GENEL - 21 Mayıs 2008 Çarşamba 17:46

Evren Paşa: "sigarayı bırakın"

A
A
A
Evren Paşa: "sigarayı bırakın"

İzmir'de sigara yasağını değerlendiren 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren, yasayı çok faydalı bulduğunu söyledi.

Kendisinin de 40 yıl boyunca sigara içtiğini belirten Evren, Çankaya Köşkü'nde verdiği bir yemekten sonra sigarayı bıraktığını anlattı.

7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren, İzmir Valisi Cahit Kıraç'ı makamında ziyaret etti.

Uzun zamandır Vali Kıraç ile bir araya gelemediği için sohbet amaçlı ziyarete geldiğini belirten Kenan Evren, İzmir Valiliği'nden ayrılırken basın mensuplarının 19 Mayıs 2008 tarihinde yürürlüğe giren sigara yasağına ilişkin sorularını cevapladı.

40 yıl sigara içtiğini ve 12 Eylül döneminden sonra sigarayı bıraktığını belirten Evren, sigarayı bırakmasını şöyle anlattı: "Ben sigarayı bıraktığım için memnunum, 40 yıl sigara içtim.

Sigarayı bırakalı çok oldu. 12 Eylül'den sonra Özal Hükümeti kuruldu. Özal Başbakan oldu. O gün bir yemek verdim köşkte. Son puromu içtim. Bundan sonra içmeyeceğim dedim.

O gün bugündür içmiyorum. Önceden de 2 sene bir bıraktım, 5 sene bir bıraktım, en son bu iş böyle olmayacak dedim ve kesin bıraktım. Hala içmiyorum, hiç ağzıma koymadım. Unutuyorsun zaten, aklıma bile gelmiyor."

Yasayı çok faydalı bulduğunu belirten Evren, zorlamadan hiçbir şeyin yapılamadığını ifade ederek, "Yasayı çok doğru buluyorum. Çünkü vatandaşın yararına bir şey bu.

Sigara zararlıdır diye o kadar söyleniyor ama kimse dinlemiyor. Biz de vaktiyle dinlemiyorduk ama bizim zamanımızda yasak yoktu. Ben sigara yüzünden nefes darlığı çeken ve oksijenle yaşayan insanları biliyorum. Yani uyuşturucudan bir farkı yok bunun" diye konuştu.

Gazetecilere de sigarayı bırakmaları konusunda öğütte bulunan Evren, "İçinizde içen varsa bıraksın. Esas olan iradedir. İradenize sahipseniz bırakırsınız. Ben böyle yapacağım dedin mi bitti" ifadelerini kullandı.

Sigara yasağının uygulandığı Singapur'dan örnek veren Evren, yıllar önce Singapur'a yaptığı turistik amaçlı gezide oradaki yasağa ilişkin görüşlerini şöyle anlattı: "Bu bizim yasağın kapsamını tam bilmiyorum ama kapalı yerlerde içilmeyecek diyor, sokakta yere izmarit atılmayacak diyor.

Ben Singapur'a gitmiştim ama Cumhurbaşkanıyken değil daha sonra. Orada sokakta sigara içenlere para cezası veriyorlardı. Yerlerde bir tek izmarit bulamazsınız. İzmarit bir yana kibrit çöpü bulamazsınız.

Lokantalarda, kafelerde hiçbir yerde sigara içen bulamazsınız, yasak. Evinde içersen içersin. Kötü bir şey tabi." 

