DÜNYA - 28 Mayıs 2025 Çarşamba 14:53 | Son Güncelleme : 28 Mayıs 2025 Çarşamba 14:57

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'tan Mekke'de hac değerlendirme toplantısı

A
A
A

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, bu sene Mekke'de kaçaklara yönelik alınan tedbirlerle hac organizasyonunun daha rahat hale geldiğini söyledi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Mekke Din Ataşeliğinde basın toplantısı düzenledi. Erbaş, bu yıl Türk hacılarının yaş ortalamasının 62'den 60'a indiğine dikkat çekerek, "Yaş ortalaması gittikçe düşüyor. Gençlerin teveccühü var. Erken yazılmaları ile kura genç yaşta çıkıyor ve erken yazıldığı zaman genç olarak gelebiliyorlar. Mesela 15-16 yaşında yazılan gençler, 20-25 yaşında hacca gelebiliyor. Böylece gençlerin hac için erken yaşlarda kayıt yaptırmaları avantaja dönüşüyor. Görüyoruz ki gençler de erken yaşlarında hacca gelmek için kayıt yaptırıyorlar" dedi.

Mekke-i Mükerreme'de mübarek şehirde olduklarına dikkat çeken Erbaş, "Tarihin başladığı yerdeyiz. Kur'an'ın gelişine şahit olan topraklardayız. Burası bereketli bir şehirdir. Bağrından insanların en güzel örneği, en büyük rehberi, Hazreti Muhammed Mustafa Aleyhisselam Efendimizi çıkaran şehirdir. Bu yüzden buraya Mekke-i Mükerreme diyoruz. Yani değerli, cömert Mekke. Hayat kaynağımız Kur'an-ı Kerim bu şehirde tebliğ oldu. İnsanlığın talihi burada değişti. Risaletin ilk 13 yılına sahne olan bu topraklardayız. Mekke'den Medine'ye, Medine'den medeniyete giden ve bir asır içerisinde Orta Asya'yı Endülüs'e bağlayan ilim yolunun hareket noktası Mekke oldu Bu şehrin bu topraklarında dolaşırken, bu yüksekliği tefekkür etmenizi istirham ederim. Rabbimiz, Hazreti İbrahim'in lisanı ile insanları bu şehre, Mekke'ye, Beytullah'a hacca davet etmektedir. Bu davet bir beldeye, mekana yapılan davet değildir. Bu davetin en temel maksadı insanları hakikate çağırmaktır. Hac bir öze dönüş fırsatıdır. Bir arınma, yenilenme iklimidir. Alemlerin Rabbine yönelerek samimi tövbe ve kendine, özüne varma yolculuğudur. Hac bir evrensel bir kardeşlik buluşmasıdır. Her yıl Arafat'ta buluşan Müslümanlar, bütün farklılıkları ortak bir paydada buluşturmaktadır. Hac birçok hikmeti içinde barındıran bir ibadettir. İslamiyet'in evrensel seviyede resmedildiği bir tablodur. Hac bir eğitim sürecidir. İhram, tavaf, Safa, Merve, şeytan taşlama, birçok şeair, sembol ile öne çıkan hac ibadetinde büyük manalar vardır. Hac bize bu semboller üzerinden kulluk şuurunu, güzel ahlakı öğretmektedir. Aklı ve kalbi arındırarak hayatı imar etme şuuru sağlamaktadır. Sünnetin rehberinde güzel ahlak ile diriliştir. Bu bilgi ile yapılan hac, elbette hayata çok kıymetli değerler kazandıracaktır. Ahiretteki karşılığı ise cennet olacaktır. Efendimiz, mebrur bir haccın karşılığı cennettir buyurmaktadır" diye konuştu.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'tan Mekke'de hac değerlendirme toplantısı

Zor bir çağa şahitlik edildiğini kaydeden Erbaş, "Bireysel bunalımların, küresel krizlerin kuşattığı bir hayatın içerisinden geçiyoruz. İnsanlığı içine düştüğü bunalımlardan kurtaracak, ahlak ve ilmin neşet ettiği topraklarda bulunuyoruz. Tüm insanlığı cehaletten koruyacak büyük bir medeniyet inşa etmişti. Kitabı sana insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarısın diye indirdik ayeti bu topraklarda nazil oldu. Bu günlerde Kur'an'ın nuru ile bütün insanlığı kötülükten aydınlığa çıkartmanın gayreti içerisinde olmayız. Onun ilhamını alabileceğimiz en önemli yerdeyiz. Bu ilhamı almak için buradayız. Efendimizin getirdiği evrensel değerleri yeniden insanlığa takdim etmek ile sorumluyuz. Aynı azim ve kararlılıkla çalışmak zorundayız. Bugün Müslümanlar olarak vahdet şuurunu güçlendirmeye ihtiyacımız var. Müslümanlar birlik ve beraberlik içerisinde feraset ile hareket etmek, küresel seviyede güçlü inisiyatifler almak zorundadır. Mazlumların yüzünün gülmesi için buna mecburuz. Küresel meselelerin çözülmesi için buna mecburuz. Bunalımlar çağından, umuda, sevince, aydınlık yarınlara yol açmak için buna mecburuz. Dünya mazlumlarının yanında, zalimlerin karşısında olmak için buna mecburuz. Kötülüklerin önüne geçmek, tüm insanlığın iyiliğini temin etmek için daha çok çalışmaya mecburuz. Bu şuurun evrensel düzeyde güçlenmesi için hac büyük bir imkandır" diye konuştu.

