EKONOMİ - 20 Mayıs 2022 Cuma 15:08

Evatro’da hedef globale yayılmak

A
A
A
Evatro’da hedef globale yayılmak

Teknoloji, dijitalleşme ve yazılım geliştirme alanlarında pek çok sektöre hizmet veren YTÜ Yıldız Teknopark firmalarından Evatro, önümüzdeki beş yıl içinde kendi alanında hem ABD’de daha fazla kitleye ulaşmayı hem de globale açılmayı hedefliyor.

Yolcuğuna 2011 yılında YTÜ Yıldız Teknopark’ta başlayan Evatro perakende, bankacılık, finans, sigortacılık, otomotiv ve ilaç sektörlerine teknoloji, dijitalleşme ve yazılım geliştirme alanlarında hizmet veren bir firma. 2016 yılında Birleşik Krallık Ticaret ve Yatırım Ajansı (UKTI) ve British Consulate General Istanbul tarafından düzenlenen "Great Scale Up" yarışmasında "Field Pie" ürünü ile İnovasyon Ödülü alan Evatro’nun kurucusu Alparslan Şengezer ile başarı hikayelerini, sundukları hizmetleri ve hedeflerini konuştuk.

“Saha satış işi uzmanlık alanlarımızdan biri oldu”
Bankacılık ve yazılım alanlarındaki tecrübesiyle Evatro’yu kurmaya karar verdiğini ifade eden Alparslan Şengezer, “Bu alanlarda tecrübemiz vardı ancak piyasanın neye ihtiyacı olduğunu ve nasıl şekilleneceğini bilmiyorduk. 2011 yılı mobilleşmenin başlaması sebebiyle ayrıca önemliydi. İlk müşterilerimiz arasında yer alan bir ilaç firmasının, tanıtım ve siparişlerini tabletler üzerinden alma hayali vardı. Şu anda basit gibi geliyor ama bu işi o zamanlar yapmak zordu. Temsilcinin gittiği yerde internet olup olmadığı, tanıtım yapılırken aynı zamanda sipariş girilebilir mi bunlar hep soru işaretiydi. Bu alandaki ilk projemizi Türkiye’deki önemli bir GSM operatörüyle birlikte yaptık ve başarılı olduk. Bu çalışmanın ardından sahada mobil cihazları kullanarak sipariş alma ve iş süreçlerini takip etme işinin çok büyüyeceğini öngördük. İlaç mümessilleri dışında sahada satış yapan, servise, tanıtıma giden iş kollarına da hitap edebileceğimizi düşündük. İlk hedefimiz perakende sektörü oldu. Özellikle marketlerde gördüğümüz hızlı tüketim mallarının marketlere gelmesi, kontrolü, yerleşimi, stok kontrolü hepsi saha işi ve ciddi bir saha operasyonu gerektiriyor. Biz de Türkiye’deki önemli firmalardan biriyle bir projeye başladık, mobil cihazları kullanarak merchandising işini mobilleştirdik, dijitalleştirdik. Marketlerde kontrolleri sağlayan tüm temsilciler bütün işlemlerini bizim geliştirdiğimiz uygulama üzerinden yapmaya başladılar. Ürünlerin raf düzenleri, stok kontrollerinin dijitalleşmesi ve elde edilen dataların konuşturulması ürün satışlarının artmasını sağladı. Satışların yanı sıra verimlilik de arttı, günde 10 ziyaret yapan temsilci yaptığı işin süresi kısalınca bu sayıyı 15’e çıkarmaya başladı. Projenin başarısıyla çalıştığımız firma sayısı da arttı. Bu firmalardan sahadaki satış, tanıtım ve raf düzeni anlamında çok şey öğrendik ve saha satış işi uzmanlık alanlarımızdan biri oldu.” diye konuştu.

