POLİTİKA - 11 Mayıs 2023 Perşembe 13:37

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Temmuz ayında en düşük memur maaşı 22 bin lira olacak'

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Temmuz ayında en düşük memur maaşı 22 bin lira olacak'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "En düşük memur maaşını, en düşük kamu işçisi maaşından aşağı kalmayacak şekilde düzenleyeceğiz. Kamu işçilerinde olduğu gibi en düşük maaşı 15 bin liraya çıkartarak, üzerine enflasyon ve refah payı olarak benzer bir artış yapacağız. En düşük memur maaşı da 22 bin lirayı bulacak" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hacı Bayram Veli Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen HAK-İŞ Genel Kurulu'nda konuştu. Erdoğan, "Demokrasi, özgürlük ve emek mücadelesi için HAK-İŞ’e teşekkür ediyorum. Kuruluşundan bugüne kadar HAK-İŞ çatısı altında ter döken, mücadele veren, çalışmalarında emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Türkiye'nin bugünlere ulaşmasında emek mücadelemizin öncüleri olarak gördüğümüz o kardeşlerimizin çok önemli payı var. Yalnızca işçilerimizin çalışma hayatı ile ilgili kazanımlarında değil, ülkemiz ekonomisinin büyümesi ve gelişmesinde HAK-İŞ'in katkısı vardır. Son 21 yılda Türkiye milli gelirini 236 milyar dolardan 1 trilyon dolar sınırına getirdiyse, her yıl ortalama yüzde 5,5 büyüme kaydettiyse, satın alma gücüne göre dünyanın en büyük 11. ekonomisi olduysa, işgücü sayısındaki artışa rağmen istihdamı 32 milyona yaklaştırdıysa, ihracatını 255 milyar dolara çıkardıysa hasılı Türkiye sanayiden turizme, savunmadan üretime kadar her alanda yüzyılın başarılarına imza attıysa bunun gizli kahramanları işçi ve emekçi kardeşlerimdir" dedi.

HAK-İŞ'in temsil ettiği kitle itibarı ile kendilerinin de sendikası olduğunu söyleyen Erdoğan, HAK-İŞ’i emekçilerin sendikası olarak gördüklerini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şafakla beraber uyanmanın, kışın soğuğunda otobüs beklemenin, kalabalıklar arasında işe gitmenin, gazete üzerinde yemek yemenin ne demek olduğunu çok iyi bilirim. Alın teri ile kazanılan paranın ne kadar kıymetli, ne kadar bereketli olduğunu hamdolsun çok iyi bilirim. İşçi kardeşlerimizin evlerine ekmek götürmek için zorluklara nasıl göğüs gerdiklerini çok iyi bilirim. Ailemizden, çevremizden öğrendiğimiz, daha sonra kişisel hayatımızda bizzat yaşayarak tecrübe ettiğimiz bu değerler bize rehberlik etti. Nereden geldiğimizi aklımızdan çıkarmadık. Mazisine, köklerine sırtını dönenlerden olmadık. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan itibaren daima sizlerin hakkını vermeye çalıştık" diye konuştu.

1 Mayıs’ı önce Emek ve Dayanışma Günü, ardından da resmi tatil ilan ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ayrıca örgütlenme, sendikal haklar, işçi sağlığı ve güvenliği noktasında da çok önemli adımlar attık" dedi.

Sosyal güvenlik kurumlarını tek çatı altında toplayarak herkesin aynı kalitede hizmet alabilmesini temin ettiklerini söyleyen Erdoğan, darbe yönetimi mirası olan kılık kıyafet yönetmeliğini değiştirerek ayrılıkçı uygulamalara son verdiklerini belirtti. Erdoğan, ücret konusunun en hassas oldukları konuların başında geldiğini belirterek, göreve geldiklerinde asgari ücretin 184 lira olduğunu, bugün asgari ücretin 8 bin 500 lira olduğunu kaydetti. 2002 yılında benzinin litre fiyatının bir buçuk lira olduğunu belirten Erdoğan, asgari ücretle 110 litre benzin alındığını belirtti. Erdoğan, aradan geçen sürede petrolün varil fiyatı 77 dolara çıkmasına rağmen bugün asgari ücretle 410 litre benzin alınabildiğini söyledi. Benzer örnekleri birçok başlığa teşmil etmenin mümkün olduğunu belirten Erdoğan, "Yeni hükümetlerimiz döneminde asgari ücret ve diğer ücretlerdeki artış rakamsal olarak değil, reel olarak da alım gücünü yükseltmiştir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Temmuz ayında en düşük memur maaşı 22 bin lira olacak'

