POLİTİKA - 01 Haziran 2022 Çarşamba 12:32

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Tel Rıfat ve Münbiç’i teröristlerden temizliyoruz'

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Tel Rıfat ve Münbiç’i teröristlerden temizliyoruz'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Güney sınırlarımız boyunca 30 kilometre derinliğinde güvenli bölge oluşturma kararımızın yeni bir safhasına geçiyoruz. Tel Rıfat ve Münbiç’i teröristlerden temizliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Partisinin Grup Toplantısında konuştu. Erdoğan, ”Sadece yılbaşından bugüne yaptığımız işler bile 20 yılda asırlık eser ve hizmetleri nasıl ülkemize kazandırdığımızı göstermeye yeterlidir” dedi. 2022 yılında hizmete açılan projelere değinen Erdoğan, 560 bin kişinin katılımıyla Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nin açılışının yapıldığını söyledi. Erdoğan, ”İstanbul’a sahip çıkılacak bir emanet yerine talan edilecek bir nimet olarak bakanlar sadece fethin sırrını değil, sadece Osmanlı’yı değil, Cumhuriyet'i de anlayamaz, bugün bizim yaptıklarımızı da anlayamazlar.

Bugün ecdadımızdan aldığımız ilhamla kendi vatandaşımızı ve bayrağımızı dalgalandırdığımız her yeri esenlik yurdu haline getirmenin mücadelesini veriyoruz. Ayasofya'yı 84 yıl sonra asli hüviyetine yeniden kavuşturarak fethin bağrında açılan yarayı Allah'a hamdolsun kapattık. Ayasofya, İstanbul'un kalbinde yükselen sancak olarak medeniyetimizdeki yerini tekrar almıştır.

Çamlıca Tepesi geldiğimizde kirlilik abidesiydi. O kulelerle tamamen rezaletti. Çevrecilik adına konuşanlar 'Burada çevre katliamı var' demediler. Biz geldik demir yığınlarını kaldırdık, oraya şu andaki muhteşem bir tasarım olan Çamlıca Kulesi'ni diktik. İstanbul hala yedi tepesi, boğazı, yeni inşa edilen ve tarihten miras eserleriyle şairlerin, bestekarların, ressamların ilham kaynağı olmayı sürdürüyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Tel Rıfat ve Münbiç’i teröristlerden temizliyoruz'

"İstanbul'a ne yapsak, hangi hizmeti getirsek borcumuzu ödeyemeyiz"

Ana muhalefeti eleştiren Erdoğan, ”Ana muhalefet bunlar kaçkın, bunları buraya alamayız' diyor. 'Geldiğimizde bunları geldikleri yere göndereceğiz' diyor. Aramızdaki fark bu, bunlar gayrimedeni. İstanbul'a ne yapsak, hangi hizmeti getirsek borcumuzu ödeyemeyiz. Adını Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi olarak tescillediğimiz eser şehrin bir vahası olarak insanımıza hizmet verecek. İstanbul Havalimanı ülkemizin yüz akı olarak faaliyetlerine devam ediyor. Atatürk Havalimanı ise kısmen bu vasfını sürdürüyor, sürdürecek. Yurt içi ve yurt dışı seyahatlerimizde Atatürk Havalimanı'nı kullanıyoruz. Havalimanı içindeki Acil Durum Hastanesi'ne yapılan uçuşlar da buradaki pistten gerçekleşiyor” dedi.

Atatürk Havalimanı’na yapılan bin 6 yataklı Şehir Hastanesi'ni anımsatan Erdoğan, ”Biz, Atatürk Havalimanı’na bin 6 odalı şehir hastanesi yaptık, 3 ayda yaptık. Biz, ana muhalefetin affedersiniz kalkıp da hal binasını hastane diye takdim etmek suretiyle milleti aldatmak düşüncesinde değiliz. Onlara o yakışır, bize de Atatürk Havalimanı'nda bin 6 odalı hastane yapmak yakışır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Tel Rıfat ve Münbiç’i teröristlerden temizliyoruz'

