MAGAZİN - 06 Ekim 2014 Pazartesi 11:25

Ebru Gediz: 'Ekrana dua ederek çıkarım'

A
A
A
Ebru Gediz: 'Ekrana dua ederek çıkarım'

Ebru Gediz: 'Ben yıllardır ekrana dua ile çıkarım. Yer ve göğün dualarla ayakta durduğuna inanıyorum. İnanın bana dünyadaki en güzel dua bu...'

“Ebru ile Yeni Baştan” programının sunucusu Ebru Gediz, her bölümde birbirinden kopmuş insanları buluşturuyor. Çok uç noktada problemlerle karşılaştıklarını ifade eden Gediz, “İnanamayacağım, şaşıramayacağım bir şey yok diyorum ama hâlâ şaşırıyorum” diyor. Her ayrılık ayrı bir hüzünse de her buluşma güzel bir sevinçtir... Birbirlerinden kopan insanları buluşturan, kayıpları iz sürerek ortaya çıkaran ve gözü yaşlı sevenlerine kavuşturan Ebru Gediz, 23 yıldır kendisine bu misyonu yüklemiş... Her kavuşmada ayrı bir heyecan yaşayan usta televizyoncu, birçok kanaldan sonra Beyaz TV ekranlarında yayınlanan “Ebru ile Yeni Baştan” programında yine ilgiyle izleniyor. Dünyanın dualarla ayakta durduğunu söyleyen güzel sunucu, “Allah'ım doğru insanların ayaklarını bana, benim ayaklarımı ise doğru insana götürsün” diyerek dilinden duaları eksik etmiyor... Daha 19 yaşında iken “Ebruli Geceler” ile talk show programı yapan Ebru Gediz ile televizyonculuk hayatını ve başarılarını konuştuk. Buyurun sohbetimize...

- Kendinizi tanıtır mısınız?

Üniversiteye başladığım yıl TRT'ye dublaj sanatçısı olarak başladım. 40 yaşındayım... Bu camiada 23. yılım ve kuşak programları yapıyorum. İlk olarak Kanal 6'ya geçtim Ebruli Geceler ile başladım. Yani ilk talk show programımı 19 yaşında iken yaptım. Ben bu konuda şanlıydım çünkü ilktim. Sonra Show TV'ye transfer oldum, daha sonra ise Star TV'ye geçtim ve 6 sene orada kaldım. Sonrasında son 8 seneden beri hayata dair programlar yapmaya başladım. Kolay bir şey değil insanları kavuşturmak ama Allah bana hep yardım etti...

- Ne fark var peki?..

 8 yıl öncesine kadar Ebru Gediz adına hizmet ettim fakat şimdi insanlara hizmet etmenin keyfini yaşıyorum. Başka bir boyuta geçti konu, o farkı kendi içimde hissettim. 23 senedir hangi kanala hizmet ediyorsam gelip işimi yaptım özel hayatımda ise ketumiyetimi korudum.

- Oyunculuk geçmişiniz de olmuş...

Star TV'de Ebruli Günler programı yapıyordum ve o dönemler çok popülerdi. O süreçte popülerliğin getirdiği teklifler yapıldı. Ben de tabi o zaman 20'li yaşlardaydım (gülüyor) ve teklifleri değerlendirdim. Zaten rol aldığım karakter bana çok yakındı ve onları seçtim. Çok şükür bu işimde de rezil olmadım (gülüyor)...
- Bu kuşaklarda bu tür programlar fazlası ile var. Sizin de reyting endişeniz var mı?
Reytingi alabilmek için özel bir kurgulama sistemi yapmadım. Hem dünya televizyonunda hem Türk televizyonunda yapılan her şey birbirine çok benzer, bellidir yapacaklarınız uç noktalara gidilmez. Her programcının bir lezzeti, seveni ve sevmeyeni vardır. Beni çok seven de ama mutlaka sevmeyen de vardır. Çünkü ben herkese göre davranmıyorum, bir tarzım var. Bulunduğumuz kuşakta Müge Anlı ile yıllardır aynı formatı yapıyoruz ama onun lezzeti çok farklı benim programım çok farklı. Kim hizmet ediyorsa onda da dosyalar çözülmüştür ben de de çözülmüştür.

