POLİTİKA - 01 Şubat 2022 Salı 20:53

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bütün derdimiz Ukrayna ile Rusya arasındaki sıkıntının giderilmesi”

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bütün derdimiz Ukrayna ile Rusya arasındaki sıkıntının giderilmesi”

Trabzon’un Akçaabat ilçesinde restore edilen ilçe kütüphanesinde bölge illerinden gelen gençlerin de katılımı ile 'Gençlik Buluşmaları'nın Trabzon ayağını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir süredir ziyaret ettiği illerde gençler ile buluşmaya, onların duygu ve düşüncelerini bizzat kendilerinden dinlemeye gayret gösterdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya ile Ukrayna arasındaki krizin giderilmesi için çaba sarf ettiklerini belirterek “Bizim tabi bütün derdimiz Ukrayna ile Rusya arasındaki bu sıkıntının giderilmesi. Bu konuda sürekli konuşulan savaş filan biz Rusya ve Ukrayna arasında böyle bir savaşın olmasını asla arzu etmiyoruz. Bu bölge için hayra alamet bir gelişme değildir. Bir NATO ülkesi olarak da böyle bir şeyi istemiyoruz, kabullenmiyoruz. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg o da zaten açıklamaları ile bizimde önümüzü açmış oluyor. Temennim odur ki inşallah bunu da barış ile çözmüş oluruz” dedi.

"İl ziyaretlerimizin en keyifli anı gençlerle buluşmak"

Erdoğan, “Açıkça itiraf etmem gerekirse il ziyaretlerimizin en keyifli gerçekten bizleri de coşkuya sevk eden yanı da bu programlarda gençlerle yaptığımız bu buluşmalar oluyor” dedi.

Gençlerle buluşmalarda kendisi uzun uzun konuşmak yerine kısa bir takdimin ardından gençleri dinlemeye arzu ettiğini belirten Erdoğan, konuşması sırasında 18 yılda Türkiye’nin nereden nereye geldiği ile ilgili kilometre taşlarını anlattı, Trabzonlu gençlere başta Karadeniz Sahil Yolu olmak üzere yapılan yatırımları özetledi.

Gençlere Armelit Geçidi'ni sordu

Erdoğan, gençlere Giresun'un Keşap ve Espiye ilçeleri arasında bulunan 600 metre rakımdaki virajlarıyla ve dar yollarıyla meşhur bir geçit olan “Armelit Geçidi’ni aranızda bilen var mı?” sorusuna gençlerden cevap gelmemesi üzerine bu kez “Burunlu otobüsleri bilen var mı?” diye sordu.

Gençlerden yine cevap gelmemesi üzerine Erdoğan, “Armelit Dağı, yazları babam bizi memlekete Rize’ye getirirdi. Tabi burunlu otobüslerle Rize’ye geliş bir alemdi, Rize’den dönüş bir alemdi. Çünkü o Armelit Dağından geçerken bir kere otobüsün camından aşağıya bakamazsın. Çünkü virajları alırken bile acaba nasıl yuvarlanacak ? Virajı alabilecek mi ? diye düşünürdük. Biz ne yaptık işte o Armelit Dağı’nı deldik. Biz orada tünel açtık. Şimdi bir başka güzel oldu. Şimdi tünellerden geçiyorsun ve geçerken de o yemyeşil dağları görüyorsun. Buralara geldik, nereden nereye” ifadelerini kullandı.

“Artık eskiyi anlatmasak mı?”

