DÜNYA - 30 Aralık 2023 Cumartesi 21:48 | Son Güncelleme : 30 Aralık 2023 Cumartesi 23:31

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz Türk sporunun başarılarla gündeme gelmesini arzu ediyoruz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz Türk sporunun başarılarla gündeme gelmesini arzu ediyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz Türk sporunun tartışmalarla değil, başarılarla gündeme gelmesini arzu ediyoruz. Cumhuriyet 85 milyonun ortak değeridir. Gazi Mustafa Kemal bu ülkenin banisidir. Dünkü olayın mecrasından çıkarılarak şov ve provokasyon malzemesi yapılmasına müsaade edemeyiz. Bu konuda yapılması gereken ne varsa hangi adım atılması gerekiyorsa yapmaktan çekinmedik, çekinmeyiz” dedi.

Cumhuriyet tarihinin en önemli edebiyatçı ve fikir adamlarından Necip Fazıl Kısakürek’in manevi ve kültürel mirasını yaşatmak amacıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla Star Gazetesi tarafından Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Necip Fazıl Ödülleri" sahiplerini buldu. Bu sene "Doğdu batmayan güneş" sloganıyla düzenlenen törene onur konuğu olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldı. Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül ve AK Parti Milletvekili Adil Karaismailoğlu da katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

“Ayasofya'yı yeniden açan Cumhurbaşkanı olarak anılmak bizim gönül dünyamızda şereflerin en büyüğü”

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kaleme aldığı eserlerle zor zamanlarda verdiği mücadeleyle merhum üstadımız deha derecesinde inşa kudretine sahip mümtaz bir şahsiyetti. Şiirden nesire, tiyatrodan hikayeye edebiyatın her alanında eser veren bir münevverdi. Üstadımızın emaneti değerli dostumuz Mehmet Kısakürek'i de burada rahmetle anıyorum. Ekol haline gelmiş değerlerimizin vefatları geride doldurulması çok güç boşluklar bırakıyor. Yeni yetişen gençlerimizin üstatlarından aldığı emaneti hakkıyla taşıyıp kendinden sonrakilere en güzel şekilde teslim edeceğine inanıyorum. İşte bu noktada Necip Fazıl Ödülleri büyük bir önem arz etmektedir. 10 ayrı kategoride ödülleri tevcih edeceğiz. Üstad Necip Fazıl, siyasi, sosyal ve kültürel bakımdan Türkiye'nin en sancılı döneminde yaşadı. İki cihan harbi dahil ekonomik ve siyasi dar boğazlar gördü. Tüm dönüm noktalarına bizzat şahitlik etti. Ezanın değiştirilmesine tanık oldu. Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirler en çok da üstada ağır geliyordu. O dava adamıydı. Şiirleriyle, tiyatrolarıyla bir hakikat yolcusuydu. Türkçeyi en mahir şekilde kullanan ediplerimizden biriydi. Devrinin tatsız, tuzsuz lisan dayatmalarına asla itibar etmemiştir. Dilden daha büyük dilden daha gerçek dilden daha müdafaalı vatan yoktur diyerek Türkçe'yi savunmuştur. Necip Fazıl'a göre mutlak hakikat Allah'tır. Şiir Allah'ı güzellik yolunda arama işiydi. Tüm yasaklara rağmen 35 yıl boyunca neşrettiği Büyük Doğu Dergisi ile gençlere ilham aşılamanın gayretindeydi. O mücadelesini milletin içinde bilhassa gençlerle birlikte yürüttü. Binlerce kişinin katıldığı konferanslar düzenledi. Defalarca hapse girdi ama asla inandığı yoldan geri adım atmadı. Necip Fazıl Kısakürek'in 40. yıl mücadele jübilesinin takdimini yapmak bu fakire nasip oldu. Üstadın en büyük hayali olan Ayasofya'yı açma şerefine de eriştik. Ayasofya aslına rücu etti. Üstadın hayalini kurduğu şekilde bu yüce mabedi açmayı başardık. Rabbime bir kez daha bu onuru bize bahşettiği için sonsuz hamd ediyorum. Ayasofya'yı yeniden açan Cumhurbaşkanı olarak anılmak bizim gönül dünyamızda şereflerin en büyüğü” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

