TEKNOLOJİ - 07 Temmuz 2021 Çarşamba 14:10

Domain piyasasını karıştıran vurgun: 39 bin hesap tehlikede

A
A
A
Domain piyasasını karıştıran vurgun: 39 bin hesap tehlikede

Türkiye'de yaklaşık 39 bin internet sitesinin alan adının kayıtlı olduğu internet ve telekomünikasyon hizmetleri veren firma ortadan kayboldu. Firmanın, Microsoft’un kurmuş olduğu Azure platformunda deneme hesabı açarak ücretsiz elde ettiği domainleri uygun fiyatlara sattığı ortaya çıktı. Olayın patlak vermesi üzerine firma yetkilileri ortadan kaybolurken, çok sayıda internet sitesinin hesabına şu anda ulaşılamadığı öğrenildi.

Türkiye’de binlerce insanın ucuz fiyatlarından dolayı alan (domain) kaydında kullandığı TeknoClouds isimli firmaya ulaşılamadığı iddia edildi. Yaklaşık 39 bin internet sitesinin alan adının kayıtlı olduğu domainlere ulaşılamazken, ücreti peşin ödenen birçok alan adının da askıya alındığı görüldü. TeknoClouds firmasının, Microsoft’un kurmuş olduğu Azure platformunda normal fiyatı 8-10 dolar olan domainleri deneme hesabı açarak ücretsiz elde ettiği ve bu alan adlarını 4 dolar gibi bir rakamdan sattığı öğrenildi. Uygun fiyat sayesinde birçok kullanıcının ilgisini çeken firmaya yaklaşık 39 bin alan adını sistemlerinde tuttuğu öne sürüldü.

Konu hakkında firmadan herhangi bir açıklama ya da sorun üzerine çözüm üretilmemişken, firmanın internet sitesindeki destek sistemi ve canlı destek seçeneklerinin de kaldırıldığı ortaya çıktı. Ayrıca firmanın e-postalara ve telefonlara cevap vermediği görüldü. Yaşanan sorunun ardından TeknoClouds firmasının sosyal medya hesaplarına da ulaşım sağlanamıyor.

Firmanın birçok mağdurları, internette büyük forum sitelerinde şikayetlerini dile getirerek, haklarını aramaya çalıştığı görülürken, firmanın kendisini şikayet eden müşterilerin hesaplarını da sildiği iddia edildi. Öte yandan, TeknoClouds müşterisi olan bazı kullanıcılar ise firmanın bulunduğu adrese gittiklerini fakat firmanın 2 ay önce adresten taşındığını öne sürdü.

“30 binden fazla domainin bulunduğu firmaya ulaşım sağlayamıyoruz”

Domain piyasasını karıştıran vurgun: 39 bin hesap tehlikede

Yazılım uzmanı olan ve web siteleri tasarlayan Volkan Ateş, “Bildiğiniz üzere pandemi ile birlikte internet sitelerine talepler çok fazla arttı. Bununla birlikte alan adı sektörü de bu talepler neticesinde canlandı. Daha önceden farklı firmalardan alan adları satın almıştım. Fakat benimde satın almış olduğum alan adlarıyla birlikte 30 binden fazla alan adını barındıran firma artık domainlerimize erişemediğimiz bizlere bildirdi” dedi.

“3 Temmuz itibariyle alan adlarıma erişimi kaybettim”

3 Temmuz Cumartesi günü itibariyle sahibi olduğu alan adlarına erişimi kaybettiğini söyleyen Volkan Ateş, “Bu zamana kadar bu şirket üzerinden almış olduğumuz domainlerde hiçbir sıkıntı yaşamamıştım. Fakat 3 Temmuz itibariyle alan adlarıma erişimi kaybettim. Benimle birlikte binlerce insanda aynı sorunu ve durumu yaşıyor. Olayın ilk ortaya çıkmasıyla birlikte firmayı bu konuyu sorduğumuzda ‘uğraştıklarını, uluslararası hukuka başvurduklarını ve çözmeye çalıştıklarından’ bahsetmişlerdi. Fakat pandemi ile birlikte bilindiği üzere insanlar artık e-ticaret sitelerine yöneldiği için bir sitenin bir gün dahi kapalı kalması binlerce zarara neden oluyor” diye konuştu.

