KENT HABERLERİ - 12 Mart 2013 Salı 11:22

Ekmeklerini 'Taş' tan çıkaracaklar

A
A
A
Ekmeklerini 'Taş' tan çıkaracaklar

Pendik Belediyesi’nin yeni el sanatı kurslarından olan “Taş İşlemeciliği Kursu”, meyvelerini verdi. 6 kadın kursiyerin el emekleriyle ürettiği birbirinden değerli ürünler, ‘Kadın Emeği Sergisi’nde yerini aldı.

Pendik Belediyesi’nin yeni el sanatı kurslarından olan ‘Taş İşlemeciliği Kursu’, 6 kadın kursiyer ve kurs hocası sanatçı Murat Yeşil yönetiminde Kadın Emeği Sergisi’nde yerini aldı. 8-14 Mart tarihleri arasında Pendik Sahil Etkinlik Çadırı’nda gerçekleştirilen sergide ‘Taş İşlemeciliği’ standı, henüz 3 buçuk aylık kadın kursiyerlerin sanattaki yeteneğini gözler önüne serdi.

Osmanlı ve Bizans dönemi eserlerine renk veren ünlü ‘küfeki taşı’ kullanılarak yapılan işleme sanatında, özellikle Selçuklu ve Osmanlı motifleri ağırlıklı olarak yer alıyor.

