DÜNYA - 26 Ağustos 2010 Perşembe 13:27

El Fayed: Son kraliyet arması da yakılsın

A
A
A
El Fayed: Son kraliyet arması da yakılsın

Londra'nın ünlü mağazası Harrods'un eski sahibi Muhammed el Fayed, lanetli olduğunu düşündüğü Harrods'a verilen Kraliyet armalarının sonuncusunun da yakılmasını istiyor.

ERSEN ERMİŞ / HÜLYA ŞEN
LONDRA 

Fransa'da 1997 yılında Galler Prensesi Diana ile birlikte trafik kazasında hayatını kaybeden Dodi el Fayed'in babası Muhammed el Fayed, Harrods mağazalarına verilen Kraliyet armalarının sonuncusunun da yakılmasını talep ediyor. 

Mısırlı milyarder işadamı Muhammed el Fayed, Londra'nın ünlü mağazalarından Harrods'u geçtiğimiz aylarda 1,5 milyar sterline Katar Holding'e satmıştı. İngiltere Kraliyet ailesinin uzun yıllar alışveriş yaptığı ve Kraliyet arması verdiği Harrods mağazasının eski sahibi el Fayed, bu
armaların 'lanetli' olduğunu düşünmüş ve 2000 yılında kraliyet ailesinin daha önce verdiği 4 güven mektubunun yakılması emrini vermişti.
 
Kraliyet armalarının yakılmasının ardından ise Harrods mağazası işlerini 3'e katlamıştı. Oğlu Dodi el Fayed'in Prenses Diana ile birlikte hayatını kaybettiği olayın bir kaza olmadığını savunan Muhammed el Fayed, Dodi ile Diana'nın evlenmesini istemeyen kraliyet ailesini suçlayıcı açıklamalarda bulunmuştu.
 
Muhammed el Fayed ayrıca Harrods'ta oğlu Dodi ile Prenses Diana'nın hatırasının da yaşatılmasını istiyor. 31 Ağustos'ta Prenses Diana ile oğlu Dodi'nin ölüm yıldönümlerinin yaklaşması nedeniyle Harrods mağazasının içindeki Diana ile Dodi'nin heykellerinin kalmasını istiyor. Mağazanın şimdiki yetkilileri ise heykelin akıbeti hakkında bir karar alınmadığını ifade ediyorlar. 

Son yıllarda Kraliyet ailesinin Harrods'tan alışveriş yapmamasını değerlendiren el Fayed, "Eğer Kraliyet Ailesi Harrods'a tekrar gelirse yüzlerini göstermeye cesaret edeceklerinden şüpheliyim" demişti.

Defalarca başvurmasına rağmen İngiliz pasaportuna sahip olamadığını söyleyen el Fayed, daha önce yaptığı açıklamalarda, "Niye bana pasaport vermiyorlar ki? Harrods'un sahibiyim ve İngiltere'de binlerce insana iş veriyorum" demişti. Muhammed el Fayed'e yakınlığıyla bilinen dünyaca ünlü yazar Abdel Bari Atwan İHA'ya yaptığı açıklamada, El Fayed'in oğlunu kaybettiğini, Kraliyet Ailesi ile el Fayed arasında her zaman bir şeyler olacağını ve kendisinin bundan asla vazgeçmeyeceğini söyledi. 

Londra'daki El Kuds El Arabi gazetesinin baş editörlüğünü de yapan Atwan, El Fayed'in mağazaya lanet getirdikleri açıklamasıyla Kraliyet ailesine savaş ilan ettiğini, ancak Kraliyet armalarının yakılmasından bu yana işlerini 3'e katladığını belirtti. Atwan, Fayed'in oğlunun ve Prenses Diana'nın hatırasının devam ettirilmesini istemekle haklı olduğunu söyleyerek, "İngiltere'de oğlunun ve Prenses Diana'nın anıtının dikilmesini istemişti. Bunu yapmayı başaramadı. Böylece Harrods'un içine bir şey yapmaya karar verdi. Bu yüzden
mağazanın içerisinde oğlu ve Prenses Diana anısına 2 heykel yaptırdı" diye konuştu. 

