KENT HABERLERİ - 28 Ocak 2017 Cumartesi 09:30

Erol Parlak, türküleriyle kulaklardaki pası sildi

A
A
A
Erol Parlak, türküleriyle kulaklardaki pası sildi

Marmara Belediyeler Birliği tarafından organize edilen ‘Türküler ve Toplumsal Yaşam’ konulu sohbet ve dinletide sahne alan Prof. Dr. Erol Parlak türküleriyle dinleyenleri kendisine hayran bıraktı.

2016 yılında Müzik Kategorisinde Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülünü alan Prof. Dr. Erol Parlak, Marmara Belediyeler Birliği (MBB) tarafından düzenlenen ‘Türküler ve Toplumsal Yaşam’ konulu sohbet ve dinletide sahne aldı. MBB Hızırbey Çelebi Salonu'nda düzenlenen programa Marmara Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı’nın yanı sıra Marmara Belediyeler Birliği yetkilileri ve çok sayıda sanatsever katıldı. Mızrap kullanmaksızın çalma tekniğini sistemleştirerek el ile bağlama çalma geleneğini devam ettiren Erol Parlak, seslendirdiği türkülerle dinleyenleri kendisine hayran bıraktı.
Anadolu’nun kültürel zenginliğini, özden ve gelenekten gelen türküleri ve "Bozkırın Tezenesi" olarak bilinen merhum sanatçı Neşet Ertaş’ın türkülerini seslendiren Parlak, sanatseverlerin kulağındaki pası sildi. Gecede türkü söylemenin yanı sıra, Anadolu’nun müzik kültürünü ve nasıl gelişme sağladığını da anlatan Prof. Dr. Erol Parlak, dinleyenler tarafından uzun süre alkışlandı.

“Bu tarz etkinlikler kültürümüzün gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayacak”
Marmara Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, “Marmara Belediyeler Birliği olarak özellikle genç nesillerin geçmişimizi, kültürümüzü tanımaları adına ve hocamızı tanımaları adına bu etkinliği düzenliyoruz. Bundan sonraki süreçte yeni nesil bizim kültürümüzle, tarihimizle özdeşleşmiş şekilde büyüyeceklerdir. Neşet Ertaş kültürünü sürdüren Erol Parlak hocamızı daha yakından tanıyacaklar. Bu etkinlikler kültürümüzün gelecek nesillere aktarılmasına büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum. Bizler bu ülkenin değerleri olmuş büyüklerimizi gelecek kuşaklarla buluşturmak zorundayız” dedi.

“Müzik hayat demek, türkülerimiz ise hayatın her anı demektir”
Anadolu kültürünü anlatıp, türküleri seslendirerek dinleyenleri kendisine hayran bırakan Prof. Dr. Erol Parlak, “Marmara Belediyeler Birliği’nin davetlisi olarak bugün buradayız. Bugün Türküleri, müziği konuşacağız. Müzik hayat demek, türkülerimiz ise hayatın her anı demektir. Toprağımıza dair bu güzelliği, onların bize anlattıklarını, toplumsal olarak bize yaşattığı duyguları, birlik ve beraberliğe olan katkısını konuşacağız. Çok kıymetli bir davetli kitlesi var, ben onların önüne çıkacağım için çok heyecanlıyım” diye konuştu.

