VOLEYBOL - 10 Eylül 2013 Salı 20:55

Filenin Sultanları çeyrek finalde

A
A
A
Filenin Sultanları çeyrek finalde

2013 CEV Avrupa Şampiyonası Play-off müsabakasında Beyaz Rusya ile karşılaşan A Bayan Voleybol Milli Takımı, karşılaşmadan 3-0 galip ayrıldı ve çeyrek finale yükseldi.

2013 CEV Avrupa Şampiyonası Play-off müsabakasında Beyaz Rusya ile karşılaşan A Bayan Voleybol Milli Takımı, karşılaşmadan 3-0 galip ayrıldı ve çeyrek finale yükseldi.Almanya’nın Halle kentinde bulunan Gerry Weber Spor Salonu’nda oynanan karşılaşmanın setleri; 25-16, 25-13 ve 25-17 sonuçlandı. İlk set iki tarafın da karşılıklı olarak aldığı sayılarla başladı ve ilk teknik molaya 8-6 önde giren taraf Beyaz Rusya oldu. Mola sonrası az hata yapan ve 9-9’da skora eşitlik getirdikten sonra 11-9’da 2 sayı farkla öne geçen Milliler, ikinci teknik molaya 16-13 önde girdi. Mola sonrası oyundaki üstünlüğünü sürdüren Milli Takım, ilk seti 25-16 kazandı ve 1-0 öne geçti.
İkinci sete iyi başlayan Beyaz Rusya 5-2 öne geçse de 5-5’te skora eşitlik getiren Milliler, ilk teknik molaya 8-6 önde giren taraf oldu. Molanın ardından iyi oyununu sürdüren ve hücumda etkili olan Milli Takım, ikinci teknik molaya 7 sayı farkla 16-9 önde girdi. 22-10´da rakibi ile arasındaki farkı 12´ye yükselten Filenin Sultanları, ikinci seti 25-13 kazandı ve durumu 2-0 yaptı.
Karşılaşmanın üçüncü ve son setine de iyi başlayan Milli Takım, ilk teknik molaya 8-5 önde girdi. Beyaz Rusya 8-8’de skora eşitlik getirse de tekrar öne geçen Milliler, ikinci teknik molaya 16-13 önde girdi. Mola sonrası maçtaki üstünlüğünü sürdüren ve 23-15’te rakibi ile arasındaki farkı 8’e yükselten A Bayan Milli Takım, üçüncü seti 25-17 kazanarak karşılaşmadan galip ayrılan taraf oldu.
Alınan bu sonucun ardından, A Bayan Milli Takım, çeyrek finale yükseldi ve C Grubu’nu lider tamamlayan Rusya’nın rakibi oldu. Milliler, çeyrek final karşılaşmasını yarın TSİ 18.00’de Halle’deki Gerry Weber Spor Salonu’nda oynayacak.

SALON: Gerry Weber Stadion
HAKEMLER: Gilles GAUP (Fransa), Luca SOBRERO (İtalya)
TÜRKİYE: Gözde 10, Bahar 14, Neslihan 9, Seda 20, Büşra 6, Naz, Gizem (L), Güldeniz, Polen 5, Özge
BEYAZ RUSYA: Palcheuskaya 1, Harelik 8, Barysevich 8, Tumas 5, Malasai 1, Kalinouskaya 3, Pauliukouskaya (L), Tsupranava, Mikhailenko 2, Klimovich 2
SETLER: 25-16, 25-13, 25-17
SÜRE: 66 dakika (22, 21, 23)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla Valisi Akbıyık, Köyceğiz’de incelemelerde bulundu Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık Köyceğiz’de bir dizi incelemelerde bulunarak vatandaşları ziyaret etti. Vali Akbıyık, ilk olarak Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesi Yeniçiftlik Mahallesi’ndeki evinde vefat eden Jandarma Uzman Çavuş Kamil Keskin’in Köyceğiz Toparlar Mahallesi’ndeki baba evine taziye ziyaretinde bulundu. Ardından Vali Akbıyık, il genelinde etkili olan aşırı yağışlardan Köyceğiz’de etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunmak amacıyla Kavakarası Mahallesi’ne geçti. Burada aşırı yağışlar nedeniyle zarar gören seraları inceledi. İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Vali Dr. İdris Akbıyık, yaşanan olumsuzluktan etkilenen üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileterek, devletin tüm imkanlarıyla vatandaşların yanında olduğunu ifade etti. Daha sonra Vali Akbıyık, Köyceğiz Mahalle Muhtarı Arıkan Daşkın ve mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Köyceğiz mahallesi sakinleriyle hasbihal eden Vali Akbıyık, vatandaşların ihtiyaç talep ve önerilerini dinledi. Akabinde Vali Akbıyık, Köyceğiz Kaymakamı Mert Kumcu ile birlikte Köyceğiz Gölü kıyısında faaliyet gösteren esnafları ziyaret etti. Aşırı yağışlar nedeniyle zarar gören işyerlerinde incelemelerde bulunan Vali Akbıyık, esnaflarla hasbihal ederek hayırlı işler ve bereketli bol kazanç temennisinde bulundu. Heyet, yenilenen Köyceğiz Su Sporları ve Kamp Eğitim Merkezi’ne geçti. Köyceğiz Su Sporları ve Kamp Eğitim Merkezi Tesis Amiri Gözde Aydemir’den bilgi alan Vali Akbıyık, yenilenen eğitim merkezinde incelemelerde bulunurken, antrenman yapan sporculara başarılar diledi. Vali Dr. İdris Akbıyık son olarak Köyceğiz Kaymakamlığını ziyaret etti. Köyceğiz Kaymakamı Mert Kumcu’dan İlçede yapılan çalışmalar hakkında bilgi alan Vali Akbıyık, yapılması planlanan altyapı ve üstyapı projeleri hakkında istişarelerde bulundu. Vali Akbıyık, öğrencilerle düzenlenen iftar programından sonra ilçeden ayrıldı.
