POLİTİKA - 27 Nisan 2016 Çarşamba 14:43

Erdoğan: 'Para adeta bir cıva gibidir'

A
A
A
Erdoğan: 'Para adeta bir cıva gibidir'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ekonomide bir kaide var, para adeta bir cıva gibidir. Cıva kendine uygun zemini bulur oraya doğru kaçar. Para da öyledir. Kendine uygun zemin neredeyse oraya doğru kaçar” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zagreb’deki temasları kapsamında Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinde Grabar-Kitaroviç ile Hırvatistan-Türkiye İş Forumu’na katıldı. Erdoğan iş adamlarına gerçekleştirdiği hitabında, Türkiye ve Hırvatistan’ın geleceğe yönelik ciddi adımlar atacağına inandığını ifade ederek, “10 yıl önce geldiğim Hırvatistan bir başkaydı, 10 yıl sonra geldiğim Hırvatistan bambaşka. Çok ciddi bir gelişmenin olduğunu görüyorum. 2006 yılındaki ziyaretim sırasında Hırvatistan henüz NATO üyesi değildi, Hırvatistan henüz AB üyesi değildi. Ülke 1990’lı yıllarda yaşadığı savaşın etkilerini gidermenin, yol açtığı yaraları sarmanın gayreti içindeydi” dedi.

“TÜRKİYE DIŞ TİCARETİNİN YARISINI AB ÜLKELERİYLE GERÇEKLEŞTİREN BİR ÜLKE”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2008 yılındaki finansal krizin AB’yi olduğu gibi Hırvatistan’ı da etkilediğini belirterek, şunları söyledi:

“Bununla birlikte Hırvatistan ekonomisinin 2015 yılından itibaren tekrar büyüme trendine girdiğini görüyorum. Türkiye olarak bizim yaşadığımız tecrübeler Hırvatistan için de iyi bir örnektir. 2006 yılında Hırvatistan’ı ziyaret ettiğimde Türkiye’nin gayrı safi milli hasılası yaklaşık 400 milyar dolar, dış ticaret hacmi 225 milyar dolardı. Özellikle 2011 yılından bu yana çevremizde yaşanan krizlere rağmen gayrı safi milli hasılamızı ikiye katladık, dış ticaret hacmimizi de 400 milyar dolara kadar çıkarmayı başardık. Bugün Türkiye dış ticaretinin yarısını AB ülkeleriyle gerçekleştiren bir ülke. Kişi başında düşen milli gelirimiz bir ara 11 bin dolara kadar çıktı. Şu an 10 bin doların biraz altında. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıldönümü olan 2023 hedeflerine ulaşmada biz de kararlı adımlarla yürüyoruz.”

2001 yılında yaşanan kriz nedeniyle Türkiye’nin ekonomisinin neredeyse durma noktasına geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerçekleştiğimiz yapısal reformlar sayesinde bu zorlukları aştık. Bu başarıda altyapı yatırımlarına verdiğimiz önemin ve bugün aramızda temsilcileri bulunan dinamik özel sektörümüzün büyük katkısı var” dedi.

“1 MİLYAR DOLARLIK BİR KAPASİTEYE ULAŞMAMAMIZ İÇİN HİÇBİR NEDEN YOK”

Hırvatistan ve Türk iş adamlarına seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kültürel noktada tarihten gelen bir işbirliğimiz var. Bunları bizim çok daha aksiyonel hâle getirmek suretiyle Türkiye ve Hırvatistan az önce de sayın Cumhurbaşkanının ifade ettiği gibi, bizim artık ticaret hacminde 1 milyar dolarlık bir kapasiteye ulaşmamamız için hiçbir neden yoktur. Bölgemizde barış ve istikrarın muhafazası için örnek işbirliği sergilediğimizi düşünüyorum. Ancak ülkelerimiz arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerimiz ülkelerimiz arasındaki müstesna ilişkilerin ve halkların arasındaki dostluğun gerisinde kalmış durumdadır” şeklinde konuştu. Erdoğan, Hırvatistan Cumhurbaşkanının kendisine hayvancılığa yönelik teklifi olduğunu, 10 bin ton gibi Hırvatistan’dan Türkiye’ye büyükbaş konusunda ihracatın olmasına yönelik teklifin olduğunu ve bu ihracatın yapılabileceğini bildirdi.