Haccın meşakkatli bir ibadet olduğunu kaydeden Erbaş, "Diyanet İşleri olarak vatandaşlarımızın en güzel şekilde hac ibadetini yerine getirmek için azami gayret gösteriyoruz. İrşat, sağlık, servis başta olmak üzere birçok alanda büyük çalışma yürütüyoruz. Hac ibadetini bir irşat fırsatına dönüştürmek istiyoruz. İrşat ekibinde 71 kişilik özel akademik hocamız var, 418 kadın irşat görevlimiz, 392 kafile başkanımız, bin 840 din görevlisi hocamız ile irşat faaliyeti yürütüyoruz. Yapılan yayınlar ve üretilen içeriklerle irşat hizmetlerimizi daha güçlü ve kalıcı hale getiriyoruz. Bu sene 84 bin 942 vatandaşımız hac ibadeti için kutsal topraklara geldi. Yüzde 51.5'i kadınlarımızdan, 48.5'i erkeklerimizden oluşmaktadır. Hacı adaylarımızın büyük çoğunluğu Mekke'ye intikal ettiler. Bu sene hacca gelen vatandaşlarımızın yaş ortalaması 60'dır. Şu ana kadar hac için kutsal topraklarda bulunan 8 vatandaşımız vefat etti. Arafat için hazırlıklar tamamlandı. Çadırlarımız klima ve halıları ile donanımlı şekilde inşa ediyoruz. Rahmanın misafirlerinin Arafat vakfesini sıkıntısız bir şekilde yapabilmesi için her türlü gayreti gösteriyoruz. Kısa süreli de kalsak Arafat'a bir hastane kuruyoruz. Doktorlarımız hastalarımızın başında Arafat'a çıkartıyoruz. Yürüyemeyecek hacılarımızın intikallerini başında doktorlar ile araçlarla sağlıyoruz. Suudi Arabistan Hac Bakanlığı ile de iyi bir işbirliğimiz var. Hacılara yönelik hizmetleri için onlara da teşekkür ediyoruz. Kolay değil 2 milyon hacıyı bir gün içerisinde Arafat'a çıkarmak, oradan indirmek. Tavafda, sayda tedbirler almak, organizasyon gerçekleştirmek gerçekten kolay değil. Geçen sene hac bittikten sonra bu yılın şartlarını ihtiva eden yazılar gönderdiler. Hac Umre Kurulu üyeleri toplantılar yaptık. Vatandaşlarımızı hac vizesi olmadan gelmemeleri konusunda ikazlarımızı yaptık. Bugün gerçekten Suudi Arabistan sıkı tedbirler aldı. Bunun neticeleri de güzel oldu" diye konuştu.

Bütün tedbirlere rağmen kaçak olarak gelen Türk vatandaşları var ise onlar için de büyük sıkıntılar doğuracak tedbirler olduğunu hatırlatan Erbaş, genel olarak bakıldığında bu tür tedbirlerin hac organizasyonunun kolaylaşmasına vesile olduğunu belirtti. Bu sıkı tedbirleri hac organizasyonunu bozacak hareketlere karşı bir tedbir olarak gördüklerini ifade eden Erbaş, bu kontroller ile birçok sıkıntıdan bu yıl ortadan kalktığını bildirdi.

Geçen sene 62 olan yaş ortalamasının bu sene 60 inmesinin sevindirici olduğuna dikkat çeken Erbaş, "Gençlerin ilgisi her geçen yıl artıyor. Gençler artık erken yaşlarda kayıt yaptırmaya başladılar. O zaman da genç yaşta çıkıyor. Gençlerimizin hac ibadetine olan ilgisinin artması sevindiricidir. Bu sene Arafat öncesinde bugün itibarıyla 1'i trafik kazası neticesi olmak üzere 8 hacı adayımız vefat etti" dedi.

