GÜNDEM - 27 Şubat 2017 Pazartesi 12:19

Doktorlar, ‘yürüyemez’ dedi, 17 yıl sonra yürümeye başladı

A
A
A
Doktorlar, ‘yürüyemez’ dedi, 17 yıl sonra yürümeye başladı

Kocaeli’nde doğuştan zihinsel ve bedensel engelli 37 yaşındaki Sevda Bekar, 19 yaşında yürüme yeteneğini tamamen kaybetti. Doktorların ‘Yürümesi imkansız’ dediği Sevda, at ile terapi sayesinde şimdi desteksiz yürüyor. 17 yıl sonra ilk kez atılan adımlar ise aileyi sevince boğdu.

Kocaeli’nde oturan 37 yaşındaki Sevda Bekar, dünyaya zihinsel ve fiziksel engelli olarak geldi. Ancak 19 yaşına kadar azda olsa hareket eden Sevda, 17 yıl önce bu yeteneğini de tamamen kaybetti. Kızlarının hiç hareket edememesi üzerine ise aile, tüm imkanlarını seferber ederek şehir şehir gezmeye başladı. Ancak her gittikleri doktor genç kız kız için ‘Yürüyemez’ dedi. Tüm ümitlerini kaybeden ailenin karşısına ise Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde bulunan Atlantis Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi çıktı. Tesisin Avrupa standartlarının üstünde olduğunu duyan aile, soluğu bu kez burada aldı. Fizyoterapistlerin eşliğinde çalışmalarına hemen başlayan Sevda’ya havuz ve at terapisi de uygulandı. Yaklaşık 1.5 yıl süren tedavinin ardından 37 yaşındaki Sevda ilk adımlarını attı. 17 yıl sonra ilk kez yürümeye başlayan Sevda, ailesini de sevince boğdu.

‘Dünyayı verseler istemezdik’

Kızının ilk adımları ile mutluluktan adeta havalara uçan anne Nurten Bekar, “Sevda doğuştan rahatsızdı. Daha sonra hiç yürümemeye başladı. 16-17 yıldır hiç yürümedi. İlk kez burada yürüdü. Buraya tekerlekli sandalye ile getiriyorduk. Desteksiz yürüyemiyordu. Adım atması için iki koluna girmemiz gerekiyordu. Çok mutlu olduk, çok sevindik. Dünyayı verseler istemezdik” dedi.

Sevda’nın Atlantis Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezine tekerlekli sandalye ile geldiğini belirten Fizyoterapist Elif Beyza Arslan, “Yürümeyi reddediyordu. Bizimle iletişimi tamamen kapatmıştı. Hiçbir şekilde iletişim kuramıyorduk. Uzun süre yürümediği için kaslarında atrofi olmuştu. Ayağa kalktığında kısa süre sonra kendisini yere bırakıyordu. Seanslarımızda Sevda’ya uygun programlar hazırladık. Bunlardan birisi de at ile terapi. Birey at üzerine bindiğinde atın ritmik yürüyüşü sayesinde, insan vücudu ile aynı şekilde yürüyüş meydana çıkıyor. Sevda’da bu şekilde hem at terapisi ile kuvvetlendirme, denge çalışmış olduk” diye konuştu.
Sevda şimdilerde ise hayvanlarla vakit geçiriyor. 

