DÜNYA - 05 Eylül 2025 Cuma 16:26 | Son Güncelleme : 05 Eylül 2025 Cuma 16:28

Esad ailesine ait 4 lüks araç açık müzayedeye çıkarıldı

A
A
A
Esad ailesine ait 4 lüks araç açık müzayedeye çıkarıldı

Suriye Kalkınma Fonu’nun açılış töreni kapsamında Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara’nın talimatıyla Beşar Esad ve ailesine ait 4 lüks araç açık müzayedeye çıkarıldı. Müzayedeye çıkarılan araçların tahmini değerinin 20 milyon dolar olduğu satıştan elde edilen tüm gelirin ülkenin yeniden imarı için kullanılacağı açıkladı.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, Şam Kalesi’nde düzenlenen Suriye Kalkınma Fonu açılış töreninde konuştu. Şara, konuşmasında "Devrik rejim ekonomimizi yıktı, servetlerimizi talan etti, evlerimizi harap etti ve halkımızı kamplara, gurbet ellerine savurdu. Bugün burada, yaralı Suriye’mizi onarmak, ülkemizi yeniden inşa etmek ve yerinden edilen vatandaşlarımızı topraklarına döndürmek için bir araya geldi" ifadelerini kullandı. Tüm harcamaların stratejik projeler kapsamında açıkça paylaşılacağını belirten Şara, "Ben buraya Suriye için sadaka istemeye gelmedim. Allah Şam’ı ve halkını zaten himayesine almıştır; bu topraklar, sadakaya muhtaç olmayacak kadar azizdir. Burada bulunmamın nedeni, hem kendime hem size bu çağın görevini hatırlatmaktır" ifadelerini kullandı.

