POLİTİKA - 29 Mart 2019 Cuma 14:51

Çavuşoğlu'ndan S-400 açıklaması

A
A
A
Çavuşoğlu'ndan S-400 açıklaması

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Rusya ile bir anlaşma imzaladık. Bu anlaşma geçerlidir ve şimdi teslimat ne zaman olacak bunu konuşuyoruz. İki ülke arasındaki anlaşmaya üçüncü bir ülkenin karşı çıkması ve başka türlü karar alması uluslararası hukuka aykırıdır. 'Ben böyle istiyorum böyle olacak' artık geçerli olmadığını bütün dünyanın görmesi gerekiyor. Bu anlaşmaya bağlıyız. Üçüncü bir ülkeye verme, satma gibi bir şey yok. Kendi ihtiyacımız için alıyoruz" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Antalya’nın Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde bir araya geldi. Çavuşoğlu ve Lavrov daha sonra heyetlerarası Türkiye-Rusya Federasyonu Ortak Stratejik Planlama Grubu toplantısı ve 2019-2020 yılını kapsayan istişareler protokolü imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. İmzanın ardından değerlendirmelerde bulunan ve soruları cevaplayan Mevlüt Çavuşoğlu, Ortak Stratejik Planlama Grubu Toplantısı'nın 7'ncisini gerçekleştirdiklerini söyledi.

Lavrov ile her fırsatta bir araya geldiklerini aktaran Çavuşoğlu, "Bölgesel konuları değerlendiriyoruz. İlişkilerimizin kurumsallaşan çerçevesinden yılda bir defa bu toplantıyı yapıyoruz. Tüm ilişkilerimizi birlikte ele almak ve bakanlıklar olarak bunun koordinasyonunu sağlamayı planlamak ve üst düzeyli konsey toplantılarının hazırlıklarını yapmak bu toplantının temel amacıdır. 8 Nisan'da Rusya'da liderlerin eş başkanlığında bir toplantı gerçekleştireceğiz. Birçok konu ele alınacak.

Bu toplantıda bunun da hazırlığını yaptık. Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan Karma Ekonomik Komisyonu'nun eş başkanlığına getirildi. Zirve öncesi Rusya'ya giderek hazırlıklarını yapacak. İlişkilerin gelişmesinden mutluyuz. Rusya'dan Türkiye'ye gelen turist artışını görmekten mutluluk duyuyoruz. Vize konusunda birlikte çalışıyoruz. Resmi pasaport sahipleri ve tır şoförlerine yönelik vize kolaylığı konusunda Putin belge imzalamıştı. Beklentimiz vatandaşlarımıza vizenin tamamen kaldırılması" dedi.

"100 milyar dolarlık ticaret hacmi"

Bölgesel konularda işbirliğini güçlendirdiklerinin altını çizen Mevlüt Çavuşoğlu, "Sadece Suriye ve belli ülkeler değil, Orta Doğu ve Kafkaslar dahil birçok alanda istişare yaptık. Birçok alanda istişare yapıyoruz. İki ülke arasında 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi var. Geçen yıl ticaret hacmimiz yüzde 14 arttı. Bu hedefimiz için umut verici" ifadelerini kullandı.

Golan Tepeleri açıklaması

Rus bir gazetecinin ABD'nin Golan Tepeleri'ne yönelik kararı sorulan Çavuşoğlu, "Biz, Trump bu belgeyi imzaladıktan hemen sonra açıklamamızı ve tepkimizi gösterdik. Böyle bir kararı tanımıyoruz. Uluslararası hukuka aykırıdır. Buralar Suriye topraklarıdır. Bir devlet ben istedim diye böyle olacak dediği zaman o kararlar uluslararası alanda meşru olacak diye bir kaide yok. Seçim öncesi Netanyahu'ya destek çıkmak için bu karar alındı. Oldubittilerle maalesef bölgenin istikrarını olumsuz etkiliyorlar. Huzursuzluk ve kaos oluşturuyor. Türkiye olarak bu belgeye karşıyız" açıklamasını yaptı.

