenazenin bir parçasının Anadolu bir parçasının Avrupa Yakası’nda olması bulunma ihtimalini çok düşürdü" Cenazeye ilişkin ise Avukat Bozkurt, "İstanbul çok büyük bir il, özellikle cesedin bir parçasının Anadolu bir parçasının Avrupa Yakası’nda olması çöp toplama alanlarının 2 yaka için farklı noktalar olması, bulunma ihtimalini çok düşük ihtimallere düşürdü. Emniyet hala araştırma yapıyor şimdiye kadar 400 bin tona yakın bir çöp ayrıştırma gerçekleştirilmiş, emniyet arıyor, umarız ki bulunur" diye konuşmuştu.
Ankara Bakan Göktaş: "Bugün itibarıyla 120 bin 958 gencimiz için 9 milyar 386 milyon lira kredi ödemesini gerçekleştirdik" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bugün itibarıyla 120 bin 958 gencimiz için 9 milyar 386 milyon lira kredi ödemesini gerçekleştirdik. Fon’dan daha fazla gencimizin yararlanması için hem gelir şartını yükselttik, hem kredi miktarını artırdık. Çünkü biz gençlerimizin aile kurmasını bir tercih değil, güçlü bir geleceğin teminatı olarak görüyoruz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, AK Parti Genel Merkez İnsan Hakları Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘İnsan Hakları ve Aile Zirvesi’ne katıldı. Burada açılış konuşmasını yapan Göktaş, "Aile, toplumu tüm yönleriyle var eden, değerleri yaşatan, nesilleri birbirine bağlayan ve hayatın her alanına yön veren merkezi bir yapıdır. İnsan hakları ise, ancak böyle bir zeminde, gerçek anlamını bulur. İnsanın onurunu koruyan, adaleti güçlendiren ve ailenin huzurunu teminat altına alan bir anlayışla ele alındığında güçlü ve kalıcı olur. Bizim yaklaşımımız da tam olarak budur" ifadelerini kullandı. Küresel ölçekte ailenin, stratejik bir öncelik haline geldiğine dikkati çeken Göktaş, "Çünkü artık bütün dünya biliyor ki, aileyi güçlendirmeden hiçbir kalkınma modeli, hiçbir sosyal politika kalıcı olamaz" şeklinde konuştu. Cinsiyetsizleştirmenin üzerinden, kimlik ve rol kavramlarının bulanıklaştırıldığı küresel bir kültürel basınçla karşı karşıya olunduğunu söyleyen Göktaş, "Tam da böyle bir dönemde aile, doğru desteklerle güçlenen bir toplumsal güvenlik alanı haline geliyor. İşte bu nedenle, aileyi güçlendiren her adım, insan haklarını da güçlendiren bir adım haline geliyor" değerlendirmesinde bulundu. "İnsan haklarını, vatandaşımızın günlük hayatında daha görünür ve daha etkili kılma kararlılığımızı sürdürüyoruz" Aileyi merkeze alan politikaları çağın ihtiyaçlarına göre sürekli olarak güncellediklerini aktaran Göktaş, "İnsan haklarını, vatandaşımızın günlük hayatında daha görünür ve daha etkili kılma kararlılığımızı sürdürüyoruz. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planımız doğrultusunda her haneye dokunan somut adımlarla hizmetlerimizi yaygınlaştırıyoruz. 2024-2028 dönemini kapsayan ve ‘aile’yi odağına alması bağlamında bir ilk olan eylem planımızla kurumsal yapımızı daha da güçlendirdik. ‘Aile Dostu Ekosistem’ anlayışıyla, aileyi koruyan, değerlerini yaşatan, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren ve güçlü bir toplumun temelini ailede gören bir vizyonla yol alıyoruz" diye konuştu. "Gençlerimizin aile kurmasını bir tercih değil, güçlü bir geleceğin teminatı olarak görüyoruz" 2025 Aile Yılı’nın, toplumun tüm kesimlerinde büyük bir teveccühle karşılık bulduğunu dile getiren Göktaş sözlerine şöyle devam etti: "Aile Yılında, aileyi ve nüfus yapısını güçlendirmeyi toplumu kapsayan ortak bir hedef haline getirdik. Kamu kurumları, Sivil Toplum Kuruluşlarımız (STK), üniversiteler, iş dünyası ve yerel yönetimler ‘Aile Yılı’na özgü çalışmalar yürüttüler. Bakanlık olarak, yıl boyunca 19 binden fazla etkinlik ve faaliyet gerçekleştirdik. Aileleri ve evlenmek isteyen gençleri destekleyen 2 bin 47 kurumla iş birliği kurduk. Finansal destekler, eğitim programları, kültürel faaliyetler, dijital dönüşüm projeleri gibi pek çok alanda aileyi güçlendiren politikaları hayata geçirdik. Gençlerimizin aile kurmalarına destek olmak üzere başlattığımız Aile ve Gençlik Fonu’nu 81 ilimizde yaygınlaştırdık. Bugüne kadar 154 bin 788 gencimiz Fon’dan faydalanmaya hak kazandı. Bugün itibarıyla 120 bin 958 gencimiz