Hastanenin her şeyiyle eksiksiz sayılabilecek bir hastane olduğunu söyleyen Erdoğan, aynı süre içinde Sancaktepe’de de aynı donanıma, oda sayısına sahip şehir hastanesi yapıldığını anımsattı. Erdoğan, ”Her ikisinde de havalimanı var. Yurt dışından hani Hollanda, Almanya, şurada burada ölüme terk edilen vatandaşlarımız vardı ya. Artık kurtulmaz dediklerini bizler oradan alıp ülkemize getirdik. Tedavileri devam ediyor. Dün yeni bir haber daha geldi, Almanya’da yaşlı ama bunun için ölüm vaki dedikleri bir hastamız var. Bakanımız onu takip ediyordur. Biz elimizden geleni yapacağız. Biz Batı’nın veya Batılı'nın yaptığı gibi ölümü gözleyenlerden değil, biz her an ölecekmiş gibi hazırız ama kalkıp bir hasta için bu entübedir, dolayısıyla her an gidebilir diye ağıtlar yakmayız. Rabbimin bize verdiği emaneti en güzel şekliyle kullanmaya mecburuz. Şehrin en yoğun yerleşim yerlerinin ortasında kalan Atatürk Havalimanı'nı eski fonksiyonuyla devam ettirmeye çalışmak hem İstanbul'a hem İstanbullulara büyük haksızlık olacaktı. Türkiye’nin ve İstanbul’un artık daha uygun bir yerde yeni bir havalimanına ihtiyacı vardı. Bu eseri yap-işlet-devret yöntemiyle hazineye yük getirmeden girdi sağlayarak ülkemize kazandırdık. Bu havalimanımız dünyada ilklerden” dedi.

“İGA belki dünyada bir numara olacak”

İstanbul Havalimanı’na otel yapılacağını söyleyen Erdoğan, “Bu havalimanımızı gelen giden yolcularla ilgili otel ihtiyaçlarıyla ilgili yüklenici firmaya gerekli desteği vereceğiz. Otelleri yapmak suretiyle İGA çok daha güçlü hale gelecek. Pistler noktasındaki eksikleri de giderilecek. İGA belki dünyada bir numara olacak. Sadece siyasetin bel kemiği olan kargo kısmı Atatürk Havalimanı kadar olan yeni havalimanımızı etap etap büyütmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nin devasa büyüklükte bir alanda hizmet vereceğini ifade eden Erdoğan, ”145 bin 300 fidan ve ağaç dikiyoruz. Vatandaşlarımızı kitap okumadan müzeye, spordan pikniğe her türlü ihtiyacını karşılayacak altyapı kuruyoruz. Her kesimden kardeşimizin huzur içinde vakit geçireceği, günde 1 milyon insanın yararlanacağı bir eser ortaya çıkarıyoruz. 350 yaşında bir zeytin ağacının dikimini yaptık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Tel Rıfat ve Münbiç’i teröristlerden temizliyoruz'

"Van'ı adeta sıfırdan, yeniden inşa ettiğimizden bile Kılıçdaroğlu'nun haberi yok"

Millet Bahçesi açılışına 560 bin vatandaşın katılım sağladığını ifade eden Erdoğan şunları kaydetti:
“Bay Kemal 'Zulüm 1453’te başladı' dediniz, senin avenen İstanbul’umuzun başta Kadıköy olmak üzere bütün duvarlarına bunları yazdı. Yalan ve iftira ile millet bahçesi üzerinden bize saldıranlara pazar günü en güzel cevabı verdik. Dünyanın hiçbir yerinde böylesi bir yeşil alan kazandırılmasına karşı çıkacak bir kişi bulamazsınız. Ülkemizde birileri böyle bir hizmeti ile siyasi husumet aracı haline getirebilecek kadar akıllarını kaybetmişlerdir. İşi çevrenin korunmasını savunmak olan, projeler üretmek olan birçok kurum var. Bunlar, çevrecilik ve ağaç sevgisi adına bizim yaptığımız her projede hayırlı yatırımlarda karşımıza dikilmiştir. Beklerdik ki aynı çevreler, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi konusunda yanımızda olsun, karşı çıkanlara ‘böyle bir projeye karşı mı çıkılır ‘desin. Biz, inşallah bu süreci çalışarak, durmadan, yılmadan, usanmadan devam ettireceğiz.”

“Bu ülkede bizde daha samimi gayretli çevreci yoktur” diyen Erdoğan, ”Ağaç sevgisi bizden daha fazla kimsede yoktur. Biz kimin ne dediğine, kendini nasıl paraladığına bakmadan eser hizmet siyasetimizi sürdürüyoruz” dedi.

Gelecek yıl Fetih Şenliği'nin Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nin tamamlanan alanlarında yapılacağını ifade eden Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarıyla ilgili, “Bizim yaptığımız her eser gibi İstanbul’daki millet bahçesine çamur atan Kılıçdaroğlu Kandil’e selam çakıyor. Van'ı adeta sıfırdan, yeniden inşa ettiğimizden bile Kılıçdaroğlu'nun haberi yok. O depremden sonra Van’ın ne halde olduğunu biliyor musun Bay Kemal. Biz Van’a kesin rakam vermeyeyim en az 35 milyar harcama yaptık. Bay Kemal’e sorsanız Kâğıthane’ye 'kağıttepe' dediği gibi buraya benzer bir şey söyler. Haritada yerini bile gösteremez. Siyasi ömrümüzün bir kısmı oraya yaptığımız ziyaretlerle geçti. Van’da eğer bu PKK uzantısı olanlar görevde olmuş olsaydı inanın şu anda suyu olan bir Van bulamazdınız. Biz onların döneminde bile kurumumuzun görevi olmadığı halde Van’a suyu götürdük. İstanbul’u aldığımızda su var mıydı. CHP’den almıştık.