Atwan, Harrods'un yeni sahibinin bu heykelleri kabul edip etmeyeceğini bilemediğini ancak Arap asıllı oldukları ve El Fayed'e sempati besledikleri için heykeli mağazada tutabileceklerini ifade etti. Müslüman dünyasına yakınlığıyla bilinen ünlü tesettürlü İngiliz yazar Yvonne Ridley ise konu hakkında İHA'nın Londra stüdyolarında yaptığı açıklamada, kendisinin geçmiş yıllarda Muhammed El Fayed ile yaptığı röportaj hakkında bilgiler verdi. Ridley, El Fayed'e neden İngiliz pasaportunu bu kadar istediğini sorduğunu, onun da İngiliz pasaportuna sahip olmamanın onur kırıcı olduğunu, çocukları havaalanından doğruca geçiş yapabilirlerken, kendisinin uzun süre beklemek zorunda kaldığını söylediğini belirtti. 

Ridley ayrıca El Fayed'in oğlunu kaybettiğini ve bu durumu kabullenemediğini ifade etti. Harrods'tan düzenli olarak alışveriş yaptığını söyleyen Ridley, müşterilerin mağazadaki Diana ile Dodi'nin heykeli önünde toplandığını ifade etti.
 
Ridley, "Harrods doğru bir yer mi bilmiyorum ama anma için de başka uygun bir yer aklıma gelmiyor. Onun bu hatıranın neden mağaza içinde kalmasını istediğini anlıyorum" dedi. Konu hakkında mağaza müşterileri ile yaptığımız röportajlarda, Londra'da otomotiv sektöründe çalışan Pamela Matira, "Kraliyet armalarının yakılması mağazanın yeni sahibine kalmış. Bunu muhafaza etseler iyi olur çünkü mağaza yıllardır bu armayla anılıyor" dedi. 

Mağaza müşterilerinden üniversite öğrencisi Olivia Troy mağazadaki heykel hakkında, "El Fayed'in mağazadaki heykelin kaldırılmamasını isteyeceğini düşünmüyorum. Çünkü kendisi mağazanın sahibi değil, niye böyle bir şey istesin ki?" dedi. 