Astana süreci

Suriye'deki Anayasa Komitesi'ndeki gelişmeler konusundaki soruya Çavuşoğlu, şu cevabı verdi:

"Bu konuda siyasi süreç çok önemli. Anayasa Komisyonunun kurulması aşamasında Astana süreci önemlidir. Astana süreci olmasıydı Cenevre sürecinden bahsedilemezdi. Cenevre'yi ayakta tutan Astana'dır. Birkaç isim konusunda çalışmalar sürdürülüyor. Önümüzdeki süreçte bir araya gelip bu komisyonun kurulduğunu açıklayabiliriz."

"S-400 açıklaması"

Türkiye'nin Rusya'dan alacağı S-400 hava savunma sistemi konusunda ABD'nin verdiği tepkiler sonrası Türkiye'nin nasıl bir süreç izleyeceği sorulan Çavuşoğlu, "Biz Rusya ile bir anlaşmaya vardık. Türkiye'nin hava savunma sistemine ihtiyacı vardı. Birçok ülkeyle müzakere yaptık. Bazı ülkeler veremedi, vermek istemedi. Rusya ile bir anlaşma imzaladık.

Bu anlaşma geçerlidir ve şimdi teslimat ne zaman olacak bunu konuşuyoruz. İki ülke arasındaki anlaşmaya üçüncü bir ülkenin karşı çıkması ve başka türlü karar alması uluslararası hukuka aykırıdır. 'Ben böyle istiyorum böyle olacak' artık geçerli olmadığını bütün dünyanın görmesi gerekiyor. Bu anlaşmaya bağlıyız. Üçüncü bir ülkeye verme, satma gibi bir şey yok. Kendi ihtiyacımız için alıyoruz. Rusya istediği zaman üçüncü bir ülkeye istediği zaman satabilir.

Niye ben alacağım ürünü üçüncü bir ülkeye vereyim? F-35'i Türkiye ortaklarından biridir. Bazı parçaları Türkiye üretiliyor. Türkiye yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Çok taraflı bir projedir. ABD'den çelişkili açıklamalar geliyor. Trump'ın Cumhurbaşkanımıza söylediği açık ve kayıttadır. Bu karmaşada herkes farklı şeyler sürüyor. Bir gerçek var ki Türkiye Cumhuriyeti'nin Rusya ile S400 konusundaki anlaşması geçerlidir" değerlendirmesini yaptı.

"Boşluğu terör örgütleri değerlendirmemeli"

Suriye'de YPG'nin elindeki silahların hatırlatılması üzerine Bakan Çavuşoğlu, ABD'nin orada işbirliği yaptığını söyledi. ABD'nin terör örgütlerine çok silah verdiğini aktaran Mevlüt Çavuşoğlu, "O silahları geri alacaklarını söylediler. Şimdi bazılarını alamayacaklarını söylüyor. YPG/PKK bu silahların önemli bir kısmını sattı. Bazıları Türkiye'de yakalandı. PKK/YPG bu bölgede olduğu sürece komşu ülkelerin ve Suriye'nin güven içinde olduğu söylenemez. Suriye'nin toprak bütünlüğü tehdit altındadır. Bunların amacı Suriye'yi bölmektir. Koalisyon bunları cesaretlendirmiştir.

ABD'nin çekilme kararının ardından güvenli bölge nasıl olur ve buralarda nasıl çalışacağız, bu kararı alan ABD ile görüşüyoruz. Aynı zamanda Rus ortaklarımız ile bu konuları koordine ediyoruz, birlikte çalışıyoruz. Türkiye ve Rusya'nın Suriye'nin toprak bütünlüğüne bağlılığı ortadadır. ABD'nin çekilme kararının ardından bir eylem planının olmadığını görüyoruz. ABD'den bu konuda da farklı ve çelişkili açıklamalar geliyor. Süreci birlikte koordine etmek durumundayız. Boşluğu terör örgütleri değerlendirmemeli" diye konuştu.

