KÜLTÜR SANAT - 28 Mayıs 2021 Cuma 11:09

Döneme şahitlik eden birinin dilinden İstanbul’un fethi ve Fatih Sultan Mehmed

A
A
A
Döneme şahitlik eden birinin dilinden İstanbul’un fethi ve Fatih Sultan Mehmed

Osmanlı tarihçisi Tursun Bey’in Fatih Sultan Mehmed dönemindeki gaza ve fetihleri anlattığı ve Prof. Dr. Mertol Tulum’un yayına hazırladığı “Târîh-i Ebü’l-Feth (Fetih Babası’nın Tarihi)”, Ketebe Yayınları’ndan çıktı.

“Târîh-i Ebü’l-Feth (Fetih Babası’nın Tarihi)”, devleti imparatorluğa dönüştüren Fatih Sultan Mehmet’in, İstanbul’un fethiyle başlayıp hepsi zaferle sonuçlanan bütün seferlerine katılmış, elde edilen başarıların sevincini, mutluluğunu ve ödüllerini paylaşmış, çağının birbirinden değerli vezir ve devlet adamlarının yakınında bulunmuş, olayları görüp yaşayarak izlemiş,olan bitene tanıklık etmiş Tursun Bey’in kalemiyle varlık kazanmış son derecede değerli bir tarih kaynağı.

Sultan Fatih’in savaşlarını ve fetihlerini anlatmak amacıyla Sultan II. Bayezid döneminde kaleme alınmış olan “Târîh-i Ebü’l-Feth (Fetih Babası’nın Tarihi)”, dil ve üslûp bakımından aynı dönemde yazılmış üç önemli kaynak olan Âşık Paşazâde, Neşrî ve Oruç Bey’in tarihlerinden ayrılıyor. Bu tarih kitaplarının açık, duru bir dille; süssüz, yalın ve kolay anlaşılır bir üslûpla, kısa Türkçe cümlelerle yazılmalarına karşılık, Târîh-i Ebü’l-Feth, Arapça ve Farsça kelime ve gramer yapılarıyla yüklü ağır ve kapalı bir dille; geniş tasvirlere yer veren, edebî sanatlarla bezenmiş süslü, özentili bir üslûpla, kuruluşları bakımından yabancı uzun cümlelerle yazılmış.

İyi eğitim görmüş, Arapça ve Farsça’yı edebiyat yapabilecek seviyede bilen Tursun Bey’in o dönemde yaşadığı ve gördüklerini kaleme alması sebebiyle Târîh-i Ebü’l-Feth (Fetih Babası’nın Tarihi), önemli bir tarihî kaynak olarak değerlendiriliyor. Eser, 1977’de ilk yayımlandığında Milli Kültür Vakfı tarafından birincilik ödülüne layık görülmüş ve ödül Turgut Özal tarafından takdim edilmiş.

Çalışmalarını Türkçe tarihî metinler üzerine yoğunlaştırmış Prof. Dr. Mertol Tulum’un yayına hazırladığı “Târîh-i Ebü’l-Feth (Fetih Babası’nın Tarihi)”, iki ciltlik hem çeviriyazı hem de günümüz diline aktarılmış haliyle Fatih dönemi araştırmacılarını ve tarihe ilgi duyan tüm okuyucularını bekliyor.

Döneme şahitlik eden birinin dilinden İstanbul’un fethi ve Fatih Sultan Mehmed

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Ağrı Emniyet Müdürü Önder, Kurban Bayramı’nda emniyet personeliyle bayramlaştı Ağrı İl Emniyet Müdürü Göksel Önder, Kurban Bayramı dolayısıyla il merkezi ve ilçelerde görev yapan emniyet personeliyle bayramlaştı, şehit ailesini ziyaret etti. İl Emniyet Müdürü Göksel Önder, bayram kapsamında makamında personelle bir araya gelerek emniyet teşkilatının Kurban Bayramı’nı kutladı. Bayram ziyaretleri çerçevesinde Doğubayazıt İlçe Emniyet Müdürlüğünü ziyaret eden Önder, görev başındaki personelle buluştu. Polislerin bayramını kutlayan Önder, vatandaşların huzur ve güvenliği için fedakârca görev yapan personele çalışmalarında kolaylıklar diledi. Önder, program kapsamında Patnos İlçe Emniyet Müdürlüğü, Tutak İlçe Emniyet Amirliği ile Patnos Özel Harekat Kalekolu’nu da ziyaret ederek görevli personelle bayramlaştı. Önder, daha sonra Hamur İlçe Emniyet Amirliği ile Havalimanı ve Narkotik Şube müdürlüklerinde görev yapan personelle bir araya geldi. Ziyaretlerinde emniyet mensuplarının bayramını kutlayan Önder, özverili çalışmalarından dolayı personele teşekkür etti. Bayram programı kapsamında Şehit Polis Memuru Yalçın Demir’in ailesini de ziyaret eden Önder, ailenin Kurban Bayramı’nı kutladı. Ziyaretin ardından şehit polis memurunun kabrini ziyaret eden Önder ve beraberindekiler dua etti. Önder, son olarak Bölge Trafik Şube Müdürlüğü, uygulama noktaları, Murat Şehit Halis Çınar Polis Merkezi Amirliği ile Asayiş Şube Müdürlüğünü ziyaret etti. Ziyaretlerin ardından müdürlük bahçesinde görev başındaki personelle bir araya gelen Önder, emniyet teşkilatının Kurban Bayramı’nı kutlayarak tüm personele görevlerinde başarı ve kolaylık temennisinde bulundu.
Ankara AK Parti Genel Sekreteri İnan: "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız" AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, 27 Mayıs 1960 darbesinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz" dedi. İnan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün, Türkiye’nin demokrasi hafızasında derin bir yara olan 27 Mayıs 1960’ın yıl dönümündeyiz. Yıllarca bu kara günü ’bayram’ diye kutsayarak millete dayatan, o utanç verici darbe zihniyetini bir zafer gibi sunan herkesi ve bugün hala aynı çarpık zihniyeti taşıyan siyasi anlayışı bir kez daha şiddetle lanetliyoruz. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel de, eğer bir siyasi partinin vesayetle ve yargı kollarının gölgesiyle nasıl hareket ettiğini, iradesini nasıl teslim ettiğini görmek istiyorsa; dönsün 27 Mayıs 1960’a baksın! O gün kurulan darağaçlarına, hukuk adı altında verilen tiyatro kararlara ve milli iradeyi boğmak için kullanılan yargı kılıflarına baksın. O günün karanlığı, bugün hala bazı zihinlerde pusuda bekleyen demokrasi düşmanlığının yegane aynasıdır" dedi. İnan, "Bizim tarihimizde ‘bayram’ bellidir; o da milletin kendi iradesiyle yazdığı destanlardır. 14 Mayıs 1950 tarihinde, Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes’in öncülüğünde milletin oylarıyla gerçekleşen, tek parti baskısını ve o karanlık ‘CHP faşizmini’ sandığa gömen ‘Beyaz İhtilal’ gerçek bayramımızdır. O gün, millet kendi kaderine el koymuş, vesayetin zincirlerini kırmıştır. 27 Mayıs 1960’ta darbeyi yapanlar, işte bu 1950’deki ’Beyaz İhtilal’in kazanımlarını geri almak için milletin özgürlüğüne kastetmişlerdir. O karanlık günlerde, sadece bir hükümet değil; milletin onuru ve iradesi hedef alınmıştır. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Dışişleri Bakanımız Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanımız Hasan Polatkan. Onlar, dar ağacına yürürken bile milletin emanetini yere düşürmeyen birer şeref abidesiydiler. İnançlarından, milletine olan bağlılıklarından ve demokrasiden bir an olsun ödün vermeden, vakarla şehadete yürüdüler. Onlar, milletin kalbinde ebediyen yaşayacak olan birer demokrasi kahramanıdır" ifadelerini kullandı. Menderes ve arkadaşlarının vasiyetinin AK Parti çatısı altında vücut bulduğunu ifade eden İnan, şunları kaydetti: "Bugün tarihe baktığımızda, çok net bir hakikati görüyoruz: ‘Beyaz İhtilal’in ruhu, Merhum Başvekilimiz Menderes ve arkadaşlarının vasiyeti, bugün AK Parti çatısı altında vücut bulmuştur. 1950’de başlayan o onurlu yürüyüşün bayraktarlığı, 2002 yılında AK Parti’nin gerçekleştirdiği ’Anadolu İhtilali’ ile devralınmıştır. Tam 24 yıl oldu. Çeyrek asra yaklaşan bu süreçte, bu anlayışla, bu inançla ve milletin iradesinden aldığımız güçle; gece gündüz demeden, dur durak bilmeden ülkemize hizmet ediyoruz. Nasıl ki 1950’de Adnan Menderes, milleti devletin asli unsuru kıldıysa; biz de 2002’den bu yana Anadolu’nun sessiz çoğunluğunu bu ülkenin gerçek sahibi yapmış, vesayeti kökünden söküp atmış, milletin iradesini her şeyin üzerinde tutmuş bir hizmet destanı yazdık. 27 Mayıs 1960, açılan bir parantezdi; 15 Temmuz 2016 ise bu parantezin sonsuza dek kapatıldığı yerdir. Milletimiz, 15 Temmuz 2016 gecesi sadece bir darbeyi püskürtmedi; aynı zamanda 1960’tan beri süregelen o vesayetçi ‘darbe tezini’ de sonsuza dek tarihin çöplüğüne gömdü." 15 Temmuz’un gerçek demokrasi bayramı olduğuna dikkati çeken İnan, "Çünkü o gece, darbelerin artık bu topraklarda asla yeşeremeyeceğinin, milletin efendisinin sadece yine millet olduğunun kesin tescilidir. Bizler, Menderes’in 1950 ’Beyaz İhtilali’nden 2002’nin ’Anadolu İhtilali’ne uzanan o sarsılmaz iradenin takipçileriyiz. 27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz. O günün ’Yeter Söz Milletindir’ nidası, bugün ’Söz de Karar da Milletindir’ diyerek yankılanmaya devam ediyor. Yaşa, var ol Menderes! Yaşa, var ol demokrasi şehitleri! Yaşa, var ol 24 yıldır millete hizmeti şeref bilen Anadolu İhtilali’nin sarsılmaz iradesi! Yaşa, var ol milli irade" dedi.