“Firma adresinde yok, ayrıca telefonlarına dahi ulaşılamıyor”

Domain piyasasını karıştıran vurgun: 39 bin hesap tehlikede

Firmanın şu anda adresinde olmadığını ve sosyal medya ile telefonlarına da ulaşım sağlanamadığını belirten Ateş, “İlk başlarda şirkete ulaşmaya çalıştığımızda teknik destek olarak cevap vermeye çalışıyorlardı. Fakat artık sitelerinden destek sistemini kaldırdılar. Sitelerine koydukları telefonlara da şu anda ulaşılamıyor. Bu firma Ticaret Bakanlığına kayıtlı bir firma olması gerekiyor satış yapabilmesi için. Kendilerinin bildirdikleri adreslerde de şu anda bulunmuyorlar. Adreslerinin taşındığını söylüyorlar. Taşındıkları adrese de polis eşliğinde gitmeye çalışan mağdurlar da oranın da kapalı olduğu gördüler. Şu anda söz konusu şirket sosyal medya hesaplarını pasif hale getirdi. Şirkete sosyal medya üzerinden de ulaşılamıyor. Bilindiği üzere haber siteleri, e-ticaret siteleri gibi çok sayıda platform internette barınıyor. İnternette barına bu internet sitelerine erişilmemesi çoğu insanı mağdur etti” şeklinde konuştu.

“Mağdur olan insanlar forumlarda çözüm arıyor”

Mağdur olan binlerce insanın forumlarda çözüm aradığını vurgulayan Ateş, “Bu şirketten aldığımız alan adlarının ücretlerini firmaya peşin olarak ödüyoruz. Domain yenileme ücretleri yıllık olarak peşin ödeniyor. Fakat ücretini ödediğimiz internet sitelerinin alan adlarına şu anda erişim sağlayamıyoruz. İnternetteki forumlarda benim gibi mağdur olan arkadaşlarla iletişime geçtiğimiz zaman şu anda alan adlarının parası ne ise tekrar bunun ödeyerek geri almaya çalışıyorlar. Aslında ücretsiz bir şekilde bu alan adları mağdur olan insanlara teslim edilmesi gerekirken, insanlar para bile vermeyi artık göze aldı” ifadelerini kullandı.

“Domainlerin büyük bir kısmı kayıp ve sitelere erişim sağlayamıyoruz”

Domainlerin büyük bir kısmının kayıp olduğunu ve sitelere de erişim sağlayamadıklarına dikkat çeken Ateş, şöyle konuştu: “Ortalama vergiler dahil 100 liraya mal olan bu alan adlarının birçoğuna erişim sağlanamıyor. Sistem tarafından yapılan açıklamaya göre şirketin bünyesinde 30 binden fazla alan adının bulunduğu söyleniyor. Bu domainlerin büyük bir kısmı kayıp ve sitelere erişim sağlayamıyoruz. ABD’de 1998 yılında kurulan bir şirket var. Bu şirketin ismi ICANN oluyor. Bu şirket internetteki .com, .org. .net gibi domainlerin hesabını tutuyor. Bütün şirketler bu firmaya bağlı oluyor. Bizlerde bu firma ile iletişime geçtiğimizde kendilerinin şu anda hiçbir şey yapamayacaklarını ve kayıtlı kuruluşun harekete geçmesi gerektiğini söylediler. Şu anda ben, kendime ait olan 12 adet internet siteme erişim sağlayamıyorum. Bizler bu konuda yardım ve destek istiyoruz”