"ABD'nin çekilmesi bölge için önemlidir"

Suriye topraklarındaki İdlib konusunda Rusya ile imzaladıkları mutabakatın geçerli olduğunun altını çizen Bakan Çavuşoğlu, "Sahada uygulanması için sahada arkadaşlarımız çalışıyor. Ortak devriye dahil aşamalı olarak sahadaki işbirliğini somut bir şekilde görülüyor. İdlib mutabakatını başarılı şekilde uygulamak bizim ortak sorumluluğumuzdur. Ama özellikle son zamanda rejimin saldırıları arttı. Rejimin bu saldırıları durdurması gerekiyor. Siviller de ölüyor, ateşkesi tam olarak tesis etmemiz lazım. Birlikte çalışmaya devam ediyoruz. Biz Astana garantörleri olarak herkesten daha fazla Suriye'nin toprak bütünlüğünü destekliyoruz. Suriye'nin kuzeyi de Golan Tepeleri de Suriye'nin topraklarıdır.

Şu andaki rejim ile ilişkilerimiz malum ama buralar Suriye halkının ve Suriye devletinindir. Rejimin başında o olmuş, bu olmuş bunu değiştirmez. Rejim buraya dönecekse ABD çekilmem diyor. ABD'nin çekilmesi bölge için önemlidir. Bu konuları sadece ABD ile değil ortaklarımız ile de koordine ediyoruz. Güvenli bölge fikri Türkiye'nin güvenliği çok önemlidir. Bu bölgede güvenli bölge olmazsa rejimin eline geçerse ayrı bir kaos doğar. Geçici tedbirler Suriye'nin geleceğini tehdit etmez, etmemelidir" dedi.

Cemal Kaşıkçı cinayeti

İstanbul'da öldürülen Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetini işleyenlerin açık şeffaf yargılanması talebinin yerinde olduğuna değinen Çavuşoğlu, "Biz bütün bilgileri paylaştık. Bizim açımızdan problem yok. Suudi Arabistan ile de paylaştık. Ama Suudiler tarafından bize bilgi verilmedi. BM'nin böyle bir açıklama yapması doğrudur. Herkesin yargılama süreci hakkında bilgi sahibi olması gerekiyor" açıklamasını yaptı.

"Ticaret hacmimiz istikrarlı şekilde artarak devam ediyor"

Rus Bakan Sergey Lavrov, bakanlıklar arasında yıllık istişareler programı kapsamında çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Önlerindeki üst düzey işbirliği toplantısı kapsamında Putin ve Erdoğan’ın programına hazırlık mahiyetinde bu toplantıyı yaptıklarını dile getiren Lavrov, "Bu zirve Rusya’nın başkentinde yapılacak. Çalışmalar güzel bir tempoda devam ediyor. Türkiye, Rus Toplumsal Forumu yapılacak. Ticaret hacmimiz istikrarlı şekilde artarak devam ediyor.

İki ülke arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşacağız. Türk akımı olsun, nükleer santral olsun bütün bu projeler bizim belirlediğimiz takvim kapsamında devam ediyor. Zamanında devreye alınacaktır. Askeri, savunma işbirliği konularını ele aldık. Hali hazırda S-400 savunma sistemlerinin tedariki konusunda çalışmaları memnuniyetle takip ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

2017’ye göre Türkiye’ye giden Rus turist sayısında yüzde 25 artış olduğunu kaydeden Lavrov, vatandaşlarının güvenliğini sağlayan Türkiye’ye teşekkür etti.

Vize serbestisi konusuna da değinen Sergey Lavrov, "Çalışmalarımıza devam ediyoruz. Yakın zamanda hususi, görev pasaport sahibi ve profesyonel sürücülere vize muafiyeti üzerine çalışıyoruz. Türkiye’ye gelen veya yaşayan vatandaşlarımıza ibadet imkanı sağlayan Türkiye’ye minnettarız" dedi.

"Suriye'de ortak çalışmamız devam ediyor"

Öncelikli ele aldıkları konulardan birinin Suriye olduğunu aktaran Lavrov, "2254 sayılı BM kararı kapsamında çalışmaların devam ettirilmesinden yanayız. Buradaki kararların etkin şekilde uygulanmasını bekliyoruz. Astana Formatı kapsamında Türkiye, Rusya, İran aktif olarak çalışıyoruz. Astana Formatı çözüme katkı sağlıyor. Bu formata engel olmak isteyenler de var ama anayasa komisyonu kurulması çalışmalarını hızlandırdık.