- Rekorunuz var 149 kavuşma...

Açıkçası söyleyeyim. Ben bunu dilde söylemem gerçektir ve doğrudur. Bir çekirdek aile kurdum. Biz birbirimizin dilinden gözünden her şeyi biliriz. Biz ilk toplantıya başladığımızda bu işin hayırlısı olmasını dileriz ve öyle başlarız işe. Fark ediyorsanız kavuşma sahnelerini çok uzatmam ve programın başında veririm ve kimseyi bekletmem. Sebebi ise o dosyanın sonuçlanmasıdır. Ve inan ki çok çalışıyoruz. Saçım, makyajım 15 dakika sürer. Geri kalanında ise hep çalışıyoruz. Bir de ben bütün kromozomlarımla Allah'a inanan bir insanım. Bir şeyler ters gidebiliyor, sizin de öyle olmuyor mu? Benim çok oluyor mesela... Yayında da ufak tefek aksilikler olmuyor değil. Dönerim ekibime ve derim ki; “Üzülmeyin arkadaşlar, Allah büyüktür bunda da vardır bir hayır”... Sonra o işler bir şekilde yürür gider. Kalp kırmam, dostlarımı incitmem çalışma arkadaşlarım beni çok iyi bilir. Sabrı hayatına düstur edinmiş bir kadınım. Benim de bir nefsim var ve yıllardır kendi içimde törpülemeye çalışıyorum. Böyle olunca da ters giden bir durumda ekip arkadaşlarıma bu yükü yıkmayı sevmem, yapmışsak hepimiz yapmışızdır... Başarı da başarısızlık da bizimdir. Hayata hep böyle bakarım, o yüzden Allah da yolumu açıyor ve böyle devam ediyorum.

Ekrana dua ederek çıkarım

- Sizin ekranda çok sevdiğim bir duanız var onu okuyucularımızla da paylaşır mısınız?
Keyifle söylerim. “Allah doğru insanların ayaklarını bana, benim ayaklarımı da doğru insanlara götürsün.” Ben yıllardır ekrana bu dua ile çıkarım. İnanın bana dünyadaki en güzel dua bu. Yer ve göğün dualarla ayakta durduğuna inanıyorum. Sorarlar bana, 'Ebru hanım çok güçlüsünüz niye?' Ben gücümü, 23 yıl boyunca hiçbir logo altından almadım. Tırnaklarımla geldim buralara ve Allah'a olan inancım ile yoluma devam ettim. Bir insanın Allah'ı varsa her şeyi vardır...

- İmtihanlarınız olmadı mı peki hiç?

Oldu tabi ben de kulum çünkü hayat böyle... Yine inancımla aştım zorlukları. Yanlış anlaşılmasın ama bazı insanlar rahatlamak için anti deprasanlar kullanıyor... Samimiyetle söylüyorum bu kadar stresli yaşamıma rağmen, bir defa bile ilaç kullanmadım, isyan etmedim. Her istediğim şeyi elde mi ettim? Hayır etmedim. Kaybettiğim çok şeyler oldu. Ama Allah bana başka ödüller verdi. Ben sabrettiğim için verdi...

- Programda en fazla sizin canınızı acıtan şey ne oldu?

Çok uç noktada problemlerle karşılaşıyoruz. İnanamayacağım, şaşıramayacağım bir şey yok diyorum ama hâlâ şaşırıyorum. Çok çirkinlik duyuyorum... Bazı çirkinlikleri örterek devam ediyorum. 'Edep Yahu' cümlesine önem veririm. RTÜK kurallarına uyan bir kadınım. Benim bir kural sistemim daha var arkadaşlarım bilirler, vebale girmek istemiyorum, insanları kullanamam. İyi reyting getirecek dosyalar gelmiştir ama elimin tersiyle ittim onları...