Küresel ekonomik görünüm veya Türkiye'nin mali şartları ne olursa olsun çalışanları enflasyona ezdirmediklerini ifade eden Erdoğan, "Emeklisinden memuruna, engellisinden şehit yakını ve gazilerimize kadar toplumumuzun tüm kesimlerinin yanında olduk. Ekonomimiz büyüdükçe milletimizin tamamının hak ettiği payı almasını sağladık. Ülkemizin yaşadığı ciddi sıkıntılara, küresel ekonomik krizlere, bölgedeki çatışmalara rağmen bu hassasiyetimizi koruduk. Covid-19 döneminde önceliğimizi insanımızın sağlığı ile birlikte işini de korumasına verdik. Muhalefetin baskısına rağmen ülkemize kontak kapattırmak isteyenlere fırsat vermedik" açıklamasını yaptı.

Aynı tavrı Rusya-Ukrayna savaşının tetiklediği küresel krizde de gösterdiklerini söyleyen Erdoğan, "Yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyümeyi asla ihmal etmedik. Bu modeli uyguladık. Düşük faiz uygulaması ile üretim ve yatırımı teşvik ettik. Dünya yüksek faiz peşinde koşarken faizi sürekli düşürmenin gayreti içinde olduk ve 8 buçuğa kadar düşürdük yatırım yapması gerekenler gelip yatırım yapsın diye" diye konuştu.

Bütün bunun olumlu neticelerinin ihracat ve istihdam başta olmak üzere pek çok alanda görüldüğünü söyleyen Erdoğan, "Dünyanın çarklarının durduğu, tedarik zincirinin kırıldığı o kritik günlerde muhalefetin baskısına boyun eğseydik çok kötü bir yerde olurduk. Geriye baktığımızda ne kadar isabetli karar aldığımızı görüyoruz. ABD’de son günlerde ardı ardına yaşanan banka iflasları yüksek faiz politikası risklerini ortaya koyuyor. Amerika’nın durumu ortada. Biz böyle bir tabloyla karşılaşmadık. Bunu da muhalefetin baskısına, mandacı ekonomistlerin tavsiye görünümlü sinsi yönlendirmelerine rağmen başardık. İnsan hayatını önceleyen politikalarından 85 milyonla birlikte işçi emekçi kardeşlerimiz de istifade etmiştir. Hükümetimiz, asrın felaketi olarak nitelenen 6 Şubat depremlerinden sonra da vatandaşının hakkını, hukukunu korumayı sürdürmüştür” diye konuştu.

Hesaplamalara göre depremin ülke ekonomisine maliyetinin 100 milyar doları aştığını belirten Erdoğan, normalde ne kadar gelişmiş olursa olsun dünyadaki hiçbir ülkenin böylesine büyük bir felaketin altından kalkamayacağını söyledi. Deprem bölgesinde 837 bin çadır, 100 bin konteyner kurulumu yapıldığını açıklayan Erdoğan, 142 bin konut ve köy evinin inşaat süresini başlatırken, 59 bininin temelinin atıldığını açıkladı. Erdoğan, deprem bölgesinde tüm çalışmalar devam ederken EYT bekleyen 2 milyon 250 bin vatandaşın talebinin de karşılandığını aktardı. En düşük emekli maaşını 7 bin 500 liraya, bayram ikramiyelerini de 3 bin liraya yükselttiklerini söyleyen Erdoğan, bu rakamın üstünde ücret alan emeklilerin durumlarını iyileştirecek bir çalışma yaptıklarını belirtti.Meclisin açılmasıyla 7 bin 500 liranın üzerinde emekli maaşı alan vatandaşları da sevindireceklerini söyleyen Erdoğan, Karadeniz gazını ülkeye getirerek, bu ay tamamen ücretsiz, bir yıl da 25 metreküpü ücretsiz olmak üzere vatandaşlarla müjdenin paylaşıldığını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Temmuz ayında en düşük memur maaşı 22 bin lira olacak'