BM, Suriye hükümeti ve muhalefetle işbirliği içinde bu çalışmaları yürütüyoruz. Anayasa komitesinin kurulmuş olması Cenevre sürecinin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır. Mültecilerin barış içinde ülkelerine dönebilmesi önemli. Beşeri ortamın iyileştirilmesi önem arz ediyor. Askerden arındırılmış bölge çalışmaları devam ediyor. Suriye arazisinde terörizmin ortadan kaldırılması için müşterek çalışmalarımıza devam edeceğiz" diye konuştu.

Golan Tepeleri açıklaması

ABD’nin Golan Tepeleri kararını değerlendiren Rus Bakan Lavrov, "Bu adımı İsrail’deki seçimler kapsamında değerlendiriliyor ama bunun başka bir boyutu var. Öyle hissediyorum ki, bu bilinçli olarak, 'Ben her şeyi yaparım' gösterisidir. Bu gösteri ultimatom ve tehditle yapılan şey bu bir nevi yeni bir aracı dış politikada uyguladığı ABD’nin. Bu tür ilişkileri uluslararası hukuka aykırı. Burada düşünülebilen uluslararası ilişkiler ilkesi ihlal edilmekte ve çiğnenmekte. Güvenlik Konseyi’nin Orta Doğu çözüm sürecinin Golan Tepeleri kararına aykırı bir davranıştır" açıklamasını yaptı.

"Herhangi bir komşu devre dışı bırakılamaz"

ABD’nin Suriye’den çekileceği ve diğer bölgelerin durumu için açıklama yapan Lavrov, "Biz Türk meslektaşlarımızla bu konuyu ele alıyoruz. Suriye’nin kuzeydoğusuyla ilgili ortak yaklaşımımız var. Bunu Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı duyarak ve Türkiye’nin de güvenliğini göz önünde bulundurarak yapmamız gerekir. Türkiye ile Suriye arasındaki sınırdan bahsediyoruz. Komşulardan birinin burada devre dışı bırakılması mümkün değil. Adana Sözleşmesi güzel bir alt yapı.

Fırat’ın doğusunda olup bitenlerle ilgili ABD çekildiğini söyledi ama henüz çekilmedi. Orada oluşmuş durumu, ABD’nin girmesinden önceki duruma döndürmek gerekir. Araplar yaşadıkları topraklara dönmeleri gerekmektedir. Bu 2254 BM kararı kapsamındaki alınan karardı ve bu şekilde uygulamış oluruz" ifadelerine yer verdi.  

