HENTBOL - 12 Eylül 2013 Perşembe 15:31

Gençlerbirliği Hentbol'da atağa geçti

A
A
A
Gençlerbirliği Hentbol'da atağa geçti

Hentbol Erkekler Süper Lig'de mücdele edecek Gençlerbirliği 10 oyuncuyla anlaştı.

Gençlerbirliği Spor Tesislerinde gerçekleştirilen imza töreninde Basın ve Yayından Sorumlu Asbaşkan Enis Safi ve Yönetim Kurulu Üyesi Saymanı Arif Ölmez hazır bulundu. Ankara hentboluna destek olmak ve futbol kulübü olmadıklarını belirten Safi, "Gençlerbirliği Spor Kulübü olarak Ankara Hentbol İhtisas Kulübüne isim hakkımızı verdik. Hentbol Federasyonunun, STSL’nde yer alan takımlara verdiği ayrıcalık nedeniyle yeni oluşan takımımız bu sezon Hentbol Süper Lig’de mücadele edecek. Biz de hem Ankara hentboluna destek olmak hem de sadece bir futbol kulübü olmadığımızı göstermek adına bu işe koyulduk. Takımımıza 14 oyuncu kazandırdık. Bugün 10 oyuncu imza atacak. Hepsi ile birer yıl olarak anlaştık. Hedefimiz ilk 4’te içinde olmak ve Avrupa Kupalarında yer almak olacak" dedi.
Gençlerbirliği Hentbol takımı Teknik Direktörü Rüştü Şahin ise, "36 senedir hentbolun içindeyim. Farklı kulüplerde ve milli takımın her alanında görev aldım. İsteğim her zaman hedefi olan ve Avrupa mücadelesi veren bir kulüpte yer almaktı. Örneğin bir Barcelona hem futbolda Avrupa’nın zirvesini zorluyor hem de hentbolda bu hedefi kovalıyor. Biz de Gençlerbirliği kulübü olarak böyle bir hedef koyduk. Gençlerbirliği bize destek verdi. Biz de Gençlerbirliği ismini hem ligde hem Avrupa’da temsil ederek iyi yerlere getirmek istiyoruz” diye konuştu.İmza töreninde yeni transferlerden, Berk Öktem,Tolga Atıcı,Özkan Başlama, Ufuk Çalık, Özgür Eryılmaz, Uraz Koral, Batur Şahin, Can Yontarım, Yunus Özdemir ve Zeki Tepekurdu birer yıllık sözleşmeye imza atarak el sıkıştılar.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Yöresel kıyafetleriyle tarihi camide bayram namazı kıldılar Sivas’ta 4 asırlık tarihi Kale Camii’nde Kurban Bayramı sevinci yaşandı. Üniversite eğitimi için kente gelen yabancı uyruklu öğrenciler, yöresel kıyafetleriyle tarihi camide saf tutarak bayramın manevi atmosferine renk kattı. Dönemin Sivas Valisi Mahmut Paşa tarafından 1580 yılında yaptırılan tarihi Kale Camii’nde bayram namazı heyecanı yaşandı. Sabahın erken saatlerinde camilere akın eden vatandaşlar, bayram namazını eda etmek için tarihi camileri doldurdu. Sivas’ta üniversite öğrenimi gören yabancı uyruklu öğrenciler de bayram namazı için tarihi Kale Camii’ni tercih etti. Kendi ülkelerine ait yöresel kıyafetlerini giyerek camiye gelen öğrenciler, renkli görüntüler oluşturdu. Bayram namazını vatandaşlarla birlikte kılan öğrenciler, namazın ardından cemaatle bayramlaştı. Tarihi atmosferi ve manevi havasıyla dikkat çeken Kale Camii’nde oluşan yoğunluk, bayramın birlik ve beraberlik ruhunu gözler önüne serdi. "Kendimizi gurbette de mutlu hissediyoruz" Sudan’dan Sivas’a gelen Mohamed Elsıddıg, geleneksel kıyafetleri ile namaza geldiklerini söyleyerek, "Bugün Kurban Bayramı namazını Kale Camii’nde kılmaya geldik. Herkesin bayramını kutluyorum, hayırlı bayramlar diliyorum. Arap ülkelerinden ve Afrika’dan gelen bütün arkadaşlarla birlikte buraya geliyoruz. Bu ortamda huzur buluyor, kendimizi gurbette de mutlu hissediyoruz. Orayı özlesek de arkadaşlarla burada bunu hissetmiyoruz. Geleneksel Sudan kıyafetlerimle bayram namazı kılmaya geldim" dedi. "Çok heyecanlı ve mutluyum" Endonezya’dan gelen Rafli Muhammed ise bayram namazı için Kale Camii’ne geldiğini belirterek, "Ben Endonezyalıyım. Kurban Bayramı namazı için bugün Kale Camii’ne geldik. Bayram namazını burada kılacağım. Namaza, Endonezya’ya özgü geleneksel kıyafetimi giyerek geldim ve bu şekilde namaz kılacağım. Çok heyecanlı ve mutluyum. Herkese hayırlı bayramlar diliyorum" diye konuştu.