Görsel zeka ile yapay zekayı birleştiren planogramlar
Yapay zekanın ilerlemesiyle ürünlerini bu doğrultuda güncellemeye başladıklarını dile getiren Şengezer, “Görsel zeka ve yapay zekayı birleştirerek planogramları daha kullanışlı bir hale getirdik. Perakende şirketleri planogramı zaten kullanıyordu ancak Türkiye’de bunu yapay zeka ile birleştiren ilk firmalardan biriyiz. Önceden temsilci rafın karşısına geçer ürün var mı yok mu, doğru yerde mi diye bakıp not alırdı, form doldururdu. Bizim uygulamamızla derin öğrenme ve algoritmalar sayesinde temsilci rafın bir fotoğrafını çekip sisteme yükleyerek ‘Bu ürün yanlış yerde’ gibi geri dönüşler alabiliyor. Bunun dışında esnek bir form altyapısı geliştirdik. Kurallara bağlı formlar oluşturduk ve bu formlar her sektörün denetleme işinde kullanabileceği ürünler haline geldi.” dedi.

“Bir musluk tamircisiyle başladığımız ABD yolculuğumuzda bugün 100’den fazla işletmeye hizmet veriyoruz”
Bu projeler sayesinde saha satış, saha yönetimi ve denetimi, iş takibi hizmetlerinde uzmanlaştıklarını belirten Şengezer ABD pazarına giriş hikayelerini ise şöyle anlatıyor:

“Burada yaptığımız işleri ABD’ye taşımaya karar verdik ve 2016 yılında San Francisco/Silikon Vadisinde ofisimizi kurduk. Burada yaptığımız işleri oradaki büyük firmalarla yapmak istediğimizde çok maliyetli olduğunu gördük ve bunun sonucunda küçük işletmelerle çalışmaya başladık. İlk olarak saha yönetimi alanındaki uzmanlığımızı kullandık. ABD’deki evlerin çoğu müstakil ve tamirat, bakım, onarım gibi işler büyük bir sektörü oluşturuyor. Biz de bu sektörü daha dijital bir hale getirmek için çalışmalara başladık. Örneğin, evinizdeki su borusunda bir sıkıntı oldu, konuyla ilgili en yakındaki firma ile iletişime geçiyorsunuz, firma yetkilisi size elemanını gönderiyor, sorun gideriliyor, ödemesi için fatura kesiliyor veya kartla ödeme yapılıyor. Bir de firma açısından duruma bakalım. Sizin 10 tane elemanınız var ve günde 150 tane istek alıyorsunuz. Kimin nereye gideceği, kaç adres ziyaret edeceği iyi bir planlama gerektiriyor. Doğru kişiyi doğru yere gönderdiğinizde işinizi belki de iki katına çıkarabilirsiniz. Bu 10 elemanlı bir firma için nispeten kolay görünebilir ancak daha fazla elemanı olan ve daha fazla iş alan firmalar için durum daha karmaşık bir hal alıyor. İşte biz bu noktada devreye girdik ve geliştirdiğimiz uygulamayla firmalara, gelen işleri en doğru şekilde programlama, elemanlarını en uygun yere gönderme, iş takibi ve ödemeyi anında alarak faturasını muhasebeye iletmelerini sağladık. Bir musluk tamircisi ile başladığımız bu serüvende şu anda bizdeki İSKİ gibi BEDAŞ gibi 100’den fazla işletmeye hizmet veriyoruz. Satışla başladığımız ABD yolculuğumuza servis işimizi de ekleyip, büyütmüş olarak devam ediyoruz.”

“ABD pazarına girince ürünümüzün ne kadar iyi olduğunu anladık”
ABD operasyonlarının yakın zamanda daha da büyüdüğüne dikkat çeken Şengezer, “Geçen sene Oregon Eyaleti tüm su işlerinin saha yönetimini yapacak bir teknoloji firması için ihale açtı. Bizimle birlikte 100’e yakın firmanın katıldığı bu ihalede önce ilk 10’a sonra ilk üçe kaldık. İhaleyi kazanmamız için gerekli kriterlerin bulunduğu listedeki hemen hemen tüm maddelerin ürünümüzde olduğunu gördük. Aslında biz ABD pazarına girince ürünümüzün ne kadar iyi olduğunun farkına vardık. Elimizde çok iyi noktaya gelen bir ürün varmış ancak bunu iyi tanıtamamışız, bunu anladık. Dünyanın pek çok ülkesinden firmanın yer aldığı ve sonucunda 250 bin su saatinin değiştirilme işini kapsayan ihaleyi aldık. Bundan bir ay sonra Kuzey Carolina Eyaleti de bir ihale açtı, bu kez değiştirilecek bir milyon su saati vardı ve biz bu ihaleyi de aldık. 10 sene boyunca bu iki eyaletin su işletmelerinin tüm saha servis işleri bizim oldu. Burada bir mühendislik başarı var ve bu başarıyı artırmamız lazım.” diye konuştu.

