SAĞLIK - 20 Mart 2018 Salı 07:50

Eklem hastalıklarının tedavisinde robotik cerrahi dönemi

A
A
A
Eklem hastalıklarının tedavisinde robotik cerrahi dönemi

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nevzat Selim Gökay robotik cerrahinin eklem hastalıklarının tedavisindeki kullanımına ilişkin bilgiler verdi.

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nevzat Selim Gökay, insan hayatını ve sağlığını ilgilendiren konularda robotlardan faydalanmamanın mümkün olmadığına dikkat çekerek, "Günümüzde teknolojinin pek çok alanında robotlar, insandan kaynaklanan hataların ortadan kaldırılması amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Peki robotik sistemlerin bu kadar yaygınlaştığı bir dünyada, insan hayatını ve sağlığını ilgilendiren bir konuda robotlardan faydalanmamak mümkün olabilir mi? Bu sorunun cevabı tabiidir ki koca bir hayır olacaktır" dedi. 

Gökay, robotik sistemlerin, ilk kullanımının hava ulaşımı alanında olduğunu belirterek, bu alandaki kullanım amaçlarından bahsetti. Bu sistemin insana bağlı hataların en az seviyeye indirilmesi ve kazaların engellenmesini amaçladığını ifade eden Gökay, robotik sistemlerin sağladığı doğruluk ve güvenilirliğin hızdan etkilenmemeleri, yani tutarlı olmalarının da bu sistemleri vazgeçilemez hale getirdiğinin altını çizdi.

Kireçlenme tedavisinde protez cerrahisi 

Eklem kıkırdağının yıpranması ve kaybı sonucunda halk arasında ‘kireçlenme’ olarak bilinen hastalığın ortaya çıktığını ifade eden Doç. Dr. Gökay, üzerinde kıkırdak dokusu bulunmayan kemik uçlarının sürtünmesi ile ağrının ortaya çıktığını, ağrının azaltılması için eklem yüzeylerinin kaplanması yani protez cerrahisi işleminin kullanıldığını dile getirdi. 

Gökay, protez cerrahisi işleminin uzun yıllardır kireçlenme hastalığının tedavisinde kullanılan bir yöntem olduğunu vurguladı. Günümüzde protez cerrahisinin daha genç yaşlarda ve daha fazla hastaya uygulanmaya başladığına değinen Doç. Dr. Nevzat Selim Gökay, protezin yerleşme şeklinin, protezin ömrünü belirlediğine dikkat çekti.

Eklem cerrahisinde robotik sistemler 

Standart cerrahi teknikte, protez uygulaması yapılırken, bir takım mekanik kılavuzların kullanıldığını ifade eden Gökay, "Bu yöntemde göz ardı edilen bir konu son yıllarda tartışılmaya başlanmıştır ki, bu da eklemlerimizin yapısının kişiye özel olmasıdır. Yani herkesin ekleminin kendine has bir anatomisi ve aynı zamanda biyomekaniği bulunmaktadır. Dolayısıyla ideal bir cerrahi için her hastanın protez cerrahisinin, kendine has bir kılavuzu yani yönlendiricisi bulunmalıdır" diyerek, robotik sistemlerin eklem cerrahisinde kullanılma fikrinin çıkma amacını açıkladı. 

Robotik sistemlerde hastaların ameliyatlarının ilk olarak sanal model öncesinde planlandığını, bu planlamanın aslında bir deneme olarak görüldüğünü ifade eden Doç. Dr. Nevzat Selim Gökay, "Ayağımıza, sadece bir süreliğine giymeyi planladığımız ayakkabıları satın alırken bile defalarca denememize rağmen, ömür boyu bizi taşıyacak olan eklemlerimizin bu model üzerinde denemesini yapabilmenin bir lüks olarak görülmemesi gerekli" dedi. 

Gökay, bu planlama sayesinde eklem için en uygun implant çeşidinin, ameliyat öncesinde belirlenebildiğini ifade ederek, robotik sistemlerin eklem cerrahisinde ki diğer bir avantajının eklemin biyomekaniğini cerrahi sırasında analiz edebilmeleri olduğunu sözlerine ekledi.

Son planlama sanal model üzerinde yapılıyor 

Eklem bağ dengesinin, tüm derecelerdeki hareketlerde insan sezgilerinin ulaşamayacağı bir hassasiyetle cerraha rapor ettiklerini vurgulayan Doç. Dr. Gökay, bu sayede hastanın anatomisine en uygun implantı, hastanın biyomekaniğine en uygun bir pozisyonda yerleştirmek için sanal model üzerinde son planlamaların yapılabileceğini söyledi. 