CHP’den aldığımız İstanbul’da susuzluğu en kısa sürede giderdik. Bay Kemal bunları bilmez. O bilgi fukarasıdır, siyasetin fukarasıdır. CHP’ye gönül veren vatandaşlarımıza sesleniyoruz. İstanbul’u, Ankara’yı yaşadınız, Van’daki kardeşlerimize sesleniyorum ilk geceden itibaren sizin yanınızda olan kimlerdi. Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarıydı. Bunların gözleri vardır görmez, kulakları vardır duymaz. Ağzı dili var konuşamaz. Niye? Kalpleri mühürlüdür. Devletin kaynaklarının terör örgütlerine aktarılmaması için kullandığımız belediye başkanvekilliğini öyle anlatıyor ki sanırsınız ses Kandil'den geliyor. Öyle rakamlar veriyor ki toplamı bizim bir ilçe belediyemizin yaptığına denk gelmiyor. Bay Kemal suyu akmayan musluğu açmak suretiyle çok büyük yatırım yaptığını söyleyecek kadar zavallı” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun iddialarına yönelik konuşan Erdoğan, “Kimseye ayrım yapmadan veriyoruz dediği sosyal desteklerin toplamı bizim herhangi ortalama bir il veya büyükçe bir ilçe belediyemizin seviyesine çıkamıyor. Rahmetli Muhammed Ali'nin çiftliğini de aynı vakfımız vasıtasıyla öğrencilerimizin hizmetine sunarak, bu zatı daha da çatlatacağız, daha da kıvrandıracağız. Milletin parasını çalan hırsızdır, hırsızın sırtını sıvazlayan daha büyük hırsızdır. Belediyelerdeki yolsuzluklara sahip çıkarak safını belli etmiştir. Ülkemize gelen yabancı yatırımcıları en aşağılık şekilde tehdit eden de Kılıçdaroğlu. Bu zat inanın yalancı. Bu zat omurgasız, bu zat bir proje, bir aparat. Bu zatın partisinin başına kaset komplosuyla geçirildiğinden beri Türkiye’nin milli çıkarlarına karşı engellemeye çalışmaktan başka gayretine şahit olduğunuz mu. Ana muhalefet, yavru muhalefet 'biz gelirsek bunların işi verdiği müteahhitlere ödeme yapmayacağız.' Devlette devamlılık esastır. Bunu nasıl dersin. Söke söke bu ülkede yargı var. Nasıl vermezsin. Şakır şakır ödemeye mahkumsun. Biz CHP’nin müteahhitlerine ödeme yapmayız demedik, ödemesini yaptık. Bizde böyle bir kin yok. Bizde gerçekten samimi olan işini yapana her zaman destek var” diye konuştu.

"Kaçacak iddiasından yurt iddiasına kadar pek çok mesele etrafından dönüp durması ancak bir projenin parçası olarak yapılabilir"

Erdoğan, Muhammed Ali'nin çiftliğini öğrencilerin hizmetine sunacaklarını söyleyerek, "Bu zatın eğitim faaliyetini yürüten vakfımıza yaptığı her türlü iftirayı burnundan getirmek de, öteki dünyada yakasına yapışmak boynumuzun borcudur. Kaçacak iddiasından yurt iddiasına kadar pek çok mesele etrafından dönüp durması ancak bir projenin parçası olarak yapılabilir. Karşılarındaki kitlenin rengine göre her şeyi söylerler, sonra dönüp inkar ederler. Kapısından çevrildiği yerlerdeki sefil hallerini korkudan içeri kaçtılar diyecek kadar şahsiyet fukarası karikatür tip için harcadığımız zamana acıyoruz. Rabbim bu israfımızdan dolayı bizi affetsin” dedi.

Kılıçdaroğlu’na seslenen Erdoğan, ”2023 yılı haziran ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi için rakip gördüklerini ya aynı masa etrafında toplayarak kendine tabi kıldı ya da manevralarla saf dışı bıraktı. Konu kendi siyasi ikbali olunca ya benimle olun ya önümden çekilin diyerek nasıl şahinleştiğini ibretle takip ediyoruz.
Cezaevinden altılı masanın tüm taraflarına kendinize gelin diye ayar verdi. Süt dökmüş kedi gibi hiçbirinin sesi çıkmadı. Herhalde soluk borularını tutan el ses çıkarmalarına izin vermiyor. Bunların kimlerle hangi masa tarafına toplanacakları, kimi aday gösterecekleri onların sorunu. Bizim böyle bir derdimiz yok. Ben Kılıçdaroğlu’na buradan sesleniyorum. Birkaç soru sormak istiyorum. Öyle kıvırtarak yuvarlak sözlerle değil, kesin kati net cevap vermesini diliyorum. Bu delikanlılığı yaparsa kendisini muhatap almaya başlayabiliriz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Tel Rıfat ve Münbiç’i teröristlerden temizliyoruz'