Suudi Arabistan'da 2030 Kabe Genişletme Programı olduğunu hatırlatan Ali Erbaş, "Rahmanın misafirlerini rahat ettirmek için Kabe'nin etrafını genişletiyorlar. Yapılan çalışmalar yakın zamanda bittiğinde ülkelere uygulanan binde 1 kotasının yükseleceğini tahmin ediyoruz. Böylece daha fazla hacı adayımızı her yıl getirebileceğiz. Bunun çok yakın zamanda olmasını ümid ediyoruz. Geçen yıl Türkiye olarak dünya birinciliği ödülümüzü en disiplinli, en organize hac yapan ülke olarak aldık. Bu sene de inşallah en iyi organizasyon ödülünü almak için gayret gösteriyoruz. Bu mükafat, Suudi yetkililerin denetlemeleri neticesinde kararlaştırılıyor" diye konuştu.

Bu sene Arafat'a 50 derece sıcaklık ve çarpıcı bir güneş olacağını ifade eden Prof. Dr. Mehmet Rıdvan Yalçın da, "Hacı adaylarımızın Arafat vakfesini çadırlarında ibadet ile geçirmelerini, özellikle sabah 10 ile 16 arası çadırlarından çıkmamalarını hatırlatıyoruz. Özellikle yaşlı hacı adaylarımızın çok kısa bir süre bile olsa güneş altında kalması hastanelik olmalarına yol açıyor" dedi. Bu sene bütün hacıların güneşten korunmak için şemsiye kullanmaları da tavsiye edildi.

Türkiye hac sırası bekleyen en kalabalık ülkelerin başında yer alıyor. Ancak uyguladığı her yıl artan oranlı kura çekimi ile de dünyaya örnek oluyor. Bu sene hacca gelenlerin yüzde 87'si 2013 yılından önce kayıt yaptıranlardan oluşuyor. 2024 yılında başvuranlardan ise sadece 1 kişi 2025'te hacca gelebilme imkanı buldu. Malezya'nın uyguladığı ilk önce başvuran sıraya girer mantığı ile organizasyon yapılması halinde müracaat eden yeni akil baliğ olmuş bir gence 132 yaşında hacca gidebileceğine dair yazı verildiği görüldü. Türkiye'den diğer ülkelerin yıl geçtikçe kuraya katılma sayısının arttırılması uygulamasını almak için bilgi aldıkları öğrenildi. Bu sene hacca gelenlerin genellikle 13 ile 15 yıl arasında bekleyenlerden olduğu bildirildi.