Bu dönemde Togg’un yolara çıkmasından Anadolu gemisine, Akkuyu Nükleer Santrali'ne yakıt çubuklarının gelmesinden Kaan’ın hangardan çıkmasına kadar birçok stratejik adım atıldığını söyleyen Erdoğan, "Bu listeye Zigana Tüneli açılması, Gabar’da petrol keşfi dahil pek çok müjdeyi ilave edebiliriz. Sonuç olarak hem depremin yaralarını sardık hem ülkemizi hedeflerine adım adım yaklaştırdık. Çalışanlarımıza verdiğimiz en son müjde önceki gün imzalanan kamu toplu iş sözleşmeleridir. Yapılan protokol ile yaklaşık 700 bin kardeşimizin en düşük ücretini yükselttik hem de üzerine refah payı dahil yüzde 45 artış yaptık. Böylece en düşük kamu işçisinin ücretini yaklaşık 12 bin liradan 21 bin liranın üzerine çıkardık. Bu toplu sözleşmenin kamu işçilerimize ve kurumlarımıza tekrar hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Temmuz ayında en düşük memur maaşı 22 bin lira olacak'

Memurlarla ilgili maaş düzenlemesi ile ilgili bir müjdeyi açıklayan Erdoğan, yasaya göre memurların zam oranlarının ocak ve temmuz ayında belirlendiğini söyledi. Erdoğan, ”Memura verilen maaş zamlarında enflasyon farkına ilave olarak refah payı artışını biz getirdik. Toplamda yüzde 30 oranında zam yapmıştık. 2002 yılında 392 lira olan en düşük memur maaşını reel olarak yüzde 136 artışla yaklaşık 12 bin liraya çıkarmıştık. Temmuz ayında bir adım daha atıyoruz, en düşük memur maaşını, en düşük kamu işçisi maaşından eksik kalmayacak şekilde düzenleyeceğiz. Kamu işçilerinde olduğu gibi en düşük maaşı 15 bin liraya çıkartarak üzerine enflasyon ve refah payı olarak benzer bir artış yapacağız. En düşük memur maaşı da 22 bin lirayı bulacak. Memur maaşlarındaki bu artışlar otomatik olarak emeklilere de yansıyacak. Bakanımıza temmuz ayına kadar bu çalışmanın tamamlanması için gereken talimatı verdim. Ücrette adaleti ve çalışma barışını korumakta kararlıyız. Kanuni düzenleme gerektirdiği için yeni yasama döneminde atacağımız bir adım da birinci dereceye geldiği halde 3600 ek gösterge alamayan memurlarımıza yönelik olacaktır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Temmuz ayında en düşük memur maaşı 22 bin lira olacak'

Birinci dereceye inen ve şartları tutan tüm memurlarımızın 3600 ek gösterge hakkından yararlanabilmesini sağlayacağız. Memurlarımız gönüllerini ferah tutsun. Müsterih olsunlar. Bize güvenmeye, hükümetlerine inanmaya devam etsinler. Biz hiçbir çalışanımızın hakkını yemeyiz. Yenilmesine de izin vermeyiz. Geçmişinde SSK'yı batırmaktan el kadar torununu sigortalı yapmaya kadar pek çok skandalı olan birisinin hezeyanlarına kimse kulak asmaz. Bunlar geçen seçimde çiftçiye bedava traktör dağıtma sözü vermekten ulaşımı, sütü, suyu kısaca hayatı ücretsiz yapmaya kadar her şeyi söylediler. Çiftçiye traktörler verildi mi? Biz veririz ama onlar veremez. Hatta kazandıkları belediyelerde kimsenin ekmeği ile oynamama için bay bay Kemal şeref, namus sözü verdi. Bunların hiçbirini tutmadılar. Milletin hayrına doğru düzgün iş yapmadıkları halde belediyeleri borç batağına sürüklediler. Bunlar kendilerine hatırlatılınca pişkince sırıtmaya devam ettiler. Milletimizin bu iki yüzlülüğünü görmediklerini sanıyorlar" açıklamasını yaptı.