İsa Akar-Mustafa Bürge


 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Site aidatlarıyla ilgili düzenleme tamam Fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren 14 farklı kanunda ve 1 kanun hükmünde kararnamede düzenleme içeren kanun teklifi TBMM’de kabul edilmesinin ardından Resmi Gazete’de yayımlandı. Yeni düzenleme ile fahiş site aidatlarına karşı site yönetiminin fiyat belirleme yetkisi kat maliki vatandaşlara aktarıldı. Düzenleme ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Vatandaşlarımızın ihtiyacı neyse o adımları atıyoruz. Site aidatlarına yönelik düzenlemelerimizden ilki Resmi Gazete’de yayımlandı. Site yönetiminin fiyat belirleme yetkisi vatandaşa aktarıldı. Yönetim planı değişikliği için 3’te 2 çoğunluk zorunluluğu getirildi. Böylelikle site yönetimlerinin başta aidat tutarı olmak üzere keyfi kararlar almasının önüne geçmeyi hedefliyoruz" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu değişikliği ile apartman ve sitelerde aidat belirleme süreçlerinde önemli düzenlemeler hayata geçirildi. Kanunun 35 ve 37’nci maddelerinde yapılan değişiklikle yöneticilerin aidat belirleme yetkisi sınırlandırıldı. Buna göre site ve apartman yöneticileri yeniden değerleme oranının üzerinde aidat artışı yapamayacak. Bu oranın üzerinde artış gerektiğinde yönetici, en geç 3 ay içinde Kat Malikleri Kurulu’nu toplantıya çağıracak ve artış kararı yalnızca kat maliklerinin onayıyla alınabilecek. Aidat artışında son söz kat maliklerinde Mevcut uygulamada yöneticiler, herhangi bir üst sınır olmaksızın yıllık işletme projesi hazırlayabiliyor; kat maliklerinin 7 gün içinde itiraz etmemesi halinde aidatlar kesinleşiyordu. Bu durum birçok vatandaşın yüksek aidatlarla karşı karşıya kalmasına ve icra takiplerine maruz kalmasına neden oluyordu. Yeni düzenlemeyle aidatların belirlenmesinde nihai yetki Kat Malikleri Kurulu’na verildi. Yönetici en fazla yeniden değerleme oranı kadar artış yapabilecek Yöneticiler; çalışan ücretleri, sigorta primleri, yakıt ile ortak alanların elektrik ve su giderleri gibi zorunlu harcamalar için bir önceki işletme projesi üzerinden en fazla yeniden değerleme oranı kadar artış içeren geçici işletme projesi hazırlayabilecek. Kat maliklerine ise apartman veya sitenin ihtiyaçları doğrultusunda aidat tutarını belirleme ve gerekli yapım ile harcama kalemleri için yeniden değerleme oranının üzerinde artış yapılmasına karar verme yetkisi tanındı. İkinci toplantıda çoğunluk sağlanması yeterli olacak Yeniden değerleme oranı üzerinde artış yapılmasına yönelik toplantılarda karar alabilmek için de ilk oturumda site sakinlerinin yüzde 50+1 çoğunluğu gerekecek. Bu katılım oranı sağlanmazsa ikinci toplantıda katılanların çoğunluğu ile belirlenecek tutar yeni aidat olarak kesinleşecek. Bu durumda son tutarı site yöneticileri değil kat malikleri kurulu üyeleri yani site sakinleri belirlemiş olacak. Bu sayede, site yönetimlerinin keyfi harcamaları ve şeffaflıktan uzak şekildeki harcama kalemi belirlemesinin önüne geçilerek site sakinlerinin mağduriyet yaşaması engellenecek. Bakan Kurum: "Site yönetimlerinin keyfi kararlar almasının önüne geçmeyi hedefliyoruz" Yeni düzenlemeye ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Kurum, "Vatandaşlarımızın ihtiyacı neyse o adımları atıyoruz. Site aidatlarına yönelik düzenlemelerimizden ilki Resmi Gazete’de yayımlandı. Site yönetiminin fiyat belirleme yetkisi vatandaşa aktarıldı. Yönetim planı değişikliği için 3’te 2 çoğunluk zorunluluğu getirildi. Böylelikle site yönetimlerinin başta aidat tutarı olmak üzere keyfi kararlar almasının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun" mesajını verdi. Yönetim planı değişikliği için 3’te 2 çoğunluk yeterli olacak Yine 634 Sayılı Kanun’un 70’inci maddesinde yapılan değişiklikle, toplu yapılarda yönetim planı değişikliği için gereken karar nisabı 5’te 4’ten, 3’te 2’ye düşürüldü. Bu sayede site yönetimlerinin toplanma ve karar alma süreçleri kolaylaştırılacak, yaşanan sıkıntı ve aksaklıklar önlenecek.