Erdoğan, bazen kendi yakın arkadaşlarından “Artık eskiyi anlatmasak mı?” serzenişlerini duyduğunu belirterek “Halbuki nereden geldiğimizi bilemezsek nerede durduğumuzu fark edemeyiz. Böyle olunca da nereye gideceğimizi de kestiremeyiz. Üstelik biz eski Türkiye’yi anlatmasak bile eski Türkiye zihniyetinin mensupları sık sık ortaya çıkıp kendilerini zaten hatırlatıyorlar. Kimi zaman eserlerimize ve hizmetlerimize karşı sergiledikleri çirkin yaklaşımlarla bunu yapıyorlar. Kimi zaman insanlarımızın hak ve özgürlüklerine olan nefretleri göstererek yine yapıyorlar. Kimi zaman nasırlaşmış kalplerinin, köhneleşmiş zihinlerinin, zehir saçan dillerinin ürünü hakaretleri ile bunu yapıyorlar. İşte geçtiğimiz günlerde tam bir 5. kol faaliyeti elemanı olarak çalışan gazeteci kılıklı biri çıktı. Bize ve bizim şahsımızda milletimize ağır hakaretlerde bulundu. Milletimiz de yargımız da bu kişinin terbiyesizliğini yanına kar bırakmadı, gerekeni yerine getirdi. Fakat asıl önemli olan bu hakaretin sergilendiği programı yöneten kişinin ve tek parti siyaseti artığı kimi siyasetçilerin hala çıkıp ifade özgürlüğü kılıfı ile yapılan alçaklığı savunmaya kalkmasıdır. Halbuki bize yapılan hakaret kendilerine söylense dünyayı birbirine katarlar, Tayyip Erdoğan’ın kendisine yapılan hakaret benim için önemli değil. Fakat bu kardeşiniz, ağabeyiniz, bu büyüğünüz neyse bir makamı temsil ediyor. Bu makam Cumhurbaşkanlığı makamıdır. Bu makamı korumak da benim görevimdir. Cumhurbaşkanlığı makamına bırakın benim sahip çıkmamı ‘Cumhur’ diye ifade ettiğimiz bu millet sahip çıkacaktır” diye konuştu.

“Biz bunların cemaziyelevvelini iyi biliriz”

“Biz bunların cemaziyelevvelini iyi biliriz” diyerek konuşmasını sürdüren Erdoğan, “Biz bunları 1960’da ülkenin seçilmiş başbakanını idam sehpasına gönderenleri alkışlamalarından biliriz. Biz bunları 1970’li yıllarda sapkın ideolojileri uğruna gençlerimizi birbirlerine kırdırdıkları dönemlerden biliriz. Bunları siz bilemezsiniz ama biz biliriz. Biz çünkü o dönemleri yaşadık. Biz bunları 1980 darbesini çanak tuttukları yıllardan biliriz. Biz bunları 28 Şubat’ta milletimizin inancına hak ve özgürlüklerine yapılan saldırılara verdikleri destekten biliriz. Biz bunları geçtiğimiz 20 yıl boyunca her konuda ülkenin ve milletin aleyhine saf tutuşlarından biliriz. Dolayısıyla bugün yaptıkları da bizi pek şaşırtmıyor. Ne devletimize yaptıkları husumet bizi şaşırtıyor, ne milletimizin inancına, tarihine, kültürüne, değerlerine olan azgınca düşmanlıkları bizi şaşırtıyor. Ne kendi çıkarları ve ajandaları uğruna, ülkemize verdikleri zararlar bizi şaşırtıyor. Ama siz gençlerimizin bunları çok iyi tanımaları gerekiyor” şeklinde konuştu.

Konuşmasını sanatçı Servet Kabaklı’nın “Bil Oğlum” türküsünün dizelerini okuyarak sürdüren Erdoğan, “Vakti geldiğinde karşınızdakilerin kimler olduğunu çok iyi bilin” uyarısında bulundu.

