GÜNDEM - 04 Temmuz 2017 Salı 12:02

Çağrı Erhan, “Kemerburgaz geçmişimiz, Altınbaş geleceğimiz”

A
A
A
Çağrı Erhan, “Kemerburgaz geçmişimiz, Altınbaş geleceğimiz”

İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi (İKBU), kurucu vakfı Mehmet Altınbaş Eğitim ve Kültür Vakfı'ndan aldığı ilhamla Altınbaş Üniversitesi adı ile yoluna devam ediyor. İsim değişikliğinden dolayı mutlu olduklarını dile getiren Altınbaş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağrı Erhan," Kemerburgaz geçmişimiz, Altınbaş geleceğimiz" dedi.

2008 yılında İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi adıyla kurulan üniversite aslında ilk düşünce olan Altınbaş ismi ile kurulmak isteniyordu. 10 yıl sonra bu istekleri yerine getirilen Altınbaş Üniversitesi'nin Rektörü Prof. Dr. Çağrı Erhan, “Mehmet Altınbaş Eğitim ve Kültür Vakfı 2008 yılında İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi’ni kurduğunda aslında Altınbaş Üniversitesi adıyla kurulması arzu edilmişti. Fakat o tarihte Yükseköğretim Kurulu’ndan İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi adıyla geçti. 2 yıl evvel üniversitemizde öğrencilerimizin, akademik ve idari personelimizin katıldığı bir anket düzenledik. Onların da büyük çoğunluğunun üniversitenin ismini Altınbaş olarak değiştirmek istediklerini gördük. Biz de o çerçevede resmi çalışmalara başladık. İlk önce Yükseköğretim Kurumu’na başvurduk ve isteğimiz olumlu karşılandı. Ardında da Milli Eğitim Bakanlığı, Başbakanlık ve en son Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir kanun değişikliğiyle isim değişikliğimiz gerçekleşti. Sayın Cumhurbaşkanımızın söz konusu kanunu imzalamasıyla 1 Temmuz 2017 tarihi itibariyle artık Altınbaş Üniversitesi olarak yolumuza devam edeceğiz” dedi.

İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi’nin 10 yıllık tecrübesini Altınbaş Üniversitesi olarak geleceğe taşıma arzusunda olduklarını vurgulayan Prof. Dr. Çağrı Erhan, “Altınbaş Üniversitesi olarak 10 yıllık geçmişimizin vermiş olduğu deneyimle yeni öğrencilerimizi aramıza bekliyoruz. Kemerburgaz geçmişimiz, Altınbaş geleceğimiz” ifadelerini kullandı.

“Geride duran gücü öne çıkardık”

Altınbaş Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ali Altınbaş, “Üniversite fikri ilk doğduğunda hazırladığımız dosyada, müracaatımızda üniversitemizin adı Altınbaş Üniversitesi idi. Bugün ise aile ismi olan Altınbaş ile daha güçlü olacağımıza inanıyorum. İnsanlar okullarını özellikle hayatında bütün ömrü boyunca taşıyacağı bir etiketini seçerken tercihlerini o üniversitenin arkasındaki gerçek güçleri araştırarak yapıyordu. Bu isim değişikliği ile geride duran gücü öne çıkarmış olduk” diye konuştu.

Bu kararın bir günde verilmemiş olduğunu belirten Altınbaş, “Altınbaş ailesinin kurumun gelişimi için elinden gelen her şeyi yapacağını inanıyorum. Biz kalabalık bir aileyiz. Bütün öğrencilerimize, çalışanlarımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” dedi.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."