GÜNDEM - 03 Ağustos 2017 Perşembe 15:21

Diş temizleme sistemi ile yurt dışında ödülleri topladı!

A
A
A
Diş temizleme sistemi ile yurt dışında ödülleri topladı!

İstanbul Aydın Üniversitesinin İran asıllı öğrencisi Mehdi Bashiri’nin geliştirdiği diş temizleme sistemi, Avrupa ve ABD’nin en prestijli yarışmalarında ödül yağmuruna tutuldu.

İran’dan Türkiye’ye üniversite eğitimi için gelen ve İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 2’nci sınıfa devam eden Mehdi Bashiri’nin geliştirdiği proje, dünyanın en prestijli yarışmalarından ödüllerle dönmeyi başardı.

İran’da patent, Türkiye’de faydalı model belgesi

Konuyla ilgili açıklama yapan Bashiri, “Geliştirdiğim proje özellikle engelliler için çok büyük kolaylık sağlıyor. İran’da bu projenin patentini aldık. Türkiye’de İstanbul Aydın Üniversitesinde eğitim alırken projeden bahsettiğim hocalarım da bana büyük destek oldu. Onlar sayesinde de Türk Patent Enstitüsünden Faydalı Model Belgesi aldık. Bu sırada üniversitemin ve şahsımın girişimleriyle yurt dışında bazı yarışmalara başvurdum. Başvurduğum hemen her yarışmadan da dereceyle döndüm. Son olarak İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen 45’inci Uluslararası Buluş Fuarı’nda altın madalya kazandım. Aynı yarışmada Rusya’nın verdiği özel ödülün de sahibi oldum. Bundan başka ABD’nin Pittsburgh kentinde düzenlenen INPEX 2017 buluş fuarında da iki ayrı özel ödüle layık görüldüm. Bununla birlikte toplamda 11 ayrı ülkeden ödül kazanmış oldum” diye konuştu.

30 saniyede dişler tertemiz

Geliştirdiği projenin 30 saniye içinde tüm dişleri 360 derece temizleyebildiğini ifade eden Bashiri, “Projeyi engelliler için geliştirmiş olsam da, günlük yaşamın zaman darlığından şikâyetçi olan insanların da kullanımı için uygun” ifadelerini kullandı. “Bir çeşit ‘akıllı diş fırçası’ diyebileceğimiz proje sayesinde, özellikle sabahları diş fırçalama işini 30 saniyede halledebileceksiniz” diyen Bashiri’nin anlatımına göre cihazın çalışma prensibi şöyle: Bir çeşit portatif damak özelliğine sahip olan cihaz, alt ve üst çenedeki tüm dişleri kapsayacak şekilde ağıza yerleştiriliyor. Cihaz çalıştırıldığında, içinde bulunan ve 360 derece dönebilen mikro fırçalar sayesinde tüm dişleri, plaklar dahil, en ince ayrıntısına kadar temizleyebiliyor. Üstelik kullanım sırasında su ve diş macunu ihtiyacı da duyulmuyor.