Evatro tarafından hayata geçirilen ilkler
Evatro olarak dünyada ilk olan projelerinden de söz eden Alparslan Şengezer, “ABD’de önemli bir su işletmesiyle su borularının, yapay zekayla sesini dinleyerek ‘Üç ay sonra burada bir delik olacak, buraya bir önlem alın” çıkarımına varıyoruz. Binlerce boruyu dinleyerek, büyük veriye bakarak sorun oluşmadan teknisyeni gönderip değişimi yapabiliyorsunuz. Bu şekilde maliyet konusunda verimlilik artıyor ve sorun henüz başındayken çözülmüş oluyor. Bunun dışında yine ABD’de uygulamamızı kullanan firma bir tamir işi için çağrı aldığında yapay zeka tabanlı ürününüz soruna neden olabilecek tüm olasılıkları tespit ediyor ve usta tamir için gittiği yerde olabilecek her soruna uygun ekipmanı yanında götürüyor.” dedi.

Hedef globale yayılmak ve ABD’de daha geniş bir kullanım ağına ulaşmak
ABD’deki saha servis ve saha satış işlerini ikiye ayırdıklarını belirten Şengezer, “YTÜ Yıldız Teknopark bünyesinde yer alan Startürk oluşumu içinde saha servis işlerini yaptığımız “Field Pie” ve saha satış işlerini yaptığımız “Field Best” isimli iki ayrı şirket kurduk. 2022’de Field Pie için ciddi bir pazarlama bütçesi ayırdık. Ortak veya yatırım alarak ya da yine kendi çabamızla ABD’de büyümek için çalışmalarımızı yapıyoruz. Önümüzdeki 5 sene içinde amiral gemimiz olarak gördüğünüz saha yönetimi, saha servis ve saha satış teknolojilerimizle, ABD’de kendi alanımızda ismi bilinen ve binlerce müşterisi olan bir marka olmak istiyoruz. Bir Türk firması olarak ABD’de ismimizi daha fazla duyurmak istiyoruz. İkinci hedefiniz ise saha satış ve servis hizmetlerinde yapay zekanın da yardımıyla global bir pazara hitap etmek. Bu nedenle Dubai’de ofis açtık. Çünkü sağladığımız hizmetlere sebep olan sorunlar dünyanın her yerinde var. Sahadaki insanların iş yapış şeklini düzenlediğiniz zaman bunu dünyanın her yerine satabilirsiniz.” İfadelerinde bulundu.