Bolu Oğlunun acısına yüreği dayanamayan anne son yolculuğuna uğurlandı Bolu’da evinde asılı halde cansız bedeni bulunan 16 yaşındaki çocuğun annesi, oğlunun kabri başında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlanan kadın oğlunun mezarının yanıbaşına defnedildi. Bolu’da 14 Şubat’ta kendisini doğalgaz borusuna asarak intihar eden 16 yaşındaki Efe Kerem Konuk, ailesi tarafından evde ölü olarak bulundu. Efe Kerem’in cenazesi, sevenlerinin gözyaşları arasında Kılıçarslan Mezarlığı’nda toprağa verildi. Evladının intiharı ile yıkılan anne Mine Konuk, oğlunun Kılıçarslan Mezarlığı’ndaki kabrini ziyaret ettiği esnada fenalaştı. Oğlunun mezarı başında fenalaşan acılı anne, kalp krizi geçirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesini yaptığı Mine Konuk, Bolu’daki tedavisinin ardından durumunun ciddiyeti nedeniyle Ankara’ya sevk edildi. Ankara’daki hastanede yoğun bakım ünitesine alınan anne Mine Konuk’tan acı haber geldi. Evlat acısına yüreği daha fazla dayanamayan talihsiz kadın, doktorların tüm müdahalelerine rağmen günlerdir sürdürdüğü yaşam mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti. Oğlunun yanına defnedildi Hayatını kaybeden anne Mine Konuk, Kalıcı Konutlar Camiinde öğleyin kılınan cenaze namazının ardından, oğlu Kerem Konuk’un mezarının yanına gözyaşlarıyla defnedildi. Cenaze namazına Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.
Mardin 28 Şubatta başörtüsü yasağı nedeni ile Kıbrıs’a gidip üniversite okudu, bugün üniversitede ders veriyor 28 Şubat sürecinde uygulanan başörtüsü yasağı nedeniyle üniversite eğitimini Kuzey Kıbrıs’ta sürdürmek zorunda kalan öğretim üyesi Deniz Işıker Bedir, yıllar sonra Türkiye’de üniversite kürsüsünde ders vermenin mutluluğunu yaşıyor. O dönem disiplin cezası aldığını, sınavlara başörtülü girmenin yasaklandığını belirten akademisyen Bedir, sürecin milyonlarca kadını psikolojik ve sosyal açıdan etkilediğini söyledi. Mardin Artuklu Üniversitesi Psikoloji Bölümü doktor öğretim üyesi Deniz Işıker Bedir, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını İHA muhabirine anlattı. Başörtüsü yasağıyla ilk olarak ortaokulun sonu ile lise yıllarının başında karşılaştığını belirten Bedir, imam hatip lisesinde eğitim gördüğü dönemde de Türkiye’nin birçok yerinde başörtüsü yasağının uygulandığını ifade etti. Milli güvenlik derslerinde başörtülü olarak derse ve sınavlara girmenin yasak olduğunu dile getiren Bedir, yasağa karşı çıkan öğrencilerin disiplin cezalarıyla karşı karşıya kaldığını, kendisinin de bu süreçte disiplin cezası aldığını söyledi. "Birçok kadın kampüse başını açarak ya da perukla girmek zorunda kaldı" Üniversite sınavı ve üniversite döneminde de yasakların devam ettiğini aktaran Bedir, ’’Üniversitelerde de birçok kadın kapıdan içeri girerken