Migren hastasıyım. Tamamen strese bağlı bir durum. Buradan ayrıldığımda tır çarpmışa dönüyorum. Diyeceksin Ebru Hanım iki ton kömür mü taşıdınız? Kömür taşısam bu kadar yorulmam. İnsanlarla uğraşmak zordur. Bazen çok zalimle bazen de çok cahille karşılaşabiliyorsun. Bunu dengelemek çok kolay bir şey değil.

- Çocuk tacizlerine dayanamıyorum!

Bir hırsızlara bir de çocuklara nefsi uyanan insanlara hiç acımam. Siz acıyabilir misiniz? Ben bunlara deliriyorum.  

BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Sorularıma içtenlikle cevaplar veren Ebru Gediz, “Gazetenizin kıymetli okuyucularının bayramını kutluyorum. Allah herkesi eşiyle, sevdikleriyle senesini eksilmeden fazlası ile çıkarsın inşallah! Seneye de tekrar buluşalım....” şeklinde konuştu.

Büşra Kamış-TÜRKİYE GAZETESİ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Sürücüsüz minibüs yola çıktı, seyir halindeki araçların arasına daldı Konya’da sürücüsünün el frenini çekmeyi unuttuğu minibüs geri geri ilerleyip yola çıkarak bir otomobile çarptı. Minibüs çevredeki vatandaşlar tarafından durdurulurken, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Sürücüsüz minibüsü durduran kişiler ise o anları anlattı. Olay, dün öğle saatlerinde merkez Selçuklu ilçesi Ankara Caddesi üzerinde bulunan bir akaryakıt istasyonunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Konya’dan sanayi istikametine seyir halinde olan minibüs sürücüsü markete durarak aracından indi. Bir süre sonra minibüs kendi kendine geri geri ilerlemeye başladı. Ankara Caddesine çıkan araç seyir halindeki bir otomobile çarptıktan sonra tekrar geldiği istikamete ilerledi. Kazayı fark eden çevredeki vatandaşların müdahalesiyle araç durduruldu. Bu anlar ise bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, minibüs geri geri yola ilerlediği sırada bir otomobilin son anda yaptığı manevrayla çarpmaktan kurtulması, arkadan gelen başka bir otomobilin ise minibüsle çarpışması ve minibüsün tekrar geldiği istikamete ilerlediği, vatandaşların aracı durdurmaya çalıştıkları görülüyor. "Aracın sürücüsü geldi baktı baktı araç yoktu" İlerleyen minibüsü durdurmak için iş yerinden koşarak gelen İsmail Köken, "Biz içerideydik, iş yerinde çalışıyorduk. Bir ses duyduk dışarıya gittik, baktık ki kendi halinde giden bir araç. Şaşırdık tabii içerisinde kimse yok. Koştum kapısını kontrol ettim kilitliydi. O sırada aracı tuttuk. Allah’tan daha fazla araç yoktu daha büyük kaza olurdu. Sonrasında bir araca vurdu. Biz olmasaydık araç daha gidip gelecekti. Aracı parka tekrar itekledik. Takoz falan koyduk aracı durdurduk. Aracın sürücüsü geldi baktı araç yoktu sonra baktı gitmiş buraya. Her iki taraf da şok oldu tabii. Hatta biz de şok olduk kimsesiz aracı görünce" dedi. "Daha önce böyle bir şey yaşamadık şok olduk" Aracın durdurulmasına yardım eden Mehmet Köken ise, "Kaza sesini duyduk dışarıya baktık araçta kimse yok. Aracın el freni unutulmuş. Hemen koşup aracı yakalayıp tekrar kaza olmasın diye itekledik. Daha önce böyle bir şey yaşamadık, şok olduk gerçekten" diye konuştu.