“31 Mart yeniden İstanbul'umuzu Türkiye'mizi aslına rücu ettirmek için çok önemli”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, "Geldiğimiz zaman çöp çukur çamurdu İstanbul. Öyle almıştık. Onlara nasıl İstanbul teslim ettik ortada. Onlar şimdi ne yaptılar? Aynı hale dönüştürdüler. Onun için 31 Mart çok önemli. Yeniden İstanbul'umuzu Türkiye'mizi aslına rücu ettirmek için çok önemli” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümet olarak son 21 yılda siyasetteki vesayet sistemini bitirdiklerini söyleyerek, "Kültür sanat alanındaki vesayeti bitirmekte hala muvaffak olamadık. Kendi dünya görüşünden olduğu için katillere, teröristlere, tacizcileri ülke ve millete düşmanlarına leke kondurmuyorlar. Müzik kutusu misali parasını verenin plağını çalan bu çevrelerin temel özelliği her seferinde ülkenin karşısında konumlanmasıdır. Hak ve özgürlükler konusunda ahkam keserler ama başörtüsü yasağına bir şey söylemezler. İnsan haklarında mangalda kül bırakmazlar ama Gazze'de devam eden İsrail vahşeti karşısında bir kelime etmezler” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Biz Türk sporunun tartışmalarla değil, başarılarla gündeme gelmesini arzu ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Suudi Arabistan’da Galatasaray ve Fenerbahçe arasında oynanması beklenen Süper Kupa finalinin iptal edilmesi hakkında ise, "Dün gece yaşanan hadiselerden duyduğumuz üzüntüyü burada vurgulamak istiyorum. Biz Türk sporunun tartışmalarla değil, başarılarla gündeme gelmesini arzu ediyoruz. Sporun gündelik siyasetin mezesi haline getirilmesi yanlıştır, hatalıdır, sporumuza faydası yoktur. Muhalefet partilerinin yaptığı açıklamaları istismar siyasetinin yeni örnekleri olarak görüyoruz. Cumhuriyet 85 milyonun ortak değeridir. Gazi Mustafa Kemal bu ülkenin banisidir. Daha düne kadar 'Siz Atatürk'ün askeri değil itlerisiniz' diyenlerle el ele kol kola yürüyenlerin bizim nezdimizde hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Türkiye'nin ve Türk milletinin onurunu, haysiyetini, şerefini nasıl savunduğumuzu CHP bilmese de tüm dünya çok iyi biliyor. Ülkemizin itibarını nasıl koruduğumuzu muhalefet bilmese de tüm insanlık biliyor. Dünkü olayın mecrasından çıkarılarak şov ve provokasyon malzemesi yapılmasına müsaade edemeyiz. Bu konuda yapılması gereken ne varsa hangi adım atılması gerekiyorsa yapmaktan çekinmedik, çekinmeyiz. Dünkü hadiselerden dolayı futbolseverlere ve spor camiasına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Tüm spor camiasının fair play ruhuna samimiyetle sahip çıkmalarını bekliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Ödüller sahiplerini buldu