“Teknoparkla beraber büyüdük”
Kuruldukları günden bu yana YTÜ Yıldız Teknopark’ta olduklarını söyleyen Şengezer, “Biz her şeyi burada yaptık, beraber büyüdük ve her zaman desteklendik. Teknopark’ın da Türkiye’nin de çok büyük potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Burada çok iyi yazılım firmaları var, bunu daha iyi kullanmamız lazım. Teknopark’taki teknolojileri gruplayıp ünümüzü artırmalıyız. İhracatı artırmak adına tüm teknoparkların çok daha iyi kullanılabileceğini düşünüyorum.” diyerek sözlerini noktaladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’da bir ayda 111 milyon dolar ihracat yapıldı Önemli ihracat ürünleriyle Türkiye ekonomisine katkı sağlayan Aydın’da Kasım ayında 111 milyon 702 bin dolar ihracat, 27 milyon 164 bin dolar ithalat gerçekleştirildi. Aydın’ın 2025 yılı Ekim ayı ithalat ve ihracat rakamları belli oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret İstatistikleri verilerine göre Aydın’da 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre ihracat rakamları yüzde 12’lik düşüşle 111 milyon 702 bin dolar olurken, ithalat rakamları ise yüzde 3’lük azalışla 27 milyon 164 bin dolar oldu. 2025 yılı Ocak-Kasım aylarında da toplam 353 milyon 317 bin dolar ithalat, 1 milyar 120 milyon 855 bin dolar ihracat gerçekleştirildi. En fazla ithalat Temmuz ayında yapıldı Aydın’da 2025 Ocak-Kasım dönemlerinde en çok ithalat 45 milyon 647 bin dolar ile Temmuz ayında gerçekleştirilirken, en düşük ithalatın yapıldığı ay ise 26 milyon 146 bin dolar ile Ocak ayı oldu. En düşük ihracat Haziran ayında yapıldı Aydın’da 2025 Ocak-Kasım dönemlerinde en çok ihracat 127 milyon 441 bin dolar ile Ekim ayında gerçekleştirilirken, en düşük ihracatın yapıldığı ay ise 85 milyon 721 bin dolar ile Haziran ayı oldu. Öte yandan son 10 yıldaki değişime bakıldığında ise 2015 yılı Kasım ayında 57 milyon 459 bin dolar olan ihracat rakamı 2025 Kasım ayında yüzde 94’lük artışla 111 milyon 702 bin dolar oldu. 2015 yılı Ocak-Kasım aylarında 569 milyon 828 bin dolar olan ihracat rakamı da 2025’in aynı dönemlerinde yüzde 96 artarak 1 milyar doları aştı. Son 10 yıldaki ithalat rakamlarına da bakıldığında 2015 Kasım ayında 13 milyon 563 bin dolar olan ithalat, 2025 Kasım ayında 27 milyon 164 bin dolar oldu. 2015 Ocak-Kasım aylarında 237 milyon 564 bin dolar olan ithalat ise 2025’in aynı dönemlerinde 353 milyon 317 bin dolar olarak gerçekleşti.
Ankara Bakan Uraloğlu: "2025 yılında yüksek hızlı, anahat, bölgesel ve kent içi hatlarda yaklaşık 283 milyon yolcumuza konforlu ve güvenli ulaşım imkânı sağladık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2025 yılında yüksek hızlı, anahat, bölgesel ve kent içi hatlarda yaklaşık 283 milyon yolcumuza konforlu ve güvenli ulaşım imkânı sağladık. 85,6 milyon olan Türkiye nüfusunun üç katından fazla yolcumuza hizmet verdik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 1 Ocak 2017 tarihinde faaliyetlerine başlayan TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin 9. yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, demiryolu taşımacılığı açısından 2025 yılını tüm yönleriyle değerlendirerek hem yolcu hem de yük taşımalarında kaydedilen ilerlemeye dikkati çekti. 1 yılda 283 milyon yolcu Bakan Uraloğlu, son 23 yılda yapılan yatırımlarla daha görünür hâle gelen demiryolu taşımacılığının, 2025 yılında da etkin ve verimli bir yıl geçirdiğini ifade etti. Bakan Uraloğlu, "2025 yılında yüksek hızlı, anahat, bölgesel trenler ve kent içi hatlarımızda yaklaşık 283 milyon yolcumuza konforlu ve güvenli ulaşım imkânı sağladık. 