ABD’li firma kopyaladı, hukuki yollara başvurdu

Projesinin İran’da ve Türkiye’de üstüne kayıtlı olduğu halde ABD’de bir firma tarafından, bazı ufak makyajlar dışında birebir kopyalandığını da ifade eden Bashiri, “Üstelik bu firma, seri üretime geçebilmek için başlattığı kampanyada bir ay içinde 2,5 milyon Euro’ya yakın da para toplamış durumda. Şu an bununla ilgili hukuki süreci de başlattık” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun OMÜ, Hong Kong’da APAIE 2026’da uluslararasılaşma vizyonunu tanıttı Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), yükseköğretim alanının en saygın küresel platformlarından biri olarak kabul edilen Asia-Pacific Association for International Education (APAIE) tarafından düzenlenen APAIE 2026 Yükseköğretim Konferansı ve Fuarı’na katıldı. Hong Kong’da, Hong Kong Kongre ve Sergi Merkezi ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon; 65 ülkeden 500’ün üzerinde yükseköğretim kurumu ile 2 bin 500’den fazla katılımcıyı bir araya getirdi. OMÜ, fuarda Türkiye Ulusal Ajansı’nın koordinasyonunda oluşturulan "Study in Türkiye" pavilyonunda yer alarak Türkiye’nin yükseköğretim potansiyelini uluslararası paydaşlara tanıttı. OMÜ heyetinde Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Emine Şendurur, Uluslararası İlişkiler Birim Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Aycan ve Erasmus Kurum Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Tütüncü bulundu. OMÜ Heyeti çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirdi Fuar süresince Asya-Pasifik başta olmak üzere farklı coğrafyalardan üniversite temsilcileriyle çok sayıda ikili görüşme gerçekleştiren OMÜ heyeti; öğrenci ve personel hareketliliği, ortak araştırma projeleri, çift diploma programları ve akademik iş birlikleri üzerine temaslarda bulundu. Gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında mevcut anlaşmaların geliştirilmesi ve yeni kurumsal ortaklıkların tesis edilmesi yönünde önemli adımlar atıldı. "Asya-Pasifik bölgesindeki üniversitelerle akademik ve bilimsel ortaklıklarımızı güçlendirecek verimli görüşmeler yaptık" Fuar hakkında değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, "APAIE 2026 gibi yükseköğretim alanında küresel ölçekte saygın bir platformda yer almak, üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonunun somut bir göstergesidir. OMÜ olarak yalnızca öğrenci ve akademisyen hareketliliğini artırmayı değil; araştırma, inovasyon ve bilgi üretiminde de uluslararası iş birliklerini derinleştirmeyi hedefliyoruz. Hong Kong’da gerçekleştirdiğimiz temaslarda, özellikle Asya-Pasifik bölgesindeki üniversitelerle akademik ve bilimsel ortaklıklarımızı güçlendirecek verimli görüşmeler yaptık. Küresel ölçekte rekabetçi, görünürlüğü yüksek ve iş birliğine açık bir üniversite olma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Uluslararasılaşmayı stratejik önceliklerinden biri olarak konumlandıran OMÜ, APAIE 2026 katılımıyla hem kurumsal görünürlüğünü artırdı hem de küresel akademik ağlardaki etkinliğini güçlendirdi. Üniversite, önümüzdeki dönemde Asya-Pasifik bölgesiyle akademik ve bilimsel iş birliklerini derinleştirmeyi hedefliyor.
