DÜNYA - 28 Mayıs 2025 Çarşamba 22:59 | Son Güncelleme : 28 Mayıs 2025 Çarşamba 23:02

Filistin BM Daimi Gözlemcisi Mansour, BM Güvenlik Konseyi’nde gözyaşlarını hakim olamadı

A
A
A

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonlarının 600’üncü günü dolayısıyla düzenlene oturumda konuşan Filistin BM Daimi Gözlemcisi Riyad Mansour, Gazze’deki insanlık krizini anlattığı sırada gözyaşlarına hakim olamadı.

BM Güvenlik Konseyi’nin İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonlarının 600’üncü günü dolayısıyla oturum düzenlendi. Oturumda söz alan Filistin BM Daimi Gözlemcisi Riyad Mansour, Gazze’deki insanlık krizini anlattığı sırada gözyaşlarına hakim olamadı. Mansour, "Düzinelerce çocuk açlıktan ölüyor. Çocuklarının hareketsiz bedenlerini kucaklayan, saçlarını okşayan, onlarla konuşan, onlardan özür dileyen annelerin görüntüleri dayanılmaz. İnsan bu acıya nasıl tahammül edebilir?" dedi.

Mansour, "Benim de torunlarım var. Onların aileleri için ne anlama geldiğini biliyorum. Filistinlilerin çektiği acılara dünya kayıtsız kalırken, bu acılara tanık olmak, normal bir insanın dayanabileceğinin ötesinde bir şey" ifadelerini kullanarak, masaya yumruğunu vurdu. Mansour, "Alevler ve açlık Filistinli çocukları öldürüyor. Her yerdeki Filistinliler olarak, işgal altındaki topraklarda, diasporada, mülteci kamplarında yaşayan 14 milyon kişi olarak bu yüzden bu kadar öfkeliyiz. Biz çocuklarımızı seviyoruz. Halkımızı seviyoruz. Onların bu trajediyi ve bu vahşi saldırıları yaşadığını görmek istemiyoruz" dedi.

"İnsanların aç bırakılmasıyla, topraklarını terk etmeye zorlanması aynı planın parçası"

Mansour, İsrail’in Gazze’ye yardım girişlerini engellediğini, çocukların açlıktan öldüğünü ve ablukanın sivil halka yönelik bilinçli bir silah haline getirildiğini vurgulayarak, "İsrail, açlığı bir savaş silahı olarak kullanıyor. Yardım ulaştırılması bile aşağılayıcı bir şekilde yapılıyor. İnsanların aç bırakılmasıyla, topraklarını terk etmeye zorlanması aynı planın parçası" ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun açıklamalarını tepki gösteren Mansour, İsrail Başbakanı’nın "Onlar insan değil" sözlerini hatırlatarak, bunun uluslararası hukukta soykırım suçunun söylem temeli olduğunu söyledi. Mansour, "Açlıktan ölen çocuklar varken sessiz kalamayız" dedi.

"Netanyahu etnik temizlik planını itiraf etti"

Mansour, İsrail’in Gazze’deki operasyonlarının nihai amacının bölgeyi Filistinlilerden arındırmak olduğunu belirterek, "Netanyahu bizzat kendisi, Gazze’yi boşaltmak ve kontrol altına almak istediğini defalarca ifade etti. Buna gönüllü göç diyorlar ama bu bir etnik temizliktir. Biz hiçbir yere gitmiyoruz. Filistin’in kökleri biziz" dedi.

Mansour’un "Sivillere saldırıyı hiçbir şey meşrulaştıramaz" sözleriyle tamamladığı konuşma, Konsey salonunda uzun süre yankı buldu. Oturum sonunda birçok ülke temsilcisi, Filistin’de derhal kalıcı ateşkes, rehinelerin serbest bırakılması ve Gazze’ye tam insani yardım erişiminin sağlanması çağrısında bulundu.

