KÜLTÜR SANAT - 29 Haziran 2015 Pazartesi 09:21

Çalıkuşu balesi 6 yıl sonra ilk kez İstanbul'da sahnelendi

A
A
A
Çalıkuşu balesi 6 yıl sonra ilk kez İstanbul'da sahnelendi

Reşat Nuri Güntekin'in ölümsüz eserinden aynı adla uyarlanan Çalıkuşu balesi, 6 yıl aradan sonra ilk kez İstanbullularla buluştu. Koreografi, reji ve yönetmenliğini devlet sanatçısı Merih Bahar Çimenciler’in yaptığı Çalıkuşu balesi cumartesi akşamı Akasya Acıbadem-Akasya Park’ta sahnelendi.

İstanbul’un yeni nesil yaşam merkezi Akasya Acıbadem’in kültür sanata desteği devam ediyor. Bir yıl içinde çok sayıda konser, sergi ve söyleşiye ev sahipliği yapan Akasya Acıbadem’de bu kez İstanbul’da ve yurdun çeşitli kentlerinde 12 yıldır kapalı gişe oynayan Çalıkuşu balesine ev sahipliği yaptı.

Bugüne kadar 1 milyon kişiye ulaşan Çalıkuşu balesinin koreografi, reji ve yönetmenliğini devlet sanatçısı Merih Bahar Çimenciler üstleniyor. 55 kişilik kadroyla sahnelenen Çalıkuşu balesinin kostüm, dekor ve ışık tasarımları da ünlü moda tarihçisi Alexandre Vassiliev’e ait.

Reşat Nuri Güntekin’in ölümsüz eserinden uyarlanan Çalıkuşu balesi, birçok ilki içinde barındırıyor. Eserin en önemli yanı Türk Sanat Müziği ile icra edilmesinin yanı sıra, kanun, ud, ney ve tambur da orkestra da yer alıyor. Mersin Devlet Orkestrası’nın etnik sazlarıyla canlı müzik eşliğinde sahnelenecek olan eserin, kostüm, dekor ve ışık tasarımları ünlü moda tarihçisi Alexandre Vassiliev’e, ışık uygulama Tarı Deniz’e, müzik derlemeleri Erkan Yüksel’e ait.

Reşat Nuri Güntekin’in romanına bire bir sadık kalınarak sahneye uyarlanan Çalıkuşu balesinde küçük yaşta annesini ve babasını kaybetmiş, iradeli, kültürlü ve güzel bir genç kız Feride’nin, genç ve yakışıklı Kamuran’a duyduğu aşkın kırgınlığı nedeniyle Anadolu’da öğretmenlik yapmaya gitmesi anlatılıyor.

Eserde, Feride karakterini Büşra Ay, Kamuran’ı ise Ender Üçdemir, İhsan Yüzbaşı’yı ise Burak Cebeci, Münevver’i Bleda Özlem canlandırıyor. Diğer başlıca rolleri ise Özge Hoşer, Pınar Humar, Hasan Akyol, Berna Turhan İleri ve Mersin Devlet Opera ve Balesi dansçıları paylaştı.

Türk edebiyatının eşsiz eseri Çalıkuşu’ndan uyarlanan bale gösterisi cumartesi akşamı Akasya Acıbadem-Akasya Park’ta ücretsiz olarak sahnelendi. Yüzlerce kişi tarafından izlenen oyun ayakta alkışlandı.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."