Kayseri Hemoroid sanılan şikayetler ciddi sorunların işareti olabilir Memorial Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Ali Can Yalı, hemoroid ile ilgili önemli bilgiler verdi. Kadınların ve erkeklerin büyük bir bölümünde yaygın bir sorun olan ve halk arasında basur olarak bilinen hemoroid, farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkıyor. Hemoroid belirtileri, kolon ve rektum kanseri gibi ciddi sorunların belirtilerine benzediği için uzman hekimler tarafından fiziki muayene ve bazı tetkiklerin yapılması hayatı önem taşıyor. Vakaların yüzde 80’inde hastaların kanser ile hemoroidi karıştırdığı biliniyor. Hafif dereceli hemoroidler için ameliyat seçeneğinden önce yaşam tarzı değişiklikleri şikayetlerin hafiflemesini sağlayabiliyor. "Hemoroid toplumda bir tabu gibi görülüyor" Op. Dr. Ali Can Yalı, hemeroidin 2 çeşidi bulunduğunu söyleyerek, "Hemoroidler, anal kanalda doğal bulunan damarlı yapılardır. Vücutta dışkı kontrolüne yardımcı olan yastıkçıklardır. Bu damarlı yapılar şiştiğinde veya iltihaplandığında, ortaya çıkan duruma hemoroid ya da basur denilmektedir. Basur toplumda bir tabudur. Utanma duygusu nedeniyle vakaların büyük bir bölümünde erken teşhis mümkün olmamaktadır. Kaşıntı ve rektal kanama belirtileriyle başlayan hemoroidi hastalar çoğu zaman tuvalette fark etmektedir. Rahatsızlığa neden olan şişmiş damarlar ağrıya de neden olmaktadır. Hemoroidin iki çeşidi bulanmaktadır. Dış hemoroidler, anüs çevresindeki derinin altında oluşan dış kistler, dışarı doğru çıkıntı yapmaktadır. Dış hemoroidler genellikle şişmiş kan damarları veya sert yumrular şeklinde görüldüğü için daha belirgindir. İç hemoroidler de adından da anlaşılacağı gibi rektumun içindedir. Rektumun içinde oluşan iç hücrelerdir. Hastalar genellikle dışkıda kan gördüklerinde veya hemoroidler anüsün dışına doğru şişecek kadar büyüdüğünde iç hemoroidleri olduğunu fark eder" dedi. Hemeroidin birçok nedeni olduğunu söyleyen Ali Can Yalı, "Hemoroidin birçok farklı nedeni vardır, en yaygın olanları şunlardır: Kronik kabızlık veya ishal. Dışkılama sırasında zorlanma. Aşırı derecede kilolu olmak. Tuvalette uzun süre oturma. Gebelik hali. Lif oranı düşük beslenme alışkanlığı. Düzenli olarak ağır kaldırmak. Bu nedenler anüs çevresindeki damarların basınç altında gerilmesine neden olmakta hatta damarların şişmesine ve kabarmasına yol açmaktadır. Alt rektumdaki bu artan basınç, hemoroid oluşumundan sorumlu tutulmaktadır" ifadelerini kullandı. Yalı, hemeroidle karıştırılan sorunlarla ilgili verdiği bilgilerde, "Hemoroid ile benzer semptomlara sahip diğer sorunları ayırt etmek önemlidir. Anüs, rektum ve kolon kanserleri: Bu kanserler rektum yakınlarında ortaya çıkabilmekte ve belirtileri hemoroide benzemektedir. 40 yaş sonrasında çok yaygın olarak görülen rektum ve kolon kanseri erken evrede tespit edilmesi hayati önem taşımaktadır. Düzenli olarak yapılan taramalarla kolorektal kanserlerle mücadelede edilebilmektedir. Bazen bu tümörler iyi huylu olurken, bazen de kötü huylu olabilirler. Bu nedenle, doğru teşhis çok önemlidir. Anal fissürler, anal kanalın iç yüzeyinde oluşan yırtıklar, dışkılama sırasındaki travma nedeniyle oluşur. Ağrının eşlik ettiği yırtıklarda hemoroid belirtisi olan kanama görülebilir. Anal fissürdeki doku yırtılmasıyken, hemoroidlerin ise alt rektumdaki doku yastıklarının zayıflamasından kaynaklandığını söylemek gerekir. Fissürler için yeterli su alımı ve lif açısından zengin besinlerin tüketilmesi gerekir. Kolon poliplerinde de bu polipler kanserli olmayan, çoğu zaman yaş ilerledikçe kolon veya rektumun iç yüzeyinde oluşan büyümelerdir. Bunlar ailevi