TEKNOLOJİ - 15 Mayıs 2014 Perşembe 14:02

Düşünce kontrolüyle çalışan tekerlekli sandalye yaptılar

A
A
A
Düşünce kontrolüyle çalışan tekerlekli sandalye yaptılar

Üniversite öğrencileri, elini ve ayağını kullanamayan felçli hastalar için düşünce kontrol sistemiyle çalışan tekerlekli sandalye yaptı.

Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği 4. sınıf öğrencileri, elini ve ayağını kullanamayan felçli hastalar için düşünce kontrol sistemiyle çalışan tekerlekli sandalye yaptı. Düşünce kontrolüyle çalışan tekerlekli sandalye, Türkiye’deki 800 bin felçli hastaya umut ışığı oldu.

KTO Karatay Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Selman Zengin (25) ile Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi Emre Gönültaş (25) tarafından üretilen düşünce kontrol sistemiyle çalışan tekerlekli sandalye Türkiye’deki 800 bin felçli hastaya umut oldu. Üretilen tekerlekli sandalye ile vücutsal fonksiyonlarını kullanamayan felçli hastalar dahi kullanabiliyor. TÜBİTAK’ın da desteğini alan tekerlekli sandalye kullanıcının başına taktığı bir aparat aracılığıyla kontrol ediliyor. Sandalye hastanın kullanabileceği uzvuna göre hareket, ses ya da mimiklerle komut verilerek istediği yöne doğru hareket ediyor.

KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Torlak, “Mühendislik fakültemizde, Engin Mendi hocamızın danışmanlığında genç arkadaşlarımızın bitirme projesi olarak hazırlamış oldukları bu proje kendi yeteneklerini ortaya çıkarmış olmakla beraber aynı zamanda somut bir katkı, somut bir fayda sağladığını da görüyoruz. Dolayısıyla arkadaşlarımız henüz mezun olmadan gerçekten önemli bir katkıyı ortaya çıkaran bir projeyle öğrenim hayatlarını lisans düzeyinde tamamlamış olacaklar” dedi.

Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özcan Tan ise, “Bu proje öğrencilerimizin fakültede almış olduğu eğitimi göstermesi açısından da oldukça önemli bir projedir. Bu tür projelerin fakültemizin, üniversitemizin kuruluş felsefesine, kuruluş amacına uygun olarak artarak devam edeceğine ümit ediyorum” diye konuştu.

Mühendislik Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Şekip Engin Mendi, öğrencilerinin TÜBİTAK’TAN destek aldığını ve çeşitli yarışmalarda, proje pazarlarında başarılar ve dereceler aldıklarını belirtti.

"800 BİN FELÇLİ HASTAYA UMUT OLDU"

Tekerlekli sandalyeyi üreten Selman Zengin, “Projemiz parapleji hastalarına yönelik bir çalışmadır. Türkiye’de yaklaşık 800 bin civarında parapleji hastası yaşamaktadır. Ve bu sayıya her yıl 200 bin hasta eklenmektedir. Bu hastalar hali hazırda vücutsal fonksiyonlarını yitirmiş, yüzde yüz yatağa bağımlı, hiçbir şekilde hareket edemeyen, tekerlekli sandalyeyi joystick ile dahi kontrol edemeyen bir hasta grubudur. Daha önce dünyada bu hasta grupları için buna benzer çalışma, herhangi bir tekerlekli sandalye kontrolü çalışması yapılmamış. Projemizde geliştirdiğimiz sistem sayesinde bu hasta grupları tekerlekli sandalyeye oturduğu zaman düşünce gücüyle veya sesle veya boyun hareketleri ile tekerlekli sandalyenin kontrolüne olanak sağlamaktadır” dedi.

Zengin, “Bu proje sayesinde Arkansas Üniversitesi’nden, Amerika Birleşik Devletleri’nden araştırma görevliliği ve tam burs için davet edildik ve oraya başvuru yaptık. Okulumuz bu sene tamamlandıktan sonra orada yüksek lisansımıza devam ederek akademik hayata devam etmek istiyoruz. Projemizin bize getirdiği birçok yenilik var. Birçok proje pazarlarına katıldık. Ufuk ve vizyon noktasında bize çok şey kattı bu proje. Aynı zamanda da böyle bir sosyal probleme de çözüm bulabildiğim için kendi adıma da çok mutluyum” şeklinde konuştu.