Erzurum Erzurum Valisi Aydın Baruş’tan Kurban Bayramı mesajı: "Mazlum coğrafyaları unutmayalım" Erzurum Valisi Aydın Baruş, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, bayramın manevi iklimine vurgu yaparken Gazze, Doğu Türkistan ve diğer mazlum coğrafyalarda yaşanan acılara dikkat çekti. Vali Baruş ayrıca, Erzurum genelinde 11 günlük tatil boyunca huzur ve güvenliği sağlamak amacıyla toplam 9 bini aşkın kolluk personelinin görev başında olacağını açıkladı. Vali Aydın Baruş, yayımladığı Kurban Bayramı mesajında Erzurumluların bayramını tebrik ederek, kurban ibadetinin Allah’a teslimiyetin, merhametin ve fedakarlığın sembolü olduğunu belirtti. Mesajında Alvarlı Efe Hazretleri’nin dizelerine de yer veren Baruş, gerçek bayramın günahlardan uzaklaşıp gönül kırgınlıklarını sonlandırmakla mümkün olacağını ifade etti. "Sınırların ötesindeki muhtaçları unutursak bayramımız eksik kalır" Dünyanın çeşitli bölgelerinde zulüm ve yoklukla mücadele eden Müslümanların acılarını paylaşan Vali Baruş, "Bu bayramda sofralarımızı donatırken bir an durup düşünelim. Gazze’de bir anne çocuğunun mezarı başında bayram namazı kılıyor. Doğu Türkistan’da bir baba ezan sesi duymadan bir bayram geçiriyor. Arakan’da, Sudan’da, Yemen’de, Suriye’de kardeşlerimiz bir lokma ekmeği özlüyor. Sınırların ötesindeki muhtaç ile kurbanımız paylaşılamıyorsa, ibadetimiz ümmet olma şuurundan yoksun kalacaktır. İmkânı olan kardeşlerimin kurbanlarının bir kısmını mazlum coğrafyalara bağışlamasını istirham ediyorum" dedi. Erzurum’da bayram mesaisi: 9 binden fazla personel sahada Vatandaşların huzur ve esenlik içinde bir bayram tatili geçirmesi amacıyla valilik koordinasyonunda tüm güvenlik önlemlerinin alındığını belirten Baruş, 22 Mayıs Cuma gününden 1 Haziran Pazartesi gününe kadar sürecek 11 günlük tatil dönemine ait emniyet ve jandarma verilerini paylaştı: Emniyet Bölgesinde: 112 asayiş ekibi, 60 trafik ekibi olmak üzere toplam 2 bin 856 polis personeli, Jandarma Bölgesinde: 83 asayiş unsuru, 16 trafik timi olmak üzere toplam 6 bin 189 jandarma personeli 7/24 esasına göre sahada görev yapacak. "Kurallara uyalım, acıları paylaşmayalım" Vali Baruş, bayram günlerinin kazalarla gölgelenmemesi için vatandaşlara hayati uyarılarda bulundu. Sürücüleri trafik kurallarına azami riayet göstermeye davet eden Baruş; kurban kesimlerinde hijyen kurallarına uyulmasını, kesimlerin ehil kişilere yaptırılmasını ve yaşlı ile hastaların ziyaret edilmesinin ihmal edilmemesini istedi. Mesajının sonunda tüm kamu görevlilerinin ve Erzurum halkının bayramını kutlayan Vali Baruş, acil durumlar için vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden kesintisiz hizmet alabileceğini hatırlattı.