Doç. Dr. Gökay, "Robotik sistemlerin en can alıcı özelliğinden faydalanırız ki, o da doğruluktur. Yani robotik sistem verilen bir planı yüzde 100 bir doğrulukla uygulama kapasitesine sahiptir. Bu şekilde robot, hasta için en ideal eklem cerrahisini gerçekleştirmemize olanak sağlamış olur. Özellikle eklem cerrahisinde tecrübeli biz cerrahları heyecanlandıran robotik sistemlerin, zaman içerisinde eklem cerrahisi hakkında tüm bildiklerimizi değiştireceğini düşünmekteyim" diyerek sözlerini bitirdi.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Büyükçekmece’de bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in kabrinde hüzünlü bayram İstanbul Büyükçekmece’de akranları tarafından defalarca bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in ailesi, Kurban Bayramı’nın ilk gününü çocuklarının kabri başında geçirdi. Anne Müşerref Demirel, "Geçen Kurban Bayramı’nda Baki ile beraberdik" diyerek gözyaşlarına hakim olamadı. 10 Mayıs Pazar günü akranları tarafından defalarca bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in ailesi, Kurban Bayramı’nın ilk gününü çocuklarının mezarı başında geçirdi. Oğlunun kabri başında duygu dolu anlar yaşayan Müşerref Demirel, "Geçen Kurban Bayramı’nda Baki ile beraberdik" diyerek gözyaşlarına hakim olamadı. Bayram sabahını çocuğunun mezarı başında geçiren Demirel ailesi dualar etti. Baba Cevdet Demirel, "Mutlaka bu olayların üzerinde durulması lazım. Kimler bu işin içerisinde varsa cezalarını almasını istiyorum. Bu çocukları yönetenler var. Kim yönetiyorsa bunların hepsinin cezalandırılmasını istiyoruz. Tekrar diyorum ki idam istiyoruz" diye konuştu. "Lütfen adalet gelsin ki başka anneler yanmasın" Çocuğunun kabri başında duygu dolu anlar yaşayan anne Müşerref Demirel ise, "Geçen Kurban Bayramı’nda Baki ile beraberdik. Ama bugün kabristanda kutluyoruz. Kamera tekrar incelensin. Sokak ortasında iki tane vahşi çocuk bu cesareti kimden alıyorlar. Bu kadar insanın içinde çocuğum vahşice katledildi. Lütfen adalet gelsin ki başka çocuklar, başka anneler yanmasın" şeklinde konuştu. "Herkese bayram geldi ama bize gelmedi" Öte yandan 1 Mayıs’ta Iğdır’da arkadaşı tarafından şakalaşırken silahla vurulması sonucu hayatını kaybeden 13 yaşındaki Berat Irmak’ın teyzesi Şükran Duran da aileye destek ziyaretinde bulundu. Şükran Duran, "Herkese bayram geldi ama bize bayram gelmedi. Hüzünlüyüz. İstediğimiz tek şey adaletin yerini bulması. Ne olursunuz artık bu yasayı yürürlüğe koyun. Başka annelerin, babaların ciğeri yanmasın. Ben de Berat Irmak’ın teyzesiyim. Abdulbaki Demirel için taziyeye geldik. Olmayan bayramımızda yaralarımızı birlikte saralım diye geldik" dedi.
Sivas Uzmanı açıkladı: "Kurban Bayramı’nın manevi yönü çocuklara anlatılmalı" Kurban Bayramı’nın paylaşma, dayanışma ve aidiyet duygularını güçlendiren önemli bir bayram olduğunu belirten Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocuklara bayramın manevi yönünün yaşlarına uygun şekilde anlatılmasının önemine dikkat çekti. Kurban Bayramı’nın yalnızca dini bir ibadet olmadığını; paylaşma, dayanışma, aidiyet, affetme ve umut gibi duyguları da içerisinde barındırdığını ifade eden Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocukların bayram sürecine yaşlarına uygun şekilde dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Kurban ibadetinin İslam dininin bir gerekliliği olduğunun çocuklara doğru şekilde aktarılmasının önemli olduğunu vurgulayan Işın, ailelerin paylaşma duygusunu çocuklara küçük örneklerle öğretebileceğini ifade etti. Dilruba Işın, "Kurban Bayramı İslam dini için oldukça önemli bir bayram. Sadece bir dini ritüel değil aynı zamanda paylaşmayı, aidiyeti ve dayanışma gibi duyguları da içeriyor. Umudu, affetmeyi, affedilmeyi de besleyen bir bayram" dedi. "Çocuklara uygun bir dille anlatılmalı" Işın, kurban kesmenin İslam dininde yapılması gereken bir ritüel olduğunu çocuklara uygun bir dille anlatılması gerektiğini söyleyerek, "Küçük çocuklara bu durum şöyle de anlatılabilir. Bu durum dinin bir gerekliliği, İslam dini için bunu yapılması gerektiğini anlatmak gerekiyor. Kendi oyuncaklarından bir parçayı birisine vererek, hediye etmesini isteyerek kurban bayramındaki paylaşma, dayanışma gibi asıl mantığı da çocuklara anlatabilirler. Çocukların yaş seviyesine göre, İslam dininde bazı ritüeller yapılması gerektiğini ve Kurban Bayramı da bu yapılması gereken sorumluluklardan biridir şeklinde anlatabilirler" diye konuştu.