Kılıçdaroğlu'na 10 soru yönelten Erdoğan şunları kaydetti:

“PKK'dan YPG'ye tüm terör örgütlerini en şiddetli şekilde lanetliyor mu lanetlemiyor mu? Türkiye'nin PKK ve YPG'ye karşı yürüttüğü sınır ötesi harekatlarını destekliyor mu desteklemiyor mu? İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği konusunda kendi devletinin izlediği politikaların yanında mı değil mi? Türkiye'nin Akdeniz ve Ege'de verdiği milli mücadelede ülkesinin safında mı, karşımızdakilerin safında mı? Dünyanın salgın ve savaş sebebiyle yaşadığı krizin ülkemize etkileri karşısında mücadelemize en azından ilkesel olarak destek veriyor mu, vermiyor mu? Siyaseti ülkenin ve milletin ali çıkarları üzerinde yürütmeye var mı yok mu? Siyasi stratejilerini yabancı ülke temsilcilerine onaylatmak yerine ülke kamuoyuyla belirlemeye yönelecek mi? 1000 yıldır kanlarımızla sulayarak ebedi vatanımızda tüm değerleri, sembolleriyle asil bir devletin evladı gibi hareket etmeyi kabul ediyor mu? Partisi içinde her türlü terör örgütü destekçisini, hırsızı, tacizciyi tasfiye etmeyi düşünüyor mu? 2023'te yüreği yetip cumhurbaşkanı adayı olacak mı olmayacak mı? Bu soruları uzatmak mümkün. Bunlara vereceği cevaplara razıyız. Bu soruların yanıtlarını açık bir şekilde verirse kendisi ile ilgili tutumumuzu gözden geçireceğiz.”

"Gezi olaylarının arkasında biz hangi güçlerin olduğunu zaten biliyoruz"

Gezi olaylarının Türkiye’yi birçok anlamda zarara uğrattığını ifade eden Erdoğan şunları kaydetti:

“Tarihimizde Gezi olayları adıyla bir ihanet, vandallık, utanç vesikası olarak geçen hadiselerin 9. yılındayız. Olaylar Gezi Parkı’nda birkaç ağaç kesildiği iddiasıyla alevlendirilmişti. Ağaç bahanesiyle çakılan kıvılcım Türkiye Cumhuriyeti'ni, uluslararası çıkarlarını hedef alan bir kalkışmaya dönüştü. Hatırlayın bu eşkıyalar, teröristler bira şişeleriyle, bira kutularıyla caminin içini pisletmişti. Bunlar böyle çürük. Gezi olaylarının arkasında biz hangi güçlerin olduğunu zaten biliyoruz. Bay Kemal orada mıydı. Çünkü başı çeken oydu. Bunlardan bu ülkeye hayır gelmez, bunlar terör sevicileriyle beraber. Bunların hepsi yaptıkları ihanetin farkında olan beşinci kol elemanıydı.”

"HDP ve CHP listelerinden Meclise sokulan bu siyasetçi kılıklı provokatörler yaptıkları terbiyesizliğin hesabını hukuka ve milletimize vereceklerdir"

TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve milletvekilleri Ahmet Şık ile Sera Kadıgil'i de hedef alan Erdoğan, ”Polislere hakaret ederek pankart asmaya çalışan tipler bunun somut örnekleridir. HDP ve CHP listelerinden Meclise sokulan bu siyasetçi kılıklı provokatörler yaptıkları terbiyesizliğin hesabını hukuka ve milletimize vereceklerdir. Bu ne densizliktir, ne edepsizliktir. Devletin polisine görevini yaparken sen millet vekili olsan ne yazar ya sen şehitler köprüsünde polise rağmen asamazsın, astırmazlar. Hukuk önünde de bunun hesabını vereceksiniz” dedi.

Konserlerin iptal edilmesine yönelik tartışmalarla ilgili de konuşan Erdoğan, ”Kültür sanat etkinliği üzerinden yaygara koparmaya çalışanları kendi sinsi tuzaklarında boğmakta kararlıyız. Beyoğlu Kültür Yolu Festivalleri hükümetinizin sanatçıya, sanata bakışını gösteren en güzel örneklerdir. 53 farklı kültür sanat kurumunun iştikakıyla 5 bine yakın sanatçının katılımıyla bin 500’den fazla etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Aynı şekilde Başkent Kültür Yolu Festivali de 560 etkinlik, 6 bine yakın sanatçıyla gerçekleştirilecek. Çevre konusunda olduğu gibi kültür sanat konusunda da ülkemize bizden fazla hizmet getiren kimse olmadığına yürekten inanıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Tel Rıfat ve Münbiç’i teröristlerden temizliyoruz'