Denizli Cani eski koca 10 yıl gizlediği cinayeti böyle itiraf etti Denizli’nin Çivril ilçesinde 2016 yılında kaybolan ve 10 yıl sonra eski eşi tarafından öldürüldüğü itiraf edilen Ayşen Aycan cinayetinde, katil zanlısının savcıya cinayeti itiraf ettiği yer gösterme ve tatbikat görüntüleri ortaya çıktı. Denizli’nin Çivril ilçesinde 2016 yılında eşi Turgay Begdeda’dan boşandıktan bir hafta sonra aniden ortadan kaybolan ve 10 yıldır faili meçhul olarak aranan 21 yaşındaki Ayşen Aycan dosyasında yeni bir gelişme yaşandı. Çivril Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Denizli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yeniden açılan dosyada çapraz sorguda cinayeti itiraf eden ve dün çıkarıldığı mahkemece tutuklanan eski eş Turgay Begdeda’nın, Kıralan ve Tokça mahalleleri arasındaki boş arazide gerçekleştirilen yer gösterme tatbikatına ait video kayıtları ortaya çıktı. Geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen yer gösterme mülakatında katil zanlısı koca, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcısı Abdullah Furkan Sünbül’ün sorularını soğukkanlılıkla yanıtlayarak 10 yıl sakladığı vahşeti tüm detaylarıyla anlattı. Ortaya çıkan görüntülerde Başsavcı Abdullah Furkan Sünbül’ün sorusu üzerine Turgay Begdeda, "Virajdan döndüm. O zaman burada insan boyunda toprak yığınları vardı. Adamın biri tarlasına gitmek için toprak yığınının arasını açmış. Yeni açıldığı belli olan yeri görünce durdum. Toprağın yeni kazıldığını görünce elimle eşelemeye başladım. Elimle ne kadar kazdığımı hatırlamıyorum. Ayşen’i oraya koydum, daha sonra toprakla üzerini örttüm" dedi. Başsavcı Sünbül’ün "Senden başka kimse var mıydı? Maktul Ayşen Aycan buraya geldiğinde cansız vaziyette miydi" sorusuna ise Turgay Begdeda, "Yalnızdım. Buraya geldiğimde Ayşen cansızdı. Herhangi bir yerinde kan görmedim" diye konuştu. Katil zanlısı Turgay Begdeda’nın yer gösterme videosunda işaret ettiği ve iş makineleriyle kazı çalışması yapılan alanda henüz Ayşen Aycan’a ait herhangi bir bulguya rastlanılmadı.
Bitlis Nemrut Kalderası’nda kar ve yıldızlar buluştu Bitlis’in Ahlat, Güroymak ve Tatvan ilçe sınırları içerisinde yer alan Nemrut Kalderası’nda gece saatlerinde yıldızlarla karlı zeminin bütünleşmesi güzel görüntülere sahne oldu. Türkiye’nin en büyük, dünyanın ikinci büyük krater gölüne ev sahipliği yapan Nemrut Kalderası, mayıs ayının son haftasında metrelerce kar ile hayretler içerisinde bırakıyor. Metrelerce yüksekliğe ulaşan kar duvarları arasından uzanan kaldera yolları, binlerce yıldızla birleşerek büyüleyici bir atmosfer oluşturuyor. Ayrıca kalderanın karlı zirvelerinin yıldızlarla bütünleşmesi mistik bir hava ortaya çıkarıyor. Bölgede doğa gözlemciliği ve astrofotoğraf çalışmaları yapan Dr. Cihan Önen, 10 günü aşkın süren çalışmalarıyla kalderanın zirveleri ile metrelerce yükseklikteki kar duvarlı yolları yıldızlarla birlikte görüntülemeyi başardı. Gündüz yapılan keşifler, gece gerçekleştirilen çekimler ve detaylı yıldız pozlamaları sonucunda etkileyici kareler ortaya çıktı. Konuyla ilgili açıklama yapan Önen, "Bahar ayları neredeyse bitmek üzere ancak yaklaşık 2 bin 500 rakımlı kalderada kış şartları hâlâ devam ediyor. Detaylı yıldız pozlamaları günler süren sabır, gündüz yapılan keşifler, gece çekimleri ve bilgisayar ortamında kullanılan çeşitli programlarla ortaya çıkıyor. Bu çalışmalar sabır gerektiriyor ancak ortaya çıkan görüntüler tüm çabaya değiyor. Metrelerce kar bizim için dezavantaj değil, doğal güzellikleri yansıtmak adına önemli bir fırsat oluşturuyor. Metrelerce yükseklikteki kar duvarları arasında yıldızlara bakmak, adeta binlerce yıldıza açılan bir yol haritası oluşturuyor. Kalderanın zirvelerinden yıldızların geçişi ile yeryüzünün büyüleyici görüntüsü bütünleşince harika detaylar ortaya çıkabiliyor. Ancak Tatvan ve Bitlis’te artan şehirleşme, günden güne kalderanın bu etkisini zayıflatmaktadır" dedi.