"Gazze'de halk, 'yarın görüşürüz' değil, 'cennette görüşürüz' diyor"

Birleşmiş Milletler Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Sigrid Kaag, Gazze’deki durumun artık insanlık sınırlarını aştığını söyleyerek, İsrail’in sınırlı yardım geçişlerine izin verdiğini ancak bu miktarın "batan bir gemiye atılan can salından farksız" olduğunu belirtti. Kaag, "Gazze’de halk, ‘yarın görüşürüz’ değil, ‘cennette görüşürüz’ diyor. Bu ölümle iç içe bir yaşam. BM olarak tarafsız, ilkeli ve uluslararası hukuk temelinde yardım ulaştırmak için çabalıyoruz" ifadelerini kullandı.

Rehinelerin koşulsuz serbest bırakılması ve derhal ateşkes ilan edilmesi çağrısını yineleyen Kaag, Haziran ayında Fransa ve Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde düzenlenecek uluslararası konferansın "son fırsat" olabileceğini söyledi.

"Bu gidişat iki devletli çözümü fiziksel olarak imkansız hale getirebilir"

Kaag, Gazze’ye odaklanılırken Batı Şeria’daki tehlikeli gelişmelere dikkat çekti. İsrail’in yerleşim faaliyetleri, toprak gaspları ve artan yerleşimci şiddetinin fiili ilhak anlamına geldiğini belirten Kaag, "Bu gidişat iki devletli çözümü fiziksel olarak imkansız hale getirebilir" uyarısında bulundu. İsrail’in güvenlik operasyonlarında sivil kayıpların arttığını belirten Kaag, "Taraflar sivilleri korumakla yükümlüdür. Filistin yönetimi de kendi halkı nezdinde meşruiyetini güçlendirmeli, reformları hızla hayata geçirmelidir" dedi.

Güvenlik Konseyi üyelerine yaptığı çağrıda, barışın siyasi çıkarların önüne geçmesi gerektiğini vurgulayan Kaag, "Devlet kurmak bir ödül değil, haktır. İki devletli çözümü ortadan kaldıran nesil olarak hatırlanmayalım" ifadelerini kullanarak, uluslararası toplumun acilen koordineli ve kararlı bir şekilde harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.