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gezi olaylarının planlı alçak bir kalkışma olduğunu boşuna söylemiyoruz. Halen boğuştuğumuz pek çok sorunun başlangıç noktası Gezi hadisedir. Ülkemize yol açtığı 1,5 milyar dolar, dolaylı maliyeti yüzlerce milyar dolar. Gezi olaylarıyla yapamadıklarını FETÖ'nün emniyet-yargı darbe girişimiyle mili iradeyi devre dışı bırakıp ülkenin meşru hükümetini devirmeye çalışıp tekrar denediler. PKK ve siyasi uzantıları harekete geçirip çukurlar açmak suretiyle o bölgenin güzelliklerini rezil ettiler. Sinsi senaryoları sandıkta halkımızın iradesine çarpıp paramparça olunca 15 Temmuz’da askeri darbe cüretinde bulundular. Biz bu planı da bozunca oyunların merkezi yurt dışına taşındı. Sınırlarımız boyunca terör koridoru oluşturma düşüncelerini sınır ötesi operasyonlarla akamete uğrattık. Ekonomimizi kur, faiz, enflasyon şer üzerinden hedef alanlara karşı tüm kararlığımızla mücadele ettik. Ediyoruz. Ekonomide büyük bedeller ödedik, ödüyoruz. Kendimize yeni yollar, araçlar bularak, yatırım, istihdam, cari fazla yoluyla büyümeyi sürdürecek Türkiye ekonomi modelini hayata geçirmeyi başardık” dedi.

"İnşallah önümüzdeki haftalarda ve aylarda yeni müjdelerle milletimizin karşısında olacağız"

Geçtiğimiz yılın yüzde 11 büyüme ile kapatıldığını hatırlatan Erdoğan, ”İlk çeyrek büyüme rakamı yüzde 7.3 olarak açıklandı. Hedeflerimize uygun bir seviyede açıklandı. Her kesimin sıkıntısına çare olacak paketler hazırlıyor, uygulamaya koyuyoruz. Gerek gençlerimize, kadınlarımıza, esnafımıza, başta devlet bankalarımız olmak üzere her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. İnşallah önümüzdeki haftalarda ve aylarda yeni müjdelerle milletimizin karşısında olacağız. Bu ülkenin en garip insanın karnının tok, gönlünün huzurlu olduğunu görmeden bize uyku haram. Ülke içinde bu mücadeleye verirken bölgesel ve küresel krizleri bölgemiz için fırsata çevirecek fırsatları kaçırmıyoruz” ifadelerini kullandı.

"NATO terör örgütlerine destek kuruluşu değildir"

Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği konusundaki tutumunun net olduğunu ifade eden Erdoğan, ”Her iki ülkenin NATO üyeliğine karşı olduğumuzu hemen ve açıkça ilan ettik. NATO bir güvenlik kuruluşudur, NATO terör örgütlerine destek kuruluşu değildir. Bu terör örgütlerine bu ülkenin polisleriyle beraber bunları koruma altına alıyorlar. Terör örgütü başının posterleriyle bu yürüyüşü yapıyorlar. Kendi parlamentolarında bunların başlarını konuşturuyorlar” dedi.

“Biz, Yunanistan'la Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Anlaşmamızı bozduk” diyen Erdoğan, ”Bu anlaşmayı ortadan kaldırmak suretiyle bunlarla artık ikili görüşmeleri yapmıyoruz, yapmayacağız. Bu Yunanistan yola gelmeyecek. Dürüst olacaksan karşımızda koltuğun hazır ama dürüst olmayacaksan kusura bakma. Bu ülkelerin NATO‘ya üyeliği mümkün olmadığı için arayan arayana. AB üyeliği başta olmak üzere pek çok acı tecrübe ile belgeye dayanmamış sözlere inanmamız mümkün değildir. Biz bu ülkelerin sınırları içinde faaliyetleriyle izin verdiği terör örgütleriyle bağlantılı tüm kurumların kapısına kilit vurması gerekiyor. Avrupa’nın değişiklik ülkelerinde terör örgütü lideriyle, onların pankartlarıyla yürüyüş yapıyorlar” açıklamasında bulundu.