için 9 milyar 386 milyon lira kredi ödemesini gerçekleştirdik. Ancak burada da durmadık. Fon’dan daha fazla gencimizin yararlanması için hem gelir şartını yükselttik, hem kredi miktarını artırdık. Çünkü biz gençlerimizin aile kurmasını bir tercih değil, güçlü bir geleceğin teminatı olarak görüyoruz." "‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda da çalışmalarımızı aynı kararlılıkla yürütmeye devam edeceğiz" Bakan Göktaş, doğum yardımı sisteminde de önemli bir reformu hayata geçirdiklerini aktararak, "Bugüne kadar, 787 bin 598 anneye 10,3 milyar lira ödeme gerçekleştirdik. Hem kadın hem erkek memurların, çocukları ilköğretim çağına gelene kadar yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmalarını sağladık. Kamu kurum ve kuruluşlarında, kreş ve çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için çalışmalarımızı hızlandırdık. Hayata geçirdiğimiz tüm bu çalışmalar, aileyi hayatın her alanında destekleyen kalıcı bir altyapıyı adım adım kurduğumuzun bir göstergesidir. 2026-2035 dönemini kapsayan ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda da bu çalışmalarımızı aynı kararlılıkla ve kalıcı politikalar haline getirecek şekilde yürütmeye devam edeceğiz" dedi. "Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda hizmetlerimizi ulaştırmayı sürdüreceğiz" AK Parti’nin 24 yıldır insanı merkeze alan siyaset anlayışıyla yol yürüdüğünü belirten Göktaş, "Hak ve özgürlük alanını genişleten, sosyal devletin kapasitesini büyüten ve vatandaşın yanında duran politikaları hayata geçiriyor. Bizim siyaset anlayışımız kuru söylem üzerine değil, somut icraatlar üzerine kuruludur. Medeniyet değerlerimizden başlayan bu yaklaşım sözü icraata, hedefi yatırıma, vizyonu kalıcı esere dönüştüren eser ve hizmet çizgimizle ülkenin her köşesinde görünür kılıyor. Bu siyaset anlayışı, 86 milyon vatandaşımızın hayatına, her haneye dokunan, her şehre refah, evlatlarımıza daha güçlü bir gelecek olarak da yansıyor. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda da, sosyal devlet anlayışımızı büyütecek, hizmetlerimizi ulaştırmayı sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi.
Bursa BTÜ endüstriyel arızaları gerçekleşmeden bildiren yapay zekâ geliştiriyor Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) bilim insanları; savunma sanayi, otomotiv ve robotik üretim hatları gibi kritik endüstriyel sistemlerde arıza tespitini önden bildiren ve enerji verimliliğini artıran yeni nesil bir yapay zekâ teknolojisi geliştirmeye hazırlanıyor. Çalışma kapsamında nöromorfik hesaplama (insan beyninin çalışma şeklini taklit eden bir bilgisayar işlem yöntemi) ve iğnecikli sinir ağları teknolojisi kullanılarak bir sistem geliştirilecek. BTÜ akademisyenleri; savunma sanayi, otomotiv, kaynaklı imalat ve robotik üretim hatları gibi pek çok alanda kullanılan endüstriyel sistemlerin daha güvenli ve verimli çalışmasına katkı sağlayacak önemli bir bilimsel projeye imza attı. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Talha Koruk’un yürütücüsü, Prof. Dr. Turgay Tugay Bilgin’in danışmanı, Araştırma Görevlisi Ahmet Metin’in araştırmacısı olduğu "SPIKE-EDGE: Endüstriyel Sistemlerde İğnecikli Nöral Ağ Tabanlı Kestirimci Bakım" başlıklı proje, desteklenmeye hak kazandı. Proje kapsamında, endüstriyel sistemlerdeki sensör verileri nöromorfik yapay zekâ teknolojisi ile analiz edilerek, arızalar gerçekleşmeden önce tespit edilebilecek. Özellikle bu sistemin düşük enerji tüketimi ve gerçek zamanlı çalışma yeteneği, endüstriyel uygulamalar için büyük avantaj sağlayacak. Geleneksel yapay zeka sistemlerinin yüksek enerji tüketimi ve gecikme süreleri nedeniyle endüstriyel uygulamalarda sınırlı kaldığını aktaran Proje Yürütücüsü Talha Koruk, "Endüstriyel üretimde plansız duruşlar, global ölçekte yüksek bütçe kayıplarına neden oluyor. Türkiye’de bu oran, toplam operasyonel maliyetlerin yüzde 15-25’ine tekabül ediyor. Bu projede, insan beyninin çalışma prensibinden ilham alan iğnecikli sinir ağları teknolojisini kullanarak, geleneksel sistemlere göre yüzde 70-80 daha az enerji tüketen ve 1 ms altında karar verebilen bir anomali