POLİTİKA - 03 Şubat 2025 Pazartesi 12:45 | Son Güncelleme : 03 Şubat 2025 Pazartesi 12:57

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Sosyal medyaya yaş sınırı gelebilir''

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ekran bağımlılığının gündemlerinde olduğunu ifade edip "Sosyal medyaya yaş sınırı gelebilir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin en büyük lise eğitim yerleşkesi olan Esenyurt Recep Tayyip Erdoğan Eğitim Külliyesi açılışına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan törendeki konuşmasına şehit öğretmenleri anarak başladı.

Açılışı yapılan külliye ile ilgili bilgiler paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Liselerin, uygulama okullarının ve Bilim Sanat Merkezlerinin yer aldığı külliyede toplam 345 derslik, 88 laboratuvar, 33 eğitim destek odası, 33 zümre odası, 11 iş sağlığı güvenliği odası ile 11 revir bulunuyor. Bin kişi kapasiteli iki konferans salonumuz, 500 kişilik kütüphanemiz, 2 kapalı spor salonu, 8 basketbol sahamız, suni çimli 2 futbol sahamız eğitim külliyemizde öğrencilerimizin hizmetine sunuluyor. Külliyemizde Bilim Sanat Merkezi bünyesinde 350 metrekare oturum alanına ve uzay gözlem kulesine sahip Türkiye’nin en büyük planetaryumunu bugün hizmete açıyoruz. Böylelikle eğitimden bilime, sanattan spora, kültürden teknolojiye tam tekmil bir eğitim öğrenim üssünü İstanbul’umuza kazandırmış oluyoruz. 20 Ocak 2023’te temelini attığımız, inşa sürecini takip ettiğimiz böyle bir kampüsün bugün açılışını yapmak benim için ayrı bir gurur kaynağıdır. Unutmayın her eser sahibini anlatır. Bizlere de ülkemize ve gençlerimize böyle eserler kazandırma imkanı veren rabbimize sonsuz hamd, desteklerini bizden esirgemeyen necip milletimize kalpten teşekkür ediyorum. Allah ömür verdikçe milletimizin desteği ve duası da izimle olduğu müddetçe inşallah eserlerimize yenilerini eklemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Aydınlık yarınların güvencesi olan gençlerin nitelikli ve çağın ötesinde bir eğitim almalarının büyük önem taşıdığını söyleyen Erdoğan, son 22 yılda eğitim alanında atılan adımlara dikkat çekerek "22 yılı aşan iktidarlarımız boyunca eğitim ve öğretim üzerinde titizlikle durduğumuz alanların hep en başında gelmiştir. 2002 yılında eğitime ayrılan bütçe yalnızca 7.5 milyar lira idi. Bugün bu tutar yüksek öğrenim dahil toplam 2 trilyon 186 milyarı geçti. 22 yıl önce derslik sayısı 367 bindi. Biz bu sayıyı 735 bine çıkardık. 80 yılda yapılan dersliklerden çok daha fazlasını son 20 yılda inşa ettik. Bu dönemde 820 bin öğretmenimizin atamasını gerçekleştirdik. Mevcut öğretmenlerimizin yüzde 80’ini biz göreve başlattık. 60-70 kişinin aynı anda ders işlediği kalabalık sınıflar tarih oldu. Bizim okuduğumuz dönemde İstanbul’da 80, Anadolu’da yüzü aşkın öğrencilerin olduğu sınıflar vardı. Şimdi neredeyiz. Derslik başına öğrenci sayısını ilköğretimde 23’e ortaöğretimde 22’ye indirdik. Öğretmen başına öğrenci sayısını ilkokulda 18’e, ortaokulda 14’e, ortaöğretimde 12’ye çekerek gelişmiş ülke standartlarını yakaladık. Öğrencilerimizin yemek, ulaşım, barınma, eğitim bursları gibi temel ihtiyaçlarını içeren kapsamlı destek mekanizmalarını oluşturduk. Ders kitapları en önemli sorunlardan biriydi. Bir hafta sonraya kırtasiyeciden randevu alır, gider kitabımızı defterimizi alırdık. Şimdi son 22 yılda yaklaşık 4 milyar ders kitabını ücretsiz dağıtarak bu yükü de ailelerimizin sırtından aldık. Öğretmenlerimizin mesleki gelişimini desteklemek, özlük haklarını iyileştirmek amacıyla anayasa mahkemesinin iptali sonrası öğretmenlik meslek kanunu tekrar çıkardık. Eğitim programını tamamlayan 66 bin 658 öğretmenimiz uzman öğretmen, 249 bin 198 öğretmenimiz de baş öğretmen unvanını alarak eğitim öğretim tazminatından yararlanmaya başladı. Uzman ve baş öğretmenlerimize her unvan için ayrı ayrı olmak üzere bir derece verdik. Öğretmenlerimize karşı işlenen kasten yaralama, tehdit, hakaret gibi suçlarda cezaların artmasını ve caydırıcılığın sağlanmasını teyit ettik" dedi.