Mağaza müşterilerinden Lea Troy ise Muhammed El Fayed'in mağazanın sahibi olmadığı için bu kararı kendisinin veremeyeceğini söyledi. Galler Prensesi Diana ve Muhammed El Fayed'in oğlu Dodi el Fayed, 1997 yılında Paris'te geçirdikleri trafik kazasında hayatını kaybetmişti. Muhammed el Fayed, oğlu ve Prenses Diana'nın öldüğü olayın bir kaza
olmadığını savunuyordu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Evde doğum yapan anne ve bebeği, saatler süren çalışmanın ardından kurtarıldı Diyarbakır’da sancısı gelen bir kadın evde doğum gerçekleştirdi. Anne ve bebeği, kar nedeni ile saatler süren çalışmanın ardından kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, 1 Ocak 2026 günü yaşanan bir doğum vakasında sağlık ekiplerini zamanla yarışan zorlu bir mücadeleye sürükledi. Saat 11.46’da Yeşiltaş Mahallesi’nden gelen doğum ihbarı üzerine Diyarbakır genelinde sağlık birimleri alarma geçti. Sağlık Komuta Kontrol Merkezi koordinasyonunda vakaya 1 kara ambulansı ve 1 UMKE timi olmak üzere toplam 6 sağlık personeli yönlendirildi. Hava ambulansı talebi, olumsuz hava şartları nedeniyle karşılanamazken, karadan ilerleyen ekipler yoğun kar, kapalı yollar ve tipi nedeniyle sık sık durmak zorunda kaldı. Ambulans ekibinin ilerleyememesi üzerine UMKE timi devreye girdi. Sahada ambulansa zincir desteği sağlandı, ancak Aşağı Kırlangıç köyü mevkiinde kar yağışının şiddetlenmesiyle ekipler yeniden mahsur kaldı. Bunun üzerine Çınar Kaymakamlığı ve Büyükşehir Belediyesi ile temasa geçilerek yol açma çalışmaları başlatıldı. Köy halkının traktör desteğiyle ekipler bir süre daha ilerleyebildi. Saatler süren çabanın ardından, yol açma çalışmaları ve saha koordinasyonunun güçlendirilmesiyle UMKE ekibi saat 18.15’te anneye ulaşmayı başardı. Olay yerinde doktor bilgisi dahilinde damar yolu açılarak tıbbi müdahale yapıldı, doğan bebeğin muayenesi gerçekleştirildi. Anne ve bebek, güvenli şekilde ambulans ekiplerine teslim edilerek Çınar 2 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu tarafından saat 23.41’de SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Çocuk Hastalıkları Hastanesine nakledildi. Operasyonu yakından takip eden Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, zorlu süreçte görev alan UMKE Ekip Sorumlusu Salih Bülbül’e, ekibi adına gösterdiği özverili çalışmalardan dolayı teşekkür etti. Asiltürk, "Zorlu kış şartlarına ve saatler süren ulaşım güçlüklerine rağmen ekiplerimiz büyük bir koordinasyon ve özveriyle görevlerini yerine getirdi. UMKE, 112 acil sağlık ekiplerimiz ve vatandaşlarımızın desteğiyle anne ve bebeğimiz güvenli şekilde sağlık tesisimize ulaştırıldı. Diyarbakır’da vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimi için her şartta sahadayız. Bu süreçte görev yapan tüm sağlık personelimize teşekkür ediyorum’’ dedi.
Düzce Tropikal misafirler kar yağışını görünce mest oldu Düzce’yi etkisi altına alan kar yağışı, kentin en uzak misafirlerine unutulmaz anlar yaşattı. Sri Lanka ve Ruanda gibi tropikal iklim ülkelerinden eğitim için kente gelen öğrenciler, hayatlarında ilk kez gördükleri kar karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi. Kent genelinde etkisini sürdüren yağışla birlikte kar kalınlığı şehir merkezinde 20, Konuralp ve Bahçeşehir bölgelerinde ise 40 santimetreye ulaştı. Kar yağışı, çocuklar kadar memleketlerinden binlerce kilometre uzaktaki üniversite öğrencilerini de mutlu etti. "Burada ilk defa kar görüyorum" Düzce Üniversitesi Hemşirelik Bölümü öğrencisi Sri Lankalı Mohoummead Ayizea, ülkesinin tropikal iklim kuşağında yer alması nedeniyle daha önce hiç kar görmediğini söyledi. Yağışın tadını çıkardığını belirten Ayizea, "Sri Lankalı olarak biz orada kar görmüyoruz. Tropikal olduğu için hava hep güneşli. En fazla yağmur yağıyor. Burada ilk defa kar görüyorum ve her gördüğümde çok heyecanlanıyorum. Karın tadını en güzel şekilde çıkartmaya çalışıyorum" dedi. "Bizim hayallerimizi yaşıyorsun" Ülkesinde kar yağışını hep televizyondan izlediğini belirten Ayizea, şöyle konuştu: "Kar yağışını hep filmlerde görüyorduk. Karlı günleri filmlerde gördüğümüz gibi burada da aynı şekilde kendimiz yaşadık. Arkadaşlarıma ve aileme kar görüntülerini çekip gönderiyorum, onlar da çok seviniyorlar. Karlı havalar, bembeyaz zeminler Sri Lankalılar için bir hayaldir. Kar görmeleri, birbirleriyle kartopu oynamaları hepsi onlar için hayal. Bana ’Bizim hayallerimizi yaşıyorsun’ diyorlar." Kar yağışı Ruanda’dan gelen öğrenciyi korkuttu Ruanda’dan gelen Receaip Moukizzia da eğitim için bir yıldır Türkiye’de bulunduğunu anlattı. Karla ilk karşılaştığında şaşkınlık yaşadığını ifade eden Moukizzia, "Türkiye’ye gelince çok mutlu oldum, şimdilik her şey yolunda. Afrika’da kar yağmıyor. Burada kar görünce hem şaşırdım hem korktum. Çok soğuk olduğu için korktum, soğuktan korkmuştum ama şimdi alıştım" ifadelerini kullandı. Millet Bahçesi’nde Türk arkadaşlarıyla bir araya gelen öğrenciler, kar topu oynayıp hatıra fotoğrafı çektirerek keyifli vakit geçirdi.