BASKETBOL - 19 Şubat 2015 Perşembe 12:31

Ergin Ataman Kupa'da iddialı

A
A
A
Ergin Ataman Kupa'da iddialı

Royal Halı Türkiye Kupası çeyrek final mücadelesinde Anadolu Efes ile karşılaşacak olan Galatasaray Liv Hospital’da başantrenör Ergin Ataman, kupayı kazanma hedefiyle Gaziantep’e geldiklerini söyledi.

Türkiye Basketbol Federasyonu'nun (TBF) internet sitesine açıklamalarda bulunan Ataman, birbirinden güçlü sekiz takımın Gaziantep'te mücadele edeceğini belirterek, "İlk turda Anadolu Efes ile oynayacağımız karşılaşma Turkish Airlines Euroleague derbisi şeklinde geçecek. İki takım da birbirinden güçlü ve önemli silahlara sahipler. Belki bizim en güçlü silahımız olan Carlos Arroyo bu karşılaşmada olmayacak ama biz onun eksikliğini kapatacak yetenekte oyunculara sahibiz. O açıdan kendimize güveniyoruz. Anadolu Efes’e de çok büyük saygı duyuyoruz. Oynadıkları basketbola, teknik ve oyuncu kadrolarına saygı duyuyoruz. Ama biz de elimizden geldiğince, öncelikle çeyrek final maçını kazanarak yolumuza devam etmeyi hedefliyoruz. Biz buraya tüm takımlar gibi kupayı kazanma hedefiyle geldik" dedi.

"ÖZEL BİR STRATEJİ KULLANACAĞIZ"

Anadolu Efes maçı öncesinde taktik ağırlıklı antrenmanlar yaptıklarını ve özel bir strateji kullanacaklarını ifade eden Ataman, "Rakibimizi iyi tanıyoruz. Ligde sezon başında oynadığımız karşılaşmayı kazanmıştık. Ama o zaman kadromuz farklıydı. Dediğim gibi hem bizim hem de onların güçlü ve zayıf noktaları var. Biz, rakibin zayıf olduğu noktalarla vurmaya çalışacağız. Sonuçta Anadolu Efes’in çok tecrübeli bir antrenörü var. Biz antrenörler teknik olarak mücadelemizi versek de maçı kazanacak olan oyuncular olacak" diye konuştu.

"UZUN YILLAR TAKIMIN BAŞINDA KALMAK İSTİYORUM"

Şahinbey Spor Salonu’nda yaptıkları antrenman sonrasında taraftarların hem takıma hem de kendisine gösterdiği yoğun ilgiye de değinen tecrübeli antrenör, “Sağolsun taraftarlarımız bizi ziyarete geldiler. Yaklaşık 30-40 kişi civarında bir grup geldi. Bize baklava ikram ettiler. Ben de onlara bir konuşma yaptım. Bu konuşmanın üç maddesi vardı. Birincisi; bize burada destek oldukları için. Günlerdir bana sosyal medyada çok büyük destek veriyorlar. Bu nedenle onlara teşekkür ettim. İkincisi; Anadolu Efes maçında rakibimizin de ülkemizi gururla temsil eden bir Türk takımı olduğunu ve bu nedenle de onlara saygı duymaları gerektiğini onlardan rica ettim. ‘Onlara saygı duyun, bizi destekleyin ama biz kazanalım’ dedim. ‘Turnuva boyunca finale gidene kadar asaletimizi bozmayalım’ şeklinde konuştum. Üçüncüsü de inşallah uzun yıllar Galatasaray başında bu sevgiye karşılık olarak takımın basketbolda büyümesinin başında olmak istediğimi onlarla paylaştım” açıklamasında bulundu.

"HİÇBİR ZAMAN VAZGEÇMEYECEĞİZ"