KYK yurtlarında internet kotaları arttırılıyor

Gençlerle Trabzonspor ve futbol üzerine de sohbet eden Erdoğan, şehre kazandırılan spor tesislerini anlattı.
Buluşmada daha sonra gençlerin soru ve taleplerini alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin KYK Yurtları’ndaki internet kotalarının kendilerine yetmediğini söylemesi üzerine Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasaploğlu’na seslenerek “Mehmet bey bu cevap sana yakışır” göndermesinde bulundu.
Kasapoğlu, “Zaten Cumhurbaşkanımıza konuyu arz ettik. İnşallah önümüzdeki dönem itibariyle internet kotasıyla ilgili arttırım yapıyoruz” cevabını verdi. Erdoğan da “Evelallah, inşallah en güzel şekliyle internette öğrencilerimizi rahatlatacağız, bugüne kadar olduğu gibi” ifadelerini kullandı.

“Bizden sonra olmayan bir şey vardı, Sarıyer Kahramanı’nda balık yemek”

Daha önce İstanbul’da yaşayan Rizeli bir öğrencinin İstanbul’daki son yaşanan karla mücadele çalışmalarına yönelik “Şuan İstanbul’da olan nedir?” sorusuna Erdoğan “Yani İstanbul’da bizden sonrakilere kalan bir şey olmadı ki ne yaptıysak biz yaptık. Olmayan bir şey vardı, Sarıyer Kahramanı’nda balık yemek. Çünkü bizim öyle bir derdimiz yoktu. Bizim tek derdimiz İstanbul’un neresinde bir eksik var onları süratle gidermekti” diyerek kendisi ve sonrasında göreve gelen AK Partili İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanları’nın yaptığı hizmetleri anlattı.

“Bunların böyle bir aşkı ve heyecanı yok”

İstanbul’da metrobüs hizmetinin kendileri ile başladığını vurgulayan Erdoğan, “Şuandaki yönetim bir metrobüs dahi yapmış değil. Halbuki metrobüs olayı zor bir şey değil. Onun için ayrı bir hattı inşa ediyorsunuz, bu hatta da lastikli sistem getiriyorsunuz. Bu sistemde körük ve lastik var, bunlar var. Ya bunu bile yapmaktan bunlar aciz ve düşünün bizim yapmış olduğumuz tünelleri kapatıyor bunlar. Mesela Sancaktepe’de tünel açıldı, aaa bu da baktık bu gitmiş tünelleri kapatıyor. Halbuki bu tüneller, metro Üsküdar’dan ta oraya kadar insanları rahatlatacaktı. Buna bile fırsat vermediler. Bunların böyle bir aşkı ve heyecanı yok. Marmaray’ı bize zindan ettiler, bizi mahkemeler ile uğraştırdılar. Buna rağmen biz 5 yılda burayı bitirdik. Bir de otomobillerin geçişi ile ilgili bir de Avrasya’yı yapalım, bir de Avrasya tünelini yaptık. Bir de İstanbul’da iki altın bilezik biri şehitler köprüsü biri Fatih Sultan Mehmet. Bir de üçüncü Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptık. Bu bile bu CHP’lileri rahatsız etti. ‘Adını niye Yavuz Sultan Selim koydunuz?’ (Karadeniz şivesi ile) Ula Fatih Sultan Mehmed’un adının olduğu yere Yavuz Sultan Selim yakışmaz mı?” diye konuştu.

“İşletenler artınca telefon numaramı değiştiriyorum”

Rizeli bir öğrencinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şuana kadar cep telefonu numarasını değiştirip değiştirmediği ile ilgili soru üzerine Erdoğan “İşletenlerin sayısı arttığı zaman numarayı mecburen değiştiriyoruz. Artık bakıyor ki bu iş aldı başını gidiyor, hemen özel kalemin ‘Başkanım bunları değiştirmemiz lazım’ diyor. Çünkü telefonlar elden ele dolaştığı gibi birde maalesef işletenlerin sayısı arttıkça bizde tabi değiştirmek durumunda kalıyoruz. Bunun dışında hamdolsun bütün telefon diplomasisini çok dikkatli çok hassas kullanmaya gayret ediyoruz” dedi.