İrfan Altıkardeş - Muhammed Akif Arvas

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa CBÜ Hastanesi’ne ’Bebek Dostu Hastane’ belgesi Sağlık Bakanlığı tarafından ’Bebek Dostu Hastane’ ilan edilen Manisa CBÜ Hafsa Sultan Hastanesi, Manisa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından verilen teşekkür belgesiyle ödüllendirildi. Başhekim Prof. Dr. Topçu, tüm personele teşekkür etti. Sağlık Bakanlığı tarafından "Bebek Dostu Hastane" ilan edilen Manisa CBÜ Hafsa Sultan Hastanesi, Manisa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından takdim edilen teşekkür belgesiyle onurlandırıldı. Manisa CBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimlik Toplantı Salonu’nda düzenlenen törende, İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Fatih Zeren, Başhekim Prof. Dr. İsmet Topçu, müdür yardımcıları ve hastane personeli hazır bulundu. Törende konuşan Prof. Dr. İsmet Topçu, "Kurumumuzda bebek dostu hastane kültürü uzun yıllardır var. 2010 yılında Türkiye’de daha yeni yeni bilinen gebe okulunu açtık. Anne sütü teşviki ve bebek dostu uygulamalarını yıllardır yürütüyoruz. Yeni gelişmeler doğrultusunda daha fazla emzirme odası ve hasta bebek bakım odası açtık, kadın doğum ve çocuk hastalıkları servislerinin fiziksel altyapısını düzenledik. Tüm hekim, hemşire ve ebe arkadaşlarımız bu konuda fedakârca çalışıyor. Bakanlığımız ve müdürlüğümüzün takdiri bizleri çok motive etti. Tüm personele teşekkür ediyorum" dedi. Manisa CBÜ mezunu olduğunu belirten İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Fatih Zeren ise, "Bu kurumda yetişmiş biri olarak burada bulunmak ve bu belgeyi takdim etmek büyük onur. İlimizdeki en üst düzey sağlık hizmetinin verildiği bu kurumda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Anne ve bebekle temasta bulunan tüm çalışanlarımıza ayrıca minnettarız" diye konuştu. Konuşmaların ardından İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Fatih Zeren, teşekkür belgesini Başhekim Prof. Dr. İsmet Topçu’ya takdim etti.
İstanbul Başkan Bahadır, 3 aylık bebeğin hayatını kurtaran zabıta ekibini ödüllendirdi Bahçelievler’de motosikletli zabıta ekiplerinin zamanla yarışarak hastaneye ulaştırdığı 3 aylık bebek ile kahraman zabıta personelleri bir araya geldi. Duygusal anların yaşandığı buluşmada bebeğin babası, Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır’a ve zabıta ekiplerine teşekkür etti. Başkan Dr. Hakan Bahadır, yaşanan olayın insan hayatının her şeyden önce geldiğini bir kez daha gösterdiğini belirterek, "Bu sadece bir görev değildir. Bu, vicdanla yapılan bir hizmettir. İnsan hayatını her şeyin üstünde tutan bir anlayışın göstergesidir" dedi. Geçtiğimiz günlerde yoğun trafik nedeniyle hastaneye ulaşamayan bir ailenin yardımına Bahçelievler Belediyesine Motosikletli Zabıta Ekipleri yetişmiş, ekipler 3 aylık bebeği kucağına alarak dakikalar içinde hastaneye ulaştırmıştı. O anlar kask kameralarına yansırken, yaşananlar tüm Türkiye’de büyük yankı uyandırmıştı. Bahçelievler Belediye Başkanlığı’nda düzenlenen törende Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, zabıta memurları ve 3 aylık bebeğin babası bir araya geldi. Program kapsamında, fedakarlık sergileyen zabıta personeli, Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır tarafından ödüllendirildi. "Görev yapan tüm arkadaşlarımıza ve zabıta müdürümüze teşekkür ediyorum" Törende konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, "Böyle bir savaş ortamında bizim yüreklerimizi daha cesaretlendirip motive eden, olay oldu. Hani insanlık bitmiş denir ya, aslında onun olmadığı insanlığın ve vicdanın halen devam ettiği, bu durum bizi gerçekten mutlu etti. Özellikle Türkiye’deki herkesin bizim zabıta arkadaşlarımızı da ’kartal’ ve ’kaplan’ diyoruz, demek ki insanlık böyleymiş insanlık ölmemiş, çocuk 3 aylık o gün evde düşüyor, hemen baba ve anne arabaya atlayıp acilen kornayla gidiyorlar ama İstanbul’un ve Bahçelievler’in trafiği malum sıkışıyor. Arkadaşlarımızdan yardım istiyor, arkadaşlarımız önünü açmaya çalışıyor, bir süre sonra bakılıyor ki böyle olmayacak zabıta arkadaşlarımız ’Siz bebeği verin biz hastaneye götürelim siz devlet hastanesine gelin’ diyorlar. Ve sonuçta arkadaşlarımız bebeği alıp götürüyorlar, çocuğun şu anda ufak tefek yaraları var, burada asıl olan insanlığın devam etmesi bir de biz belediye olarak zabıtanın ve belediyenin tek işinin kaldırım yapmak, yol yapmak, ağaç dikmek olmadığını insanlara yardımcı olmak olduğunu söylüyoruz. İşin özeti bu. Aileye geçmiş olsun diyorum, bizim için önemli olan çocuk, görev yapan tüm arkadaşlarımıza ve zabıta müdürümüze teşekkür ediyorum" dedi. "Evladımı hiç düşünmeden onlara teslim ettim" Yaşananları anlatan baba Yavuz Albayrak, "O an çaresizdik. Trafik kilitlenmişti. Zabıta ekiplerimiz olmasaydı ne yapardık bilmiyorum. Evladımı hiç düşünmeden onlara teslim ettim. Allah razı olsun. Başkanımıza ve tüm ekiplere minnettarız" dedi. "Bebeği hastaneye ulaştırdık, çok şükür durumu iyi" Olayın kahramanlarından Zabıta memuru Mustafa Korkmaz, " Rutin görevimizi icra ediyorduk, beyefendinin kornaya bastığını fark ettik. Çocuğun yaralı ve küçük olduğunu öğrenince inisiyatif almak zorunda kaldık. Hakan Başkanımızında sağ olsun desteği hiç eksik olmadı. Bu sayede 3 aylık bebeği diğer arkadaşımla birlikte arkama aldım. Bebeği hastaneye ulaştırdık, çok şükür durumu iyi" diye konuştu. Olayın kahramanlarından bebeği motosikletin arkasında taşıyan zabıta memuru Ramazan Küp ise mutlu ve gururlu olduklarını söyledi.