Refik Fidan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Eğitmeninden ’astroloji’ vurgusu, ’medyum’ yanılgısı Astrologların medyum olarak görüldüğünü, astroloji denince insanların aklına fal, büyü ve cadılık gibi yanlış bilginin geldiğini ifade eden astroloji eğitmeni Yüsra Öztürk, astrolojinin, M.Ö. 4000’li yıllara dayandığını söyledi. Astroloji eğitmeni Yüsra Öztürk, gökyüzü bilimi ve astroloji hakkında toplumda doğru olarak kabul edilen yanlışlar konusunda açıklamalarda bulundu. Öztürk, astrolojinin, gökteki gezegenlerin hareketleriyle, dizimleriyle, güneş sisteminin varlığı ve yokluğuyla, dereceleriyle alakalı bir bilim dalı olduğunu kaydetti. Özellikle astrologların, medyum, falcı ve cadı olarak tanımlanmasının yanlış olduğunu ifade eden Öztürk, yaşam koşullarını, hayat kalitesini ve yaşamın sürdürebilirliği için evrenle sürekli bağlantı halinde olunması için insanlara, astrolojiyi araştırma ve öğrenme önerilerinde bulundu. ’’Gezegenlerin hareketleri ile dünyadaki sarsılmalar eş zamanlı’’ Astrolojinin tarihsel gelişimine değinen astroloji eğitmeni Yüsra Öztürk, ’’Astrologlar medyum olarak görülüyor. Batıya göre doğu tarafında astroloji hiç gelişmemiş. Astroloji denince insanların aklına fal, büyü ve cadılık geliyor. Bizim yaşadığımız toplumda bizlere çok garip bir gözle bakılıyor. Batıda astroloji, bir ilim bir bilim olarak kabul edildi ama doğuda bu şekilde değil. Astroloji, haram bir şey olarak görülüyor. Aslında astroloji, Kur’an’da da geçen, fizikte de kanıtlanmış ve matematik hesapları ile ortaya çıkan bir bilim dalıdır. Astroloji, M.Ö. 4000’li yıllara dayanan, en büyük gelişimini İslamiyet sayesinde gerçekleştiren bir bilim dalıdır” dedi. Astrolojinin yıldızları inceleyen gökyüzü bilimi olduğunu belirten Öztürk, “Biz de uzman astrologlarımız gibi sürekli, depremleri, heyelanları, doğa olaylarını, insanların ruh halini ve hastalıklarını anlatıyorlar. Astroloji, yalan değildir. Astroloji, gökteki gezegenlerin hareketleriyle, dizimleriyle, güneş sisteminin varlığı ve yokluğuyla, dereceleriyle alakalı bir bilim dalıdır. Örneğin, pandemi döneminde balık burcu dolunayı etkisi altındaydı. Balık burcu astrolojide sağlık demektir. Pandemi döneminde balık burcu dolunayı komple Türkiye ve dünyanın sağlığını derinden etkiledi. Depremlerin hepsi önceden gökyüzünde biliniyor. Çünkü gezegenlerin hareketleri ile dünyadaki sarsılmalar eş zamanlı” şeklinde konuştu. ’’Evrenin hareketleri bizi etkiler’’ Astrolojinin araştırılması ve doğru bilinmesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, “Bizim yaşam koşullarımız, hayat kalitemiz ve yaşamımızı sürdürebilmemiz için evrenle sürekli bağlantı halinde olmamız gerekmektedir. Evrenin hareketleri bizim günlük hayatımızı, duygularımız, düşüncelerimizi, ruh halimiz ve sağlığımızı çok derinden etkiler. Astrolojiyi, araştırmaktan öğrenmekten çekinmeyin. Astroloji, bir fal değildir veya medyumlarla alakalı bir şey değildir. Astroloji tamamen yıldız bilimidir, gökyüzü ile alakalıdır. İnsanlar, astrolojiyi araştırmaya, öğrenmeye daha çok meylederse doğuda da batıda da astroloji hayatımızın her alanında kolaylıklar sağlayacak bir ilimdir” diye konuştu.
İstanbul Galatasaraylı Sporcular Derneği’nin dayanışma yemeği düzenledi Galatasaraylı Sporcular Derneği, birlik ve beraberlik mesajı vermek adına dayanışma yemeği düzenledi. Şişli’de bir otelde düzenlenen organizasyona, Galatasaraylı Sporcular Derneği Başkanı Levent Nazifoğlu, Galatasaray eski başkanlarından Alp Yalman ile Burak Elmas, sarı-kırmızılı kulübün eski ikinci başkanlarından Ergun Gürsoy, Divan Kurulu eski Başkanı İrfan Aktar, mevcut Divan Kurulu Başkanı Aykutalp Derkan, Galatasaray Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Metin Ülgen ve oyuncular ile davetliler katıldı. Galatasaraylı Sporcular Derneği Başkanı Levent Nazifoğlu, burada yaptığı konuşmada, “Bu gece, futbolla ilgili önümüzdeki çok önemli maçlarda bütün camianın bir arada olduğunu göstermek için yapılan bir gecedir. Galatasaray Kadın Futbol Takımı’nın da bu hafta sonu maçı var. Kazandıkları takdirde ilk kez şampiyon olacaklar ve direkt Şampiyonlar Ligi’ne katılacaklar. Takımın bu maçı kazanmasını istiyoruz" dedi. Nazifoğlu, konuşmasının ardından Galatasaray eski başkanlarından Alp Yalman ile Burak Elmas’a, sarı-kırmızılı kulübün eski ikinci başkanlarından Ergun Gürsoy’a, Divan Kurulu eski Başkanı İrfan Aktar’a, mevcut Divan Kurulu Başkanı Aykutalp Derkan’a, Galatasaray Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Metin Ülgen’e ve oyunculara desteklerinden ötürü plaket takdim etti.