ASAYİŞ - 07 Ocak 2022 Cuma 12:30

Engelli otomobilini park etti, ceza yedi

A
A
A
Engelli otomobilini park etti, ceza yedi

Kocaeli'de engelli park yerine otomobilini park eden şahıs, gelen cezaya tepki gösterdi. Engelli aracına ceza yazılan şahıs, "Cezanın sebebi, engelli aracımı engelli park yerine park etmek. En doğal ve kanuni hakkım olan engelli park yerine aracımı park etmeyi bana ceza olarak gördüler" dedi.

Kocaeli'de yaşayan Ercüment Yıldırım, yüzde 90 engeli bulunan oğlunun üzerine kayıtlı olan otomobili, oğlunun vasisi olarak kendisi kullanıyor. Aracının önünde engelli kartı bulunmasına rağmen Yıldırım'a, engelli bireyler için ayrılan park alanına otomobilini park ettiği için fahri müfettiş tarafından cezai işlem uygulandı. Yıldırım, evine gelen park cezası makbuzu ile neye uğradığını şaşırdı. 288 TL para cezası uygulanan Yıldırım, otomobilinde engelli kartı olmasına rağmen kendisine ceza uygulanmasına tepki gösterdi. Yüzde 90 engelli çocuğu olan Yıldırım, engelli ailesi olarak bu süreçlerin kendilerini yorduğunu ifade ederek, cezanın iptal edilmesini istedi.

"Engelli ailesi olarak bu süreçler bizi yoruyor"

11 Aralık 2021 tarihinde İzmit ilçesine alışverişine geldiğini söyleyen Ercüment Yıldırım, "Aracımızı engelli park yerine park ettik. Aracım 6 yaşındaki çocuğumun üstüne kayıtlı. Çocuğum yüzde 90 engellidir, vasisi olarak aracı ben kullanıyorum. Bugün itibarı ile elime trafik şubeden bir ceza geldi, cezayı yazan da fahri müfettiş. Bana yazılan cezanın sebebi, engelli aracımla engelli park yerine park etmek. En doğal ve kanuni hakkım olan engelli park yerine aracımı park etmeyi bana ceza olarak gördüler. Bu olaydan dolayı sürecin takipçisi oldum. Trafik şube müdürlüğünü aradım, telefondaki görevli bana, bu cezanın iptali için sulh ceza mahkemesine başvurmamı istedi. Olay adli boyutlara taşındı ve ben bununla uğraşacağım. Bir engelli ailesi olarak bu süreçler bizi yoruyor. Devletten ya bu cezanın iptal edilmesini ya da bu cezayı yazan kişilere gerekli uyarıların yapılmasını istiyorum" dedi.

Engelli otomobilini park etti, ceza yedi

"Şikayetçiyim"


Engelli araçların sistemde kayıtlı olduğunu ve ruhsatında da yazdığını söyleyen Yıldırım, "Engelli raporumuz ve trafik denetleme şubesinin vermiş olduğu engelli kartımız var, bunu aracımın önüne koyuyorum. Buna istinaden nasıl oluyor da engelli park yerine aracımı park ettiğim halde ceza yazılır? Şikayetçiyim, bu trafik cezasını bana yazan fahri müfettişle ilgili gerekli işlemin de yapılmasını istiyorum. Engelli aracımla engelli park yerine park ettiğim için 288 TL ceza geldi. Bu cezayı ödeyip daha sonrasında da sulh ceza mahkemesine başvurmam isteniyor. Her cumartesi günü ben bu pazara geliyorum ve buraya park ediyorum. Şimdi bu fahri müfettiş her cumartesi bana ceza mı gönderecek? Ben her hafta elime ceza makbuzu mu alacağım? Böyle bir uygulama olmamalı, olamaz. Önümüzdeki cumartesi günü geldiğimde aynı cezayla karşılaşma ihtimalim çok yüksek. Bu durumun düzeltilmesini istiyorum. Engelli kartımı her zaman ön torpidoya koyarım ve elimden geldiğince trafik kurallarına da uyarım. Burada muhtemel bir inceleme ve araştırma yapılmadan direkt plakaya yazılmış bir ceza gibi duruyor" diye konuştu.

Fehime Kartal - Cihan Atik
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.