“PARA ADETA BİR CIVA GİBİDİR”

Finansın yönetiminin farklı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomide bir kaide var, para adeta bir cıva gibidir. Cıva kendine uygun zemini bulur oraya doğru kaçar. Para da öyledir. Kendine uygun zemin neredeyse oraya doğru kaçar. Onun için finansörler veya finans yöneticileri çok da insaflı değildir. Kendileri için uygun zemin neredeyse oraya doğru kaçarlar. Biz siyasilere düşen de bu uygun zemini hazırlamaktır. Biz bu uygun zemini hazırlarsan finansör de girişimci de oraya doğru koşacaktır” dedi.

“BÜROKRASİDE EN BÜYÜK RAKİBİM BÜROKRATİK OLİGARŞİDİR”

“2006 yılında ikili ticaret hacminin 270 milyon dolarken şimdi krizlere rağmen 355 milyon dolar civarındayız. Ama hedef artık 1 milyar dolar. Önümüzdeki, 5 yıl içinde 1 milyar dolarına yükseltme siyasi iradesini ben mevkidaşımla gördüm. Bu hedefe beraber yürüyeceğiz” diyen Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Benim bürokraside her zaman en büyük rakibim bürokratik oligarşidir. Siyasiler bürokratik oligarşiyi mağlup ettikleri oranda başarılı olurlar. Buna inanıyorum. Eğer bürokratik oligarşiye aşamazsanız bugün git yarın gel. Bununla karşılaşırsınız."

