DÜNYA - 26 Ocak 2010 Salı 11:29

Davos'un kurucusu Erdoğan'a mektup yazdı

A
A
A
Davos'un kurucusu Erdoğan'a mektup yazdı

Klaus Schwab, Türkiye'nin bu yıl zirvede hükümet düzeyinde temsil edilmemesine çok üzüldüğünü söyledi

Davos, Dünya Ekonomik Forumu'nun kurucusu Klaus Schwab Türkiye'nin bu yıl zirvede hükümet düzeyinde temsil edilmemesine çok üzüldüğünü vurgulayarak,  'Özal da dostumdu. Bu yüzden Türkiye kadar kişisel bağımlılığımın yüksek olduğu bir ülke yok. Bu yıl hükümetten katılım olmamasına bu yüzden çok üzülüyorum' dedi. CNBC-e'nin sorularını yanıtlayan Schwab geçen yıl Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez arasında yaşanan 'one minute' krizi nedeniyle Türkiye'nin hükümet düzeyinde temsil edilmemesi konusunda 'Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a kişisel bir mektup yazdım. Davos'un Türk-İsrail ilişkilerine dahil edilmemesi gerektiğini söyledim. Önümüzdeki yıllara bakıyoruz ve katılımları için kollarımızı açacağız' dedi. Schwab Cnbc-e'ye verdiği özel röpörtajda yönetiler soruları şöyle yanıtladı:

 -Türk delegasyonu gelmeyeceğini duyduğunuzda ne hissettiniz

Elbette çok üzüldüm. Çünkü geçen sene Davos'la hiç ilgisi olmayan İsrail- Türkiye ilişkileriyle ilgili olarak gerginliğe dayalı bir olay yaşandı.
Davos diyalog yeridir, Davos bir çatışma yeri değildir. Bu olayın yaşanmasına çok üzüldük. Daha da üzüldüğümüz Türk hükümetinin burada bu yıl iyi bir şekilde temsil edilmemesi, hatta hiç temsil edilmemesi.

-Sizce geçen yıl yaşanan bu olay Davos'un imajını zedeledi mi?

Hayır. Bu yıl rekor katılım var. Ancak özellikle bu yıl pek çok Çin, Hindistan, Kore gibi pek çok gelişmekte olan ülke üst düzey delegasyonlarla devlet başkanları düzeyinde temsil ediliyor. Böyle bir ortamda Türkiye'nin yokluğuna üzüldüm.

-Davos'un sizin Şarık Tara ile olan dostluğunuz nedeniyle TUSİAD'ın da katkılarıyla başladığı doğru mu?

Şarık Tara çok iyi dostumdur. Başından beri katılımcıdır. Ve bu dostuluğumuza dayalı olarak her zaman Türk katılımı mükemmel seviyede olmuştur. Biliyorsunuz,  Turgut Özal da benim dostumdu. Ve biz birlikte Türk Yunan ilişkilerinin geliştirilmesinde çok önemli roller oynadık. Bu nedenle Türkiye kadar kişisel bağımın yüksek olduğu bir ülke yok. İşte bu sebeple hükümetin burada olmamasına çok üzülüyorum. Ama önümüzdeki yılla bakıyorum,  geleceklerini umuyorum. Tekrar onlara hoşgeldin diyeceğiz. Türkiye'den yine katılımı için kollarımızı açacağız.

-Türkiye'nin yeniden katılımı için ne yapacaksınız?

Elbette yeniden davet edeceğiz. Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a 10 gün önce kişisel bir mektup yazdım. Bu mektupta da belirttiğim gibi Türkiye ile ilişkilere kişisel olarak ne kadar önem verdiğimi belirttim. Bu forumun sanki Türk- israil ilişkilerine dahilmiş gibi algılanmasını istemediğimi söyledim.

-Bu yıl ki forumdan beklentileriniz neler?

Bu yıl forum çok önemli. Çünkü önemli bir Global Ajanda var. Uluslararası sistemde bir reforma ihtiyaç var ve bu konu burada çokca tartışılacak.
Krizden çıkıp çıkmadığımızı hala bilmiyoruz. Dünyanın birçok ülkesinin borç sorunu, bütçe açığı sorunları var. Davos toplantıları sürdürülebilir büyümenin sosyal sorumluluklar gözetiler sağlanabildiği bir çözümün bulunması için tartışmaların yapılacağı bir yer olacaktır.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."