Erdoğan’ın adaşı ile gülümseten diyaloğu

Samsunlu olduğunu söyleyen Recep Tayyip Erdoğan isimli Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Siyaset ve Kamu Yönetimi Bölümü öğrencisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile olan diyaloğu gülümseten anlara neden oldu.
Babasının da adının Ahmet olduğunu söylemesi üzerine Erdoğan, adaşına annesinin ismini sordu. Nebahat cevabını alması üzerine “Baba adı Ahmet. Uşağın adı Recep Tayyip soyadı Erdoğan. Annenin adı Nebahat orada ayrıldık” demesi gülüşmelere neden oldu.

“Hep dost kazanmanın gayreti içerisinde olduk”

Adaşının “Biliyorsunuz şuanda dünyanın gündemi Rusya ve Ukrayna krizi ile alakalı. Böyle önemli bir meselede Türkiye gerçekten öncü bir devlet gibi her iki devlet arasındaki barış diyalogunu yürütüyor. Bunda önemli olanın lider diplomasınınız olduğunu düşünüyorum. Hatta sizin davetiniz ile birlikte Putin’de yakında ülkemize gelecek. Biz genç kardeşlerinizi sizin dış politika stratejinizi anlatır mısınız?” sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

“Dış politika noktasında özellikle bizim hedefimiz daha çok düşman üretmek değil dost kazanmak. Bugüne kadar da biz gerek yakın komşular olarak Rusya ile gerek Ukrayna ile tabi diğer tarafta doğuda İran olsun bunun yanında özellikle Avrupa ülkeleri ile münasebetlerde olsun hep dost kazanmanın gayreti içerisinde olduk. Tabi Rusya ile münasebetler tarihinden bu yana bizim bu dönemimizdeki kadar hakikaten bir dostluk içerisinde yürümedi. Çok daha da önemlisi ticaret hacmi itibariyle de çok ciddi bir ticaret hacmine bu dönemde ulaştık. Bunların içerisinde stratejik ürünlerde bizim Rusya ile münasebetlerimiz iyi bir konuma geldi. Bunların en önemli doğalgaz konusunda şuanda doğalgazla olan ilişkimiz çok çok ileride derecede. Hele yeni attığımız bir adım biliyorsunuz Rusya ile nükleer enerji. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali yapılıyor. Bu da Allah nasip ederse önümüzdeki yıl içerisinde belki bu yıla da yetiştirebilirler. 2023’de bu nükleer enerji santralini inşallah yapıp oradan üretime geçilecek. Biz kendileri ile bu arada ikinci bir adımı daha attık. O görüşmeleri yaptık. O da ikinci bir santrale girer miyiz diye. Bunları sayın Putin ile konuştuk. Bu konuda da bunun üzerinde çalışalım belki ikinci bir nükleer enerji santralini yine Rusya ile yapma durumumuz da söz konusu. Bu bir defa bizi nükleer enerji bunun yanında doğalgaz bunlar birbirimize bağlama noktasında çok önemli. Dış siyasetin bana göre en önemli ayağı da bu.”

“Amerika ile biz ters yüz olmak istemiyoruz çünkü birçok alanda kendileri ile attığımız adımlar var”