Erdoğan, Türkiye’ye geçtiğimiz yıl yapılan doğrudan uluslararası yatırım tutarının 16 buçuk milyar dolar olduğunu ve daha önce 22 milyar doları yakaladıklarını ve tekrar yakalanacağını hatta aşılacağını ifade ederek, ”Ülkemizdeki toplam uluslararası yatırım tutarı 165 milyar doların üzerindedir” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Cedit Kentsel Dönüşüm Projesi’nde çevre düzenlemesi devam ediyor Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iş birliğinde yürütülen Cedit Kentsel Dönüşüm Projesi’nde çalışmaların yüzde 87’si tamamlandı. Projede konutlardaki ince işçilikler ile çevre düzenleme ve peyzaj çalışmaları sürüyor. İzmit Cedit Mahallesi’nde yürütülen kentsel dönüşüm projesinde 47 bloktan oluşan alandaki betonarme imalatlar tamamlandı. Projede kaba inşaatın yüzde 100 seviyesinde tamamlandığı, genel ilerleme oranının ise yüzde 87’ye ulaştığı bildirildi. Proje kapsamında yer alan 1.097 konut ve 1 ticaret merkezinde dış cephe kaplama ile boya işlemlerinin büyük bölümü tamamlandı. Konutların iç bölümlerinde ince işçilikler devam ederken, altyapı, çevre düzenleme ve peyzaj çalışmaları da eş zamanlı olarak sürdürülüyor. Dar sokakları ve yapı stoku nedeniyle riskli alan ilan edilen bölgede yürütülen proje kapsamında eski yapıların yerine yeni konut alanları inşa ediliyor. Deprem yönetmeliğine uygun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı TOKİ ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde yürütülen proje kapsamında inşa edilen yapıların, güncel deprem yönetmeliğine uygun olarak yapıldığı belirtildi. Eski yapıların bulunduğu alanda, konutların yanı sıra cadde ve sosyal alan düzenlemelerine de yer verildi.
Erzurum Tuncay Sonel’in polisteki sorgusu sürüyor Gülistan Doku soruşturması kapsamında önceki gün Elazığ’da gözaltına alınan ve daha sonra Erzurum’a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in polisteki sorgusu devam ediyor. 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Tunceli Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyon düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturmada şu ana kadar tutuklananların sayısı 10 oldu. Soruşturma kapsamında oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma polisi Ş.E. tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel, İçişleri Bakanlılığı tarafından açığa alınmıştı. Elazığ’da olduğu tespit edilen Tuncay Sonel, 17 Nisan 2026 günü Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınmış ve daha sonra karayoluyla sabah saatlerinde Elazığ’dan Erzurum’a getirilmişti. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, Tuncay Sonel’in "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu değerlendirilmişti. Halen Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi’nde sorgusu devam eden Tuncay Sonel’in, buradaki işlemleri tamamlandıktan sonra Erzurum Adliyesi’ne getirilmesi bekleniyor. Tuncay Sonel ile ilgili soruşturmayı ilgili mevzuat gereği Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor. Tuncay Sonel’in getirilmesi beklenen Erzurum Adliyesi ve çevresinde ise tam bir sessizlik yaşanıyor. Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, dün Tunceli Adliyesi’nde sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Bursa Bursa’da arı kovanlarına ayı saldırısı Uludağ eteklerindeki bir köye yakın arı çiftliğine gece saatlerinde giren ayı ailesi, arıcıların kabusu oldu. Anne ayı ve iki yavrusunun kovanlara ulaşmaya çalıştığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı. Osmangazi ilçesine bağlı Yiğitali Köyü’nde elektrikli tellerle çevrili alana yaklaşan ayı ailesinin, özellikle anne ayının kovanlara ulaşmak için büyük çaba sarf ettiği görüldü. Görüntülerde, anne ayının tellere temas ederek bir süre zorlandığı, çarpılmanın etkisiyle geri çekildiği, yavruların ise çevrede dolaştığı anlar dikkat çekti. Kısa süreli panik yaşayan ayı ailesi, ardından bölgeden uzaklaştı. Arı çiftliği sahibi Yiğit Şerbetci, bölgede ayıların sıkça görüldüğünü