ya da kalıtsal faktörlere bağlı olabilmektedir. Kolon polipleri olan hastalar, hemoroid semptomlarına benzer ağrı veya rektal kanamayla yüzleşebilirler. Divertiküloz ve divertikülit de ise gastrointestinal sistemin iç yüzeyinin küçük bölgelerinin zayıflaması ve bağırsakta dışa doğru bir kese oluşmasına neden olan bir durumdur. Bu dışa doğru küçük bir kese gibi görünür. Divertiküller en sık kolonda görülmektedir. Gastrointestinal sistemin herhangi bir yerinde de ortaya çıkabilmektedir. Bağırsak perforasyonu, kanama, apse veya darlık gibi bir komplikasyon olmadığı sürece herhangi bir belirti vermez. Bu nedenle hemoroidle karıştırılmaktadır. Makat bölgesinde herhangi bir problem yaşandığında öncelikle bir cerraha muayene olmak önemlidir. Muayene olmak daha sonrasında çıkabilecek sorunların ve gecikmiş teşhisin önüne geçecektir" dedi.
Trabzon Sahile sığmayan şehir yamaçlara tırmanıyor Trabzon’da konut yerleşimi sahil bandında yoğunlaşan yapılaşmadan yamaçlara doğru yön değiştirirken, kentin coğrafi sınırları şehirleşmenin rotasını belirliyor. Bir dönem yoğun şantiye faaliyetlerinin görüldüğü kentte yeni proje sayısındaki azalma, sıfır konut stokunu daraltarak hem fiyat dengesini hem de şehir siluetini etkiliyor. Trabzon’da yerleşim düzeni, kentin coğrafi yapısının etkisiyle sahil bandından yüksek kesimlere doğru yön değiştiriyor. Uzun yıllar Karadeniz kıyısına paralel gelişen yapılaşma modeli, doğuda Yomra, merkezde Ortahisar ve batıda Akçaabat ilçeleri arasında şekillenen konut hattı üzerinden ilerliyor. Bu üçlü aks, kentin konut üretiminde ana omurga niteliği taşıyor. Artan nüfus ve sınırlı düz alanlar nedeniyle sahil şeridindeki genişleme kapasitesi daralırken, yerleşim daha çok yamaçlara doğru kayıyor. Kuzeyde deniz, güneyde yükselen topoğrafya ile çevrili kentte yeni konut alanları eğimli arazilerde yoğunlaşıyor. Bu durum hem şehir siluetini değiştiriyor hem de yapılaşma biçimini dönüştürüyor. Yeni konut üretimindeki düşüş, satış piyasasında ikinci el ağırlığını artırdı Bir dönem doğu-batı hattında yoğun şantiye faaliyetleri dikkat çekerken, son dönemde yeni konut üretimindeki düşüş, satış piyasasında ikinci el ağırlığını arttırdı. Kent genelinde devam eden büyük ölçekli inşaat projelerinin sınırlı olması, sıfır daire stokunu daraltırken mevcut konutların değerini yükseltti. Sektör verilerine göre son aylarda el değiştiren taşınmazların önemli bölümünü ikinci el konutlar oluşturdu. Yeni proje sayısının azalması, özellikle merkezi lokasyonlarda fiyatların yukarı yönlü hareket etmesine neden oldu. Ayhan Taflan: "Bölgemizde konut fiyatları 6-7 milyon TL’den yukarı doğru gidiyor" Trabzon İnşaatçılar ve Emlakçılar Odası Başkanı Ayhan Taflan, kentte hareketli bir konut alım satımının olmadığını dile getirerek, "Bölgemizde konut fiyatları 6-7 milyon TL’den yukarı doğru gidiyor. Vatandaşlar konut fiyatları düşer mi diye soruyor ama kesinlikle düşmesi mümkün değil. İnşaat maliyetlerini, arsa fiyatlarını, diğer giderleri dikkate almak gerekir. Bunları üst üste koyduğumuzda maliyetler çok artmış durumda ve bu durum vatandaşın üstesinden gelmesini daha da zorlaştırıyor. Allah herkesin yardımcısı olsun. İleriki süreçte de öyle çok hareketli bir konut alım satım dönemi beklenmiyor" dedi. "Şu anda Trabzon’da doğru düzgün bir şantiye yok" Geçmiş yıllarda Trabzon’daki Çukurçayır, Boztepe ve Kaşüstü bölgelerinin şantiye alanı gibi olduğuna