Hülya Keklik
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak Vali Ekici hem makamda dinledi hem sahada esnafın nabzını tuttu Şırnak Valisi Birol Ekici, vatandaşla doğrudan temas kurmayı esas alan Açık Kapı Projesi kapsamında hafta sonu da yoğun mesaisini sürdürdü. Valilik makamında vatandaşları kabul eden Ekici, iletilen talep ve sorunları tek tek dinleyerek çözüm için anında talimat verdi. Şırnak Valiliğinde gerçekleştirilen görüşmelerde, toplumun farklı kesimlerinden gelen vatandaşların dile getirdiği sorunlar masaya yatırıldı. Vatandaş odaklı yönetim anlayışıyla hareket eden Ekici’nin, her başlığı titizlikle değerlendirdiği ve çözüm sürecini hızlandırmak adına ilgili kurumları devreye aldığı belirtildi. Valilikten yapılan açıklamada, "Açık Kapı (Milletin Kapısı)" anlayışıyla yürütülen çalışmaların aralıksız sürdüğü vurgulanarak, vatandaşların devlete doğrudan ulaşabilmesinin önündeki tüm engellerin kaldırılmasının hedeflendiği ifade edildi. Hafta sonu gerçekleştirilen kabul, bu yaklaşımın sahaya yansıması olarak değerlendirildi. Valilikteki yoğun programının ardından sahaya inen Vali Ekici, kent merkezinde esnaf ziyaretleri gerçekleştirerek ekonomik hayatın nabzını tuttu. Esnafla birebir temas kuran Ekici, iş yerlerinde samimi sohbetler gerçekleştirip hayırlı kazanç temennisinde bulundu. Ziyaretler kapsamında Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi Erdal Uysal ile bir araya gelen Ekici, bölgedeki ticari hareketlilik hakkında bilgi aldı. Ardından esnaftan Bülent Fidan ve Süleyman Ermiş’i ziyaret eden Ekici, işletme sahiplerinin talep ve beklentilerini yerinde dinledi. Ziyaretlerde öne çıkan başlıklar arasında ekonomik şartlar, iş hacmi ve yerel ticaretin gelişimi yer alırken, Ekici’nin çözüm odaklı yaklaşımı esnaf tarafından memnuniyetle karşılandı. Vatandaşlar, devletin sahada ve ulaşılabilir olmasının kendileri için büyük önem taşıdığını dile getirdi. Vali Ekici’nin hem makamda hem sahada sürdürdüğü yoğun temas trafiği, Şırnak’ta kamu yönetiminin aktif ve erişilebilir yüzünü ortaya koydu. Vatandaşın derdini dinleyen, esnafın sorunlarını yerinde tespit eden bu yaklaşımın, şehirdeki sosyal ve ekonomik dengeye katkı sağlaması bekleniyor. Şırnak’ta "devlet kapısı"nın her zaman açık olduğunu bir kez daha ortaya koyan programlar, vatandaş ile kamu arasında kurulan güçlü bağın en somut örneklerinden biri olarak değerlendirildi.
Adana Seyhan Nehri’nde "Su Korteji" renkli görüntülere sahne oldu Adana’da 14. Uluslarası Portakal Çiçeği Karnavalı’nın üçüncü gününde Seyhan Nehri’nde "Su Korteji" yapıldı. Karnavalın en çok beklenen etkinliklerinden biri olan "Su Korteji", yüzlerce kano tutkununu Seyhan Nehri’nde buluşturdu. "Nisan’da Adana’da" ruhunu suya taşıyan vatandaşlar, kanolarıyla nehrin üzerinde süzülürken izleyenlere unutulmaz bir görsel şölen sundu. Şehrin sembolü olan turuncunun her tonunun hakim olduğu nehirde, suyun üzerine yansıyan renkler masalsı görüntülere neden oldu. Korteje sadece sporcular değil, karnavalın ruhunu yansıtan rengarenk kostümlerle vatandaşlar da katıldı. Çiçeklerle bezeli şapkaları ve rengarenk kostümleriyle kürek çeken katılımcılar, kıyıdaki binlerce izleyiciyi selamladı. Portakal çiçeklerinin eşsiz kokusu eşliğinde gerçekleşen kortej, Adana’nın kültürel ve turistik zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Akşam saatlerine kadar süren etkinliklerde, Seyhan Nehri kıyısında toplanan binlerce kişi bu tarihi anları cep telefonlarıyla ölümsüzleştirdi. "Buradaki görüntüler çok ayrı kesinlikle herkesin gelmesi gerek" Kütahya’dan gelen Buse Tual, "Bizim de orada festivaller oluyor ama burası çok ayrı olmuş uluslararası bir tanıtım olur diye düşünüyorum.Kesinlikle herkesin gelmesi gerek" ifadelerini kullandı. Adana’da yaşayan Azize Türkmenoğlu ise, "Çok güzeldi gerçekten çok etkileyici bir kortejdi. Adana’nın yerlisiyim ama herkesin mutlaka gelmesi gereken bir kortej. Adana’yı çok güzel tanıtan bir etkinlik" dedi.