GÜNDEM - 26 Aralık 2018 Çarşamba 13:31

Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmet’in okulu yeniden ihya edildi

A
A
A
Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmet’in okulu yeniden ihya edildi

Vakıflar Genel Müdürlüğü, 2018 yılı kapsamında yaklaşık 43 milyon TL’lik bütçeyle 40’a yakın tarihi eseri yeniden ayağa kaldırdı. İhya edilen yapılar arasında, Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmet Han’ın da eğitim gördüğü bilinen Osmanlı erken dönem mimarisi olan Saatli Medrese yer alıyor.

Osmanlı Devleti’nin 92 yıl başkentliğini yapan kadim şehir Edirne’de tarihi yapılar Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından ihya edilmeye devam ediliyor. Osmanlı erken dönem ve İslam mimarisinin önemli eserlerinin yer aldığı tarihi şehir Edirne’de, Vakıflar Genel Müdürlüğünün 40 farklı projenin doğrudan temin, esaslı onarım, proje temini yaklaşık 43 milyon TL’lik dev bütçe ile hızla sürüyor.

Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmet’in okulu yeniden ihya edildi

Osmanlı Dönemi’nin en önemli eğitim kurumları arasında gösterilen ve Cihan Padişahı İstanbul Fatihi Sultan Mehmet Han’ın da eğitim gördüğü rivayet edilen Saatli Medrese'de restorasyon çalışmalarında sona gelindi. Mimar Müslihittin Ağa tarafından tarihi cami Üç Şerefeli Camii ile eş zamanlı olarak yapılan revaklı medresenin, 2019 yılında yine eğitim binası olarak kullanılması hedefleniyor.

Vakıflar Bölge Müdürü Osman Güneren, İHA’ya yaptığı açıklamada, "Malumunuz Fatih Sultan Mehmet Edirne doğumlu. Fatih’in Edirne doğumlu olmasından hareketle bu medresede de Fatih’in eğitim aldığı rivayet edilir. Burası ilk dönem Osmanlı medreselerinden, revaklı bir avlusu var, derslikleri var. Tabi uzun süre kullanılmaması nedeniyle açıkçası harabe durumdaydı. Biz burayla ilgili olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak önce bir proje çalışması gerçekleştirdik. 2016 yılında başladığımız restorasyonda tüm hız devam ediyor. 2019 yılının Nisan-Mayıs aylarında bitirmeyi planlıyoruz" dedi.

Ekmekçizade Kervansarayı esaslı onarımda

Edirne’nin Ayşekadın Semti’nde bulunan ve semt adını da taşıyan Ekmekçizade Kervansarayı, ‘Dış Dükkanları 2015-2016 Yılları Restorasyon Uygulama Çalışmaları’ da tüm hızıyla devam ediyor. Ekmekçizade Ahmet Paşa tarafından 1609 yılında Sedefkar Mehmed Ağa ile Edirneli Mimar Hacı Şaban Ağa'ya yaptırılan ve dönemin padişahı Sultan I. Ahmet'e hediye edilen tarihi yapı, dönemin en önemli ticaret merkezleri arasında yer alıyor.

Güneren, halihazırda Edirne’de şu anda doğrudan temin, esaslı onarım, proje temini olmak üzere 40 civarında eserde çalışmaların devam ettiğini belirterek, "2018 yılı fiyatlarıyla bu eserlerimizin ortalama olarak 42-43 milyon civarında bir yatırım maliyeti var. Bu eserlerimizin önemli bir kısmını 2019 yılını Aralık ayında tamamlamış olacağız" dedi.

Koray Ustabaşı 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."