Mehmet Başa

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 23. oturumunda, Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Akyüz savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 23. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Akyüz savunma yaptı. İddianamede sanık Ali Rıza Akyüz hakkında yapılan değerlendirmede, örgütün Bakırköy’deki faaliyetlerinin takibi için Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı olarak görevlendirildiği belirtilmişti. Akyüz’ün, Bakırköy’de bulunan büyük inşaat projelerinin, alışveriş merkezlerinin imar ve ruhsat konusundaki taleplerini örgüt lideri ve yöneticilerine ilettiği, bu bakımdan örgüt lider ve yöneticilerinin talimatlarıyla hareket ettiği iddianamede ifade edilmişti. "Hiçbir kararı kişisel olarak almadım" Capacity AVM’nin sahiplerini otoparkın ruhsat işlemleri için rüşvet vermeye zorladığı ve müştekilerin kabul etmemesi üzerine alışveriş merkezine idari para cezası kesildiği iddialarına karşı savunma yapan Akyüz, "Öncelikle bu iddianamede bana yöneltilen suçlamaları asla kabul etmiyorum. Bu dosyada bana isnat edilen suçları işlemedim. Attığım her imzanın idari prosedüre, mevzuata ve kamu yararına olduğunu öncelikle ifade ediyorum. Bugün burada ayrıyeten mesleki onurumu, yılların emeğini ve vicdani sorumluluğumu ortaya koymak için bulunuyorum. Capaticy Alışveriş Merkezi giriş kapısından dolayı ciddi bir otopark sorunu oluyordu. AVM yönetimi bizzat belediye başkanı ile görüşme yaptı. Ben de toplantıya davet edildim. Başkanlar aralarında konuşurken Capacity AVM Yönetim Kurulu Başkanı, alışveriş merkezinde problem olduğunu, otoparkının mühürlü olduğunu söyledi. Belediye başkanı da ‘evet otopark müdürlü’ dedi. Mühürlü dediği şu; otopark çalışıyor ama giriş çıkış bedava. Belediye başkanı dedi ki ‘bu işleri başkan yardımcısı Ali Rıza Akyüz ile görüşürsünüz’. Ben burada hiçbir kararı kişisel olarak almadım. Biz başkan ile ilk görüşmeyi yaptıktan sonra, bunlar müsaade almadan otoparkı çalıştırmaya başlıyorlar. Belediyeye şikayet oluyor. Belediye mühürlüyor, devam ediyorlar. Biz AVM’ye tebligat çektik. Bunlar bu tebligata bir türlü cevap vermediler. Bütün işlemler Bakırköy Belediyesi İmar Müdürlüğü tarafından yapıldı. Büyükşehir Belediyesi bu işin hiçbir tarafından yok. Capacity AVM kolonlarına baktım, perdelere baktım. Perdeleri öyle çizmişler ki, var diye bakarsan var, yok diye bakarsan yok. Deprem gece 12 ile sabah 5 arasında olabilir diye bir kaide yok. Akşam 06.00’da orada 10 bin kişi varken de olabilir. O yüzden bu iş bu kadar önemli. Bakırköy Belediyesi olarak bir bilirkişi müracaatı da yapıldı. ‘3-4 defa güçlendirme projesi yapacaksın’ dedim ama olmadı" şeklinde konuştu. Akyüz savunmasının devamında, "Benim hakkımdaki iddiaların hiçbir somut delili yok. Hep kendi aralarında konuşmuşlar bunun için benim hakkımdaki iddialar yetmez. Ben kimseden rüşvet veya menfaat talep etmedim, bir beklenti içinde olmadım. Ne kendi adıma ne de üçüncü bir şahıs adına. Şu anda Capacity’nin bu davada ifade veren müştekiler ve bütün mülkiyet sahipleri için, kendi adlarına ve sahip oldukları şirketler adına hepsinin ikişer üçer tane ceza ve idari davaları var. Bunların bizi şikayet etmelerinin temel nedeni, bu idari ve ceza davalarına altlık uygulamaları içindir. Şimdi ben tutuklandım, geldim, buradayım. Ama şu an rahatladım. Niçin rahatladım biliyor musunuz? Artık salon bu olaya ortak. Ben ne kadar düşünüyorsam, bu salondaki herkes de kendini o kadar sorumlu hissetmeli diye düşünüyorum. Üstümden büyük yük kalktı" ifadelerini kullandı. Duruşma sanık Akyüz’ün çapraz sorgusu ile devam edilmek üzere 20 Nisan Pazartesi gününe ertelendi.
Düzce Lisenin maskot kedisi, yavrularını okula emanet etti Düzce’de Güzel Sanatlar Lisesinin maskotu haline gelen "Neva" isimli kedi, bahçede dünyaya getirdiği yavrularını öğretmenler odasındaki geri dönüşüm kutusuna taşıdı. Okul Müdürü Nazmi Bal, "Yaşadığımız bu zor günlerde içimize az da olsa bir umut ışığı serpildi. Okulların ne kadar güvenilir olduğunu hatırlattı" dedi. Bir süredir okul çevresinde görülmeyen Neva isimli tekir kedi, bahçede dünyaya getirdiği yavrularını ağzıyla taşıyarak öğretmenler odasına getirdi. Güvenli bölge olarak seçtiği odada, masanın altında bulunan ve müsvedde kağıtların toplanması için kullanılan kutuya yavrularını yerleştiren kedi, burada yavrularını emzirmeye başladı. Öğretmenler odasında yavrularıyla birlikte kalan kediyi fark eden eğitimciler, anne ve yavruları koruma altına alarak beslemeye başladı. Kedinin yavrularını taşıdığı anlar cep telefonu kamerasıyla da kayda alındı. "Okulların ne kadar güvenilir olduğunu hatırlattı" Güzel Sanatlar Lisesi Okul Müdürü Nazmi Bal, son günlerde eğitim camiasını üzen olaylara değindi. Bal, Türkiye’de yaşanan üzücü hadiseler nedeniyle taziye dileklerini ileterek, "Son günlerde yaşadığımız acı olaylardan dolayı ülkemizin ve eğitim camiamızın başı sağ olsun. Yaşadığımız bu zor günlerde içimize az da olsa bir umut ışığı serpildi. Okul öğrencilerimizin sahiplendiği ve beslediğimiz tekir kedimiz Neva, son birkaç gündür kaybolmuştu, gözükmüyordu. Dün öğretmenler odasında otururken birden öğretmenler odasına geldiğini gördük. Biz ilk başta ağzında fare var zannettik. Bir baktık ki yavrularını doğurmuş. Okulu da önce güzel bir keşfetmiş. Bizim fotokopi makinesi altında atık kağıt kutusu var. Geri dönüşüm için hazırladığımız kağıt kutumuza, teker teker 3 yavrusunu getirdi. Bize teslim etti, bize emanet etti. Okulların ne kadar güvenilir olduğunu hatırlattı, içimize neşe serpti. Bizler içinde mutluluk kaynağı oldu. Bizde onun için uygun bir ortam sağladık. Güzel bir ev sahipliği yapıyoruz" dedi.