85,6 milyon olan Türkiye nüfusunun üç katından fazla yolcumuza hizmet verdik. Yolcu taşımacılığında 2026 yılında yüzde 7 oranında büyüme öngörüyoruz." Uraloğlu ayrıca, 2025 yılında yaklaşık 25 milyon ton yük taşımacılığı gerçekleştirildiğini kaydetti. YHT’ler 12 milyonu taşıdı Bakan Uraloğlu, 2009 yılında Ankara-Eskişehir Hattı ile başlayan yüksek hızlı demiryolu işletmeciliğinin bugün 2 bin 251 kilometrelik hatta sürdürüldüğünü dile getirerek, sözlerine şu şekilde devam etti: "2025 yılı boyunca 12 milyondan fazla yolcu yüksek hızlı trenlerimizi tercih etti. En yoğun kullanılan hattımız, yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı olurken bunu 2 milyon yolcu ile İstanbul-Konya-Karaman hattı ve 1 milyon 750 bin yolcu ile Ankara-Konya-Karaman hattı izledi." "Kent içi demiryolu taşımacılığı kapsamında toplam 262 milyon yolcuya hizmet verdik" Bakan Uraloğlu, TCDD Taşımacılık tarafından işletilen hatlardaki yolcu hareketliliği hakkında açıklamada bulunduBakan Uraloğlu, "Söz konusu dönemde Marmaray hattında 220 milyondan fazla, Başkentray hattında 25 milyondan fazla, İstanbul Havalimanı-Gayrettepe Metro Hattı’nda 12 milyon ve Kazlıçeşme-Sirkeci Hattı’nda 4 milyondan fazla yolcumuza hizmet sunduk. Böylece kent içi demiryolu taşımacılığı kapsamında toplam 262 milyon yolcuya hizmet verdik." bilgisini paylaştı. Demiryolunda dijitalleşme vizyonu Dijitalleşme vizyonu doğrultusunda, Yolcu Taşıma Platformu’nu (YTP Projesi) 2024 yılı sonunda yurt içi, 2025 yılı sonunda ise uluslararası bilet satışlarında devreye aldıklarını kaydeden Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu sayede dijital biletleme ve müşteri hizmetleri süreçlerini tek bir entegre yapı altında topladık. YTP projemiz, 2025 Yılı Türkiye Bilişim Ödülleri’nde birincilik elde ederek başarısını taçlandırdı. Platform sayesinde bilet satışları, rezervasyon işlemleri ve müşteri talepleri tek merkezden yürütülmeye başlandı. Dijital bilet ve QR kodlu kontrol sistemleri uygulamaya alındı. Ayrıca T.C. Kimlik Kartı okuma sistemi ile trene kabul süreçleri hızlandırıldı. Bu yeniliklerle yolcu deneyimi önemli ölçüde iyileştirildi. 2025 yılında toplam bilet satışlarımızın yüzde 45’i mobil uygulama, yüzde 24’ü web sitesi üzerinden gerçekleştirildi. Yüksek hızlı trenlerde ise bilet satışlarının yüzde 89,7’si dijital kanallar aracılığıyla yapıldı.
Bursa "Altın yatırımcısının yüzü 2026’da da gülecek" Yatırım araçları arasında 2025 yılında altının yüz güldürdüğünü belirten Bursalı kuyumcu Emir Yasin Kılıç, "Altın yatırımcısının yüzü 2026 yılında da gülecek" dedi. Altının son yıllarda güvenli bir yatırım amacı olma özelliğini koruduğunu vurgulayan Bursa Kuyumcular Odası üyesi Emir Yasin Kılıç, eskiden kadınların gram, çeyrek ve Cumhuriyet altını yatırımı yaptığını ancak son birkaç yılda işçilik oranları çok düşük olduğu için Ajda bileziklerin tercih edildiğini ifade etti. Yüzde 72 kazandırdı Altının 2025 yılında yüzde 72 oranında prim yaptığını anlatan Emir Yasin Kılıç, son dönemde kadınların Ajda bileziklerine ilgisinin arttığını kaydederek, "2025 yılı da Ajda yılı oldu. Talep de olunca farklı modelleri üretilmeye başlandı. En çok 10 gramlık Ajda bilezikleri geçtiğimiz sezon sattık. Çünkü hem şık ve gösterişli, hem de yatırım aracı. İşçilik çok düşük olduğu için alırken de satarken de yatırımcılar zarar etmiyor" dedi. 2026 yılında da altın konusunda benzer durumun yaşanmasının beklendiğini ifade eden Emir Yasin Kılıç, "Küresel krizler ve ekonomik riskler olduğu sürece altın yatırımcısının yüzü her zaman gülmeye devam edecektir. Son yıllara bakıldığında altın güvenli limana olarak yatırımcısının yüzünü güldürmüştür. Biz müşterilerimize uluslararası gündemi takip etmelerini tavsiye ediyoruz. Zaman zaman geri çekilmelerle alım için fırsatlar sunduğunda yapılan işlemlerin müşterilerimize daha fazla kazanç sağladığını anlatıyoruz. Daha fazla kar edebilmek için yatırımcılarımız bilinçli ve planlı hareket etmeli" dedi. Fiyatlardaki birkaç günlük geri çekilmenin alım bölgesine girilmesi sonrası sert bir teknik düzeltme olduğunu vurgulayan Emir Yasin Kılıç, "2026 yılının ilk üç ayı için gram altında özellikle 6 bin 200-6 bin 300 TL bandına doğru hareketler görebiliriz. Ons altında ise 5 bin 10 dolar bandı 6 ayda beklenebilir. TL bazında gümüşte farklılıklar söz konusu olabilir ama daha çok yatırımcının tercihini altından yana kullanması orta vade için biraz daha doğru strateji olacaktır." ifadelerini kullandı