SAĞLIK - 21 Mart 2018 Çarşamba 06:53

'Geçmiş bize nasıl anlatıldıysa çoğunlukla öyle olduğuna inanmak isteriz'

A
A
A
'Geçmiş bize nasıl anlatıldıysa çoğunlukla öyle olduğuna inanmak isteriz'

Psikiyatri Uzmanı Dr. Zeynep Erdoğdu, ''Beynimiz geleceği planlamak için geçmişinden ve hatıralarından beslenmek ister; sürekli kim olduğumuzu, ne olduğumuzu, nasıl biri olduğumuzu belirleyen verileri toplayıp, her an yeniden kim olduğumuzu kurar. Geçmiş bize nasıl anlatıldıysa çoğunlukla öyle olduğuna inanmak isteriz; olduğu gibi değil'' dedi.

Son günlerde popüler olan 'soyağacı araştırması' toplumun yoğun ilgisini çekti. O denli ilgisini çekti ki sistem yoğun talebi karşılamakta zorlandı. Soy ve kişi hakkında açıklamalar yapan Psikiyatri Uzmanı Dr. Zeynep Erdoğdu, "Beynimiz geleceği planlamak için geçmişinden ve hatıralarından beslenmek ister; sürekli kim olduğumuzu, ne olduğumuzu, nasıl biri olduğumuzu belirleyen verileri toplayıp, her an yeniden kim olduğumuzu kurar. Geçmiş bize nasıl anlatıldıysa çoğunlukla öyle olduğuna inanmak isteriz; olduğu gibi değil'' dedi. 

Dr. Erdoğdu, kurgularımızın gerçeklerin önüne geçebileceği tespitinin bu noktada önemli olduğunu ifade etti.

''Kendi yolumuzu bulmaya ihtiyacımız var'' 

Herkesin kendi yolunu bulmaya ihtiyacı olduğunu vurgulayan Dr. Zeynep Erdoğdu, ''Eğer, büyükanne-büyükbabalarımız, anne-babalarımız gibi davranmaya çalışırsak geçmişi tekrarlıyor oluruz; tam tersi zıt yönde davranmak için uğraşırsak bu da direnç arzumuzu gerçekleştirmiş olur. Bunlardan ne birini ne de diğerini yapmadan kendi yolumuzu bulmaya ihtiyacımız vardır. Ayrı ayrı kuşaklar isimleri ile tanınabilir; fakat asıl ihtiyacımız tutarlı bir bütünlük değil midir? Zira bütün kuşaklar bütünlük içindeki yerini almıştır. Bu birlik içinde o zamana değin anlaşılmaz olan her ayrıntı kendi yerini bulmuş olur'' dedi. 

Dr. Erdoğdu sözlerine şöyle devam etti: ''Büyüklerin bir sonraki nesli kontrol etme ihtiyacı, onu kendi inanç ve doğruları konusunda yönlendirmesi ve onların da kendileri gibi olmasını sağlamaya çalışması bir çeşit kendini onaylama gayretidir. Farklılaşan ve başka doğrulara inanan yeni nesillerin varlığı, büyüklerin kendi yaşam biçimleriyle ilgili şüphe duymalarına ve anlamsız bir hayat yaşamış olabileceklerine dair korku hissetmelerine neden olabilir. Peki; nereye kadar soy? Neden soy? Nedir bu soyağaçlarımızı öğrenme merakımız? Şimdiye kadar bu merakımız neredeydi? Geçmişin mirası ile övünmeye çalışırken gelecek nesiller için ne yapıyoruz? Bütünlüğün içindeki kendi yerimizin ne kadar farkındayız? Sorumluluğumuz yalnız kendi soyağacımız ile sınırlı mı?''.

''Soyun yüceltilmesi'' 

Olduğunuz soyun dışında kalanları küçümseyerek kendinizi yücelttiğinizi zannedebilirsiniz diyen Dr. Erdoğdu, ''İnsanların sahip oldukları soyu doğrudan ya da diğerlerini aşağılayarak yüceltme çabaları, kendi güvensizliklerini tamir etme isteğinden kaynaklanır. Başka gurur duyacak özelliği olmayan insan hiç değilse soyu ile övünerek, soyun gerçekten çok yüce bir şey olduğuna inanmaya çalışır. Buna inanması için de el birliği ile o toplumun 'soyu' yüceltmesi gerekir. Değişimimizin temelinde var olduğumuz soydan ziyade seçimlerimizin etkisi yok mudur? Tercih ettiğimiz çevre, içinde bulunduğumuz kültür ve yaşadığımız zaman etkili değil midir? Seçtiğimiz çevrenin bizim kim olduğumuza etkisini görmezden gelmeyelim. Soyunuzu siz seçemiyorsunuz, ancak seçimlerinizden sorumlusunuz; dolayısıyla hayatınıza kattığınız veya katmaya değer bulduğunuz insanların kim olduğunuzu belirlemesindeki rolünü görmezden gelmeyin. Kim olduğunuz yaşamınıza kimi veya kimleri aldığınızla ilişkilidir'' ifadelerini kullandı. 

Dr. Erdoğdu sözlerini şöyle sonlandırdı: ''Kendinizi olaylara ve çevrenizdeki insanların sizin hakkınızdaki düşüncelerine teslim mi edeceksiniz yoksa geçmiş ve geleceğin çakıştığı şimdiki zamanda kendi tarihinizi 'tercihleriniz' ile siz mi yazacaksınız? Bir soyadı miras olarak devralmaya layık insan; ancak o soyada ihtiyacı olmayan insandır''.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Kardan dolayı mahsur kalanlara kumanya desteği Van genelinde etkili olan yoğun kar yağışı ve olumsuz hava şartları nedeniyle yollarda mahsur kalan vatandaşlara kumanya desteği yapıldı. Van genelinde etkili olan yoğun kar yağışı ve olumsuz hava şartları nedeniyle yollarda mahsur kalan vatandaşlara yönelik yardım çalışmalar, Van Afet ve Acil Durum (AFAD) İl Müdürlüğü koordinasyonunda aralıksız devam ediyor. Yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle ulaşımın aksadığı güzergâhlarda mahsur kalan araçlarda bulunan vatandaşlara, AFAD arama kurtarma ekipleri ile Hayrat Arama Kurtarma ekibi tarafından gıda ve sıcak içecekten oluşan kumanya yardımı ulaştırıldı. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması ve temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla sahada görev yapan ekipler, ilgili kurumlarla koordineli şekilde çalışmalarını sürdürüyor. AFAD koordinesinde; emniyet, jandarma, karayolları, Kızılay, belediye ekipleri ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği içerisinde yürütülen çalışmalarda, vatandaşların can güvenliği öncelikli tutuldu. Olumsuz hava şartlarının etkisini sürdürmesi nedeniyle ekipler 7-24 görevinin başında. Yetkiler tarafından yapılan açıklamada, "Vatandaşların zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamaları, yapılan meteorolojik ve resmi uyarıları dikkate almaları ve güncel yol durumunu takip etmeleri konusunda hassasiyet göstermelerini rica ediyoruz. Karla mücadele ve yardım çalışmalarımız hava şartları normale dönene kadar kesintisiz şekilde devam edecektir" denildi.