Trabzon Kahverengi kokarcaya karşı kışlaklardan çıkış öncesi ilaçlama hız kazandı Karadeniz Bölgesi’nde tarım ürünlerine zarar veren kahverengi kokarcaya karşı mücadele aralıksız sürüyor. Trabzon Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Trabzon Büyükşehir Belediyesi ekipleri, zararlının kışlaklardan çıkışı öncesinde biosidal ilaçlama çalışması gerçekleştiriyor. Belirlenen mahallelerde yürütülen çalışmalarda özellikle boş ve metruk yapılar hedef alınırken, ilaçlama faaliyetleri mahalle muhtarlarının nezaretinde yapılıyor. Sürmene ilçesinde yürütülen ilaçlama çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Trabzon Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Ziraat Yüksek Mühendisi Engin Pehlivan, kahverengi kokarcanın hem kent hem de kırsal yaşam için ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. Pehlivan "Şu anda bulunduğumuz mahallede kahverengi kokarcanın kışlaklardan çıkış öncesinde boş ve metruk halde bulunan yapıları ilaçlıyoruz. Daha önce belirlemiş olduğumuz yapıları Büyükşehir ekiplerimiz ile beraber, köy muhtarlarının nezaretinde ilaçlıyoruz. Kahverengi kokarca ülkemizde hem kent yaşamının hem de kırsal yaşamın ve tarımın bir gerçeği olarak en önemli zararlısı haline geldi" dedi. Kışlaklardan çıkış öncesinde zararlıya karşı entegre mücadele Zararlıyla mücadelede tüm yöntemlerin sahada uygulandığını ifade eden Pehlivan, "Bizler hem kent yaşamında hem de tarım arazilerinde oluşturmuş olduğu zarar ve etkiyi minimize etmek için entegre mücadele çalışmalarının bütün argümanlarını sahada uygulamaya çalışıyoruz. Şu anda kışlaklardan çıkış öncesinde hareketlenme başladı zararlıda. Binaların özellikle güney taraflarında toplanmaya ve oradan çıkışa yaklaşıyorlar. Biz de bunu fırsat bilip doğru zamanda ve doğru yerde bu mücadeleyi yürütüyor, popülasyonu ekonomik zarar seviyesinin aşağısına çekmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "3 bin metruk binanın yüzde 80’i ilaçlandı" Kışlak öncesi ilaçlama çalışmalarında önemli bir aşamaya gelindiğini belirten Pehlivan, "Kışlaklardan çıkış öncesi bizim ilaçlama hedefimiz 3 bin hane metruk bina idi. Şu anda hedefimizin yüzde 80’ini gerçekleştirmiş durumdayız. Özellikle bu noktada 10 bin adet biosidal spreyi 10 bin haneye dağıttık. Onları da mücadeleye dahil etmek istiyoruz. Çünkü vatandaşımız bu mücadelenin merkezinde olmak zorunda. Üreticinin desteği bizim için çok önemli" diye konuştu. Vatandaşa ’bahar temizliği’ çağrısı Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kokarca popülasyonunun yoğun olduğuna dikkat çeken Pehlivan, vatandaşların da mücadeleye aktif katılım sağlaması gerektiğini vurgulayarak "Özellikle hava sıcaklıklarının yükselmeye başladığı bu günlerde hane sahiplerinin evlerine gelip bir bahar temizliği yapmaları gerekiyor. Kahverengi kokarcalar şu an o hanelerin içinde bulunuyor. Bizler dışardan kullanılmayan metruk binaları ilaçlıyoruz ama binaların içinde de bu hane sahiplerinin mücadeleye katkıları çok önemli" şeklinde konuştu. "Mücadele uzun soluklu olacak" Kahverengi kokarca ile mücadelenin kısa sürede sonuçlanmayacağını ifade eden Pehlivan, "Şu anda kahverengi kokarca pik yapmadı. Bu mücadele uzun soluklu bir mücadele. Birleşik Devletler’de ve Avrupa’da bu mücadele 30-35 yıldır devam ediyor. Biz henüz mücadelenin başındayız. Bu zararlının ne zaman tamamen biteceğini söylemek kehanet olur. Bu tamamen yapılan mücadelenin sürekliliği ve doğru teknikle alakalıdır" dedi. Mücadele kapsamında önemli bir bütçe ayrıldığını belirten Pehlivan, "Bu zamana kadar Trabzon ile ilgili bu mücadele için Bakanlığımızın göndermiş olduğu yaklaşık 30 milyon TL’ye yakın bir ödenek var. Bu ciddi bir rakam. Bu ödenekler neticesinde sahada çok önemli bir yol kat ettik. Gelecekte daha fazla ödenek ile daha çok işler yapmayı hedefliyoruz" bilgilerini paylaştı. Üreticiye feromon tuzak uyarısı Üreticilere de çağrıda bulunan Pehlivan, biyoteknik mücadelenin önemine dikkat çekerek "Biz bu noktada fındık üreticilerimiz başta olmak üzere şunu bekliyoruz; bizler 16 bin 800 noktada feromon tuzak tesis ettik ve bahçelere astık. Üreticilerimizden bu tuzakları 3-5 günde bir kontrol etmelerini ve dolmuş ise temizlemelerini bekliyoruz. Çünkü yağmur suları ile beraber oluşan koku feromon tuzağın çekiciliğini azaltıyor. Bu da biyoteknik mücadelede tam başarı sağlamıyor" ifadelerini kullandı.