Açıklamalarının devamında S-400 konusuna da değinen Erdoğan, “Diğer taraftan bizim bu S-400 konusu Türkiye ve Rusya arasındaki çok önemli bir adım. S-400 çok önemli bir savunma sistemi. S-400’leri aldığımız andan itibaren zaten bunu biliyorsunuz uluslararası camia ciddi manada rahatsız oldu. Başta Amerika ‘işte almayın, biz size şöyle yaparız, böyle yaparız” dediler. Biz de kusura bakmayın bu karar bizim kararımızdır ve biz bu kararımızı verdik. Rusya ile anlaştık ve NATO noktasında da bu iş herhangi bir olumsuzluk meydana getirmiyor. Çünkü NATO ülkelerinin her biri silahlanmada silahlarını kendi kararını vermek suretiyle alır ve bizde bu kararımızı verdik. Bu şekilde aldık. Tabi Amerika olarak siz bize maalesef parasını verdiğimiz halde vermediğiniz ürünler var bunların içinde en önemlisi de F-35. F-35 ile ilgili biz Amerika’ya 1 milyar 450 milyon dolar ödeme yaptık. Ama bize vermeleri gereken F-35’leri vermediler. Hala oyalıyorlar. Şuanda kendileri Savunma Bakanlığımız bazı görüşmeler yapmak suretiyle bu problemi çözelim diyoruz. Çünkü Amerika ile biz ters yüz olmak istemiyoruz. Çünkü birçok alanda kendileri ile attığımız adımlar var. Bununla ilgili Savunma Bakanlığımız muhatabı ile bu çalışmayı sürdürüyor. Gerekli F-16’ların modernizasyonu veya yeni bazı F-16’lar bize vermek suretiyle bunu da çözmenin gayreti içerisinde olacağız. Tabi bu arada Şubat’ın 3 veya 4’ünde bir Ukrayna ziyaretim olacak. Ukrayna ile yüksek düzeyde stratejik konsey toplantısı için inşallah günübirlik bir Ukrayna’ya gideceğiz. Ardından da sayın Putin’in bize bir ziyareti olacak. Bizim tabi bütün derdimiz Ukrayna ile Rusya arasındaki bu sıkıntının giderilmesi. Bu konuda sürekli konuşulan savaş filan biz Rusya ve Ukrayna arasında böyle bir savaşın olmasını asla arzu etmiyoruz. Bu bölge için hayra alamet bir gelişme değildir. Bir NATO ülkesi olarak ta böyle bir şeyi istemiyoruz, kabullenmiyoruz. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg o da zaten açıklamaları ile bizimde önümüzü açmış oluyor. Temennim odur ki inşallah bunu da barış ile çözmüş oluruz” ifadelerini kullandı.

Verdiği cevabın ardından Erdoğan, adaşı tarafından birlikte 2002 yılında çekildiği fotoğrafın kendisine gösterilmesi üzerine “4 yaşındaki iken babasının kucağından gelmiş benim kucağıma. Aferin hatıralara iyi sahip çıkıyorsun” diyerek gence teşekkür etti.

“Bizim göreve getirdiğimiz arkadaşlar böyle bir zamanda balıkçı restoranına gidip kafayı bulmaz”
Bir kız öğrencinin “Kar fırtınasının yaşandığı gün balıkçıya giden AK Partili bir belediye başkanı olsaydı tepkiniz ne olurdu?” sorusu üzerine Erdoğan “Şunu çok rahat gönül huzuru ile söyleyebilirim. Bizim bu görevlere getirdiğimiz arkadaşlar böyle bir zamanda kalkıp da bir balıkçı restoranda gidip orada kafayı bulmaz. Zaten biz arkadaşlarımızı seçerken, bu tür görevlere getirirken buralarda seçiciyiz. Onun derdi ne olacak sadece hizmet olacak. Çünkü her zaman konuşmalarımızda benim söylediğim bir şey var. Biz bu milleti efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik diyoruz. Bırakın sadece karı, karın dışında da meydanda yok. Deprem oluyor depremde neredeyiz arazideyiz. Bingöl depremi oldu gece yarısı arkadaşlarımla beraber Bingöl’deydik. Simav depremi oldu aynı şekilde. Van’da bütün oradaki yıkımlar bitene kadar ilgili arkadaşlarım bakanlarımızla beraber Van’daydık. Bunlar bakıyorsun afetler oldu, bunlar meydanda yok. İstanbul’u sel bastı beyefendi Bodrum’da. Bunlarda hayat böyle devam ediyor. Burada neyi anlatacaksın. Ama Genel Başkanın bunlara yönelik en ufak bir operasyonu yok. Bizim bir defa bu tür insanlarla yürümeyiz. Gereği neyse onu yaparız. Bunlarla ilgili konuşmak bile bize zül geliyor. Ama artık diyoruz ki ya sabır inşallah 2023, 2024’de benim milletim gereğini yapar diyoruz” cevabını verdi.

