GÜNDEM - 19 Temmuz 2013 Cuma 17:21

Fatih'te Mısır'a destek yürüyüşü

A
A
A
Fatih'te Mısır'a destek yürüyüşü

Fatih Camii’nde toplanan bir grup, Mısır’da yaşanan olayları yürüyüş yaparak protesto etti.

Fatih Camii’nde toplanan bir grup, Mısır’da yaşanan olayları yürüyüş yaparak protesto etti. Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye destek veren grup yürüyüşün ardından basın açıklaması yaptı.Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (ÖZGÜR-DER) öncülüğündeki çeşitli sivil toplum kuruluşu üyesi yaklaşık 300 kişi Fatih Camii’nde kılının cuman namazının ardından avluda toplandı. Kalabalık daha sonra üzerlerinde ‘İslam-i hareket engellenemez’, ‘Darbeye sessiz kalanlar bu katliamın suç ortaklarıdır’, ‘Türkiye’den Mısır’daki Müslüman kardeşlerimize bin selam’ ve ‘Zorbalıkla hukuksuzluk yenilenecek, İslam-i direniş kazanacak’ yazılı pankartlar taşıdı. Grup, ardından ‘Senileyiz Mursi’, ‘’Mısır halkı yalnız değildir’ şeklinde sloganlar attı ve getirdikleri tekbirler eşliğinde yürüyüşe geçti.
Trafiği tek taraflı ulaşıma kapatan grup, Saraçhane Parkına yürüdü. Burada eyleme destek için katılan İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım bir açıklama yaptı.
Yıldırım, “Dikkat ederseniz Avrupa’da yüzyıl savaşları oldu. Avrupalılar birbirlerini kestiler. Sonra 1. Dünya savaşı oldu birbirlerini kestiler. Sonra ikinci dünya savaşı oldu yine birbirlerini kestiler. Bunun sebebini algıladıklarında hemen Avrupa’daki Siyonistleri kendi topraklarını çıkardılar. Tarihte bu Siyonizm nerede odaklanmışsa etrafında mutlaka kan gölünü oluşturmuştur. Siyonistleri Ortadoğu ya attılar İsrail devletini kurdurttular ve ondan sonra dikkat edin şuan da Avrupa’da birbirleri ile savaş yok. İç savaş nereye taşındı Ortadoğu’ya İslam topraklarına. Yani Siyonizmin bir virüs olduğunu Avrupa anlayıp bizim topraklarımıza yolladı. O günden beri kendi içerimizde birbirimizi yiyoruz. Fitneler çıkıyor. Şimdi Mısır’a bakın, darbe yaptılar” dedi.
Darbe yapan Mısır askerlerine seslenen Yıldırım, “Meydandaki İhvan ve İhvan’a destek verenler gibi çoğunuz namaz kılıyorsunuz, Kuran okuyorsunuz. Bu darbeyi hangi hakla yapıyorsunuz. Kim size dedik ki meşru seçilmiş bir halka karşı darbe yapın. Deme ki sadece mesele Kuran okumak değil, namaz kılmak değil, küfrün tuzaklarını ve hilelerini de iyi görmektir. O nedenle küfrün nedenlerini, hilelerini çok iyi gören, meydanlardan ayrılmayan, gece gündüz orada yatan ve çoluk çocuklarını o meydana taşıyan herkesi tebrik ediyor destekliyoruz” diye konuştu.
Türkiye’nin Mısır’ın iç meselelerine karıştığı yönündeki eleştirilere de değinen Yıldırım, “Şimdi bazıları Türkiye’de diyorlar ki niçin Mısır’ın iç işlerine Türkiye karışıyor. Bunu iç politika malzemesi yapıyor. Artık sınırlar kalmadı. İnsanlar birbirleri ile iletişim içerisinde. Gönüllerimizdeki sınırları kaldırdığımız gibi mazlumiyetin de haksızlığa karşı duruşunda sınırlarını kaldırdık. Elbette ki bütün mazlumların yanındayız. Ne yazık ki Mısır halkının yanında olması gereken Mısır askeri şuanda sütün halklar nezdinde başkantin sokaklarında bütün dünyanın sokaklarında emperyalist ve Siyonistlere destek veren darbeci ve zalim olarak anılmaya başladı” dedi.
Grup, basın açıklamasının ardından olaysız şekilde dağıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yerlikaya: "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından Mersin’de polis tarafından yapılan ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyona dair açıklama yaptı. Yerlikaya, operasyonda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüphelinin yakalandığını ve 14 şüphelinin tutuklandığını, 4 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla bırakıldığını bildirdi. Aynı zamanda Yerlikaya, 27 adet araca da el konulduğunu belirtti. "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" Bakan Yerlikaya, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık. 14 şüpheli tutuklandı, 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. 27 adet araca el konuldu. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımız ile EGM Asayiş Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, Mersin Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; yurt dışından kaçak yollarla ülkemize getirilen araçların şasi numaralarını ‘ağır hasarlı’ araçların şasi numaralarıyla değiştirerek, ağır hasarlı araçları tamir edilmiş gibi gösterip trafiğe çıkardıkları, çalıntı, gümrük kaçağı ve hacizli yakalamalı araçları parçalayıp yedek parça olarak piyasaya sürdükleri tespit edildi. Vatandaşlarımız ikinci el araç satın alırken çok dikkatli olmalı, aracı iyi kontrol ettirmelidir. Şüpheli bir durum varsa lütfen hemen 112 Acil Çağrı Merkezimize bildirin biz gereğini yapalım. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."