Güney sınırları boyunca 30 kilometre derinliğinde güvenli bölge oluşturma kararının yeni bir safhasına geçildiğini açıklayan Erdoğani, ”Tel Rıfat ve Münbiç’i teröristlerden temizliyoruz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis ÜNİLİG Muay Thai Türkiye Şampiyonası’nda BEÜ zirvede Üniversiteler arası spor organizasyonlarının en prestijli mücadelelerinden biri olan ÜNİLİG Muay Thai Türkiye Şampiyonası’nda, Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) büyük bir başarıya imza atarak zirveye yerleşti. Üniversiteler arası Muay Thai Türkiye Şampiyonası, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen 280 sporcunun katıldığı organizasyonda 61 üniversite şampiyonluk için mücadele etti. Üç gün süren ve büyük heyecana sahne olan müsabakalarda kadın ve erkek sporcular ringde ter dökerken, dereceye giren isimler kupa ve madalyalarla ödüllendirildi. BEÜ’lü sporcular, erkekler 71 kilo kategorisinde ve kadınlar 48 kilo kategorisinde Türkiye şampiyonluğu elde ederek üniversitelerine büyük gurur yaşattı. Ayrıca erkekler Wai Kru kategorisinde kazanılan Türkiye üçüncülüğü de üniversitenin başarısını taçlandırdı. Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, elde edilen derecelerle üniversitenin spor alanındaki iddiasını bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, "Öğrencilerimizin disiplinli çalışmaları ve azimleri şampiyonada alınan sonuçlara doğrudan yansımıştır. Hem akademik hem de sportif alanda gösterdikleri başarı bizleri son derece gururlandırmaktadır. Üniversitemizi en iyi şekilde temsil eden sporcularımızı ve emeği geçen antrenörlerimizi yürekten kutluyorum. Bitlis Eren Üniversitesi olarak spora ve sporcuya desteğimiz artarak devam edecektir" ifadelerini kullandı.
Bitlis Bitlis’te "5. Kar Festivali" düzenlendi Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) kampüsünde düzenlenen "5. Kar Festivali" etkinliklerine öğrenciler ve sporcular yoğun ilgi gösterdi. Üniversitenin Rahva yerleşkesindeki kayak merkezinde düzenlenen etkinlikler, halk oyunları ve meşaleli kayak gösterisiyle başladı. Halat çekme, yumurta taşıma ve benzeri yarışmaların yapıldığı festivalde konuşan BEÜ Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, "2022 yılında başlattığımız ve bu yıl beşincisini düzenlediğimiz kar festivali serisini devam ettiriyoruz. Bitlis denince akla ilk kar gelir, karın merkezi veya başkenti olarak anılıyor. Biz de Bitlis Eren Üniversitesi olarak bunu faydalı şekilde değerlendirmek amacıyla bu projemizi hayata geçirmiştik. Geleneksel hale gelen festivalimiz birbirinden farklı etkinliklerle devam edecek. Bilindiği gibi Bitlis turizm alanına açılmaya başladı. Biz üniversite olarak da turizm alanında birbirinden farklı çalışmalar yapıyoruz. Bitlis’in kalkınmasındaki en büyük etken turizm sektörüdür. Kış turizminde de kar festivali, kar şenlikleri ve kar etkinlikleriyle bölge turizmine katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Bitlis’teki üç kayak tesisi aktif durumdadır ve bunlardan biri üniversitemiz kampüsü alanındadır" dedi. Yapılan konuşmaların ardından halay çeken, kızak ve kayak takımları ile kay keyfi yaşayan öğrencilere ekmek arası köfte ve sucuk ikram edildi. Festivale üniversitenin akademik ve idari personeli ile öğrenciler ve velilerin yanı sıra çok sayıda kayaksever katıldı.
Uşak AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: "Türkiye yüzyılında en önemli şehirlerden bir tanesi inşallah Uşak olacak" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, yüksek hızlı trenle birlikte Uşak’ın önemli şehirlerden biri olacağını belirterek, "Burası hem sanayisiyle, hem turizmiyle, hem tabiat güzellikleriyle, hem ticaret merkezi olmasıyla Türkiye’nin kabına sığmayan şehirlerinden bir tanesi. Türkiye yüzyılında en önemli şehirlerden bir tanesi inşallah Uşak olacak" dedi. Bir dizi temas ve ziyaret kapsamında kente gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Ulubey ilçesindeki bir restoranda düzenlenen toplantıda sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi. Yayman, "AK Parti milletin kurduğu, tabelasını Cumhurbaşkanımızın astığı büyük bir dava hareketidir. Milletimizin umududur ve milletin adresidir Cumhur İttifakı ile