İsrail'in Gazze Şeridi'nde ateşkesi tek taraflı olarak bozduğu 18 Mart'tan bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 924'e, yaralı sayısı 11 bin 567'ye yükseldi. İsrail ordusunun saldırıları başlattığı 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana toplam can kaybı ise 54 bin 84'e, yaralı sayısı 123 bin 308'e yükseldi.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa gıda sektörü Asya pazarına açıldı Bursa Ticaret Borsası, Ticaret Bakanlığı desteğiyle yürüttüğü Gıda UR-GE Projesi kapsamında, Uzak Doğu’nun en büyük gıda organizasyonu olan FOODEX JAPAN 2026-51. Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı’na katılarak Bursa’nın yerel lezzetlerini dünya vitrinine taşıdı. 10 firma ile fuarda boy gösteren Bursa TB heyeti, Asya pazarında yeni ihracat kapılarını araladı. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), üyelerinin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak amacıyla yürüttüğü Gıda Sektöründe Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) Projesi ile rotasını bu kez Japonya’ya çevirdi. Başkent Tokyo’da düzenlenen ve 3238 katılımcının 4026 stant ile yer aldığı dev organizasyonda, 10 üye firma temsilcisinin yer aldığı Gıda UR-GE heyeti, kentin gastronomik zenginliklerini küresel alıcılarla buluşturdu. Asya pazarında Bursa lezzetlerine yoğun ilgi Bursa’dan fuara katılan heyet, zeytin, zeytinyağı, turşu ve dondurulmuş gıda ürünlerini Japonya başta olmak üzere dünyanın farklı ülkelerinden gelen profesyonel alıcılara tanıttı. Asya’nın en büyük gıda ve içecek fuarlarından biri olan FOODEX Japan, sektördeki yeniliklerin sergilendiği ve küresel iş birliklerinin geliştirildiği önemli bir platform olma özelliği taşıyor. Toplamda 73 bin 842 kişinin ziyaret ettiği fuarda Bursa standı, yabancı ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. "Uzak doğu pazarını yakından tanıma imkânı bulduk" Fuara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bursa Ticaret Borsası Meclis Başkanı ve Gıda UR-GE Proje Üyesi Mustafa Aksu, organizasyonun son derece verimli geçtiğini vurguladı. Fuar boyunca Japon pazarındaki sürdürülebilir ticaret fırsatlarını yerinde görme şansı yakaladıklarını söyleyen Aksu, "Gıda UR-GE projemizle küresel ligde ölçek büyütmeye devam ediyoruz. Daha önce Dubai, Bükreş ve Sofya’da attığımız somut adımları, şimdi Uzak Doğu’nun en prestijli fuarı ile taçlandırdık. Heyetimizde yer alan firmalarımız, fuar boyunca potansiyel iş birlikleri için çok önemli ve olumlu görüşmeler gerçekleştirmenin yanı sıra Uzak Doğu pazarının dinamiklerini, tüketim alışkanlıklarını ve beklentilerini yerinde görme ve tanıma imkânı buldular. Asya pazarı, gıda sektörümüz için stratejik bir hedef ve bu fuar hedefimize giden yolda büyük bir kilometre taşı oldu" ifadelerini kullandı. "Küresel ligde kalıcı bir yer edinmeyi hedefliyoruz" Bursa TB Yönetim Kurulu Üyesi ve Gıda UR-GE Proje Üyesi Emrah Silmez ise projenin stratejik hedeflerine dikkat çekerek, FOODEX Japan 2026’nın Bursa gıda sektörü için yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirtti. UR-GE projesinin temel felsefesinin sadece ürün ihracatı değil, aynı zamanda üretimde vizyoner bir dönüşüm olduğunu ifade eden Silmez, "Bursa Ticaret Borsası olarak yürüttüğümüz bu proje ile üye firmalarımızın teknoloji odaklı üretim süreçlerini daha verimli hale getirmelerine ve küresel ligde kalıcı bir yer edinmelerine imkân sağlıyoruz. Japonya gibi kalite ve standartların en üst seviyede tutulduğu bir pazarda ürünlerimizin büyük ilgi görmesi, Bursa gıda sektörünün ihracat odaklı büyüme stratejisinin ne kadar doğru yolda olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Uzak Doğu pazarına yönelik attığımız bu somut adımlarla, üyelerimizin dünya vitrinindeki rekabet gücünü artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Tokyo Büyükelçisi Ertuğrul’dan Bursa standına ziyaret Türkiye’nin Tokyo Büyükelçisi Oğuzhan Ertuğrul da fuar kapsamında Bursa TB heyetinin standını ziyaret etti. Heyetle yakından ilgilenen Büyükelçi Ertuğrul, Bursa ürünlerinin Japon pazarındaki potansiyeli hakkında görüş alışverişinde bulunarak, Bursa gıda sektörünün bu önemli pazardaki varlığından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Düzce Düzce’de fındık dışında yetişen doğal ürünler