GENEL - 15 Ekim 2008 Çarşamba 13:16

Cerrah'tan İstanbul halkına çağrı

A
A
A
Cerrah'tan İstanbul halkına çağrı

İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, eylem hazırlığındayken yakalanan kadın teröristle ilgili basın toplantısı düzenledi.

İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, Okmeydanı'nda üzerindeki 8 kilo 800 gram patlayıcıyla birlikte yakalanan canlı bompanın hedefinin İstanbul polisi olduğunu belirterek, "Bu kişi hedefine ulaşmış olsaydı, maalesef çok şehit verecektik" dedi. Öte yandan İstanbul Emniyet Müdürlüğü, kadın teröristin takibi ve yakalanmasını içeren görüntüleri basına dağıttı.

İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, eylem hazırlığındayken yakalanan kadın teröristle ilgili basın toplantısı düzenledi.

İstanbul'un güvenli bir şehir halinde, terör faaliyetlerinin uzağında kalması için her türlü tedbiri almaya devam ettiklerini belirten Cerrah, bu konuda vatandaşlara da büyük görevler düştüğünü söyledi.

Cerrah, "Terörü yalnızca güvenlik güçlerinin bitirmesi mümkün değildir. Terör faaliyetlerinin bitirilebilmesi için biz İstanbul halkından da yardım talep ediyoruz. Bir güvenlik
görevlisi gibi düşünmesini, gördüklerini bize aktarmalarını istiyoruz. Mahallelerinde kalıyor, girip çıkıyor yabancı kişiler.

Bunları gördüklerinde lütfen bize bilgi versinler. Kendileri, kimlikleri, adresleri bizde saklı kalacaktır. Eğer bu kişi hedefine ulaşmış olsaydı, hedef seçmiş olduğu İstanbul polisinin içinde bu hedefini gerçekleştirmiş olsaydı, maalesef şu anda çok üzücü olaylarla karşılaşmış olacaktır. Çok şehit verecektik" dedi.

Terörle mücadele konusunda bugüne kadar İstanbul halkının polise büyük destek verdiğini belirten Cerrah, bu desteğin artmasını istedi. Cerrah, "Bu kentte bu tip faaliyetleri yok edebilmemiz için her gördükleri şüpheli olayı mutlaka bize aktarsınlar. Tüm ekibimi tebrik ediyorum. Önemli bir eylem önlenmiştir. Konuyla ilgili ne şekilde yakaladığımızı gösteren CD'leri basına dağıttık" diye konuştu.

Hedefin İstanbul polisi olduğunun altını çizen İstanbul Emniyet Müdürü Cerrah, polise yönelik eylem esnasında mutlaka sivil vatandaşların da zarar görebileceğini, çünkü polisin vatandaşın arasında olduğunu söyledi.

Yakalanan kadın teröristle ilgili bilgiler de veren Cerrah, "Lise tahsiline kadar Türkiye'de eğitimini tamamlamış, yüksek tahsilini yapmak için Bir Avrupa ülkesine gitmiştir. Avrupa ülkesine gittikten sonra bu grupların arasına katılarak zehirlenmiştir. Senin teröristin iyi, benim teröristim kötü. Olmaz böyle bir şey. Gün gelir mutlaka o Avrupa ülkesine zarar verecektir. Bu terörist faaliyetler Türkiye'ye zarar veriyor, diğer Avrupa ülkeleri beni ilgilendirmez diyemeyiz.

Müşterek hareket etmek zorundayız. Yakalanan diğer kişiler kanalıyla Türkiye'ye giriş yapmıştır. Bomba konusunda uzman bir kişi. İstanbul polisi tek bir vücuttur. Olay hangi bölgede olursa olsun, hepsi bizi üzer" açıklamasında bulundu.

Cerrah'ın açıklamasıyla birlikte, kadın teröristin uzun süreli takibi ve yakalanma anını içeren görüntüler basına dağıtıldı. Kanlı eylem hazırlığındaki teröristin kıskıvrak yakalanması, polis kamerasına saniye saniye yansıdı.

Terörist ve kendisine yardım ettikleri gerekçesiyle gözaltına alınan şahıslarla birlikte ele geçirilen malzemeler de sergilendi. Canlı bombanın yakalanırken üzerinde bulunan kıyafet de bir manken üzerinde basına gösterildi.

ADNAN SULAR-İSTANBUL

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.