Öte yandan Prof. Dr. M. Fatih Andı, Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç, Prof. Dr. Turan Karataş, Doç. Dr. Ahmet Murat Özel ve Necip Tosun’dan oluşan jüri, Necip Fazıl Şiir Ödülü’ne Ali Günvar’ı layık gördü. Hikaye-Roman Ödülü Selahattin Yusuf’a, Fikir-Araştırma Ödülü Ahmet Ayhan Çitil’e, İlk Eserler Ödülleri ise Sema Bayar ve Rıdvan Tulum’a takdim edildi. Uluslararası Kültür Sanat Ödülü Nacer Khemir’e verilirken, Çocuk Edebiyatı Ödülü Figen Yaman Coşar’a, Görsel Sanatlar Ödülü Selahattin Sancaklı’ya, Müzik Ödülü Büşra Kayıkçı’ya, Saygı Ödülü ise Hüsrev Hatemi’ye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Yağız Ekrem Çiftçi - Abdullah Altunbaş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: "Kurultayın yasal zeminde yapılması lazım, tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Kurultaysız bir parti yok. Kurultay yapılacak. Bunun için kurultayın yasal zeminde yapılması lazım. Tedbir kararı var. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, konutunun önünde basın mensuplarıyla bayramlaştı. Burada soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu, öncesinde basın mensuplarının bayramını kutladı. "Sorunlara karşı sağlıklı çözümler üretilmesi hepimizin ortak görevi" Sürecin sağlıklı bir zeminde ilerlemesi gerektiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Partinin birliğinin, bütünlüğünün korunması, parti içinde uyumun olması, birlikte mücadele edilmesi var olan sorunlara karşı sağlıklı çözümler üretilmesi hepimizin ortak görevi. Bunu yapmak zorundayız. Bunun için çalışmak zorundayız" diye konuştu. "Ayrışmak, kavga etmek, ayrışmayı çok dönülemez noktalara taşımak doğru değil" Özgür Özel ile bayramlaşma olup olmayacağı sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Olmadı ama olur tabii niye olmasın. Bayramlaşma da olur. Biz düşman değiliz ki aynı partide görev yapan 2 kişiyiz. Böyle ayrışmak, kavga etmek, ayrışmayı çok dönülemez noktalara taşımak doğru değil" dedi. "Kurultayın yasal zeminde yapılması lazım, tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır" Bir kurultay yapılacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Kurultay yapacağız arkadaşlar. Kurultaysız bir parti yok. Kurultay yapılacak. Bunun için kurultayın yasal zeminde yapılması lazım. Tedbir kararı var. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır. Hukukçu arkadaşlarla bir araya geleceğiz, oturacağız, konuşacağız. En kısa sürede kurultayı nasıl yaparız, kurultayı nasıl gerçekleştiririz konuşacağız" ifadelerini kullandı. "İhraç ve üyeliklerin askıya alınacağı iddiaları dedikodu" Partiden ihraç yapılacağı ve üyeliklerin askıya alınacağı iddialara ilişkin konuşan Kılıçdaroğlu, bu iddiaların tamamen dedikodu olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, "Bir sürü dedikodu. Bunlara inanmayın. Herkes bir şey söylüyor. Dedikodularla, birisinin talebiyle öbürünün talebiyle bir şey yapamazsınız. Hukuk içinde kalmak zorundasınız. İhracın koşulları var. Bir kişiyi hemen tutup da ben bunu beğenmedim, partiden ihraç edeyim. Öyle bir kural yok" şeklinde konuştu. "‘Biz şu gerekçeyle milletvekillerini CHP Genel Merkezi’ne almadık’ diye haklı gerekçelerinin anlatılması lazım" Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde tahliye günü yaşananlara ilişkin sözlerine şöyle devam etti: "CHP’nin kuruluğu tarihten bu yana hiçbir milletvekili genel merkeze gittiği zaman kapıları kapatılmaz. Milletvekili CHP Genel Merkezi’ne gittiği zaman CHP Genel Merkezi’nin kapısı o milletvekillerine nasıl kapatılır? Tarihinde CHP Genel Merkezi’nin kapıları kapanmamıştır, kilitlenmemiştir. Bir partinin kapıları halka kapanamaz, milletvekillerine kapanamaz. Böyle bir şey yoktur. Çıkıp ‘biz şu gerekçeyle milletvekillerini CHP Genel Merkezi’ne almadık. CHP milletvekili almadık’ diye haklı gerekçelerinin anlatılması lazım. Ya demokrasiye inanacaksınız ya baskıcı rejimden yana olacaksınız. Biz demokrasiye inanıyoruz. Orası kimsenin babasının malı değildir. Orası kimsenin mülkiyetinde değildir. Orası halkındır. İçim burkularak izledim ya. Bunlar olmamalı. Niye oluyor bunlar." "Henüz bilmediğiniz pek çok ayrıntıyı halkla buluşmada anlatacağım" 1 Haziran’da Parti Meclisi’ni (PM) toplayacaklarını ve bir Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kadrosu oluşturacaklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, mutlak butlan sürecini ve ilerleyen süreçte yapacaklarını 30 Mayıs’taki halk buluşmasında anlatacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Ayrıntılarını halkla buluşmada halkın da duyması lazım. Partilerin de duyması lazım. Sizin henüz daha bilmediğiniz pek çok ayrıntıyı halkla buluşmada anlatacağım. Herkes gerçekleri görmek zorunda. Herkes gerçekleri anlamak zorunda. Mahkeme kararı çıkmasaydı hiç anlatmayacaktım. Mahkeme kararı çıktı. Ben bütün gerçekleri halkın da, partilerimle paylaşmak zorundayım" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, açıklamasının ardından basın mensuplarıyla ve çevredeki vatandaşla da bayramlaşarak konutuna döndü.