Erdoğan “Kesişme; İyi ki varsın Eren” filminin müziğini seslendiren lise öğrencisini canlı dinledi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kesişme; İyi ki varsın Eren” filmi ile ilgili Akçaabat Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü öğrencisi Ceren Ece Öksüz’ün kendisine yönelttiği “Nasıl buldunuz?” sorusu üzerine “Şehadetin gerçekleştiği zaman evine geldik. Ziyarette bulunduk. Tabi gerek bütün kardeşleri gerek annesi onların o tablosunu izlediğimizde gerçekten o duyguyu yaşamamak mümkün değildi. Fakat bu filmde hakikaten arkadaşlar güzel hazırlamışlar. İyi bir emek. TRT ile bu işi yaptıkları özellikle de Ferhat Gedik teğmenle beraber Eren rolünü paylaşan yavrumuz bu eseri iyi canlandırdılar. Ferhat Gedik teğmen iyi bir seçim olmuş” ifadelerini kullandı.

Soruyu soran lise öğrencisi Ceren Ece Öksüz, filmin müziğini kendisinin seslendirdiğini söylemesi üzerine Erdoğan, şarkıyı söylemesini istedi. Liseli öğrenci kız filmin müziği olan ve yöredeki kadınların 'İmece' usulü çalışırken seslendirdikleri “He Yamo” türküsünü seslendirdi.

Erdoğan’dan öğrencilere nar ve portakal karışımı tavsiyesi

Erdoğan, son olarak “Koliva” isimli müzik grubu üyeleri ile sohbet ederek şarkılarını dinledi. Erdoğan, söylenen şarkılarda geçen nar ile ilgili olarak ise öğrencilere “Ben size bir tavsiyede bulunayım. Şu mevsimde nar ile portakalı miks ederek içmenizde fayda var. Biliyorsunuz nar antioksidandır, portakal tamamen C vitaminidir” bilgisini paylaştı.