İzmir İzmir’de uyuşturucu operasyonu: 10 yıl cezası olan firari yakalandı İzmir’de uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen ve hakkında 10 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir şüpheli, polisin düzenlediği operasyonla yakalandı. Evinde uyuşturucu maddelerle yakalanan şüpheli gözaltına alındı. Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliğine bağlı ekipler, ilçe genelinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında hedef bir şüpheliyi takibe aldı. Uyuşturucu madde satışı yaptığı tespit edilen U.Ç. (28) isimli şüphelinin uyuşturucuları sakladığı adres belirlenerek operasyon için düğmeye basıldı. Adrese yapılan baskında şüpheli şahıs yakalanarak etkisiz hale getirildi. Çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildi Şüphelinin ikametinde yapılan detaylı aramalarda 6 meşe halinde toplam 4,60 gram kokain ve 112 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Ele geçirilen uyuşturucu maddelere polis ekipleri tarafından el konulurken, şüpheli sorgulanmak üzere büro amirliğine götürüldü. 10 yıl hapis cezası olduğu ortaya çıktı Gözaltına alınan U.Ç. (28) hakkında yapılan UYAP sorgulamasında, şüphelinin uyuşturucu madde ticareti suçundan 10 yıl kesinleşmiş hapis cezası ile arandığı tespit edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli şahıs, uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan hazırlanan evraklarla birlikte mevcutlu olarak adli mercilere sevk edilecek.
Aydın Aydın merkezli 10 ilde dolandırıcılık operasyonu: 17 şüpheli gözaltına alındı Aydın’ın Nazilli ilçesi merkezli 10 ilde Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika vaadiyle üniversite öğrencilerini dolandıran şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda 17 şüpheli yakalandı. Nazilli Cumhuriyet Savcılığı ve Aydın İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube ekipleri tarafından üniversite öğrencilerini hedef alan organize suç yapılanmasına yönelik soruşturma başlatıldı. Elde edilen bulgular doğrultusunda harekete geçen ekipler, Nazilli merkezli olmak üzere 10 ilde eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyon kapsamında, 6’sı Nazilli’de olmak üzere toplam 17 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler üzerinde yapılan teknik ve mali incelemeler kapsamında MASAK verileri detaylı şekilde analiz edildi. Yapılan incelemelerde, suç örgütünün hesaplarında iddiaya göre yaklaşık 1 milyar 500 milyon lirayı aşkın para hacmi bulunduğu tespit edildi. Nazilli Aydoğdu Mahallesi Türkocağı Caddesi üzerinde bulunan kitapevinde de Jandarma Özel Harekat eşliğinde KOM Şube ekipleri tarafından baskın düzenlendi. Sokağa giriş ve çıkışlar komando ekipleri tarafından sınırlandırılırken, bölgede adeta kuş uçurtulmadı. Adreste detaylı aramalar yapıldı. Şüphelilerin özellikle üniversite öğrencilerini hedef alarak, "resmi geçerliliği olan sertifika" vaadiyle para topladığı ve bu yöntemle yüksek meblağlara ulaştığı iddia edildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.