EKMEĞİNİ ‘TAŞ’TAN ÇIKARACAKLAR

Pendik Belediyesi’nin yeni kurslarından olan taş işlemeciliğinin, kadınlar için yeni bir sanat dalı olduğunu vurgulayan sanatçı Murat Yeşil, taş işlemeciliği sanatına kadın elinin değmesinden mutlu olduğunu kaydetti. Yeşil, bu sanattaki hedeflerini şöyle anlattı: “Mimar Sinan’ın eserlerinde kullandığı, 3 bin yıl ömür biçilen ‘küfeki’ taşına işleyeceğimiz Osmanlı ve Selçuklu motiflerini; parklara, meydanlara, çeşmelere ve anıtlara yansıtmak. Mesela şu gördüğünüz çeşme Selçuklu motifleriyle caddelere, parklara renk katacak. Buna kadın elinin değmesi de ayrı bir anlam kazandırıyor.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Almanya’da eğitim aldı, Türkiye’de "topraksız" başarıyı yakaladı: Hedef 100 ton çilek Almanya’da aldığı topraksız çilek üretimi eğitiminin ardından memleketi Antalya’nın Serik ilçesine dönen Yüksek Ziraat Mühendisi Harun Raşit Manav, kurduğu modern tesiste ürettiği çilekleri Avrupa ve Asya ülkelerine ihraç ediyor. Antalya’nın Serik ilçesinde kurulan modern tesiste topraksız tarım yöntemiyle çilek üretimi yapan Yüksek Ziraat Mühendisi Harun Raşit Manav, 10 dönümlük alanda 175 bin kök çilekle üretim gerçekleştirerek dünya pazarına açıldı. Pestisitsiz ve yüksek kaliteli üretim yapan tesis, Avrupa ve Asya ülkelerinden yoğun talep görüyor. "Topraksız tarım ile birim alanda daha fazla üretim yapıyoruz" Yüksek Ziraat Mühendisi Harun Raşit Manav, topraksız üretime geçiş nedenlerini anlatarak, "Topraksız tarımı seçmemizin nedeni birim alanda daha fazla üretim yapabilmek, aynı zamanda ihracata dönük ürünler üretebilmek" dedi. "Pestisit kalıntısı neredeyse sıfıra yakın" Üretim sürecine ilişkin bilgi veren Manav, "Burada topraksız tarım çilek üretim tesisinin inşaatına başladık. 2024 yılında başladık, üç senedir de bu üretimi gerçekleştirmekteyiz. En büyük sebeplerinden bir tanesi birim alanda daha fazla üretim yapabilmek, aynı zamanda ihracata dönük ürünler üretebilmek. Topraklı üretim ile aramızdaki fark; topraktan gelen zararlılarımız yok, kontrolümüz daha iyi oluyor, pestisit kalıntılarımız neredeyse sıfıra yakın ve daha kontrollü bir üretim gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Rusya, Ermenistan ve Gürcistan’a ihracat yapıyoruz" Manav, "Çileklerimizi genelde yurt dışına gönderiyoruz. Topraksız tarımın avantajlarından biz de faydalandık. İşletmemizde şu an itibarıyla Rusya, Ermenistan ve Gürcistan başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat yapıyoruz. Talep durumlarımız iyi ancak ülkemizin maalesef içinde bulunduğu durumdan dolayı girdi maliyetlerimiz inanılmaz derecede arttı. Gübre fiyatlarımız üç kata yakın arttı. Bu girdi maliyetlerinin artmasına rağmen bizim satış rakamlarımız maalesef günden güne düşmekte. Bu bizleri biraz zorluyor. Genç üreticiler olarak şu dönemler zor dönemler. İnşallah daha güzel günlerde, daha güzel verimlerde görüşeceğiz" diye konuştu. 10 dönümde 100 ton üretim, 15 milyon TL ciro hedefi Üretim kapasitesine ilişkin bilgi veren Manav, "Şu anda bulunmuş olduğumuz arazi 10 bin metrekarelik bir alan, içerisinde 175 bin adet kökümüz var. Ortalama yıllık hedefimiz 100 ton. Ortalama bir fiyat beklentimiz de var; 15 milyon civarında bir ciro beklentimiz var. Burada günlük en az 20 kişiye istihdam sağlayan bir işletmeyiz" dedi.
Antalya Alanya’da sahildeki siyah tabaka önce tedirgin etti, gerçek sonradan ortaya çıktı Antalya’nın Alanya ilçesine bağlı Türkler Mahallesi sahilinde kıyı şeridinde deniz üzerinde oluşan siyah tabaka vatandaşları tedirgin etti. İlk bakışta petrol sızıntısı ya da deniz kirliliği görüntüsü veren olayın yapılan incelemeler sonrası deniz çayırı yaprakları olduğu anlaşıldı. Alanya’da yaşayan 79 yaşındaki Hacıümmet Koçak, "İlk gördüğümüzde bu siyah tabakanın ne olduğunu anlayamadık. Sahile indik, yakından inceledik. Elimize aldığımızda bunun yosunsu bir cisim olduğunu fark ettik" dedi. Prof.Dr. Gökoğlu: "Posidonia varsa orada suyun temiz ve yaşanabilecek bir hayatın olduğunu gösterir’ Sahilde oluşan siyah kirliliğin deniz çayırı olduğunu belirten ve aynı zamanda bu görüntünün denize girenler açısından sıkıntı oluşturmayacağının altını çizen Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu ‘’Videodaki gördüğümüz siyahlıklar deniz çayırlarının yaprakları. Bu bir petrol veya kir değil Posidonia deniz çayırları içerisinde Akdeniz endemik bitkiler yüksek bitkiler olarak geçiyor. Bunlar sonbaharla birlikte vejetasyonunu tamamlar. Kışın da Posidonia üzerindeki eski yapraklar koparak deniz ekosistemine giriyor. Akıntının durgun olduğu yerlerde bu yapraklar parçalanıyor ve adeta denizin içerisinde siyahlık, petrole benzer bir yapı oluşturuyor. Gördüğümüz görüntüler Posidonia yapraklarının parçalanmış hali. Akıntının olmadığı kuytu yerlerde dikkat edilirse o bölgede köşede biriktiği gözükür. Dalgalar ve akıntılar ile sürüklenecektir. Yaz sezonunda bu dönemde de kıyıda zaten oteller suyu filtre edip o bölgedekileri topluyorlar kıyıdakileri. Ve kumsal kendi haline kalacak. Denize girenler için bir sıkıntı oluşturmaz. Ayrıca bir yerde Posidonia varsa orada yaşanabilecek bir hayatın olduğunu gösterir. Posidonia bildiği gibi denizlerin amazon ormanlarıdır yani kirlenmemiş yerlerde kalır. Tam tersi suyun kirliliğini değil temizliğini gösterir. Faydaları şunlar biyolojik olarak denizi evsel atıkları azotlu, ifosfatlı bileşikleri kendine nitratlı bileşikleri gübre olarak kullanır. Deniz suyuna oksijen sağlar. Deniz içerisindeki bazı canlıların besinini oluşturur’’ şeklinde konuştu. Dalga etkisiyle kıyıya vurdu Bölgede otel müdürü olarak görev yapan Deniz Yerlikaya ise sahil kısmının ilerisinde adeta tarla şeklinde yosun alanları olduğunu belirterek " Deniz dalgalı olduğu zaman bu yosunlar kıyıya vuruyor. Bu yıl dalgaların fazla olması nedeniyle yosunlar yoğun şekilde sahile geldi. Bu her zaman olan bir durum değil. Biz ekipler olarak bu yosunları temizliyoruz, şu anda büyük ölçüde temizlenmiş durumda. Bu olay deniz kirliliğiyle ilgili değil, tamamen doğal bir oluşum." Drone ile görüntülendi Öte yandan sahil şeridinde oluşan siyah görüntü havadan drone ile de görüntülendi. Görüntülerde, kıyı boyunca yer yer yoğunlaşan siyah yosun birikintileri dikkat çekti.