Vedat Yunus İkizoğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Öğrenciler ve iş dünyası MCBÜ’KAF’26’da buluşacak Manisa Celal Bayar Üniversitesi, öğrencileri ve mezunlarını iş dünyasıyla buluşturacak önemli bir organizasyona daha imza atıyor. "Gelecek Burada Başlıyor" mottosuyla düzenlenecek olan MCBÜ Kariyer Fuarı 2026 (MCBÜ’KAF’26), gençlerin kariyer yolculuğuna yön vermeyi hedefliyor. 12-13 Mayıs 2026 tarihlerinde Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesinde gerçekleştirilecek fuarda, üniversite öğrencileri ve mezunlar özel sektör temsilcileriyle bir araya gelerek kariyer planlamalarına katkı sağlayacak. Fuar kapsamında, sürdürülebilirlik ve yeşil kariyer, akıllı şehirler ve yapay zeka, dijital geleceğe hazırlık ile endüstri ve dijital dönüşüm temaları çerçevesinde paneller, söyleşiler ve atölye çalışmaları düzenlenecek. Katılımcılar, alanında uzman isimlerle doğrudan temas kurarak sektörlere dair güncel gelişmeleri yakından takip etme fırsatı bulacak. Üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan MCBÜ’KAF’26, öğrencilerin iş dünyasıyla doğrudan iletişim kurmasını sağlarken, işverenlere de nitelikli insan kaynağına ulaşma imkanı sunacak. Geniş katılımla düzenlenmesi planlanan fuar, üniversite ile sektör temsilcileri arasında sürdürülebilir bir köprü oluşturmayı hedefliyor. MCBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, fuara ilişkin yaptığı değerlendirmede, öğrencileri yalnızca akademik bilgiyle değil, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu yetkinliklerle donatmayı öncelik olarak gördüklerini belirtti. Kibar, "MCBÜ Kariyer Fuarı, gençlerimizin kariyer yolculuklarında önemli bir dönüm noktası. Bu organizasyonla öğrencilerimizi ve mezunlarımızı sektör temsilcileriyle buluşturarak kariyer hedeflerine ulaşmalarına katkı sağlamayı amaçlıyoruz" dedi. Kibar ayrıca, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirerek ülkenin kalkınmasına katkı sunmaya devam edeceklerini vurgulayarak tüm öğrencileri, mezunları ve paydaşları fuara davet etti.
Antalya CW Enerji’den lityum tabanlı batarya depolama sistemleriyle entegre enerji çözümleri CW Enerji, geliştirdiği lityum tabanlı batarya enerji depolama sistemleriyle entegre enerji çözümleri alanındaki etkisini güçlendiriyor. Lityum batarya sistemleri hakkında değerlendirmelerde bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, enerji depolama teknolojilerinin yenilenebilir enerji yatırımlarının en kritik tamamlayıcı unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Geliştirdikleri lityum tabanlı batarya enerji depolama sistemleri ile enerji sektöründe sürdürülebilir çözümler sunmaya devam ettiklerini ifade eden Sarvan, "Lityum batarya alanındaki çalışmalarımızı da bu çerçevede hayata geçirdik" dedi. Kullanıcılar için ciddi maliyet avantajları sunuyor Geliştirdikleri lityum batarya çözümleri sayesinde üretilen enerjinin kayıpsız şekilde depolanmasını ve ihtiyaç duyulan her an kullanılmasını sağladıklarını dile getiren Sarvan, bu sistemlerin enerjinin daha verimli kullanımını sağlarken kullanıcılar için de ciddi maliyet avantajları sunduğuna dikkat çekti. CW Enerji’nin lityum batarya sistemlerinin yüksek çevrim ömrü, hızlı şarj-deşarj kabiliyeti ve gelişmiş güvenlik altyapısı ile öne çıktığını