Diyarbakır Diyarbakır’da hayvanların sessiz kahramanı Diyarbakır’da yaşayan Muhammet Bahattin Doğru, 10 yıldır sokak hayvanlarının yaşam mücadelesine umut oluyor. Geçimini bir inşaatta bekçilik yaparak sağlayan Doğru, bunun yanı sıra hurda eşyalar toplayıp satarak elde ettiği gelirle sokak hayvanları için mama, ilaç ve sağlık harcamalarını karşılıyor. Kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışan Doğru, Diyarbakır’ın birçok noktasına arkadaşlarının ve gönüllülerin araçlarıyla ulaşarak düzenli olarak yemek ve mama bırakıyor. Doğru, 10 yılı aşkın süredir sokak hayvanlarıyla ilgili besleme ve çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti. Doğru, "Sokak hayvanlarının dostluğunu gördükten sonra onlarla kaynaştım, bütünleştim. Bu dostluğu birebir yaşadım. Hayvanlar da Allah’ın yarattığı canlardır. Şantiyede çalışıyorum, şantiye elemanıyım. Buradaki imkanlarımla ve ayrıca topladığım hurdaları geri dönüşüm olarak satarak elde ettiğim gelirle sokak hayvanlarına destek olmaya çalışıyorum. Gördüğünüz gibi hem burada şantiyede hem de şantiye dışında; Çarıklı’da, Bağlar’da ve birçok bölgede sokak hayvanlarını besliyorum. Bugün o hayvanın dili yok, konuşamıyor, bir şey isteyemiyor. Allah, onları yaratmış ve bize emanet etmiş. Biz bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Sokak köpekleri için, evcil olmayan hayvanlar için şunu söylüyorum: Merhamet, merhamet, merhamet. Merhametimizi onların üzerinden esirgemeyelim. Biz onlara baktıkça Allah-u Teâlâ da bize bakar. Biz onlara merhamet ettikçe Allah da bize merhamet eder. İslami ve dini boyutuyla ele aldığımızda da biz bu hayvanların açlığından, hastalığından ve yaşamından mesulüz. Bu meseleye bu bilinçle yaklaşmak gerekir. Buyurun gelin; biz gönüllüler, sivil toplum örgütleri olarak elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymuşuz. Gelin el birliğiyle bu artan popülasyonun önüne kısırlaştırmayla geçelim. Öldürmekle, katletmekle ya da hayvanları sokaktan uzaklaştırmakla bu sorunu çözemeyiz. Aksine daha fazla ölüme sebep oluruz" dedi. Kedi ile köpeğin bir arada yaşamasının mümkün olduğunu aktaran Doğru, "Gerçekten mümkündür. Gözünüzle gördünüz, eminim kayda da aldınız. Birlikte oynuyorlar. Yeter ki biz aralarına nifak sokmayalım, onları birbirine kışkırtmayalım. Sevdirelim. Sevdirmek, sevmek bizim görevimizdir. Bu, bizim en insani görevimizdir. Buradan annelere, cami imamlarına, öğretmenlere ve toplumda kanaat önderi olan herkese sesleniyorum. Gelin bu hayvanları çocuklarımıza öcü gibi değil, sevgiyle anlatalım. Merhameti aşılayalım. Bunun eğitimini, vaazını, terbiyesini çocuklarımıza verelim ki bu hayvanlar gelecekte zarar görmesin" diye konuştu. 10 yıl boyunca gördüğü en korkunç vakalardan birini geçen hafta Cuma günü Çınar’da yaşadığını söyleyen Doğru, "Akşam saat 21.35 sıralarında bana bir telefon geldi. Çınar’da yaralı bir hayvan olduğu, cinsel organının dışarıda olduğu söylendi. Muhtemelen bir cisimle zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine hiç durmadan ticari bir araçla olay yerine gittim. Gördüğüm manzara karşısında insanlığımdan utandım. Gerçekten insanlığımdan utandım. O köpeği alıp geldim. Gece saat 02.30’a kadar Diyarbakır’da açık veteriner aradım ama maalesef bulamadım. O can sabaha kadar benim misafirim oldu. Sabahleyin kliniğe, veterinere götürdüm. Zor bir ameliyat geçirdi; yaklaşık 5 saat sürdü. Ameliyat iyi geçti ancak maalesef ertesi gün, öğleden sonra saat 15.00 civarında canımızı kaybettik. Bu, beni yüreğimden yaralayan vakalardan biriydi. Umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz. Ama yaşanacak. Neden mi? Çünkü biz çocuklarımıza sevgiyi aşılamıyoruz" diye konuştu.