dikkat çeken Taflan, "Trabzon’un batısı olan Söğütlü- Yıldızlı, doğuda Kaşüstü-Yalıncak yani Yomra ve Akçaabat Trabzon merkez ile birleşti. Kuzeyimiz deniz, güneyimiz yerleşim alanları. Bu yüzden bölgelerin imara açılması, 18. madde uygulamalarının yapılmış olması gerekiyor. Eskiden Çukurçayır, Boztepe ve Kaşüstü’nde adeta bir şantiye gibiydi. Aynı şekilde üst bölgelerde de yeni alanların açılması lazım. Çünkü arsa talep meselesidir. Arz yoksa talebin karşılanması mümkün olmaz. Proje olmayınca olan az sayıdaki arsa ve konut çok kıymetli hale geliyor, fiyatlar da yükseliyor. Rekabet olması ve fiyatların dengelenmesi için şehrin güneyinde daha fazla yapılaşma gerekiyor. Firmalar da elbette gelir-gider dengesine bakıyor. İnşaat maliyetleri bittiğinde satış fiyatlarını o günün şartlarına göre belirlemek zorundalar. Şu anda Trabzon’da doğru düzgün bir şantiye yok. Verilere baktığımızda satılan konutların neredeyse tamamına yakını ikinci el. Bunların bir kısmı 20-30 yıllık binalar da olabilir. Sıfır daire zaten bölgemizde çok az. Bu da fiyatları olumsuz etkiliyor" ifadelerini kullandı.
İstanbul İstanbul merkezli 10 ilde kara para ve uyuşturucu operasyonu: 10 gözaltı İstanbul merkezli 10 ilde düzenlenen operasyonda farklı zamanlarda ele geçirilen 10 ton 250 kilogram uyuşturucu maddeyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 10 şüpheli yakalandı. Soruşturmanın, MASAK işbirliği ile yürütülen çalışmalar kapsamında, Europol üyesi ülkelerle gerçekleştirildiği öğrenilirken, 135 taşınmaz, 47 motorlu araç, 1 ticari araç plakası ve 42 şirket ortaklık payına el konulduğu aktarıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü birimleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma çerçevesinde, geniş çaplı kara para ve uyuşturucu operasyonuna imza attı. Soruşturma, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporu doğrultusunda yürütüldü ve Europol üyesi ülkelerle gerçekleştirildi. Karşılıklı bilgi ve belge paylaşımları sonucunda "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma", "Uyuşturucu Madde İthal Etme" ve "Suçtan Elde Edilen Malvarlığı Değerlerini Aklama" suçları tespit edildi. Soruşturma kapsamında, söz konusu suçları işleyen suç ağları ile bağlantılı olduğu belirlenen şüpheliler belirlendi. Belirlenen suç örgütü üyelerinin yakalanması için bu sabah operasyonun düğmesine basıldı. Bu kapsamda İstanbul, Hakkari, Ankara, Bursa, İzmir, Hatay, Mersin, Van, Diyarbakır ve Mardin illerinde belirlenen adreslere yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 10 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 135 taşınmaz, 47 motorlu araç, 1 ticari araç plakası ve 42 şirket ortaklık payına el konulduğu öğrenildi. Operasyonun, MASAK ve Europol üyesi ülkelerle gerçekleştirilen belge paylaşımı ile başlatıldığı ve büyük bir kara para trafiğinin deşifre edildiği vurgulandı. Bu kapsamda yapılan teknik ve fiziki takipte suç örgütünün ulusal ve uluslararası bağlantılarının ortaya çıkarıldığı kaydedildi. Kimlikleri ve adresleri belirlenen şüphelilere yönelik yapılan araştırmalarda, uluslararası alanda ve Türkiye’de yakalanan 10 ton 250 kilogram uyuşturucu maddeden de sorumlu oldukları belirlendi. Yakalanan 10 şüpheli sorgulanmak üzere İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesine götürülürken, gözaltı sayısının artabileceği ve operasyonun çemberinin genişleyebileceği ifade ediliyor.