Ozan Köse

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Gülşah Durbay’ın ismi Yunusemre’de yaşatılacak Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Atatürk Mahallesi’nde yapımı tamamlanma aşamasına gelen Yunusemre Belediyesi Kadın Kafe’de incelemelerde bulundu. Başkan Balaban, kısa süre önce hayatını kaybeden Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın isminin bu anlamlı mekanda yaşatılacağını açıkladı. Vatandaşlara yeni sosyal yaşam alanları kazandırmayı sürdüren Yunusemre Belediyesi, kadınlar ve çocuklara yönelik önemli bir projeyi daha hayata geçiriyor. Kadınların çocuklarıyla birlikte güvenli, nitelikli ve keyifli vakit geçirebileceği Kadın Kafe’de çalışmalar sona yaklaşırken; Belediye Başkanı Semih Balaban projeyi yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. İnceleme sırasında Başkan Balaban’a MAYEB Genel Müdürü İlhan Düzenli de eşlik etti. Kadın Kafe’nin yalnızca bir kafe olarak değil, çok yönlü bir yaşam alanı olarak tasarlandığını vurgulayan Başkan Balaban, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Bu alanı, kadınlarımızın sosyalleşebileceği, çocuklarıyla birlikte huzur içinde vakit geçirebileceği, dayanışmanın ve paylaşımın güçleneceği bir yaşam merkezi olarak planladık. Yunusemre’de sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerinden birini daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz." İsmi yaşatılacak Kafenin ismiyle ilgili de önemli bir açıklama yapan Başkan Balaban, geçtiğimiz günlerde yakalandığı amansız hastalığa yenik düşen Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın ismini bu projede yaşatacaklarını belirterek şunları söyledi: "Gülşah Başkanımız, Manisa’da toplumun her kesimi için verdiği mücadeleyle çok kıymetli bir iz bıraktı. Onun adını, kadınlara ve çocuklara dokunan böyle anlamlı bir projede yaşatmak bizim için hem bir vefa borcu hem de büyük bir onurdur. Gülşah Durbay’ın ismi Yunusemre’de yaşamaya devam edecek."
Ankara Başkentte etkili olan kar yağışı Eymir Gölü’nde kartpostallık görüntüler oluşturdu Ankara’da dün gece saatlerinde etkili olan kar yağışı, Eymir Gölü’nü beyaza bürüdü. Yılbaşı tatilini fırsata dönüştüren vatandaşlar, karın keyfini çıkarmak için Eymir Gölü’nü ziyaret etti. Ankara yeni yıla kar ile merhaba dedi. Dün gece etkili olan kar yağışı Başkenti beyaza bürüdü. Yılbaşı tatilini kar ile doyasıya geçirmek isteyen Başkentliler ise soluğu parklarda, piknik alanlarında ve kayak merkezlerinde aldı. Arazisi Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) yer alan Eymir Gölü ise, dün gece etkili olan kar yağışının ardından bembeyaz oldu. Beyaza bürünen Eymir Gölü ve çevresinde kartpostallık görüntüler oluştu. Kar yağışını ve yılbaşı tatilini fırsata dönüştürmek isteyen Başkentliler, yeni yıl sabahının ilk ışıklarıyla birlikte Eymir Gölü’nü ziyaret etti. Fotoğraf çektiren, koşu yapan ve göl etrafındaki cafeteryalarda sıcak içeceklerini içen yerli ve yabancı turistler, karın yağışının devam etmesini diliyor. "Kar benim için mükemmel bir şey" Sabahın ilk saatlerinde Eymir Gölü’ne koşu yapmaya gelen Rus bir turist, yeni yılda dünyaya barış mesajı vererek, "Çok mutluyum, çünkü karı çok seviyorum. Sibiryalıyım ve benim için kar mükemmel bir şey. Herkese mutlu yıllar diliyorum. Benim çocuklarım var ve bugün kayak yapacağız. Bugün buraya tekrar geleceğiz. Keşke her zaman kar yağsa. Yılbaşı herkese sağlık ve mutluluk getirsin. Yeni yıla girerken uyudum. Yeni yıldan barış istiyorum. Bence ne kadar barış olursa, insanlar o kadar mutlu olacak. Herkese mutluluk diliyorum" ifadelerini kullandı. "Umarım bu yıl çok iyi geçer" Kar yağışını fırsata dönüştüren Amerikalı turist Cehat Raseksina ise, kar yağışının her tarafı güzelleştirdiğini belirterek, "Kar yağışı baya güzel