ya başını açmak zorunda kalıyordu ya da peruk takarak farklı şekillerde içeri giriyordu. Ben bunu yaşamadım çünkü başörtüsü yasağı olmayan Kıbrıs’ta bir üniversiteye gittim. Özellikle bunu tercih ettim. Ancak Türkiye’ye kongre ya da kütüphane araştırması için geldiğimizde yine aynı uygulamalarla karşılaşıyorduk. Bu süreç kitlesel olarak milyonlarca insanı, milyonlarca kadını etkiledi" dedi. 28 Şubat sürecinin yalnızca başörtüsü yasağıyla sınırlı olmadığını dile getiren Bedir, ’’Ara verdiğim bir dönem de oldu. 28 Şubat sadece başörtüsü yasağıyla sınırlı değildi, katsayı problemi de vardı. Meslek liseleri katsayı sorunu yaşıyor, puanları kırılıyordu. Dolayısıyla istediğim üniversiteyi ve bölümü kazanabilmek için bir süre ara vermek durumunda kaldım. Daha doğrusu kazanamadım. Çünkü Türkiye’de bir üniversiteyi kazanabilmek için derece yapmanız gerekiyordu ve buna rağmen istediğiniz bölümü kazanmak her zaman mümkün olmuyordu. Bu süreç sadece bana değil birçok kadına psikolojik olarak da ağır geldi. Özellikle kadınlara vurgu yapıyorum çünkü başörtüsü yasağı çok kitlesel bir uygulamaydı. Birçok insanda korku, kaygı, depresif belirtiler, uyku bozuklukları, yeme bozuklukları ve sosyal fobi gibi birçok şey yaşattı. Ben de bunları yaşadım, kendimde tespit ettiğim sorunlardı" diye konuştu. "Dört kız kardeş aynı süreci yaşadı" Dört kız kardeş olduklarını ve hepsinin aynı süreci deneyimlediğini belirten Bedir, ’’Ailemiz bu konuda destekleyiciydi. Ablalarımdan biri yurt dışına gitti, bir kısmı okulu bıraktı, ben ise Kıbrıs’ta okudum. Ailem beni destekledi. Ancak özellikle akademik çalışmalarımdan ve "28 Şubat’ın Psikolojik Etkileri" kitabından da hareketle şunu söyleyebilirim ki birçok kadın destekleyici bir tavırla karşılaşmadı, ailesiyle çatışmalar yaşamak zorunda kaldı. Aile bunu kabul etse bile çok büyük bir üzüntü ve çok ciddi kayıplar vardı ortada. Yani dolayısıyla aile kısmına bakacak olursak gerçekten zorlayıcı deneyimler yaşadıklarını söyleyebiliriz" şeklinde konuştu. Her 28 Şubat döneminde o günlerin acısının yeniden hatırlandığını dile getiren Bedir, "Her 28 Şubat geldiğinde o dönemi yaşayan birçok insan aynı acıyı yaşıyor. Ancak bugün öğrencilerimle çok rahat bir şekilde ders yapabiliyorum. İdeolojik bir ayrışma yok, onların bana karşı bir tavrı yok. Bu çok mutluluk verici. Her ideolojiden, her fikirden, her dini görüşten insanın bir arada bulunabilmesi ve böyle bir sorun yaşanmaması gerçekten çok kıymetli. Bu süreç elbette birçok şeyi değiştirdi. Kişisel olarak baktığımda ise beni daha güçlü hale getirdiğini söyleyebilirim. Ama üzen yoran yılların kaybına neden olan tarafları da var. Fakat 28 Şubat aynı zamanda bir mücadele. Dolayısıyla arzularıyla eksiler ile bizi değiştirdiğini ve dönüştürdüğünü söyleyebilirim" dedi.