beraber. Cumhurbaşkanımız çok güzel ifade ediyor. ’Siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır’ diyor. Biz böyle bir siyasi hareketiz" dedi. Yüksek hızlı trenle birlikte Uşak’ın önemli şehirlerden biri olacağını aktaran Yayman, "Burası hem sanayisiyle, hem turizmiyle, hem tabiat güzellikleriyle, hem ticaret merkezi olmasıyla Türkiye’nin kabına sığmayan şehirlerinden bir tanesi. Türkiye yüzyılında en önemli şehirlerden bir tanesi inşallah Uşak olacak" dedi. Uşak’ta bulunan sanayi bölgelerini örnek göstererek, şehirde girişimci sınıfın ne kadar güçlü olduğuna dikkat çeken Yayman, "4 tane organize sanayi bölgesi Türkiye’de çok az ilde var. Burası aslında bu şehirdeki girişimci sınıfın ne kadar güçlü olduğunu, sanayi altyapısının ne kadar güçlü olduğunu ve imkanlar geliştirilirse bu şehrin ne kadar daha ileri gideceğinin ispatı bir anlamda. Onun dışında ben Uşak’ın turizm pastasından çok daha büyük bir pay alması gerektiğini düşünenlerdenim" dedi. Sadece seçimlerde değil milletin her zaman yanında olduklarını söyleyen Yayman, "Büyük eserleri büyük liderler yapar. Onun için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 25 yıldır yapılamayan işleri AK Parti yaptı. Milletimize bir öz güven getirdi. Milletimize ’evet biz de dünyanın önemli ülkelerinden birisi olabiliriz’ duygusunu getirdi. İnşallah bu bilinçle, bu şuurla, insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla, devlet ebed müddet anlayışıyla inşallah biz de sizlerin yanında yer almaya, milletimizin yanında yer almaya devam edeceğiz. Sadece seçimden seçime değil, seçimin olmadığı zamanlarda da sizleri dinlemeye ahdetmiş, bunu dava etmiş bir hareketiz. Bizim muhatabımız milletimizdir. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi’ne bakarak siyaset yapmayız" dedi. Yayman’ın konuşmasının ardından program basına kapalı olarak devam etti.
Ankara SAHA 2026 hedef büyüttü: 100 bin metrekare alanda dünya savunma sanayii buluşacak İstanbul Fuar Merkezi’nde 5-9 Mayıs tarihleri arasında kapılarını ziyarete açacak olan SAHA 2026 Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı’na ilişkin basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Dünya savunma sanayii, 100 bin metrekareyi aşan alanda bin 500’den fazla firmanın standının yer alacağı fuarda buluşacak. SAHA 2026’nın ilk basın bilgilendirme toplantısı, ASELSAN ÇELİKKUBBE Gölbaşı yerleşkesinde düzenlendi. SAHA İstanbul’un havacılık, savunma ve uzay sanayiine yönelik yeni dönem yaklaşımı ile SAHA 2026 hazırlıklarının aktarıldığı toplantıya ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu ile TÜBİTAK Başkanı Orhan Aydın katıldı. Toplantıda SAHA Expo 2026’nın içeriği hakkında bilgiler paylaşıldı. "SAHA Expo, küresel ölçekte güçlü bir platforma dönüştü" SAHA Expo’nun geldiği noktaya dikkati çeken ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, 2024 organizasyonunun yüksek katılımla ve önemli ticari çıktılarla tamamlandığını belirterek, "2024 yılında gerçekleştirdiğimiz SAHA Expo’da 6 milyar doların üzerinde yeni sözleşmeye imza atıldı. 120’den fazla ülkenin katıldığı bu organizasyon, SAHA Expo’nun küresel ölçekteki yerini pekiştirdi" dedi. "100 bin metrekare alanda bin 500’den fazla firma yer alacak" SAHA Expo 2026’ya ilişkin planlanan rakamları da paylaşan İkinci, fuarın ölçeğinin önemli ölçüde büyütüldüğünü vurgulayarak, "100 bin metrekareyi aşan bir alanda bin 500’den fazla firma standıyla yer alacak. 25 binin üzerinde B2B ve G2G görüşmesi yapılmasını, 150’den fazla imza töreni düzenlenmesini ve 300’ün üzerinde yeni ürün lansmanı gerçekleştirilmesini öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. "Yenilikçi uygulamalarla klasik fuar anlayışının ötesine geçilecek" SAHA Expo’nun diğer savunma sanayii fuarlarından farklı bir yapıda kurgulandığını dile getiren İkinci, "SAHA Expo artık sadece Türkiye’nin ya da bölgemizin değil, dünyanın önde gelen savunma sanayii fuarlarından biri haline geldi. Bu organizasyonu klasik fuar anlayışının ötesine taşıyacak yenilikçi uygulamaları hayata geçirmeye hazırlanıyoruz" diye konuştu. "FPV dron ve İKA mücadeleleri düzenlenecek" Fuarda canlı demonstrasyonların ön planda olacağını belirten İkinci, SAHA Expo 2026’da ilk kez FPV dron