oldu. Yollarda ve dağlarda güzel görüntüler oluştu. Koşuya çıktık. Umarım güzel bir koşu olur. Bugün amacımız yarı maratona ulaşmak, planımız bu. Sonrasında eve gidip film izleyeceğiz. Yeni yılda dünyaya mesajım, umarım bu yıl çok iyi ve mutlulukla geçer" diye konuştu. "Teksaslıyım orada çok kar yok" Amerikalı turist Kevin Druce ise, yeni yılda dünyaya sevgi mesajı vererek, "Bugünün eğlenceli geçirmeyi umuyoruz. Hayattayız ve mutluyuz. Teksaslıyım ve Teksas’ta çok kar yok. Buraya kar yağdığını görünce bu fırsatı değerlendirmek ve eğlenmek istedim. Yeni yıl mesajım birbirinizi sevin" şeklinde konuştu.
İstanbul Aralık ayında İstanbul’un yıllık enflasyonu yüzde 37,68 oldu İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) açıkladığı verilere göre, İstanbul’da Aralık ayında perakendefiyatlar aylık yüzde 1,23 artarken, yıllık bazda ise yüzde 37,68 arttı. İstanbul’un Aralık ayı enflasyonu belli oldu. Aralık ayında İstanbul’da perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi aylık artışı yüzde 1,23 olarak gerçekleşti. 2024 Aralık ayına göre 2025 Aralık ayında İstanbul’da yaşanan fiyat değişimlerini gösteren bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı İTO 2023=100 bazlı İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksinde yüzde 37,68 olarak gerçekleşti. 2025 Aralık ayında İstanbul Tüketici Fiyat İndeksinde; bir önceki aya göre lokanta ve oteller harcama grubunda yüzde 3,24, sağlık harcamaları grubunda yüzde 2,93, çeşitli mal ve hizmetler harcama grubunda yüzde 2,25, ev eşyası harcamaları grubunda yüzde 2,00, konut harcamaları grubunda yüzde 1,90, gıda ve alkolsüz içecekler harcama grubunda yüzde 1,65, eğlence ve kültür harcamaları grubunda yüzde 1,38, haberleşme harcamaları grubunda yüzde 0,58, alkollü içecekler ve tütün harcama grubunda yüzde 0,13, eğitim harcamaları grubunda 0,09 artış, giyim ve ayakkabı harcamaları grubunda yüzde -0,77, ulaştırma harcamaları grubunda yüzde - 0,69 azalış izlendi. İstanbul’da 2025 Aralık ayı fiyat indeksinin belirlenmesinde; lokanta ve otel harcamaları grubunda piyasa koşullarına bağlı izlenen fiyat değişimleri, sağlık harcamaları grubunda yer alan bazı ürünlerde kamu kaynaklı yapılan fiyat düzenlemeleri, konut, ev eşyası ve çeşitli mal ve hizmetler harcama gruplarında yer alan bazı ürün ve hizmetlerdeki fiyat değişimleri, gıda harcamaları grubunda yer alan bazı ürünlerde kış mevsimsel etkisinin devam etmesi ile giyim ve ayakkabı harcamaları ile ulaştırma harcamaları gruplarında piyasa koşullarına bağlı olarak izlenen aşağı yönlü fiyat değişimleri etkili oldu. 2025 Aralık ayında en yüksek grup artışı Lokanta ve Oteller harcama grubunda (yüzde 3,24), en yüksek grup azalışı ise Giyim ve Ayakkabı Harcamaları grubunda (-0,77) izlendi. Toptan Eşya Fiyatları İndeksi Toptan fiyat hareketlerini yansıtan ve 2025 Kasım ayında yüzde 2,14 oranında artan Toptan Eşya Fiyatları İndeksi 2025 Aralık ayında yüzde 0,93 oranında arttı. 2025 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı yüzde 23,25, yıllık ortalama değişim oranı ise yüzde 26,95 oldu. Aralık 2025’te toptan fiyatlarda bir önceki aya göre; madenler grubunda yüzde 11,81, gıda maddeleri grubunda yüzde 0,81, inşaat malzemeleri grubunda yüzde 0,74, artış; kimyevi maddeler grubunda yüzde -0,05, yakacak ve enerji maddeleri grubunda yüzde -0,57 ve işlenmemiş maddeler grubunda yüzde -0,84 azalış gözlenirken; mensucat grubunda herhangi bir değişim gözlenmedi. Yıllık ortalama bazda 2025 Yılı Aralık ayı gruplar itibariyle artışlar sırasıyla; inşaat malzemelerinde yüzde 45,01, mensucatta yüzde 34,18, gıda maddelerinde yüzde 28,84, işlenmemiş maddelerde yüzde 22,56, yakacak ve enerjide yüzde 20,55, madenlerde yüzde 19,13, kimyevi maddelerde yüzde 17,09 artış gerçekleşti.