Mardin 28 Şubatta başörtüsü yasağı nedeni ile Kıbrıs’a gidip üniversite okudu, bugün üniversitede ders veriyor 28 Şubat sürecinde uygulanan başörtüsü yasağı nedeniyle üniversite eğitimini Kuzey Kıbrıs’ta sürdürmek zorunda kalan öğretim üyesi Deniz Işıker Bedir, yıllar sonra Türkiye’de üniversite kürsüsünde ders vermenin mutluluğunu yaşıyor. O dönem disiplin cezası aldığını, sınavlara başörtülü girmenin yasaklandığını belirten akademisyen Bedir, sürecin milyonlarca kadını psikolojik ve sosyal açıdan etkilediğini söyledi. Mardin Artuklu Üniversitesi Psikoloji Bölümü doktor öğretim üyesi Deniz Işıker Bedir, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını İHA muhabirine anlattı. Başörtüsü yasağıyla ilk olarak ortaokulun sonu ile lise yıllarının başında karşılaştığını belirten Bedir, imam hatip lisesinde eğitim gördüğü dönemde de Türkiye’nin birçok yerinde başörtüsü yasağının uygulandığını ifade etti. Milli güvenlik derslerinde başörtülü olarak derse ve sınavlara girmenin yasak olduğunu dile getiren Bedir, yasağa karşı çıkan öğrencilerin disiplin cezalarıyla karşı karşıya kaldığını, kendisinin de bu süreçte disiplin cezası aldığını söyledi. "Birçok kadın kampüse başını açarak ya da perukla girmek zorunda kaldı" Üniversite sınavı ve üniversite döneminde de yasakların devam ettiğini aktaran Bedir, ’’Üniversitelerde de birçok kadın kapıdan içeri girerken ya başını açmak zorunda kalıyordu ya da peruk takarak farklı şekillerde içeri giriyordu. Ben bunu yaşamadım çünkü başörtüsü yasağı olmayan Kıbrıs’ta bir üniversiteye gittim. Özellikle bunu tercih ettim. Ancak Türkiye’ye kongre ya da kütüphane araştırması için geldiğimizde yine aynı uygulamalarla karşılaşıyorduk. Bu süreç kitlesel olarak milyonlarca insanı, milyonlarca kadını etkiledi" dedi. 28 Şubat sürecinin yalnızca başörtüsü yasağıyla sınırlı olmadığını dile getiren Bedir, ’’Ara verdiğim bir dönem de oldu. 28 Şubat sadece başörtüsü yasağıyla sınırlı değildi, katsayı problemi de vardı. Meslek liseleri katsayı sorunu yaşıyor, puanları kırılıyordu. Dolayısıyla istediğim üniversiteyi ve bölümü kazanabilmek için bir süre ara vermek durumunda kaldım. Daha doğrusu kazanamadım. Çünkü Türkiye’de bir üniversiteyi kazanabilmek için derece yapmanız gerekiyordu ve buna rağmen istediğiniz bölümü kazanmak her zaman mümkün olmuyordu. Bu süreç sadece bana değil birçok kadına psikolojik olarak da ağır geldi. Özellikle kadınlara vurgu yapıyorum çünkü başörtüsü yasağı çok kitlesel bir uygulamaydı. Birçok insanda korku, kaygı, depresif belirtiler, uyku bozuklukları, yeme bozuklukları ve sosyal fobi gibi birçok şey yaşattı. Ben de bunları yaşadım, kendimde tespit ettiğim sorunlardı" diye konuştu. "Dört kız kardeş aynı süreci yaşadı" Dört kız kardeş olduklarını ve hepsinin aynı süreci deneyimlediğini belirten Bedir, ’’Ailemiz bu konuda destekleyiciydi. Ablalarımdan biri yurt dışına gitti, bir kısmı okulu bıraktı, ben ise Kıbrıs’ta okudum. Ailem beni destekledi. Ancak özellikle akademik çalışmalarımdan ve "28 Şubat’ın Psikolojik Etkileri" kitabından da hareketle şunu söyleyebilirim ki birçok kadın destekleyici bir tavırla karşılaşmadı, ailesiyle çatışmalar yaşamak zorunda kaldı. Bazen ailesiyle çatışmalar yaşamak zorunda kaldı. Aile bunu kabul etse bile çok büyük bir üzüntü ve çok ciddi kayıplar vardı ortada. Yani dolayısıyla aile kısmına bakacak olursak gerçekten zorlayıcı deneyimler yaşadıklarını söyleyebiliriz" şeklinde konuştu. Her 28 Şubat döneminde o günlerin acısının yeniden hatırlandığını dile getiren Bedir, "Her 28 Şubat geldiğinde o dönemi yaşayan birçok insan aynı acıyı yaşıyor. Ancak bugün öğrencilerimle çok rahat bir şekilde ders yapabiliyorum. İdeolojik bir ayrışma yok, onların bana karşı bir tavrı yok. Bu çok mutluluk verici. Her ideolojiden, her fikirden, her dini görüşten insanın bir arada bulunabilmesi ve böyle bir sorun yaşanmaması gerçekten çok kıymetli. Bu süreç elbette birçok şeyi değiştirdi. Kişisel olarak baktığımda ise beni daha güçlü hale getirdiğini söyleyebilirim. Ama üzen yoran yılların kaybına neden olan tarafları da var. Fakat 28 Şubat aynı zamanda bir mücadele. Dolayısıyla arzularıyla eksiler ile bizi değiştirdiğini ve dönüştürdüğünü söyleyebilirim" dedi.