belirterek yaşananları şu sözlerle anlattı: "Bizim köyümüzde sürekli ayı olur ama sonuçta bu doğayı birlikte paylaşmaya çalışıyoruz. Bahçelerimizi korumak için tek çaremiz elektrikli tel. Kamera kayıtlarında da görünüyor, ayı çarpıldıktan sonra gidiyor. Ayı olan bölgelerde arıcılık yapan meslektaşlarımızın tek çaresi elektrikli tel. Orada değildim ama daha önce başka bir arkadaşımın da başına geldi, telin altından kazıp ulaşabiliyor. Daha öncesinde de 25 kovanıma zarar vermişti, kurtaramamıştık." Öte yandan, üreticiler, özellikle bahar aylarında yiyecek arayışına çıkan ayıların yerleşim yerlerine daha fazla yaklaşmaya başladığını belirterek, hem kendi güvenlikleri hem de hayvanların zarar görmemesi için önlemlerin artırılması gerektiğini ifade ediyor.
İstanbul Pendik’te atlarla şifa: Yaşlılar için atla terapi dönemi başladı Pendik’te başlatılan atlı terapi programında, Vefa Kıraathanesi sakinlerinin at binmenin ritmik hareketleriyle denge, koordinasyon ve kas gücü desteklenirken; Parkinson ve demans gibi nörolojik rahatsızlığı bulunan yaşlı bireylerin işlevselliğinin artırılması ve fiziksel ile psikolojik iyilik hallerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Pendik Belediyesi tarafından yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik atlı terapi uygulaması başlatıldı. Program kapsamında gerçekleştirilen tımar, dokunma ve yele örgüsü gibi uygulamalarla Vefa Kıraathanesi sakinlerinin ince motor becerilerinin geliştirilmesi hedeflenirken, duyusal farkındalık ve sosyal etkileşimlerinin artırılması amaçlanıyor. Uzmanların kontrolünde at binmeyle yaşlı bireylerin atın ritmik hareketleri eşliğinde denge, koordinasyon ve kas aktivasyonunun desteklenmesi sağlanıyor. Öte yandan, atlı terapiyle yaşlı bireylerin denge ve postür gelişiminde olumlu ilerlemeler gözlemlenirken, parkinson ve demans gibi nörolojik rahatsızlığı olan bireylerin işlevselliğinin desteklenmesi de hedefleniyor. "Atlı terapiyle direnç ve dengemi sağlar oldum" Atlı terapiye katılan Vefa Kıraathanesi sakini Elife Çelik, "72 yaşındayım, atlı terapi etkinliği çok güzel oldu. Bende parkinson var. Direnç sahibi oldum ve dengemi sağlar oldum. Soğanları bile doğrayamıyordum, bir şey taşıyamıyordum. Şükür onları yapar oldum. Vallahi çok güzel ben 4 yıldır geliyorum buraya, çok faydasını gördüm ve sağolsun hocalarımız da bize beden hareketleri yaptırıyorlar. Güzel ben çok beğeniyorum, çok memnunum" diye konuştu. "Fiziksel ve psikolojik olumlu etkileri oldu" Etkinlikle ilgili konuşan Klinik Psikolog Dr. Sezen Koçyiğit, "Pendik Belediyesi Vefa Kıraathanesi sakinleriyle gerçekleştirdiğimiz atlı terapi uygulamasıyla yaşlı bireylerde fiziksel düzeyde; denge, koordinasyon ve kas aktivasyonunda belirgin artışlar gözlemledik. Parkinson belirtileri olan katılımcılarda hareket alışkanlıklarında iyileşmeler dikkat çekti. Ancak çalışmanın en güçlü etkisi yalnızca fiziksel değil, psikososyal düzeyde ortaya çıktı. Katılımcıların içe kapanıklıklarının azaldığını, daha fazla iletişim kurduklarını ve sosyal hayata yeniden daha aktif şekilde katıldıklarını gözlemledik. Atla kurulan temas; güven duygusunu, sakinliği ve anda kalma becerisini destekledi. Bu durum, kaygı düzeylerinde azalma ve genel iyi oluş halinde artış olarak yansıdı" ifadelerini kullandı. "Öz yeterlilik ve yaşam motivasyonları arttı" Atlı terapinin yaşlı bireylerin motivasyonlarını artırdığını söyleyen Dr. Sezen Koçyiğit, "Atlı terapinin bir diğer önemli katkı ise katılımcıların kendilerini yeniden üreten, deneyimleyen ve sürecin aktif bir parçası olan bireyler olarak hissetmeleri oldu. Çünkü bu süreçte yalnızca at binme değil; atın yıkanması, bakımı ve yele örme gibi etkinliklerle "ben yapabiliyorum" duygusunu yeniden kazandırmayı hedefledik. Bu da yaşlılık döneminde son derece kritik olan öz yeterlilik ve yaşam motivasyonunu doğrudan olumlu yönde etkiliyor" dedi.