"Bizim kültürümüzde öğretmene el kalkmaz, öğretmenin eli öpülür"

Konuşmasında öğretmenlere yönelik şiddet olaylarına da değinen Erdoğan, "Bizim kültürümüzde öğretmene asla el kalkmaz, öğretmenin eli öpülür. İster veli, ister öğretmenlerimizin ayrı tutmadığı öğrencisi olsun bu durum fark etmez. Hükümet olarak şiddetle mücadele konusunda çok hassasız. İnternetin, sosyal medyanın, şiddet içerikli dizilerin ve bize yabancı popüler kültürün yaygınlaşması ile beraber artış gösteren olumsuz hadiselerin üzerine kararlılıkla gidiyoruz" şeklinde konuştu.

"Gençlerimizin hayatını karartan zehir tacirlerinin tepelerine bineceğiz"

Salonu dolduran öğrencilere seslenerek alkol, sigara ve uyuşturucu gibi bağımlılıklara karşı uyaran Erdoğan, şunları söyledi:

"Evlatlarımızı tütün, sigara, alkol, uyuşturucu başta olmak üzere bağımlılık yapan her türlü kötü alışkanlıklara kaşı korumakta kararlıyız. Gençler, bir Cumhurbaşkanı olarak değil, bir baba olarak değil, bir büyüğünüz olarak özellikle sizlere rica ediyorum. Adeta yalvarıyorum. Sakın ha bu kötü alışkanlıklardan sıyrılın. Bunlara asla prim vermeyin. Gençlerimizin hayatını karartan zehir tacirlerine enfes aldırmayacak, hepsinin tepelerine binecek, bu alçakların yakalarına yapışacağız."

"Paylaşım platformlarının kullanımına yaş sınırı getirilmesi dahil çeşitli düzenlemeleri değerlendiriyoruz"

Dijital bağımlılıkla mücadele konusunda da adımlar atacaklarını vurgulayan Erdoğan, "Toplumda veba gibi yayılan dijital ve ekran bağımlılığı da gündemimizin en üst sırasındadır. Paylaşım platformlarının daha sıkı denetlenmesi ve kullanımına yaş sınırı getirilmesi dahil çeşitli düzenlemeleri değerlendiriyoruz. Hayatımda sigara yok. Alkol yok. Bu tür bağımlılıklar asla yok. Evlatlarıma, torunlarıma nasıl bunlardan sakınmalarını tavsiye ediyorsam sizlere de aynı şekilde bunlardan sakınmanızı tavsiye ediyorum. Dijital mecraların kontrolsüz, başıbozuk ve tehditlerle dolu ikliminde evlatlarımızı yalnız bırakamayız. Kim ne derse desin özgürlük bahanesiyle körpe dimağların işgal ve iğdiş edilmesine seyirci kalamayız. 2025 aile yılında dijital mecra, oyun ve paylaşım platformu kaynaklı sorunlarla mücadelede yeni tedbirleri devreye alacağız" dedi.

"Bin 381 engelli öğretmenimizin atamasını yapıyoruz"

Konuşmasında engelli öğretmen adaylarına müjde veren Erdoğan, "Eğitim dünyadaki değişimlerden en fazla etkilenen alanların başında yer almaktadır. Eğitim alanında yeni trendleri yakından takip ediyor, gerekli adımları atıyoruz. Öğretmen yetiştirme modellerini inceleyerek eğitim standartlarımızı en iyi seviyeye ulaştırmak üzere milli eğitim akademisini kurduk. Akademiye kabuller ÖSYM tarafından ilki 13 Temmuz’da düzenlenecek akademi giriş sınavları ile gerçekleşecek. Öğretmen adaylarımızı mesleğe tam olarak hazırlayacak bu akademinin 14 ay sürmesini planlıyoruz. Mevcut öğretmen ve yöneticilerimizi de 5 yıllık periyotlarla akademide yapılacak alan bazlı mesleki gelişim eğitimleri ile destekleyeceğiz. Eğitimde fırsat eşitliğini yalnızca öğrencilerimiz için değil öğretmenlerimiz için de en temel ilke olarak benimsedik. Engelli öğretmenlerimizin istihdamı noktasında tüm imkanlarımızı seferber ettik. Bir müjdeyi paylaşmak istiyorum. 2025 yılında bin 381 engelli öğretmenimizin atamasını yapıyoruz. Bakanlığımız yakın zamanda duyuruya çıkacak. Tüm engelli öğretmenlerimiz için hayırlı uğurlu olsun diyor sınava girecek adaylara şimdiden başarılar diliyorum" açıklamalarında bulundu.

"Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında 4’üncü sınıf düzeyinde fen bilimleri alanında 1’inci, matematik alanında 2’nci sırada yer alıyor"

Eğitimde yapılan yatırımların meyvelerinin toplanmaya başlandığının altını çizen Erdoğan, "Aralık 2023 PİSA raporuna göre Türkiye son 20 yılda matematik ve fen bilimleri alanındaki performansın istikrarlı bir şeklide arttıran 4 ülkeden biri oldu. Öte yandan geçtiğimiz yılın son ayında açıklanan TIMSS 2023 raporunda ülkemizin hem kısa hem uzun vadede eğitim performansını yükselttiği göze çarpıyor. Bu raporda bilhassa 4’üncü ve 8’inci sınıf düzeyindeki sonuçlar Türkiye’nin başarı grafiğinin yukarı yönlü seyrettiğin ortaya kokuyor. Buna göre Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında 4’üncü sınıf düzeyinde fen bilimleri alanında 1’inci, matematik alanında 2’nci sırada yer alıyor. OECD ülkeleri de dahil araştırmaya katılan tüm ülkeler arasında puanının en fazla arttıran ülke olduk.

Aynı rapora göre 8’inci sınıf düzeyine OECD ülkeleri içinde puanını en fazla arttıran birinci ülke olan Türkiye 44 ülke arasında matematikte 13’üncü, fen bilimlerinde 7’nci sıraya yerleşti. Tüm alanlarda ve tüm sınıf düzeylerinde bugüne kadarki en yüksek başarı sırasını elde etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu başarılar eğitim politikamızın ve çalışma yöntemlerimizin ne kadar isabetli olduğunu da açıkça gösteriyor. Son dönemde eğitim felsefemizde adeta bir paradigma revizyonuna giderek Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini geliştirdik. Bu modeli çağın ihtiyaçları ve bilimsel gelişmeler doğrultusunda yenilikçi ve derinlikli bir anlayışla şekillendirdik. Merhum Nurettin Topçu bir yazsında şöyle diyordu. ‘Alem 3 şeyin mecmuundan ibarettir. Varlık, düşünce ve hareket. Bunların hepsini kendinde toplayan insan 3 şeyin peşinde olmak için yaratılmıştır. Hakikatin, hayrın ve güzelliğin.’ Biz de yeni öğretim programımızla bir yandan öğrencilerimizi akademik olarak en donanımla şeklide hayata hazırlarken, diğer yandan okuyan, düşünen, sorgulayan, hakkın, hakikatin ve güzelliğin peşinde olan nesiller yetiştirmeyi hedefliyoruz. Tüm kesimlerle istişare içinde bilimsel ve pedagojik ilkeler esası alacak şekilde hazırladığı bu model ilkokul 1’inci sınıf, ortaokul 5’inci sınıf, orta öğrenim hazırlık ve 9’uncu sınıf düzeylerinde uygulamaya başladı. Mesleğini özveri ile yapan öğretmenlerimizin desteği ile inşallah bilgili karakterli şuurlu bir gençliği yarınların Türkiye’sine kazandırmış olacağız" dedi.