Esad’ın araçları müzayedede satıldı

Eş-Şara’nın talimatıyla devrik lider Beşar Esad ve ailesine ait 4 lüks araç açık müzayedeye çıkarıldı. Araçların tahmini değerinin 20 milyon dolar olduğu öğrenilirken satıştan elde edilen tüm gelirin ülkenin yeniden imarı için yapılacak projelere aktarılacağı açıklandı. Müzayedeye çıkarılan 4 aracın Şam’daki Devlet Başkanlığı Sarayı’nın ana garajında bulunan koleksiyondan seçildiği aktarılırken koleksiyonda 40’tan fazla özel araç bulunduğu belirtildi. Müzayedeye çıkarılan 4 araçtan birinin yalnızca 349 adet üretilen ve değeri 3 milyon dolar olan Ferrari F50 oldu. Ayrıca, yaklaşık 2 milyon dolar değerindeki Ferrari F12 Berlinetta, 1 milyon dolar fiyat biçilen Lamborghini Murciélago ve 1 ila 1,5 milyon dolar arasında değişen Aston Martin de müzayedeye çıkarılan araçlar oldu. Esad ailesinin toplam araç sayısının bin 330’un üzerinde olduğu ifade edilirken Devlet Başkanlığı Sarayı’nda yaklaşık 300 otomobil bulunuyor. Mahir Esad’a ait olduğu belirtilen garajda ise bin 500’den fazla aracın yer aldığı, ailenin toplam araç filosunun değerinin 1 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor. Yeni hükümet, Esad ailesinden el konulan varlıkları nakde çevirerek Kalkınma Fonu aracılığıyla yeniden imarı hızlandırmayı ve altyapıyı güçlendirmeyi hedefliyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davasında ara karar: 4 sanığın tahliyesine karar verildi Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik 200 sanığın yargılandığı davada cumhuriyet savcısının mütalaasını sunmasının ardından ara karar açıklandı. Mahkeme ara kararında 4 tutuklu sanığın tahliyesine karar verdi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 11’i tutuklu 200 sanık hakkında ara karar açıklandı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan salonda görülen duruşmada açıklanan ara kararda müştekilerin katılma talebinin kabulüne karar verilirken Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alı Rıza Yılmaz, Rıza Akpolat’ın eniştesi Burak Kangal, Rıza Akpolat’ın kayınbiraderi Kazım Gökhan Yankılıç ve Rıza Akpolat’ın arkadaşı Rabil Artan hakkında tahliye kararı verildi. Mahkeme tarafından, Belediye Başkanlığı görevlerinden uzaklaştırılan Rıza Akpolat, Oya Tekin, Utku Caner Çaykara ile Ceyhan Kayhan, Erhan Daka, Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger ve Oya Tekin’in eşi Celal Tekin’in ise tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Duruşma 15 Haziran 2026’ya ertelendi.
Bartın BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi. Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından "Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını" başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı. Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım." ifadelerini kullandı. Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı. "Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor" Konuşmasında "ölümcül kimlik" ve "ölümsüz kimlik" kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, "Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor." dedi. Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı. İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.
Bartın BARÜ, Türkiye’nin Sosyal Bilimler Festivali "Sosyalfest"te yerini aldı Bartın Üniversitesi (BARÜ) paydaşı olduğu Türkiye’nin Sosyal Bilimler Festivali Sosyalfest 2026’da en fazla projeyle başvuru yapan üniversiteler arasında yerini aldı. Karabük Üniversitesi (KBÜ) ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) iş birliğinde toplumsal sorunlara yenilikçi ve insan odaklı çözümler üretmeyi amaçlayan Sosyal Bilimler Festivali Sosyalfest 2026 programı düzenlendi. Bartın Üniversitesinin (BARÜ) paydaşları arasında yer aldığı ve Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyenleri, öğrencileri ve paydaş kurum temsilcilerini bir araya getiren festivale Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zafer Ceylan katıldı. İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsünde İstanbul Valisi Davut Gül’ün açılış konuşmalarıyla başlayan programda gençlerin sosyal model tasarlama becerilerini geliştirilmesi, toplumsal sorunlara çözüm odaklı yaklaşması, bilimsel düşünceyi gündelik hayatla buluşturmasının önemi vurgulandı. Sosyal bilimler alanında farkındalık oluşturmayı amaçlayan Sosyalfest’te BARÜ’lüler önemli bir başarıya imza atarak en çok başvuru gönderen üniversiteler arasına girdi. Elde edilen başarı dolayısıyla verilen plaket, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ceylan’a verildi. Gün boyunca festival kapsamında gerçekleştirilen etkinlikleri de takip eden Prof. Dr. Ceylan, üniversiteler arası akademik ve kültürel iş birliklerinin önemine değinerek emeği geçen herkese teşekkür etti.
Antalya Arazi anlaşmazlığında dayı yeğenini öldürdü, o anlar güvenlik kamerasında Antalya’da 30 metre fazla pay verildiği için aralarında arazi anlaşmazlığı bulunan dayı yeğenini ateşli silahla vurarak öldürdü. Olay anı ve şüphelinin olay sonrası sakin tavırlarla bölgeden ayrılması ise güvenlik kamerasına yansıdı.Olay, sat 15.00 sıralarında Kepez İlçesi Kanal Mahallesi Sakarya Bulvarı üzerinde bulunan noter önünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ömer A. (63) arazi paylaşımı sırasında 30 metre fazla hisse verildiği iddia edilen yeğeni Amine Bozkurt (40) ile Noter önünde buluştu. Taraflar noter önünde konuşmaya başladıktan kısa süre sonra Ömer A. üzerinde bulunan tabancayı çıkartarak yeğeni Amine Bozkurt’a ateş etmeye başladı. Dayısının tabancasından çıkan kurşunların hedefi olan Bozkurt, karın, göğüs ve baş bölgesinden yaralandı.Hastanede hayatını kaybettiYeğenini tabanca ile vuran Ömer A. ise eşi ile birlikte yaya olarak olay yerinden ayrıldı. Çevredekilerin olayı 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, ağır yaralanan Amine Bozkurt sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla yakındaki bin özel hastaneye kaldırıldı. Ancak genç kadın burada doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olay yerine gelen Cinayet Büro Amirliği ve diğer ekipler kaçan Ömer A.’nın yakalanması için bölgede araştırma başlattı.Kaçan şüpheli kısa sürede yakalandıEkiplerin çevrede yaptığı araştırmada Ömer A. olay yerine yaklaşık 1 kilometre mesafede yakalandı. Ömer A. ifade işlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne götürülürken, Olay Yeri İnceleme ekipleri olayın yaşandığı noktada ve boş kovanlar üzerinde inceleme yaptı. Tüm müdahalelere rağmen vücut ve baş bölgesine altığı kurşunlar nedeniyle hayatını kaybeden Amine Bozkurt’un cansız bedeni ise Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.Olay anı güvenlik kamerasındaÖte yandan olay anı ve olayın ardından şüpheli şahsın kaçışı bir işyerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Ömer A. ve yeğeni Amine Bozkurt’un noter önünde buluştukları, bir süre sonra ise Ömer A.’nın yeğenine ateş ederek sakin bir şekilde olay yerinden yaya olarak ayrıldığı görüldü.