SAĞLIK - 24 Kasım 2017 Cuma 11:35

Dil sürçmesi hangi sebepten dolayı meydana gelir?

A
A
A
Dil sürçmesi hangi sebepten dolayı meydana gelir?

Yrd.Doç.Dr.Psikiyatrist Rıdvan Üney dil sürçmesinin beynimizde var olan bir bilgi veya düşüncenin, bazen yersiz ve zamansızca ortaya çıkması olduğunu söyledi.

Nişantaşı Psikiyatri Merkezinden Yrd. Doç. Dr. Psikiyatrist Rıdvan Üney, Psikoloji biliminin dil sürçmesiyle, uzun dönemler ilgilendiğini belirterek, “Bu konuda en yaygın bakış açılarından biri ünlü Psikanalist Freud tarafından tanımlanan; bilinçdışı düşünce, istek ve arzuların bir anda ortaya çıkmasıdır. Buna göre arzuların çoğu yasaktır ve insanda endişe doğurur. Böyle olduğunda bu yasak olan şeyler bilinç dışında bastırılmış olur. Ancak kimi zaman bu bastırılan arzular en çok istenilmeyen zamanlarda, konuşmanın içine katılır. Yani aslında istenilen ama yasak olan şeyin yüzeye çıkmasıdır” dedi.

Günümüzdeki yaklaşıma göre, dil sürçmeleri birkaç şekilde ortaya çıktığını ifade eden Yrd.Doç.Dr.Psikiyatrist Rıdvan Üney, “İnsan beyninin çalışma şekli; bir olay görüldüğünde veya yaşandığında, bu konuyla ilgili akla ilk gelen sözle durumun ifade edilmesi biçimindedir. Bu durumda, sık yaşadığımız olaylar ve durumlar için yeniden düşünmemize ihtiyaç kalmaz. Böylece, beynimizi ekonomik kullanırız. Yani hoşumuza gitmeyen bir görüntüyle karşılaştığımızda “iğrenç” demek için çok uğraşmayız. Çünkü defalarca aynı şeyi görüp aynı yorumu yapmışızdır. Bilgisayarlardaki kısa yol gibi tanımlanabilir. Yani ilk verdiğimiz tepki en çok kullandığımız sözdür. Esasen atasözlerimizden “Dervişin fikri neyse zikri de odur” bunu çok iyi açıklar.

Bazen kontrolsüz kişiler; gördüğü durumları cinsel anlamlarla özdeşleştirmiş ve gördüğü her neyse, bunu cinsel içerikli bir konuşma veya sözle (bazen son derece kaba da olabilir) anlatabilirler. Bu durumlarda ortamın uygun olup olmamasına bakmazlar. Bu da dilimizde gaf (yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış) olarak tanımlanır. Burada dil sürçmesi, kişinin zaten olan bilgisinin veya düşüncesinin bir anda ortaya çıkmasıdır” diye konuştu.

Kimi zaman yorgunluk veya çok konuşma durumlarında dil sürçmeleri olabileceğini anlatan Yrd.Doç.Dr.Psikiyatrist Rıdvan Üney, “Bir kelimeyi yanlış telaffuz etmek gibi durumlar buna örnektir. Kişilik kelimesi yerine ilişik kelimesini kullanmak buna örnek olarak verilebilir. Hangi şekilde olursa olsun dil sürçmesi beynimizde var olan bir bilgi veya düşüncenin, bazen yersiz ve zamansızca ortaya çıkması olarak özetlenebilir.” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yeni açılan Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer alan kumar ve oyun bağımlılığı gibi hastalıklarla ilgili bilgilendirmede bulundu. Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hizmete başladı. Poliklinikte görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, uzun süreli takiplerle hastalara psikoterapi hizmeti sunmayı planladıklarını belirterek davranışsal bağımlılıklarla ilgili detaylara değindi. Dr. Türkel, "Kumar, internet, sosyal medya, oyun, alışveriş ve sürekli yeme ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yeni yeni değerlendirilmeye başlanmış bir alan. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda psikiyatri literatüründe daha fazla araştırmaya açık bir alan. Ancak bu yeni olmasına karşın toplumda sıklığı da o derecede artmış bir durumda" dedi. "Uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" Kumar bağımlılığının ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer aldığını söyleyen Dr. Türkel, "Yakın dönemde psikiyatrik bir hastalık sınıfına girmeye başladı. İnsanların mesleki ve sosyal hayatını bozacak derecede kumar oynama/arama davranışı bir bağımlılık sınıfına girer. Kumar bağımlılığının ana mekanizması dopamin sistemi üzerinden çalışan ödül haz mekanizmasına dayalıdır. Bu konuda belirgin bir farmakolojik tedavi bulunmamakla birlikte, psikoterapinin etkili olduğu gözlenmiştir. Zaten biz de Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimizde uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta faydaları var" Sözlerinin devamında oyun oynama bağımlılığına da değinen Dr. Türkel, şöyle konuştu: "Aslında oyun oynama 1960’lardan beri bilgisayarların gelişmesiyle başlamakla birlikte, son yıllarda konsol oyunlarındaki yükselişle arttı. Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta pek çok açıdan kişinin dikkat süresinin gelişimi ve strateji geliştirme adına faydaları da olan bir şey. Ancak oyun oynama davranışı ve buna yönelik arayış süresi kişinin işlevselliğini bozacak noktaya geldiyse diyoruz ki, artık bu bir bağımlılık."