Galatasaray’da basketbol şubesinden sorumlu yönetici olarak göreve gelen Ural Aküzüm ile ilgili de açıklamada bulunan Ergin Ataman, şunları söyledi:
“Yönetim Kurulunda yeni bir görevlendirme oldu. Bu, tamamen yönetimin bir kararı, onun için bu seçime saygı duyuyoruz. Ural Aküzüm’ü yakından tanıyorum. Son derece pozitif enerji yayan, iletişimi çok kuvvetli ve hem bizlerle hem de oyuncularla iletişim içerisinde olacağına inandığım, sinerjiye inanan bir yönetici. İleride Galatasaray’da çok büyük yerlere gelebilecek genç bir yönetici arkadaşımız. Onunla birlikte mücadelemiz devam edecek. Hep söylediğim şey, biz hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz ve Galatasaray’ı yukarıya çıkartmak için Ural’ın önderliğinde mücadelemiz devam edecek." 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da dini azınlık temsilcileri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan ayı gönülden gönüle köprülerin kurulduğu, paylaşmanın ve dayanışmanın arttığı kardeşliği güçlendiği müstesna bir zaman dilimidir. Savaşların, çatışmaların, ayrışmaların, acıların, zulümlerin insanlığın gündemini belirlediği günümüzde burada verilen birlik beraberlik ve dayanışma görüntüsünün çok anlamlı olduğunu inanıyor ve anlıyorum. Üzerinde yaşadığımız Anadolu toprakları medeniyetlerin buluştuğu, farklı inançların kaynaştığı, aynı sokakta yer alan camiilerin, kiliselerin, sinagogların her birini birbirine yakıştığı bir coğrafyadır. Bu akşam da aynı sofranın etrafında Rum Ortodoks, Ermeni, Musevi, Süryani, Katolik ve farklı cemaatlerimizin kıymetli temsilcileri buluşuyor. Davetimize icabet ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Mesele yaratılanı yaratandan ötürü sevebilmektir" Allah’ın yarattığı insanları ayırmanın kimsenin haddi olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler sadece kendi cemaatlerinizin değil, aynı zamanda Türkiye’nin çok kültürlü ve çok inançlı toplumsal yapısının da temsilcilerisiniz. Bu toprakların mayasında birlikte yaşama kültürü vardır, bu toprakların ruhunda karşılıklı saygı vardır, bu toprakların hafızasında kardeşlik vardır. Mesele yaratılanı yaratandan ötürü sevebilmektir. Allah’ın yarattığı insanları kategorilere ayırmak, ırkçılık yapmak, mezhep ve meşrebine göre ötekileştirmek kimsenin haddi de hakkı da değildir" ifadelerini kullandı. "Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi" Türkiye’de farklı inançlara mensup vatandaşların sosyal yaşamın birçok alanında bulunduğunu belirten Erdoğan, "Son 23 yılda bu minvalde çok kapsamlı adımlar attık. Cemaat vakıflarının geçmişten gelen mülklerinin iadesi konusunda önemli düzenlemeler yaptık. Vakıflar mevzuatında gerçekleştirdiğimiz reformlarla cemaat vakıflarının haklarını genişlettik. Uzun yıllar ihmal edilmiş pek çok kilise ve ibadethaneyi restore ederek yeniden cemaatlerin hizmetine sunduk. Cemaatlerin ihtiyaç duyduğu din görevlileri konusunda da ciddi kolaylıklar sağladık. Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi. İstanbul Yeşilköy’de ibadete açtığımız Süryani Kilisesi, Türkiye’deki dini özgürlük ortamının güçlü bir sembolü olmuştur. Farklı inançlara mensup vatandaşlarımızın akademide, bürokraside, iş dünyası ve siyasette aktif olmalarından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Yakın zamanda Ermeni kökenli bir vatandaşımızın kaymakam olarak atanması ve Ermeni milletvekillerimizin TBMM’de uzun süredir görevde bulunması bunun en güzel örneklerinden biridir. İnşallah önümüzdeki dönemde sizlerle el birliği ve gönül birliği içerisinde bu iklimi daha da güzelleştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Türkiye, herkesin inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir" "Gerçekler apaçık ortadayken zaman zaman bazı uluslararası çevrelerin dini özgürlükler konusunda ülkemizi haksızca eleştirdiğini görüyoruz" diyen Erdoğan, "Türkiye karşıtlığını siyasetlerinin merkezlerine yerleştirenlerin söylediklerinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir. Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Fransuva’nın Türkiye’yi ziyareti sırasında yaşananlar bunun önemli bir göstergesidir. Gerek İznik’teki dua programı, gerekse İstanbul’da gerçekleştirilen ayin devletimizin sağladığı imkanlar sayesinde icra edilmiştir" ifadelerini kullandı. "Camii, kilise, havra demeden bombalayanlara müsamahamız yoktur" Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün dünya maalesef ayrımcılık, nefret söylemi ve ötekileştirme gibi ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Özellikle son yıllarda tırmanan İslam düşmanlığı, hem bizim insanlarımızı hem de bir arada yaşama kültürünü açıkça tehdit ediyor. Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşıyız. Bunun da mücadelesini içeride ve dışarıda kararlılıkla veriyoruz. Aynı şekilde camii, kilise, havra demeden bombalayan, ibadethaneler dahi saygısı olmayan DEAŞ vari karanlık yapılara da müsamahamız yoktur. Söylediğim gibi İslam düşmanlığı nasıl bir insanlık suçuysa, Anti-Semitizm de suçtur, makul ve meşru görünemez bir kötülüktür. Bizim hedefimiz açıktır, bu topraklarda yaşayan herkesin kendini eşit, özgür ve güvende hissettiği bir Türkiye’yi inşallah hep birlikte inşa ettik, inşa edeceğiz. Bu akşamki İftar soframızı bu arzumuzun bir nişanesi olarak görüyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftar programına katılan dini azınlık temsilcilerine teşekkür etti, ramazanın ayının ülkeye, millete ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini diledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve birçok davetlinin bulunduğu programa, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, Türkiye Musevileri Hahambaşı David Sevi, Süryani Metropoliti Yusuf Çetin, Papa Türkiye Dini Temsilcisi Latin Katolik Metropoliti Massi Milano, Arkepiskopos İzmir Metropoliti Monsenyör Martin Kmetec, Türkiye Süryani Katolik Metropoliti Orhan Çanlı, Türkiye Ermeni Katolik Cemaati Ruhani Reisi Vartan Kerabaydzar Kirakos Kazancıyan, Kadıköy Metropoliti Emanuel Adamakis, Hatay Katolik Anadolu Havarisi Vekili Antuan Ilgıt, Mardin Süryani Metropoliti Mor Timotheos Samuel, Keldani Kilisesi Başepiskoposu Sabri Anar, Ermeni Vakıflar Birliği Platformu Başkanı Bedros Şirinoğlu, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Başkanı Konstantin Yuvanidis, Türk Musevi Toplumu Başkanı Erol Kohen, Yahudi Cemaati Başkanı İsak İbrahimzadeh, Süryani Vakfı Başkanı Kenan Gürdal, Mor Gabriel Vakfı Başkanı Kuryakus Ergun, Kadıköy Rum Vakfı Başkan Vekili Lena Kaçi Açık, Ermeni Katolik Vakfı Başkanı Antuan Sultanoğlu ve Süryani Katolik Vakfı Başkanı Münir Üçkardeş katıldı.