tespit sistemi geliştirmeyi hedefliyoruz. Böylece endüstriyel sistemlerdeki arızalar gerçekleşmeden önce tespit edilebilecek ve üretim kayıpları önlenebilecek" dedi. Projenin, yeşil enerji ve sürdürülebilirlik hedefleriyle de uyumlu olduğunu vurgulayan Koruk, "Geliştirdiğimiz sistem, makine başına ortalama 5 watt güç tüketimi ile çalışabilecek. Bu, geleneksel GPU tabanlı sistemlerin 40-60 watt enerji tüketimine kıyasla çok daha sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Özellikle enerji verimliliğinin kritik olduğu endüstriyel uygulamalarda, bu teknoloji hem karbon ayak izini azaltacak hem de işletme maliyetlerini önemli ölçüde düşürecek. Yeşil dönüşüm ve enerji verimliliği vizyonuna doğrudan katkı sağlayacak bu proje, Türkiye’nin sürdürülebilir sanayi hedeflerine de hizmet edecek" şeklinde konuştu. Nöromorfik hesaplama ve edge AI teknolojilerini bir araya getiren bu projede; endüstriyel sensör verileri (titreşim, akım, sıcaklık) iğnecikli (spike) alana dönüştürülerek, düşük güç tüketen nöromorfik hızlandırıcılar üzerinde gerçek zamanlı olarak işlenecek. Sistem, bulut bağlantısı olmadan yerinde (edge) çalışabilecek ve sınırlı sayıda veri ile yüksek doğruluk oranına ulaşabilecek. Elde edilecek sonuçların, gelecekte yapılacak daha kapsamlı bilimsel araştırmalara ve endüstriyel uygulamalara önemli bir altyapı oluşturması bekleniyor. Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite olarak dijital dönüşüm, yapay zekâ ve sürdürülebilir sanayi alanlarını stratejik öncelik olarak gördüklerini belirtti. Rektör Prof. Dr. Çağlar, "Akademisyenlerimizin geliştirdiği bu proje, yalnızca bilimsel bir çalışma olmanın ötesinde, sanayimizin rekabet gücünü artıracak somut bir teknolojik çözümdür. Enerji verimliliği yüksek, çevreci ve akıllı sistemler geliştirmek, Türkiye’nin Endüstri 5.0 vizyonu açısından büyük önem taşıyor. BTÜ olarak üretim süreçlerini daha güvenli, verimli ve sürdürülebilir hale getirecek çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz. Proje ekibini tebrik ederim" ifadelerini kullandı.
İstanbul Sultanbeyli’nin gururu Hemdem Kadın Kooperatifi Türkiye birincisi oldu Sultanbeyli’nin gururu Hemdem Kadın Kooperatifi, Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması’nda Türkiye birincisi oldu. Kadın girişimciliğini destekleyen yarışmada Kadın Kooperatifi Kategorisi birinciliği, Sultanbeyli’de faaliyet gösteren Hemdem Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifinin oldu. Kooperatif kurucu ortağı Yasemin Sayılgan, Hemdem adına ödülü teslim aldı. Kadın emeğini ekonomik değere dönüştüren Hemdem Kadın Kooperatifi, Sultanbeyli’de kurulan üretim mutfağında çalışmalarını sürdürüyor. Kooperatif çatısı altında bir araya gelen kadınlar; gıda, hijyen ve aşçılık eğitimleri alarak üretime katılıyor. Üretilen ürünler hem web sitesi üzerinden hem de Trendyol Yemek ve Yemeksepeti gibi platformlarda satışa sunuluyor. Aynı şekilde Hemdem Kadın Kooperatifi, ürettikleri ürünlerle Boğaziçi Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Türk-Alman Üniversitesi, Medeniyet Üniversitesi gibi üniversitelere catering hizmeti sağlıyor. Hem üretim hem de programların tüm organizasyon süreçlerinde 1000 kişilik kapasiteye kadar organizasyon hizmeti sunuyorlar. "Kadın emeğini büyüten bu destekle daha çok üretecek, daha çok kadına ulaşacağız" Ödül töreninin ardından açıklama yapan Hemdem Kadın Kooperatifi kurucu ortağı Yasemin Sayılgan, başarının tüm kadınların ortak emeğiyle gerçekleştiğini belirterek Sultanbeyli Belediyesi’ne teşekkür etti. Sayılgan, şu ifadeleri kullandı: "Bu ödül Hemdem’de emek veren tüm kadınlarımızın ortak başarısıdır. Sultanbeyli’de kadınların üretime katılmasına imkan sağlayan, bize alan açan ve her aşamada destek olan Belediye Başkanımız Sayın Ali Tombaş’a gönülden teşekkür ediyorum. Kadın emeğini büyüten bu destekle daha çok üretecek, daha çok kadına ulaşacağız." Kooperatifin üretim kapasitesini artırmak amacıyla 2023 yılında Malta Cumhuriyeti Hükümeti tarafından jeneratör ve endüstriyel fırın desteği sağlandığı; ayrıca Malta’lı şefler tarafından eğitimler verildiği de bildirildi.