konuşuldu Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü iş birliğiyle düzenlenen ve bilimle toplum arasında güçlü bir bağ oluşturan Bilim Kafe etkinliği, "Fındığın Gölgesinde Saklı Hazineler: Bahçelerimizde Neler Yetişiyor?" başlığı altında bu kez Musababa köyünde gerçekleştirildi. Etkinliğe; Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emrah Evren Kara, Düzce Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aybike Ayfer Karadağ, Düzce Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ali Etem Gürel ile üreticiler ve Düzce Üniversitesi mensupları katıldı. Etkinliğin açılışında konuşan Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emrah Evren Kara, Bilim Kafenin akademik bilgiyle toplumu buluşturan bir platform olduğunu söyleyerek, bilim toplum buluşmaları sayesinde yeni fikirler geliştirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Bugünkü Bilim Kafede Düzce’nin doğal zenginliklerini ve yaban mersini üretimini konuşacaklarını belirterek değerli bilgiler paylaşacak olan Düzce Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ünver’e teşekkür etti. Etkinliğin davetli konuşmacısı Üyesi Prof. Dr. Hülya Ünver, "Fındığın Gölgesinde Saklı Hazineler: Bahçelerimizde Neler Yetişiyor?" başlıklı konuşmasında Düzce’de fındığın yanında yetişebilecek doğal ürünlerden söz etti. Düzce’de doğal olarak yetişen birçok ürün olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Hülya Ünver; kocayemiş, karayemiş, yaban mersini, incir, Trabzon hurması, dağ çileği, kızılcık ve kuşburnunu bu ürünlere örnek olarak gösterdi. Bu ürünlerin genetik kaynaklarımız olduğunu vurgulayan ünver, Ziraat Fakültesi olarak yaptıkları ıslah çalışmalarından örnekler verdi. Bir ürünü kültüre alarak ve daha iri meyve üreterek ticaretinin yapılabileceğine işaret eden Ünver, bu ürünlerin; gıda ve kuruyemiş olarak tüketilebileceğini, tıbbi özellikleri sayesinde sağlıkta kullanılabileceğini, arıcılıkta avantaj sağlayabileceğini ve süs bitkisi olarak değerlendirilebileceğini sözlerine ekledi. Birçok faydasından dolayı bu genetik kaynaklarımızı korumamızın önemi üzerinde duran Prof. Dr. Ünver, son olarak yaban mersini üretimiyle ilgili faydalı bilgiler paylaşarak bu ürünün muhafaza ve pazarlamasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Yaban mersini üreticilerinin sorularını da yanıtlayan Hülya Ünver’e etkinliğin sonunda Emrah Evren Kara tarafından teşekkür belgesi takdim edildi.
Diyarbakır Diyarbakır’da mazgallardan 270 ton atık çıktı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde temizlediği mazgallardan 270 ton atık çıkararak muhtemel taşkınların önüne geçerken, vatandaşlara da atıkların gelişigüzel atılmaması yönünde uyarılarda bulundu. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, muhtemel sağanak yağışlara karşı Kayapınar, Bağlar, Yenişehir ve Sur belediyeleri ile birlikte yağmur suyu drenajlarında başlattığı kapsamlı temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Muhtemel can ve mal kayıplarının önüne geçmenin yanı sıra kent trafiğinin kesintisiz işlemesini sağlamak amacıyla Çevre Koruma ve Kontrol, Sağlık İşleri ile Park ve Bahçeler Dairesi başkanlıkları öncülüğünde yürütülen çalışmalarda ekipler mazgalları temizledi. Mazgallardan çıkarılan 270 ton atık, bertaraf edilmek üzere Büyükşehir Belediyesi çöp depolama sahasına taşındı. Yürütülen çalışmalar sırasında ortaya çıkan tablo, çevreyi kirletmenin şehir altyapısı üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. "Atılan çöpler ciddi tehlike oluşturuyor" Çalışmalara ilişkin bilgi veren Katı Atık Şube Müdürü Mehmet Baran, yapılan temizlikte yoğun miktarda evsel atık ve pet şişe kapağıyla karşılaşıldığını belirterek, ’’Kentte her gün 12 bin metreküplük iki kamyonumuz atıklar için üç sefer yapıyor. Özellikle ızgaraları açtığımızda pet kapakları, metal petler, farklı plastikler ve çöp poşetlerinin atıldığını gördük. Bu da suyun birikmesine sebep olduğundan kaynaklı ciddi bir tehlike oluşturuyor" dedi. Baran, Diyarbakır genelindeki yağmur suyu hattı ızgaraları ve rögar kapaklarının tümünü elden geçirdiklerini belirtti. ’’Herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli’’ Izgaralarda yapılan kapsamlı temizliğin ardından vatandaşlara çöp atılmaması uyarısında bulunan Baran, gelişigüzel atılan atıkların önemli sonuçlar doğuracağını ve herkesin daha temiz bir kent için sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Kent temizliği için yoğun çaba sarf ettiklerini belirten Baran, atık toplama, ayrıştırma ve geri dönüştürme konularında 7 gün 24 saat vatandaşların hizmetinde olduklarını söyledi.