Erzurum Erzurum’da atık malzemeler çocukların emeğiyle çiçeğe dönüştü Erzurum’un Yakutiye ilçesinde bulunan Kültür Kurumu İlkokulu 4-C sınıfı öğrencileri ile sınıf öğretmeni Güzide Zereybilek Yıldırım, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak hazırladıkları eserleri "Maarifin Kalbinde Çocuk Hoş Geldin Bahar Geri Dönüşüm Sergisi" adıyla görücüye çıkardı. Çekirdek kabuğundan atık borulara, gazoz şişesi kapaklarından pipetlere, Antep fıstığı kabuklarından atık kağıtlara, plastik kaşıklardan cam atıklara kadar birçok geri dönüşüm malzemesinin kullanıldığı sergide rengarenk çiçekler ve çeşitli tasarımlar yer aldı. 28 öğrencinin hazırladığı toplam 35 eserin yer aldığı sergi, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. "Pek çok atığı geri dönüştürme fırsatımız oldu" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık Hareketi kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar çerçevesinde sınıf öğretmeni Güzide Zereybilek Yıldırım, sıfır atık geri dönüşüm projemizin ikinci basamağı için bir araya geldiklerini belirterek , "Çocuklarımla bir kez daha gurur duydum. Pek çok atığı geri dönüştürme fırsatımız oldu. Onlara ikinci bir şans verdik. Dolayısıyla sergimizin adı da ’İkinci Bahar’ oldu. Kullandığımız ürünler, peçeteler, tuvalet kağıtları, poşetler, kozalaklar, doğada aklımıza ne gelirse. Her şeye ikinci bir şans vermek istedik ve onları tekrar tekrar değerlendirdik. Çocuklarım bu sayede eğlenirken öğrendi, öğrenirken de daha bilinçli bireyler haline geldiler. Elbette ki velilerin desteği göz ardı edilemez. Onların desteğiyle, onların yardımlarıyla ortaya çok güzel eser çıktı. Çocuklarımla tekrar gurur duyuyorum. Çalışmadan büyük zevk aldık. Doğaya tekrar tekrar dönüştürebilmenin ne kadar önemli olduğunu ve küçük dokunuşlarla büyük farklar oluşturulabileceğini tekrar gözlemlemiş olduk. Maarifin kalbinde çocuk etkinlikleri için de çok kıymetliydi bu yaptığımız çalışma. Çocukların üretebilen, geliştirebilen, zekalarını kullanabildiği etkinlikler oldu, teknikleri oldu. Çok keyif alarak sergimizi gerçekleştirdik. Umarız gelen ziyaretçilerimizin hepsi de aynı keyfi almışlardır" dedi. Öğrenci Zeynep Erva Aktekin ise, "Evde, sokakta, herhangi bir yerlerde bulduğum gazoz kapaklarını toplayıp ilk önce eğdim, sonra boyadım ve teker teker yapıştırdım. Annemden yardım alarak şöyle güzel bir tablo çıkardım. Mutlu hissettim çünkü geri dönüşüm yaptım, sevap da kazandım ayrıca" diye konuştu. "Geri dönüşüm yaptığım için çok mutluyum" Projesini Antep fıstığı kabuklarını kullanarak hazırladığını ifade eden öğrenci Aykız Çolak, "Sonrasında kırmızıya boyadım. Yapraklara da aynı işlemi uyguladım. Sonra çerçevenin etrafına bu dil çubuklarını yapıştırdım. Geri dönüşüm yaptığım için çok mutluyum. Çünkü daha iyi bir katkım oldu" dedi. "Geri dönüşüm hayatı kurtarır" Öğrenci Muhammet Onur Aksakallı da projesini anlatırken, "Kırtasiyeden hamurlar aldım, üstüne desenler yaptım. Evde çitlenmiş çekirdekleri üstüne bastırdım ve böyle desenler oldu. Kavanozuma da böyle desenler yaptım. Sakın unutmayın, geri dönüşüm hayatı kurtarır. Sizler de bize katılın" şeklinde konuştu.