ELİF YILDIRIM  - İZMİR (İHA)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yerlikaya: "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından Mersin’de polis tarafından yapılan ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyona dair açıklama yaptı. Yerlikaya, operasyonda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüphelinin yakalandığını ve 14 şüphelinin tutuklandığını, 4 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla bırakıldığını bildirdi. Aynı zamanda Yerlikaya, 27 adet araca da el konulduğunu belirtti. "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" Bakan Yerlikaya, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık. 14 şüpheli tutuklandı, 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. 27 adet araca el konuldu. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımız ile EGM Asayiş Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, Mersin Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; yurt dışından kaçak yollarla ülkemize getirilen araçların şasi numaralarını ‘ağır hasarlı’ araçların şasi numaralarıyla değiştirerek, ağır hasarlı araçları tamir edilmiş gibi gösterip trafiğe çıkardıkları, çalıntı, gümrük kaçağı ve hacizli yakalamalı araçları parçalayıp yedek parça olarak piyasaya sürdükleri tespit edildi. Vatandaşlarımız ikinci el araç satın alırken çok dikkatli olmalı, aracı iyi kontrol ettirmelidir. Şüpheli bir durum varsa lütfen hemen 112 Acil Çağrı Merkezimize bildirin biz gereğini yapalım. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."
Diyarbakır Diyarbakır’da hayvanların sessiz kahramanı Diyarbakır’da yaşayan Muhammet Bahattin Doğru, 10 yıldır sokak hayvanlarının yaşam mücadelesine umut oluyor. Geçimini bir inşaatta bekçilik yaparak sağlayan Doğru, bunun yanı sıra hurda eşyalar toplayıp satarak elde ettiği gelirle sokak hayvanları için mama, ilaç ve sağlık harcamalarını karşılıyor. Kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışan Doğru, Diyarbakır’ın birçok noktasına arkadaşlarının ve gönüllülerin araçlarıyla ulaşarak düzenli olarak yemek ve mama bırakıyor. Doğru, 10 yılı aşkın süredir sokak hayvanlarıyla ilgili besleme ve çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti. Doğru, "Sokak hayvanlarının dostluğunu gördükten sonra onlarla kaynaştım, bütünleştim. Bu dostluğu birebir yaşadım. Hayvanlar da Allah’ın yarattığı canlardır. Şantiyede çalışıyorum, şantiye elemanıyım. Buradaki imkanlarımla ve ayrıca topladığım hurdaları geri dönüşüm olarak satarak elde ettiğim gelirle sokak hayvanlarına destek olmaya çalışıyorum. Gördüğünüz gibi hem burada şantiyede hem de şantiye dışında; Çarıklı’da, Bağlar’da ve birçok bölgede sokak hayvanlarını besliyorum. Bugün o hayvanın dili yok, konuşamıyor, bir şey isteyemiyor. Allah, onları yaratmış ve bize emanet etmiş. Biz bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Sokak köpekleri için, evcil olmayan hayvanlar için şunu söylüyorum: Merhamet, merhamet, merhamet. Merhametimizi onların üzerinden esirgemeyelim. Biz onlara baktıkça Allah-u Teâlâ da bize bakar. Biz onlara merhamet ettikçe Allah da bize merhamet eder. İslami ve dini boyutuyla ele aldığımızda da biz bu hayvanların açlığından, hastalığından ve yaşamından mesulüz. Bu meseleye bu bilinçle yaklaşmak gerekir. Buyurun gelin; biz gönüllüler, sivil toplum örgütleri olarak elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymuşuz. Gelin el birliğiyle bu artan popülasyonun önüne kısırlaştırmayla geçelim. Öldürmekle, katletmekle ya da hayvanları sokaktan uzaklaştırmakla bu sorunu çözemeyiz. Aksine daha fazla ölüme sebep oluruz" dedi. Kedi ile köpeğin bir arada yaşamasının mümkün olduğunu aktaran Doğru, "Gerçekten mümkündür. Gözünüzle gördünüz, eminim kayda da aldınız. Birlikte oynuyorlar. Yeter ki biz aralarına nifak sokmayalım, onları birbirine kışkırtmayalım. Sevdirelim. Sevdirmek, sevmek bizim görevimizdir. Bu, bizim en insani görevimizdir. Buradan annelere, cami imamlarına, öğretmenlere ve toplumda kanaat önderi olan herkese sesleniyorum. Gelin bu hayvanları çocuklarımıza öcü gibi değil, sevgiyle anlatalım. Merhameti aşılayalım. Bunun eğitimini, vaazını, terbiyesini çocuklarımıza verelim ki bu hayvanlar gelecekte zarar görmesin" diye konuştu. 10 yıl boyunca gördüğü en korkunç vakalardan birini geçen hafta Cuma günü Çınar’da yaşadığını söyleyen Doğru, "Akşam saat 21.35 sıralarında bana bir telefon geldi. Çınar’da yaralı bir hayvan olduğu, cinsel organının dışarıda olduğu söylendi. Muhtemelen bir cisimle zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine hiç durmadan ticari bir araçla olay yerine gittim. Gördüğüm manzara karşısında insanlığımdan utandım. Gerçekten insanlığımdan utandım. O köpeği alıp geldim. Gece saat 02.30’a kadar Diyarbakır’da açık veteriner aradım ama maalesef bulamadım. O can sabaha kadar benim misafirim oldu. Sabahleyin kliniğe, veterinere götürdüm. Zor bir ameliyat geçirdi; yaklaşık 5 saat sürdü. Ameliyat iyi geçti ancak maalesef ertesi gün, öğleden sonra saat 15.00 civarında canımızı kaybettik. Bu, beni yüreğimden yaralayan vakalardan biriydi. Umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz. Ama yaşanacak. Neden mi? Çünkü biz çocuklarımıza sevgiyi aşılamıyoruz" diye konuştu.