Kahramanmaraş Bebeğe şiddet uygulayan hemşire: "Ben de bir anneyim evladımın yanında olmalıyım" Kahramanmaraş’ta 5 günlük bebeğe şiddet uyguladığı iddiasıyla yargılanan hemşire, "Benim tek amacım hastaları tedavi etmektir. Ben de bir anneyim, evladımın yanında olmalıyım. Tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum" dedi. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Bakım Ünitesi’nde 26 Mayıs 2021 tarihinde tedavi altındaki 5 günlük bebeğe yönelik şiddet uygulandığı iddiaları üzerine soruşturma başlatıldı. Olayın yargıya intikal etmesinin ardından hemşire H.D.B.’nin 5 günlük Deniz Esin Bozoklar’ı darp etme anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Hemşire H.D.B. hakkında görüntülerin ortaya çıkmasının ardından tutuklama kararı verilmişti. Kahramanmaraş 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya bugün devam edildi. Sanık ve vekil avukatlarının hazır bulunduğu duruşma salonunda tutuklu sanık hemşire H.D.B., SEGBİS sistemi ile duruşma salonuna bağlandı. "Ben de bir anneyim, evladımın yanında olmalıyım" Mahkeme başkanı sanık hemşireye söz verdi. Hemşire H.D.B., "Çocuktaki mevcut kırıklar ile ilgili son gelen raporda illiyet bağı yoktur. Ancak ben tedavi yapmaktaydım. Benim tek amacım hastaları tedavi etmektir. Ben de bir anneyim, evladımın yanında olmalıyım. Tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum" dedi. Sanık avukatı Mustafa Çaprak, adli tıp raporunun kıymetli olduğunu ifade ederek sanığın tahliyesine karar verilmesini istedi. Bebeğin engelli olmasının darp konusu ile ilgili olmadığını ifade eden avukat, kemik kırığının ise ne zaman olduğunun belli olmadığını söyledi. Vekil avukatı Sait Bolat ise adli tıp raporuna itiraz ettiklerini ve sanığın tutukluluk halinin devam edilmesini beyan etti. Savcılık makamı mütalaasında, delillerin toplanması ve tutukluluk halinin karar verilmesini talep etti. Mahkeme, sanık hemşire H.D.B.’nin tutukluluk halinin devamına, dosyanın İstanbul ATK İhtisas Kurulu’na gönderilmesine, organlardan birinin zayıflatılmış ve kalıcı bir hasar olup olmadığının incelenmesi üzere raporun Adil Tıp Üst Kurulu’na sevkine karar verdi. Duruşma 15 Mayıs tarihine ertelendi.
Aydın Başkan Özel, muhtarlarla buluştu Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, görevdeki ikinci yılın sonunda mahalle muhtarlarıyla bir araya geldi. 55 muhtardan 49’unun katıldığı toplantıda, iki yıllık hizmet süreci değerlendirildi. Bozdoğan Belediyesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen buluşmada, Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel mahalle muhtarlarıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısı yaptı. Yoğun katılımın olduğu toplantıya ilçedeki 55 muhtardan 49’u katıldı. Toplantıda konuşan Başkan Özel, göreve geldikleri günden bu yana kısıtlı imkanlara rağmen önemli hizmetlere imza attıklarını vurguladı. Sürecin ortak akıl ve iş birliğiyle yürütüldüğünü ifade eden Özel, muhtarların sahadaki rolüne dikkat çekti. "İki yıl boyunca bir gün olsun şikayet etmeden, kısıtlı imkanlarla hizmet üretmeye devam ettik. Tüm bu çalışmaları siz kıymetli muhtarlarımızla birlikte gerçekleştirdik. Sizler, mahallelerimizin sesi, vatandaşlarımızın talep ve beklentilerini bizlere ulaştıran en güçlü köprüsünüz" dedi. Muhtarların yerel yönetimlerin en önemli paydaşlarından biri olduğunu belirten Özel, sahadaki geri bildirimlerin hizmet planlamasında belirleyici olduğunu ifade etti. Mahallelerin ihtiyaçlarının hızlı ve doğru şekilde tespit edilmesinde muhtarların katkısının büyük olduğunu vurgulayan Özel, "Her mahallede bizim gözümüz, kulağımız olan muhtarlarımız sayesinde hizmeti yerinde ve zamanında üretiyoruz" diye konuştu. Toplantıda ayrıca mahalle bazlı talepler dinlenirken, önümüzdeki süreçte yapılması planlanan çalışmalar hakkında da karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Bozdoğan Belediyesi’nin, muhtarlarla koordinasyon içinde hizmet üretmeye devam edeceği mesajı verildi.