GÜNDEM - 11 Ocak 2023 Çarşamba 09:38

Cambridge sertifikalı pizzacı

A
A
A
Cambridge sertifikalı pizzacı

Annesinin ‘gel burada çalış artık’ demesi üzerine İngiltere’deki yaşamını bırakıp Türkiye’ye dönen Hüseyin Dede, Eskişehir’de pizzacı dükkânı açtı.

20’li yaşlarında İngiltere’ye çalışmak için giden Hüseyin Dede yıllarca orada yaşadıktan sonra annesinin ricası üzerine 2015’te Türkiye’ye dönerek önce kebap, daha sonra pizzacı dükkânı açtı. İtalyan arkadaşından pizza yapımı için özel tüyolar alarak işe başlayan Hüseyin Dede, müşterilerin hem kendisine olan hem de pizzalarına olan ilgisinden oldukça memnun. İngiltere’de yaşarken en büyük hayalinin bir gün Türkiye’ye dönüp bir iş kurmak olduğunu söyleyen pizzacı Dede,” İngiltere’de çalışırken içimde sürekli memlekete dönmek orada iş yapmak ve bir şeyleri başarmak hayalleri kuruyordum. En sonunda Türkiye’ye dönüp yemek sektörü üzerine bir iş kurmaya karar verdim. 2015’te Eskişehir’e geldiğimde 3 ay falan çevreyi araştırdık. Boş bir dükkân bulduk ve başladık işe. Pide, lahmacun, etli ekmek ve Konya mutfağı üzerine bir yer açtık. Başlarda biraz zorluk çektik 5 ay sonra ise insanlar bizi fark etti ve daha çok gelmeye başladılar” şeklinde konuştu.

Cambridge sertifikalı pizzacı

Ömrü uçaklarda geçiyordu

İngiltere’den Türkiye’ye geldiği ilk senelerde hikâyesini duyan yabancı müşterilerinin bu duruma çok şaşırdığını söyleyen Hüseyin Dede, İngiltere’de bazı eğitimler aldığını ve sertifikalarını görenlerin de ‘orada eğitim almış birinin kebapçıda ne işi var’ diye soru sorduklarını ifade etti. Hayatının büyük bir kısmının da uçaklarda geçtiği için annesinin bir ricası üzerine tamamen geri dönmeye karar verdiğine de değinen Dede,” Colorado Üniversitesi’nden değişim programı ile Türkiye’ye gelen bir hoca ile tanıştık. Daha sonra bu hoca gidip Anadolu Üniversitesi’ndeki diğer hocalara anlatıyor bu durumu. Tabii hocalar İngiltere’de eğitim almış birisinin kebapçıda ne işi var diye. Daha sonra buraya geldiler ve onlarla da tanıştık. Bu olayın üstüne bir de dil okulunda çalışan Amerikalı bir öğretmenle tanıştık.

Cambridge sertifikalı pizzacı

O da gidip arkadaşlarına anlatmış. İngiltere’de eğitim almış birisinin burada böyle önlükle kebap yapması insanların tuhafına gidiyor demek ki. Hep de aynı soruyu soruyorlardı. ‘İngiltere’den niye geldin?’ bu güzel bir soru ama bence mantıksız bir soru çünkü burası benim doğduğum yer burası. Bir de burada ailem ve akrabalarım olduğu için sürekli gidip geliyordum. Yani ömrümün büyük bir çoğunluğu İngiltere’den Türkiye’ye uçakla gidip gelmekle geçiyordu. Bir gün annem şöyle bir söz söyledi bana ‘oğlum bir miden var et yesen de doyarsın ekmek yesen de çık gel artık burada çalış.’ Ben de buradan yola çıkarak 2015’te temelli gelmeye karar verdim” diye konuştu. Yaptıkları pizzaların İngiltere’dekiler ile aynı olduğuna da değinen Dede sözlerine şeklinde devam etti,” Bizim pizzalarımız İngiltere’de yapılanlar ile hemen hemen aynı. Mesela benim İtalya’da çok ünlü pizzacı bir arkadaşım var. Onunla konuştum A’dan Z’ye her şeyi sordum. Hamurun nasıl yapılacağından ne kadar dinlendirileceğine kadar ondan tüyolar aldık ve bu işe giriştik. Bence işin lezzeti düzgün malzeme kullanmak ve işin ustasından işi öğrenmek”