Hakan Polat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdogan’ın imzasıyla yapılan atamalar Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüge girdi. Atamalara göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Yasin Akar görevden alımırken yerine Taha Kürsad Sezen atandı. Ayrıca, Bolivya Çokuluslu Devleti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği görevine devam eden Ertan Yalçın ve Ekvator Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği görevine eden Makbule Başak Yalçın, merkeze alındı. Gine-Bissau Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Mehmet Cem Kahyaoğlu, Macaristan Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Konsolosluk Hizmetleri ve Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlar Genel Müdürü Gülsun Erkul, Nijer Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, İİT ve Müslüman Azınlıklar Genel Müdür Yardımcısı Özgür Arslan, Malezya Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Kamu Diplomasisi Stratejik İletişim Genel Müdürü Nevzat Uyanık, İsveç Krallığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, İnsani ve Teknik Yardımlar Genel Müdürü Korhan Karakoç, Madagaskar Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcısı Halime Ebru Demircan atandı. Ayrıca, Angola Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Muhammet Mustafa Çelik merkeze alınırken yerine Özgür Uludüz atandı. Dışişleri Bakanlığında açık bulunan Personel Genel Müdür Yardımcılığına ise, Göç Politikaları Genel Müdür Yardımcısı Rıfkı Olgun Yücekök atandı. Göç Politikaları Genel Müdür Yardımcılığına ise Mert Doğan atandı. Ayrıca, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığında açık bulunan; Başkan Yardımcılığına, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Cengiz Gevrek, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğüne Mehmet Ali Öncü, Rehberlik ve Denetim Başkanlığına Bayram İzzet Taşçı atandı. Milli Eğitim Bakanlığında açık bulunan Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Yardımcılığına ise Mahmut Çolak atandı.
Rize 96 yaşındaki kadının bağışlanan karaciğeri bir hastaya umut oldu Rize’de beyin ölümü gerçekleşen 96 yaşındaki kadının karaciğeri, vasiyeti üzerine çocukları tarafından bağışlanarak Malatya’da nakil bekleyen bir hastaya umut oldu. Uzun yıllar Almanya’da yaşadıktan sonra 4 yıl önce eşini kaybetmesi üzerine memleketi Rize’ye gelen 96 yaşındaki 5 çocuk annesi Refiye Kıdal, yaşlılığa bağlı nedenlerle hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Kıdal’ın sağlığında organlarını bağışladı ve organ bağşını vasiyet etti. Beyin kanaması nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Kıdal’ın karaciğeri Malatya’da organ bekleyen bir hastaya nakledilmek üzere Rize’den yola çıktı. Rize Devlet Hastanesi’nde gerçekleşen ameliyatın ardından alınan karaciğer karayolu ile Rize-Artvin Havalimanı’na getirildi, ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait uçakla Malatya’ya gönderildi. Annesinin bu kararının kendilerine de sürpriz olduğunu ifade eden Hüseyin Kıdal, "Bize sürpriz oldu. Annem babam yurt dışında yaşıyordu. Orada bu kararı vermişler. Mutlu olduk. Annemizi kaybettik ama böyle bir şey yapmasından mutlu olduk. Hiçbir hastalığı yoktu, beyin kanaması geçirdi. Aniden gelişen bir beyin kanaması. Süreç hızlı ilerledi, yoğun bir beyin kanaması yaşadık. Onun sonunda işte cenazemizi beklerken böyle bir şey yaptığını söylediler. Biz de ailece karar verdik annemizin, babamızın bu kararına. İyi bir şey yapmış, insanların da yapmasında fayda var. Biz de karar verdik evlatlar olarak ailece, hepimiz yapacağız. Organ bildiğimiz kadarıyla Malatya’da organ bekleyen bir kardeşimize gidiyor. İnşallah sağlığına kavuşur" dedi. "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz" Yaşadıkları kaybın tarifsiz bir acı olduğunu ancak organının başka bir bedende can bulacak olmasının da kendilerini mutlu ettiğini sözlerine ekleyen Kıdal, "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz. Bir yerde bir kaybımız var, sonsuz bir kayıp, telafisi mümkün olmayan bir kayıp. Bir kaybımız var ama annemin, babamın böyle bir karar vermesi bizi bayağı bir mutlu etti. Karşı tarafa inşallah uyum sağlar, yani ömrüne bereket katılır. Bize de dua eder, annemize dua eder" ifadelerini kullandı. "Aile üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler" Hastanın organ bağışı sürecine değinen Rize Devlet Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Uzm. Dr. Mustafa Sakın, "Hastamız 4 gün öncesinde RTEÜ Eğitim ve Araştırma Hastanemizde beyin damar tıkanıklığı tanısıyla başvurmuş. Orada yapılan işlemlerden sonrasında yoğun bakım takipleri için hastanemiz yoğun bakımına aldık. Hem hastamızın tedavisinin hem de gidişatta neler yapacağımızla ilgili tanı ve tedavi işlemlerini yaparken maalesef hastamıza beyin ölümü tanısı koyduk. Daha sonrasında aileyle görüşme yaptık. Aile görüşme esnasında bize üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler. Bunun üzerine de biz Sağlık Bakanlığımız bölge koordinasyon merkezimizle iletişime geçerek organizasyona başladık" dedi. "Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz" 96 yaşında bir insandan organ naklini ilk kez gerçekleştirdiklerine değinen Uzm. Dr. Sakın, "İtalya’da, Amerika’da 100 yaş üzeri ve 100 yaş civarında vakalar var. Türkiye’de ise özellikle Rize için söylüyorum, Rize’de ilk vakamız, ilk hastamız 96 yaşında. Bizim işimiz hastalarımızı iyileştirmek, onun için uğraşıyoruz. Onun için çaba gösteriyoruz. Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz da" ifadelerini kullandı. Organ bağışının önemine de değinen Sakın, "Artık organ bağışı yapmak Türkiye’de çok çok daha kolay" şeklinde konuştu.