alanı kurulacağını söyledi. İkinci, "Gerçek harp şartlarına yakın senaryolarla FPV dron yarışmaları yapılacak. Bunun yanında insansız kara araçlarına yönelik mücadele alanları da fuar programında yer alacak" dedi. "World Drone War ilk kez SAHA Expo’da gerçekleştirilecek" SAHA Expo 2026’nın dikkat çeken yeniliklerinden birinin de World Drone War olacağını kaydeden İkinci, "Dünyada ilk kez düzenlenecek World Drone War ile FPV teknolojilerinin geldiği noktayı, gerçekçi operasyonel senaryolar altında test etme imkânı sağlanacak" değerlendirmesinde bulundu. "Dijital dönüşüm ve uzay teknolojileri özel oturumlarda ele alınacak" Fuarda yalnızca sergi değil, yoğun bir içerik programının da yer alacağını vurgulayan İkinci, "SAHA Talks kapsamında dijital dönüşüm, yapay zeka, çift kullanım teknolojileri ve değişen tehdit ortamı gibi başlıklar ele alınacak. Uzay teknolojileri odağında tasarlanan Space Talks’ta ise uluslararası konuklar, astronotlar ve sektör temsilcileri bir araya gelecek" ifadelerini kullandı. "Uluslararası kuruluşlar ve NATO mekanizmaları da Expo’da olacak" SAHA Expo 2026’nın uluslararası iş birliklerine zemin oluşturacağını belirten İkinci, "NATO’nun inovasyon mekanizmaları gibi uluslararası yapılar, bu öncelikli alanlarda Türkiye’deki ve dünyadaki sanayiciler ile kullanıcıları SAHA Expo çatısı altında buluşturacak" dedi. "Teknofest’ten SAHA İstanbul’a uzanan bir ekosistem zinciri kurduk" Toplantıda konuşan ASELSAN Genel Müdürü Akyol, Türkiye’de savunma sanayiinde oluşturulan girişimcilik ve üretim ekosisteminin aşamalar halinde ilerlediğini belirterek, "Teknofest ile başlayan bir zincir var. Buralar gençlerimize bu alanları aşılamanın ilk basamakları. Bunun bir üstünde, şirketler olarak uyguladığımız politikalar yer alıyor" dedi. "Bu yapı bir zincir, iki ana eksende yönetiliyor" Kurulan sistemin bütüncül bir yapı olduğuna işaret eden Akyol, "Aslında bu bir zincir. Biz bu zinciri iki ana eksende yönetiyoruz. Türkiye, birçok alanda ürün geliştiriyor. SİHA’larda, entegre hava savunma mimarisinde, elektronik harpte ve daha birçok alanda fark oluşturan işler yapıyor" değerlendirmesinde bulundu. "SAHA Expo’da dünyanın gündemine girecek ürünler sergilenecek" SAHA Expo’nun vitrin niteliğine vurgu yapan Akyol, "Türkiye’deki firmalarımız, milletimizin ve dünyanın gündemine girecek işleri SAHA Expo’da sergileyecek. Bu fuar, yeni ürünlerin küresel ölçekte tanıtıldığı bir platform olacak" ifadelerini kullandı. "Uzun vadede herkesin kazandığı bir işbirliği modeli" Uzun vadeli işbirliklerinin önemine değinen Akyol, "Türkiye ile uzun dönemde işbirliği yapan ülkelerin ve partnerlerin hep birlikte kazandığı bir model oluşturduğumuza inanıyorum. Bizimle çalışan herkes uzun vadede karşılıklı kazanacaktır" diye konuştu. "Yeni ürünlerden çok teslimatlara odaklanmamız gerekiyor" Toplantıda konuşan TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu ise, savunma sanayiinde gelinen aşamada önceliklerin değiştiğine dikkati çekerek, "Herkes ilk ürünü ve yeni ürünleri merak ediyor ancak biz sektör olarak ve TUSAŞ olarak artık getirilenlerden çok teslimatlara odaklanmak istiyoruz. Hatta sadece ilk teslimatlara değil, 100’üncü, bininci teslimatlara odaklanmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bu yaklaşım, sektörün olgunluğa eriştiğinin de önemli bir göstergesi" diye konuştu. "İspanya anlaşması ve ileri ülkelerle yürütülen temaslar önemli" Uluslararası işbirliklerine ilişkin örnekler veren Demiroğlu, "Geçen sene sonunda İspanya ile imzaladığımız sözleşme, bugünlerde ve önümüzdeki aylarda Avrupa’daki şirketlerle yürütülen görüşmelerle birlikte Kanada ve Japonya gibi bugüne kadar bizden çok ileride olduğunu düşündüğümüz ülkelerle yapılan teknoloji transferi ve yerlileştirme odaklı temaslar, Türkiye’nin ulaştığı seviyeyi açıkça gösteriyor" dedi. "Bu başarı ekosistemle birlikte elde edildi" Gelinen noktanın tek başına bir kurumun başarısı olmadığını vurgulayan Demiroğlu, "Biz bunu tek başımıza değil, tüm savunma sanayii ekosistemiyle birlikte başardığımıza inanıyoruz. Ortaya çıkan tablo, Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayiinde ulaştığı olgunluğun somut bir göstergesidir" değerlendirmesinde bulundu.