Gaziantep 300 yıllık Zincirli Bedesten turistlerin gözdesi Gaziantep’te 300 yıllık geçmişiyle ticaretin kalbi olan tarihi Zincirli Bedesten, GAP turları ile yerli ve yabancı turistlerin gözdesi haline geldi. Asıl adı Hüseyin Paşa Bedesteni olan ve 1718 yılında Darendeli Hüseyin Paşa tarafından yaptırılan 300 yıllık tarihi Zincirli Bedesten, kentin en eski ticaret alanlarından biri olarak dikkati çekiyor. Kültür Yolu’nun üzerinde bulunan ve şehir merkezinde yer alması dolayısıyla ulaşımın da kolay olduğu Zincirli Bedesten, yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri durumunda bulunuyor. Yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor Gaziantep’te geçmişte ticari hayatın merkezi olan ve bugünde büyük ilgi gören tarihi Zincirli Bedesten, yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor. Kentteki tarihi alışveriş noktalarından biri olan Zincirli Bedesten, yenilenmiş yapısı ve otantik atmosferiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Halk arasında "Kara Basamak Bedesteni" olarak da bilinen Zincirli Bedesten, yerli ve yabancı turistlere alışveriş ve kültür deneyimini bir arada sunuyor. Gaziantep’in en kıymetli ve önemli mirasları arasında yer alan ve binlerce yıllık geçmişe sahip olan Zincirli Bedesten’de daha çok hediyelik ve turistik eşyalar ile Antep fıstığı, kurutmalık, baharat ve kente ait yöresel ürünlerin satılıyor. Gaziantep’in ticaretine ve turizmine hizmet ediyor 300 yıldır Gaziantep’in ticaretine ve turizmine hizmet eden Zincirli Bedesten’i gezen turistler, doğal ve yöresel ürünlerin yanı sıra geleneksel el sanatları ile hediyelik ürünlere yoğun ilgi gösteriyor. Geçmişin bütün renklerini barındıran tarihi çarşıda turistler, alışveriş yaptıkları esnada tarihe yolculuk yapıyor. Özellikle hafta sonları yaşanan turist hareketliliği esnafı çok mutlu ediyor. "Turist yoğunluğu bizi mutlu ediyor" Bedesten esnaflarından Selim Öztop, tarihi Zincirli Bedesten’in yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi gördüğünü belirterek, "Tarihi Zincirli Bedesten, Osmanlı döneminde, yaklaşık 300 yıl önce yapılmış tarihi bir çarşıdır. Tarihi Zincirli Bedesten, daha çok alışveriş için yapılmış olan bir yapı olduğu için günümüzde de alışveriş için turistlerin ziyaret ettiği bir mekan oluyor. Tarihi Zincirli Bedesten, Kültür Yolu güzergahının tam ortasında bulunuyor. Gaziantep’e dair tüm el sanatlarını burada görebiliyoruz. Çarşımızda Başlıca bakır, sedef, çini, telkari, kuruyemişçiler ve baharatçılar gibi esnaflarımız var. Tüm bu ürünleri tek seferde çarşımıza girip alabiliyorsunuz. Son dönemlerde turistlerin çarşımıza ilgisi çok daha iyi arttı. Özellikle nisan, mayıs, eylül ve ekim aylarında bizim ‘sezon’ dediğimiz dönemde ciddi bir yoğunluk oluyor" dedi. "Her zaman misafirlerimizi bekliyoruz" Tarihi dokunun yaşatıldığı, el emeği bakır, sedef ve çini işlemelerinin yanı sıra üfleme camların, doğal kurutmalıklar ile organik kökboyası kullanılarak yapılan kutnu kumaş dokuması gibi kente özgü birçok ürünün Zincirli Bedesten’de yer aldığını belirten Erhan Yeter de, "Şehrimizde gerek yerli gerek yabancı turist olmak üzere birçok misafiri ağırlıyoruz. Yöresel lezzetlerimiz ve yöresel hediyelik eşyalarımız ilgi çekiyor. Gaziantep çok zengin bir şehirdir. Yurt dışından veya yurt içinden olsun, bütün misafirlerimizi ağırlamaktan şeref duyarız. Her zaman misafirlerimizi bekliyoruz, kapımız kendilerine sonuna kadar açıktır. Depremden sonra bayağı bir sıkıntı yaşadık. Ama elhamdülillah turlarımız akın akın şehrimize geliyorlar" ifadelerini kullandı. "Turistlerimizi çarşımızda ağırlamaktan mutluluk ve şeref duyuyoruz" İstanbul’daki tarihi Kapalı Çarşı gibi Gaziantep’teki Zincirli Bedesten’in de kentin en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Halil Karabacak da, "Yurt dışından ve yurt içindeki bütün turistlerimizi burada ağırlamaktan mutluluk ve şeref duyuyoruz. Depremden sonra yeni toparlanan şehrimize turistlerin gelmesi hem ekonomik açıdan hem de manevi açıdan bizi çok güzel etkiliyor. Allah’ın izniyle daha güzel olacağını düşünüyoruz" diye konuştu.