belirten Sarvan, "Lityum bataryalar, geleneksel enerji depolama çözümlerine kıyasla daha uzun ömürlü, daha kompakt ve daha yüksek verimlidir. Bu özellikleri sayesinde hem endüstriyel araçlarda hem de ticari ve konut projelerinde güvenle kullanılabiliyor. Bu çözümler yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bakım ve işletme maliyetlerini de azaltıyor" şeklinde konuştu. Uzaktan izleme ve akıllı enerji yönetimi imkanı CW Enerji’nin enerji depolama sistemlerinin gelişmiş yazılım altyapısı sayesinde uzaktan izleme ve akıllı enerji yönetimi imkanı sunduğunu belirten Sarvan, kullanıcıların batarya performansını anlık olarak takip edebildiğini, enerji tüketimini analiz edebildiğini ve gerektiğinde uzaktan müdahale edebildiğini kaydetti. Sarvan, bu durumun hem operasyonel kolaylık hem de maksimum verimlilik sağladığını ifade ederek, "Dijital altyapımız sayesinde enerji süreçleri daha şeffaf ve kontrol edilebilir hale geliyor. Kullanıcılarımız, sistemlerini tek bir platform üzerinden yöneterek muhtemel riskleri önceden tespit edebiliyor ve performansı en üst seviyede tutabiliyor" diye konuştu. İş süreçlerinde yaşanabilecek zaman kayıplarının önüne geçiliyor Enerji depolama sistemlerinin yanı sıra forklift, manlift ve golf araçları gibi elektrikli endüstriyel ve hizmet araçlarına yönelik geliştirdikleri lityum batarya çözümleri ile de işletmelerin operasyonel süreçlerine değer kattıklarını dile getiren Sarvan, bu araçlara özel tasarlanan batarya sistemlerinin uzun çalışma süresi, hızlı şarj imkanı ve yüksek performans özellikleriyle öne çıktığını söyledi. Geleneksel kurşun-asit bataryalara kıyasla daha hafif ve bakım ihtiyacı düşük olan lityum bataryaların, işletmelerin bakım ve işletme maliyetlerini azaltırken araç performansını da artırdığını belirten Sarvan, gelişmiş batarya yönetim sistemi (BMS) ile donatılan bu çözümlerin güvenli ve stabil bir kullanım sunarak lojistik merkezlerinden üretim tesislerine, turizm alanlarından sanayi sahalarına kadar geniş bir kullanım alanına hitap ettiğine dikkat çekti. Enerji sektöründe sürdürülebilirliğin ve verimli depolama çözümlerinin önemine değinen Sarvan, "İklim değişikliğiyle mücadelede yenilenebilir enerji kadar enerji depolama teknolojileri de kritik bir rol oynuyor. Lityum batarya çözümlerimizle, temiz enerjinin daha etkin kullanılmasını sağlıyor ve enerji dönüşümüne katkıda bulunuyoruz. Amacımız, kullanıcılarımızı daha düşük maliyetli, çevre dostu ve sürdürülebilir enerji çözümleriyle buluşturmak. Enerji arz güvenliğinin sağlanmasında depolama sistemlerinin stratejik bir unsur haline geldiğini görüyoruz. Bu kapsamda, ölçeklenebilir ve uzun ömürlü batarya teknolojileri geliştirerek farklı sektörlerin ihtiyaçlarına özel çözümler sunmaya devam edeceğiz. Sürdürülebilir büyümeyi odağımıza alarak, enerji ekosisteminin dönüşümünde aktif bir rol üstlenmeyi sürdüreceğiz" dedi.