SPOR - 11 Haziran 2009 Perşembe 19:19

Dünyaca ünlü kickbokscu Badr Hari Türkiye'de

A
A
A
Dünyaca ünlü kickbokscu Badr Hari Türkiye'de

Hari, Kickbox organizasyonu It's Showtime İstanbul hakkında düzenlenecek basın toplantısına katılacak.

Faslı dünya şampiyonu kickbokscu Badr Hari, 15 Ağustos tarihinde İstanbul'da BJK İnönü Stadı'nda yapılacak olan K1 Kickbox organizasyonu It's Showtime İstanbul hakkında düzenlenecek basın toplantısına katılmak üzere İstanbul'a geldi.

Atatürk Havalimanı'nda çiçeklerle karşılanan ünlü kickboxcu Badi Hari, İstanbul'a geldiği için çok mutlu olduğunu belirterek, "Daha önce söz vermiştim, ama gelememiştim. Çok zor zamanlar yaşadım. Ama şimdi sözümü tuttum ve geldim. Buraya beni karşılamaya gelen insanları görünce çok mutlu oldum. Daha önce hiçbir ülkede bu tarz karşılanmamıştım. Ben de bir Müslüman ülkede doğdum. Türk hayranlarımla buluşmak çok özel bir duygu benim için" diye konuştu.
"İlk kez bir Müslüman sporcuya karşı dövüşeceksiniz, neler hissediyorsunuz ?" sorusuna Badr Hari, Müslüman bir sporcuya karşı dövüşmenin kendisi için çok zor olacağını belirterek, "Bu benim için gerçekten zor olacak. Erhan Deniz benim kardeşim gibi zaten. Burada tek amaç, bizleri izleyecek olan insanlara güzel bir şov izletmek. Fakat ben yine de yenmek isteyeceğim. Yenmek için ringe çıkacağım" dedi.

Muhammed Ali gibi yıldızlarla kıyaslandığının hatırlatılması üzerine Badr Hari, böyle isimlerle beraber anılmasının kendisi için çok büyük bir onur ve şeref olduğunu belirterek, "Ben aslında kendim gibi olmak istiyorum. Bu yine de benim için çok özel bir duygu" diye konuştu.

İstanbul'da 15 Ağustos tarihinde düzenlenecek ve Japonya, ABD, Hollanda gibi ülkelerde müsabakaları yapılan dünyanın en prestijli spor aktivitelerinden bir tanesi olarak gösterilen kickbox organizasyonuna başta dünya şampiyonu Badr Hari olmak üzere 30 dövüşçü katılacak.

RASİM TURHAN - İSTANBUL

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.