"KONTROL SİSTEMİ İKİ ALT ANA BAŞLIKTA ÇALIŞIYOR"

Sistemin işleyişi hakkında bilgi veren Selman Zengin, “Felçli hastalar için geliştirilen bu sistemde iki alt ana başlık bulunmaktadır. Birinci kontrol sistemimiz, boyundan yukarısını hareket ettirebilen felçli hasta grubu için boyun hareketlerinin pozisyonlarına oranlı bir hareket biçimi tercih ettik. Sistem şöyle çalışıyor; boynumuzu yukarı pozisyona kaldırdığımız zaman sandalye ileri gidiyor, boynumuzu aşağı pozisyona eğdiğimiz zaman sandalye duruyor ve geriye gidiyor. Kafamızı sağa çevirdiğimizde sağa doğru, sola baktığımızda da sola doğru hareket ediyor. Ana sistemimiz olan ikinci kontrol sisteminde ise, vücutsal fonksiyonlarının tamamını yitirmiş hasta grubu için yüzden aldığımız mimiksel hareketlerle sistem çalışmaktadır. Burada önemli olan nokta hasta grubunun hangi mimiksel hareketleri aktif olarak yapabilmesi ile alakalıdır. Bizim sistemimizi çalıştırabilmemiz için en az iki komut veya beş komut yeterlidir. Bunu da şöyle yapıyoruz; hasta dişini sıktığı zaman sandalye dur komutu sergiliyor. Hasta gözüyle sağa baktığı zaman sağa, sola baktığı zaman sandalye sol tarafa hareket ediyor. Hasta kaşını kaldırdığında, dişini sıktığında, kaşını aşağı büzüp sinirlendiği veya güldüğü zaman gibi birçok komutu bileşenleri halinde sandalye sistemimize entegre edebilmekteyiz. Bu sayede hastalar yüzsel ve mimiksel olarak kullandıkları bu hareketlerle sandalyeyi istedikleri noktada, istedikleri pozisyona taşıyabilme yetisini kazanacaklardır” dedi.

Projenin yapımında yer alan öğrencilerden Emre Gönültaş ise, “Projemizin testlerini gerçek hastalarımızın üzerinde gerçekleştirdik. Bu süreçte birçok yeni projeye yelken açtık, yeni şeyler keşfettik. Mesela, konuşma engelli bir teyzemizin vücudunun sağ tarafı felçliydi. Bu hastamızdan sağ kolunu hareket ettirdiğini hayal etmesini istedik ve bunu hayal ettiğinde biz bunu bilgisayardan okuyabildik. Yeni proje olarak, giyilebilir kol ya da elektrik dalgaları kullanarak, fizik tedavide kullanıldığı gibi o kolunu hareket ettirmeye çalışıyoruz bu projenin devamı olarak” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kültürel Miras Envanter Lisesine Kayseri’den 3 ürün daha girdi İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün koordinasyonunda kurulan ’İl Tespit Kurulu’ tarafından yürütülen Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması (SOKÜM) çalışmaları sonucunda; Dorak taşı süzek yoğurdu, Akkışla yoğurdu ve İnce ekmek geleneğinde de Kayseri yufkası Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanterine girdi. Konu hakkında açıklamalarda bulunan İl Kültür ve Turizm Müdürü Doç. Dr. Şükrü Dursun; "Bilindiği gibi bakanlığımız somut olmayan kültürel miras ulusal envanterlerinin temelini illerdeki kültürel miras unsurları oluşturmaktadır. İllerde de envanter çalışmaları, İl Kültür ve Turizm Müdürlükleri’nin koordinasyonunda yürütülmektedir. Bu kapsamda il müdürlüğümüz koordinasyonunda kurulan, kurum/kuruluş, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile uzmanlardan oluşan İl Tespit Kurulu, yıl içinde gerçekleştirdiği araştırmalar, çalışmalar ve öneriler kapsamında belirlenen ilimize ait kültürel miras unsurlarını yılda iki kez Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü’ne iletir ve onaylanan unsurlar ulusal envantere eklenir. Bu kapsamda Ağırnas Dorak taşı süzek yoğurdu, Akkışla yoğurdu, ilimiz ve ilçelerimizde yaygın olarak yapılan Kayseri yufkası, bakanlığımız Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanterine 2026 yılı itibariyle kaydedilmiş olup bunlarla birlikte envanterdeki unsur sayımız 44 olmuştur. Şehrimize hayırlı olsun. İl müdürlüğümüz koordinasyonunda İl Tespit Kurulu Kayseri’ye ait kültürel miras unsurlarının envantere kaydı için çalışmalarına devam etmektedir" dedi.