DÜNYA - 11 Nisan 2026 Cumartesi 20:59 | Son Güncelleme : 11 Nisan 2026 Cumartesi 21:00

CENTCOM: "ABD kuvvetleri, Hürmüz Boğazı’nda mayın temizleme görevine başladı"

A
A
A
CENTCOM: "ABD kuvvetleri, Hürmüz Boğazı’nda mayın temizleme görevine başladı"

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD kuvvetlerinin Hürmüz Boğazı’nda mayın temizleme çalışmalarına zemin hazırlamaya başladığını belirterek, ABD Donanması’na ait iki adet savaş gemisinin bölgede çalışmalar yürüttüğünü açıkladı.

CENTCOM, ABD-İran arasındaki müzakereler sürerken bugün itibariyle ABD unsurlarının Hürmüz Boğazı’nda mayın temizleme çalışmalarına zemin hazırlamaya başladığını bildirdi. CENTCOM açıklamasında, söz konusu faaliyetler kapsamında ABD Donanması’na ait iki adet güdümlü füze destroyerinin bölgede çalışmalar yürüttüğünü bildirildi. CENTCOM’dan yapılan yazılı açıklamada, "USS Frank E. Peterson ve USS Michael Murphy gemileri, Hürmüz Boğazı’ndan geçerek Umman Körfezi’nde faaliyet gösterdi. Bu operasyon, İran’ın Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) tarafından daha önce döşendiği belirtilen deniz mayınlarının tamamen temizlenmesini sağlamak amacıyla yürütülen daha geniş çaplı bir görevin parçasıdır" denildi.

CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, "Bugün yeni bir geçiş hattı oluşturma sürecini başlattık ve bu güvenli rotayı yakında denizcilik sektörüyle paylaşarak ticaretin serbest akışını teşvik edeceğiz" dedi.

"İlave ABD kuvvetleri de çalışmalara katılacak"

Açıklamada Hürmüz Boğazı’nın jeopolitik önemine ve uluslararası ticaret alanındaki değerine dikkat çekilerek, "Hürmüz Boğazı, uluslararası bir deniz geçiş yolu olup bölgesel ve küresel ekonomik refahı destekleyen kritik bir ticaret koridorudur. Gelecek günlerde su altı insansız araçları da dahil olmak üzere ilave ABD kuvvetleri mayın temizleme çalışmalarına katılacak" ifadeleri kullanıldı.

ABD destroyerine uyarı yapıldığı iddia edilmişti

İran basınında yer alan haberlerde, ABD-İran arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yürütülen müzakereler sırasında Hürmüz Boğazı’nda ABD’ye ait bir destroyerin Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) Fujairah Limanı’ndan hareket ederek Hürmüz Boğazı’na yöneldiği, İran Silahlı Kuvvetleri’nin ise geminin hareketini anlık olarak izleyerek müdahalede bulunduğu belirtilmişti.

İran tarafının, gelişmeyi Pakistan’daki müzakere heyetine ilettiği, İran heyetinin de konuyu Pakistan aracılığıyla ABD tarafına aktardığı ve aynı süreçte İran Silahlı Kuvvetleri’nin söz konusu ABD savaş gemisine Hürmüz Boğazı’na yaklaşması halinde hedef alınacağı yönünde uyarı yapıldığı öne sürülmüştü. Pakistan aracılığıyla ABD’ye de "hareketin devam etmesi halinde 30 dakika içinde hedef alınacağı ve müzakerelerin zarar göreceği" mesajının iletildiği ifade edilmiş, yapılan uyarıların ardından ABD destroyerine durma talimatı verildiği ve geminin geri çekildiği iddia edilmişti.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan açıklamaları kamuoyunda büyük tepki uyandırdı İsrail Devlet Başkanı Benjamin Netanyahu’nun Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan açıklamaları kamuoyunda büyük tepki uyandırdı. İsrail Devlet Başkanı Netanyahu’nun Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan açıklamaları kamuoyunda büyük tepki uyandırdı. Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlarla tepki çeken Netanyahu’ya, Türkiye’den resmi kurumlardan ve siyasi isimlerden art arda açıklamalar geldi. Dışişleri Bakanlığı ve İletişim Başkanlığı başta olmak üzere birçok kurum, söz konusu ifadeleri kınadı. Tepkiler yalnızca resmi açıklamalarla sınırlı kalmazken, sosyal medyada da kısa sürede geniş bir karşılık buldu. Kullanıcılar, "GenocidalNetanyahu" etiketi altında binlerce paylaşım yaparak Netanyahu’nun açıklamalarına tepki gösterdi. Söz konusu etiketin Türkiye’nin yanı sıra dünya genelinde de gündeme girdiği, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde en çok konuşulan başlıklar arasında ilk sıraya yükseldiği görüldü. Uluslararası kamuoyunda da yankı bulan gelişmeler kapsamında, çok sayıda kullanıcı Erdoğan’a destek mesajları paylaşırken, Netanyahu’ya yönelik eleştirilerin yoğunlaştığı dikkat çekti. Uzmanlar, sosyal medyada oluşan bu geniş çaplı etkileşimin, kamuoyunun bölgedeki gelişmelere ilişkin hassasiyetini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtiyor.