GÜNDEM - 08 Mart 2018 Perşembe 06:57

Dünyanın en büyük yılanı hangisidir, kaç metredir?

A
A
A
Dünyanın en büyük yılanı hangisidir, kaç metredir?

Yılanlar insanların en çok korktuğu hayvan türlerinin başında yer almaktadır. Yılanlar yılanların büyüklükleri türlerine göre değişmektedir. Peki, Dünyanın en büyük yılanı hangisidir, kaç metredir? Tüm detaylar haberimizde...

Yılanların çoğunluğu tehlikeli ve öldürücüdür. İnsanlar ismini duyduğunda bile korkmaktadır. Görüntüleriyle ve özellikleriyle dikkat çeken yılanlar vatandaşlar tarafından sürekli merak edilen hayvanlar haline gelmiştir. Peki, Dünyanın en büyük yılanı hangisidir, kaç metredir? Merak ettiğiniz detaylara haberimizden ulaşabilirsiniz...

Dünyanın en büyük yılanı hangisidir, kaç metredir?

Dünyanın en büyük yılanı: Anakondalar

Dünya üzerinde yaşayan en büyük yılan Anakonda türüdür. Anakonda yılan türü, yeryüzündeki en büyük yılan olma özelliğine sahiptirler. Anakonda türleri arasında yeşil anakonda, Iguazú anakondası, nehir anakondası gibi farklı türler bulunur.

Dünyanın en büyük yılanı nerelerde yaşar?

Bu devasa yılanların yaşam alanı Venezuela, Brezilya gibi amerika kıtası ülkeleridir.

Dünyanın en büyük yılanın boyu kaç metredir?

Erişkin bir Anakonda yılanının boyu ortalama 8-10 metreye kadar ulaşabilir. dünya üzerinde yaşayan en büyük ve en uzun yılan olma özelliğini elinde tutar. Bu yılanlar yaşamları boyunca büyümeyi sürdürdüklerinden 20 metre uzunluğa ve 500 kiloya kadar erişme rekoruna sahip olabilmektedirler. Ancak bu büyüklüklerin üzerine çıktıkları görülmez.

Dünyanın en büyük yılanı hangisidir, kaç metredir?

Dünyanın En Büyük Yılanı Anakondalar Zehirli midir?

Dünyanın en büyük yılanı olan Anakondaların hiçbiri zehirli değildir. Ancak avlarını yakaladıklarında sımsıkı sararak büyük bir baskı oluşturur ve boğarak öldürürler. Anakonda yılanının dişleri ve zehirlerinin yerine geçen esnek çeneleri ve avını yakalamak için çok güçlü kasları bulunmaktadır. Yakaladığı ve sarmaladığı canlılarda ilk olarak solunum faaliyeti sonlanır. Dişi olan yılanlarda erkeklere oranla boğazlarının geriye doğru eğik olduğu bilinir. Bu nedenle dişiler erkeklere göre avlarını daha kolay şekilde sarar. Sardığı avı kesinlikle elinden kaçamaz. Ancak kendi isteğiyle avını bırakırsa, kurtulabilir. Bu yılanların derileri koyu zeytin renginde yuvarlaklarla kaplı olur. Bu nedenle bulanık bataklık sularda mükemmel şekilde saklanabilirler. Yırtıcı ve tehlikeli olan anakondalar, avlarına tuzak kurarlar.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yeni açılan Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer alan kumar ve oyun bağımlılığı gibi hastalıklarla ilgili bilgilendirmede bulundu. Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hizmete başladı. Poliklinikte görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, uzun süreli takiplerle hastalara psikoterapi hizmeti sunmayı planladıklarını belirterek davranışsal bağımlılıklarla ilgili detaylara değindi. Dr. Türkel, "Kumar, internet, sosyal medya, oyun, alışveriş ve sürekli yeme ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yeni yeni değerlendirilmeye başlanmış bir alan. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda psikiyatri literatüründe daha fazla araştırmaya açık bir alan. Ancak bu yeni olmasına karşın toplumda sıklığı da o derecede artmış bir durumda" dedi. "Uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" Kumar bağımlılığının ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer aldığını söyleyen Dr. Türkel, "Yakın dönemde psikiyatrik bir hastalık sınıfına girmeye başladı. İnsanların mesleki ve sosyal hayatını bozacak derecede kumar oynama/arama davranışı bir bağımlılık sınıfına girer. Kumar bağımlılığının ana mekanizması dopamin sistemi üzerinden çalışan ödül haz mekanizmasına dayalıdır. Bu konuda belirgin bir farmakolojik tedavi bulunmamakla birlikte, psikoterapinin etkili olduğu gözlenmiştir. Zaten biz de Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimizde uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta faydaları var" Sözlerinin devamında oyun oynama bağımlılığına da değinen Dr. Türkel, şöyle konuştu: "Aslında oyun oynama 1960’lardan beri bilgisayarların gelişmesiyle başlamakla birlikte, son yıllarda konsol oyunlarındaki yükselişle arttı. Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta pek çok açıdan kişinin dikkat süresinin gelişimi ve strateji geliştirme adına faydaları da olan bir şey. Ancak oyun oynama davranışı ve buna yönelik arayış süresi kişinin işlevselliğini bozacak noktaya geldiyse diyoruz ki, artık bu bir bağımlılık."