GÜNDEM - 02 Mart 2018 Cuma 13:15

Celal Şengör’den skandal sözler!

A
A
A
Celal Şengör’den skandal sözler!

Daha önce de 'Fatih'in Müslümanlığı dahi tartışılıyor. Ben Muhammed'in dediklerine inanmıyorum' gibi sözlerle tepki çeken Prof. Dr. Celal Şengör yeni bir skandala daha imza attı. Şengör “Piri Reis’in hayatındaki en büyük talihsizliği Kanuni Sultan Süleyman gibi bir salağın zamanında doğmuş olmasıdır” dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi ve Avrasya Yerbilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celâl Şengör, dünyanın ilk atlası olarak bilinen el yazması kitabın tanıtım toplantısında, ‘Osmanlı İmparatorluğu’na altın çağını yaşatan Padişah’ olarak bilinen ve Avrupalıların ‘Muhteşem Süleyman’ olarak adlandırdığı Kanuni Sultan Süleyman’a (1. Süleyman) hakaret etti. 

Prof. Dr. Şengör, toplantı esnasında basın mensuplarının sorularını cevaplarken, Fatih Sultan Mehmet ve Pîrî Reis’in kişiliklerinden bahsettiği sırada, “Coğrafi kitaplara olan merakı müthiş. Coğrafya hastası bir sürü şeyi topluyor. Ben onu diyorum; Pîrî Reis’in hayatındaki en büyük talihsizliği Kanuni Sultan Süleyman gibi bir salağın zamanında doğmuş olmasıdır. Fatih zamanında Pîrî Reis olaydı inanır mısınız bugün bizim sömürge imparatorluğumuz vardı. Çok samimi söylüyorum bugün biz Amerika’ya falan gitmiştik” dedi.

Fatih Altaylı: “Celal Hoca’yı daha fazla konuşturmayalım” 

Bunun üzerine toplantının moderatörlüğünü yapan Gazeteci-Yazar Fatih Altaylı ise, Şengör’ün konuşmasının ardından, “Tamam mı, yeter midir arkadaşlar? Celal Hoca’yı daha fazla konuşturmayalım da yarın internette hakkında olumsuz şeyler okumayalım” ifadelerini kullandı. 

Osmanlı İmparatoru Kanuni Sultan Süleyman’a hakaret eden Celal Şengör, daha önce katıldığı bir televizyon programında, "Fatih'in Müslümanlığı dahi tartışılıyor. Sekreterine, 'Ben Muhammed'in dediklerine inanmıyorum' demiş. Bunu söyleyen Bayezid'in kendisi" şeklindeki sözleriyle de büyük tepki çekmişti. 

Rıfat Fırat - Fırat Aksoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.