ASAYİŞ - 18 Aralık 2021 Cumartesi 13:35

FETÖ’cülerden askeri öğrenci seçimindeki ilginç detay: 'Ayaklarımın düz taban olup olmadığına baktılar'

A
A
A
FETÖ’cülerden askeri öğrenci seçimindeki ilginç detay: 'Ayaklarımın düz taban olup olmadığına baktılar'

Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şahıs ifadesinde, askeri öğrenci seçiminde ayaklarının düz taban olup olmadığına baktıklarını, sınavı kazandıktan sonra FETÖ’cülerin kendisine askeriyede göze batmamaları uyarısında bulunduklarını söyledi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheli Cihan C., savcılığa verdiği ifadesinde FETÖ mensuplarının askeri okula nasıl öğrenci aldıklarını ve okuldaki süreci anlattı. Daha önce Jandarma Genel Komutanlığının askeri okullarına başvurup elenen Cihan C., akrabaları aracılığıyla köyüne kadar gelen FETÖ’cüler tarafından İstanbul’a götürülüp eğitim gördüğünü, ardından da Ankara Beytepe Jandarma Okullar Komutanlığı Astsubay Meslek Yüksekokulu’na bu şekilde girdiğini anlattı.

“Ayaklarımın düz taban olup olmadığını kontrol ettiler”

‘Silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan gözaltına alınan ve savcılıkta ifade veren Cihan C., kendisini askeri okul sınavlarına hazırlanması için İstanbul’a götürdüklerini söyleyerek, “Bir gün tarlada çalışırken benim köylüm olan Murtaza C. ve Salih Enes H. yanıma geldi. Daha önce askeri okul sınavına girdiğimi ve kaybettiğimi duymuşlar. Birlikte geldiği Salih isimli şahsın benimle ilgileneceğini ve çalıştığım taktirde okula girmemi sağlayabileceklerini söylediler. Sonra beni İstanbul’a götürme teklifinde bulundular. Orada ders çalışarak sınava hazırlayacağını, ev ile ilgili olarak herhangi bir masrafımın olmayacağını ve ayakkabımı çıkartmamı söyledi. Önce anlamadım ama sonradan ayakkabımı düz taban olup olmadığını anlamak için çıkarttığını anladım. Ben de teklifini kabul ettim. Bu görüşmeden yaklaşık iki buçuk ay sonra Salih beni aradı ve gelmemi söyledi. Ben de otobüse binerek İstanbul’a gittim. Otogarda beni Salih karşıladı. Birlikte ‘Saray’ kod adını verdikleri Kartal’da bulunan bir örgüt evine gittik. Salih beni bu eve yerleştirdi, bundan sonra bu evde kalacağımı ve benimle Kazım K.’nın ilgileneceğini söyleyerek evden ayrıldı” dedi.

“FETÖ evinde peynir ekmek yedirdiler”

Örgüt evinde yiyecek bir şeyler olmadığı için sorduğu sorular sonrası sözde ev abisinin kendisine kızdığını belirten Cihan C., “Kazım bana birkaç tane daha öğrencinin eve geleceğini söylediği için ilk birkaç gün hiçbir faaliyet yapmadık. Ben bu evde kalmaya başladıktan iki gün sonra evde yiyecek hiçbir şey olmadığından Kazım’a ne yiyip içeceğimizi sordum. Bana birkaç günlük sıkıntı olduğunu, idare etmemi ve halledeceğini söyledi. İki gün ekmek peynir yedim. Kombi bozuk olduğundan da çok üşüdüm ve kendisine bunu da sordum. Bana benim çok sıkıntı yaptığımı söyledi ve kızdı. Sonra üç arkadaş daha benimle birlikte askeri okul sınavlarına hazırlanmak için bu eve getirilip yerleştirildi. Bir süre sonra Metin Y. isimli şahıs eve geldi, artık kendisinin bizden sorumlu olduğunu söyledi” ifadelerini kullandı.

“Askeriyede kendinizi belli etmeyin ve göze batmayın”

Askeri okulların mülakatına girdikten sonra FETÖ’cüler tarafından sınav sonucu açıklanmadan kendisine ‘Hayırlı olsun’ dediklerini beyan eden Cihan C., “2014 yılında üniversite sınavlarına girdim ve kazanarak askeri okula başvurdum. İlker, Gökhan ve Yahya’da kazanarak askeri okula başvurdular. Ben, Gökhan ve İlker jandarma, Yahya da Kara Kuvvetleri Komutanlığını kazandı. Mülakatlara gittik ve başarılı olduk. Mülakatlardan sonra Metin Y. beni aradı ve ‘Hayırlı olsun, bundan sonra seninle ‘Yıldırım’ isimli şahıs ilgilenecek’ dedi ve intibak eğitiminden sonra ne zaman nerede buluşacağımızı söyledi. İntibak eğitimi bittikten sonra Metin’in söylediği tarihte söylediği yere İlker, Gökhan ve ben gittik. Kızılay’da Yıldırım isimli şahıs ile buluştuk. Göz göze geldik ve arkasından takip ederek bir eve gittik. Bundan sonra bizimle kendisinin ilgileneceğini, haftada bir hafta sonları bu evde buluşacağımızı, askeriyede de göze batmamamızı ve kendimizi belli etmememizi söyledi” beyanında bulundu.

“Köye kadar gelip beni buldular”

Okul yaz tatiline girdikten sonra köyüne döndüğünü ve FETÖ’cülerin kendisini orada da bulduğunu ifade eden Cihan C., “2015 yılının yaz aylarında okulun birinci sınıfı bitti ve memlekete izne gittik. İzindeyken Yıldırım köye geldi. Beni buldu ve neden görüşmelere gitmediğimi sordu. Ben de Salih’in biz bu okula girerken kendileri ile görüşmeye ömür boyu devam edeceğimizi söylemediğini söyledim. O da benimle bir sıkıntısının olmadığını, sadece dostluğunun arkadaşlığının bitmesini istemediğini, görüşmelere gitmezsem okulu bitirmemin zor olacağını söyledi. Ben de köyde fazla göze batmamak için tamam dedim ve gönderdim” diye konuştu.

Engin Yağcı
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.