Burak Can Ekizoğlu - Oğulcan Öner

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yerlikaya: "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından Mersin’de polis tarafından yapılan ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyona dair açıklama yaptı. Yerlikaya, operasyonda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüphelinin yakalandığını ve 14 şüphelinin tutuklandığını, 4 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla bırakıldığını bildirdi. Aynı zamanda Yerlikaya, 27 adet araca da el konulduğunu belirtti. "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" Bakan Yerlikaya, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık. 14 şüpheli tutuklandı, 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. 27 adet araca el konuldu. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımız ile EGM Asayiş Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, Mersin Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; yurt dışından kaçak yollarla ülkemize getirilen araçların şasi numaralarını ‘ağır hasarlı’ araçların şasi numaralarıyla değiştirerek, ağır hasarlı araçları tamir edilmiş gibi gösterip trafiğe çıkardıkları, çalıntı, gümrük kaçağı ve hacizli yakalamalı araçları parçalayıp yedek parça olarak piyasaya sürdükleri tespit edildi. Vatandaşlarımız ikinci el araç satın alırken çok dikkatli olmalı, aracı iyi kontrol ettirmelidir. Şüpheli bir durum varsa lütfen hemen 112 Acil Çağrı Merkezimize bildirin biz gereğini yapalım. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."
Diyarbakır Diyarbakır’da hayvanların sessiz kahramanı Diyarbakır’da yaşayan Muhammet Bahattin Doğru, 10 yıldır sokak hayvanlarının yaşam mücadelesine umut oluyor. Geçimini bir inşaatta bekçilik yaparak sağlayan Doğru, bunun yanı sıra hurda eşyalar toplayıp satarak elde ettiği gelirle sokak hayvanları için mama, ilaç ve sağlık harcamalarını karşılıyor. Kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışan Doğru, Diyarbakır’ın birçok noktasına arkadaşlarının ve gönüllülerin araçlarıyla ulaşarak düzenli olarak yemek ve mama bırakıyor. Doğru, 10 yılı aşkın süredir sokak hayvanlarıyla ilgili besleme ve çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti. Doğru, "Sokak hayvanlarının dostluğunu gördükten sonra onlarla kaynaştım, bütünleştim. Bu dostluğu birebir yaşadım. Hayvanlar da Allah’ın yarattığı canlardır. Şantiyede çalışıyorum, şantiye elemanıyım. Buradaki imkanlarımla ve ayrıca topladığım hurdaları geri dönüşüm olarak satarak elde ettiğim gelirle sokak hayvanlarına destek olmaya çalışıyorum. Gördüğünüz gibi hem burada şantiyede hem de şantiye dışında; Çarıklı’da, Bağlar’da ve birçok bölgede sokak hayvanlarını besliyorum. Bugün o hayvanın dili yok, konuşamıyor, bir şey isteyemiyor. Allah, onları yaratmış ve bize emanet etmiş. Biz bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Sokak köpekleri için, evcil olmayan hayvanlar için şunu söylüyorum: Merhamet, merhamet, merhamet. Merhametimizi onların üzerinden esirgemeyelim. Biz onlara baktıkça Allah-u Teâlâ da bize bakar. Biz onlara merhamet ettikçe Allah da bize merhamet eder. İslami ve dini boyutuyla ele aldığımızda da biz bu hayvanların açlığından, hastalığından ve yaşamından mesulüz. Bu meseleye bu bilinçle yaklaşmak gerekir. Buyurun gelin; biz gönüllüler, sivil toplum örgütleri olarak elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymuşuz. Gelin el birliğiyle bu artan popülasyonun önüne kısırlaştırmayla geçelim. Öldürmekle, katletmekle ya da hayvanları sokaktan uzaklaştırmakla bu sorunu çözemeyiz. Aksine daha fazla ölüme sebep oluruz" dedi. Kedi ile köpeğin bir arada yaşamasının mümkün olduğunu aktaran Doğru, "Gerçekten mümkündür. Gözünüzle gördünüz, eminim kayda da aldınız. Birlikte oynuyorlar. Yeter ki biz aralarına nifak sokmayalım, onları birbirine kışkırtmayalım. Sevdirelim. Sevdirmek, sevmek bizim görevimizdir. Bu, bizim en insani görevimizdir. Buradan annelere, cami imamlarına, öğretmenlere ve toplumda kanaat önderi olan herkese sesleniyorum. Gelin bu hayvanları çocuklarımıza öcü gibi değil, sevgiyle anlatalım. Merhameti aşılayalım. Bunun eğitimini, vaazını, terbiyesini çocuklarımıza verelim ki bu hayvanlar gelecekte zarar görmesin" diye konuştu. 10 yıl boyunca gördüğü en korkunç vakalardan birini geçen hafta Cuma günü Çınar’da yaşadığını söyleyen Doğru, "Akşam saat 21.35 sıralarında bana bir telefon geldi. Çınar’da yaralı bir hayvan olduğu, cinsel organının dışarıda olduğu söylendi. Muhtemelen bir cisimle zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine hiç durmadan ticari bir araçla olay yerine gittim. Gördüğüm manzara karşısında insanlığımdan utandım. Gerçekten insanlığımdan utandım. O köpeği alıp geldim. Gece saat 02.30’a kadar Diyarbakır’da açık veteriner aradım ama maalesef bulamadım. O can sabaha kadar benim misafirim oldu. Sabahleyin kliniğe, veterinere götürdüm. Zor bir ameliyat geçirdi; yaklaşık 5 saat sürdü. Ameliyat iyi geçti ancak maalesef ertesi gün, öğleden sonra saat 15.00 civarında canımızı kaybettik. Bu, beni yüreğimden yaralayan vakalardan biriydi. Umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz. Ama yaşanacak. Neden mi? Çünkü biz çocuklarımıza sevgiyi aşılamıyoruz" diye konuştu.