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nden sürdürülebilir geleceğe dijital katkı Dijital kitaplara geçiş yaparak öğrencilere gönderilen milyonlarca basılı kitabın üretimi durduran Anadolu Üniversitesi, yaklaşık 111 milyon kWh elektrik ve 16,7 milyon metreküp su tasarrufu elde edildi. Bu miktar, yaklaşık 40 bin hanenin yıllık elektrik tüketimine ve 6,7 milyon kişinin yıllık su kullanımına karşılık geliyor. Ayrıca 334 bin ton karbondioksit (CO) emisyonunun önlenmesiyle binlerce aracın yıllık salınımına denk bir çevresel fayda sağlandı. İklim krizi, doğal kaynakların hızla tükenmesi ve çevresel sorunların artması, sürdürülebilirlik kavramını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle her yıl 22 Nisan’da kutlanan Dünya Günü, bireylerden kurumlara kadar geniş bir kesimi çevre dostu uygulamalara yönelmeye teşvik ediyor. Sürdürülebilirlik; yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla da ele alınması gereken bütüncül bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda yükseköğretim kurumları, bilgi üretimi ve toplumsal farkındalık oluşturma misyonlarıyla sürdürülebilir kalkınmanın önemli aktörleri arasında yer alıyor. Bu bilinçle hareket eden Anadolu Üniversitesi, sürdürülebilirlik alanında yürüttüğü akademik çalışmalar, uygulama projeleri ve farkındalık etkinlikleriyle dikkat çekiyor. Üniversite bünyesinde gerçekleştirilen sıfır atık uygulamaları, enerji verimliliği çalışmaları ve çevre temalı öğrenci kulübü faaliyetleri, kampüs yaşamında sürdürülebilir bir dönüşümü hedefliyor. Binlerce aracın salınımına eşdeğer çevresel katkı Dijital kitaplara geçişle birlikte, öğrencilere gönderilen milyonlarca basılı kitabın üretimi durdurularak önemli ölçüde enerji, su ve kâğıt tasarrufu sağlandı. Yapılan hesaplamalara göre yaklaşık 111 milyon kWh elektrik ve 16,7 milyon metreküp su tasarrufu elde edildi. Bu miktar, yaklaşık 40 bin hanenin yıllık elektrik tüketimine ve 6,7 milyon kişinin yıllık su kullanımına karşılık geliyor. Ayrıca 334 bin ton karbondioksit (CO) emisyonunun önlenmesiyle binlerce aracın yıllık salınımına denk bir çevresel fayda sağlandı. 24 milyon ağacın kesilmesi önlendi Kâğıt kullanımının sona ermesiyle doğal kaynakların korunmasına da önemli katkı sunuldu. Bir ton kâğıt üretimi için ortalama 24 ağaç ve 26 bin litre su tüketildiği dikkate alındığında, dijital dönüşüm sayesinde yaklaşık 24 milyon ağacın kesilmesi önlendi. Böylece yüz milyonlarca kilogramlık kâğıt tüketiminin önüne geçildi. Ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliğe katkı Dijital dönüşüm, ekonomik açıdan da önemli kazanımlar sağladı. Kitap basım ve dağıtım maliyetlerinin ortadan kalkması, öğrencilerin öğrenim maliyetlerinin artmasının önüne geçerken yükseköğretimde fırsat eşitliğinin korunmasına katkı sundu. Aynı zamanda etkin kaynak kullanımı, üniversite ekosisteminde sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşmasına destek oldu. Anadolu Üniversitesinin bu adımı, yükseköğretimde çevresel duyarlılık ve toplumsal sorumluluk açısından örnek bir uygulama olarak öne çıkıyor. Fiziksel kitaplardan dijitale geçiş, yalnızca bir teknolojik yenilik değil; doğaya, ekonomiye ve geleceğe yapılan stratejik bir yatırım olarak değerlendiriliyor. Anadolu Üniversitesi, yalnızca dijital dönüşüm projeleriyle değil; çevre dostu uygulamalar, enerji verimliliği çalışmaları ve sürdürülebilir kampüs hedefi doğrultusunda yürüttüğü çok yönlü faaliyetlerle geleceğe yatırım yapmayı sürdürüyor. Üniversite, eğitimden araştırmaya, kampüs yaşamından toplumsal katkıya kadar pek çok alanda benimsediği sürdürülebilirlik yaklaşımıyla, daha yaşanabilir bir dünya için sorumluluk almaya devam ediyor.