Kocaeli Sultan Abdülmecid’in şifa bulduğuna inanılan camide 100 yıllık kılıçla bayram hutbesi Kocaeli’nin İzmit ilçesinde fethin sembolü olarak 1332 yılında inşa edilen tarihi Orhan Camisi’nde, Kurban Bayramı namazı kılındı. Yüzyıllardır süregelen geleneğe uyularak bayram hutbesi, İslam’ın adaletini temsil eden 100 yıllık Osmanlı tören kılıcıyla irat edildi. Kente hakim bir tepede yer alan ve İzmit Körfezi manzarasıyla dikkati çeken 694 yıllık Orhan Camisi, Kurban Bayramı sabahında vatandaşların akınına uğradı. Bölgedeki en eski Osmanlı eserlerinden biri olan tarihi ibadethaneyi dolduran cemaat, bayram namazını eda etmek için saf tuttu. Namazın ardından İzmit Orhan Camisi İmam Hatibi Kenan Yılmaz, yüzyıllardır süregelen "kılıçla hutbe okuma" geleneğini yerine getirmek üzere minbere 100 yıllık Osmanlı tören kılıcıyla çıktı. Kenan Yılmaz, fethin sembolü olan caminin tarihini, geçirdiği restorasyon süreçlerini ve yüzyıllardır süregelen geleneği anlattı. Caminin 1330’lu yıllarda Sultan Orhan döneminde, şehzadesi Gazi Süleyman Paşa tarafından fethin sembolü olarak yaptırıldığını belirten Yılmaz, "Orhan Camimiz, yapıldığı tarihte yani 1330’lu yıllarda sade bir yapı olarak inşa edilmiş. Dönemin kale surlarının içerisine inşa edilmiş ki bugün dahi İzmit’i en geniş açıyla gören tepesindedir. Camimiz; manzarasıyla, manevi atmosferiyle ziyaretçilerin gerçekten memnun kalarak ve istemeyerek ayrıldıkları bir mekan olmaya devam etmektedir" ifadelerini kullandı. "1999 depreminde ağır hasar aldı, 4 yıl ibadete kapatıldı" Caminin tarihi boyunca birçok onarım gördüğünü aktaran Yılmaz, şöyle devam etti: "Bu onarımlardan Osmanlı dönemine ait, 1843 tarihine kadar bir onarım kaydı bulunmamakta bilinen. Ancak 1843’ten günümüze kadar 6 ayrı onarım kaydı bulunmakta. Bu onarımların en önemli ikisini zikredecek olursak; biri 1999 depremine aittir ki o dönemde Gölcük-Değirmendere merkezli gerçekleşen depremde birçok vatandaşımızı yitirdik. Allah-u Teala hepsine rahmetiyle muamelede bulunsun. Camimiz de o dönemde ağır hasar almış, 4 yıl ibadete kapatılmış. Camimiz bahçesine kurulan bir sahra çadırında ibadet devam etmiş. Camimizde 3 yıl boyunca herhangi bir çalışma yapılamamış. 4’üncü yıl hızlandırılmış bir çalışma yapılmış. Tabii o hızlandırılmış çalışma da çok aslına uygun yapılamadığı için onun telafisi 2015 yılında yapılan çalışmayla oldu. 2015-2017 yılları arasında 2,5 seneye yakın bir süre camimiz ibadete yine kapatıldı. O dönemde camimiz detaylı bir onarımdan geçti. Yapısal olarak, teknik-mekanik tüm yenilemeleriyle ve görünen bütün o güzel görsel özellikleriyle aslına uygun bir şekilde restore edilmiş oldu." Yılmaz, caminin 1843’te dönemin en detaylı restorasyonunu gördüğünü ve Sultan Abdülmecid zamanında birçok eklentiyle zenginleştirildiğine işaret ederek, şunları kaydetti: "O eklentilerden biri, şu anda altında bulunduğumuz 4 sütunlu ahşap iç kubbedir. Bir diğeri hanımların namaz kılması için tahsis edilmiş kadınlar bölümüdür. Bir diğeri de hünkar mahfili dediğimiz bölümdür ki; o bölüm de Sultan Abdülmecid Han’ın, burayı restore ederken geldiği, buraya geldiği zaman kaldığı bölümdür. O bölüm ile ilgili olarak şöyle anlatlır; Sultanımızın astım türü bir rahatsızlığı varmış. Burayı ziyaretinin rahatsızlığına iyi geldiğini, şifa bulduğunu görmüş. Buranın havasının rahatsızlığına iyi gelmesi sebebiyle ve geldiği zaman ecdat yadigarı bu tarihi camide konaklaması, bir yandan istirahatini yaparken diğer yandan ibadetini huzurla ifa etmesi niyetiyle, hünkar mahfili dediğimiz bölüm camimize kazandırılmış. Bu eklentilerle birlikte kürsümüz ve minberimiz de yine Sultan Abdülmecid döneminde yenilenmiş." Hutbeler kılıçla irad ediliyor Camide hutbelerin kılıçla okunduğunu vurgulayan Yılmaz, kılıcın sadece fethi değil, adaleti de temsil ettiğini dile getirdi. Yılmaz, "Hemen yanı başımızdaki komşu ilimiz İstanbul’umuzda Ayasofya-i Kebir Camisinde olduğu gibi, İzmit’te de Orhan Camisinde cuma ve bayram namazı hutbeleri kılıçla irad edilir. Burada kılıçla okunmasının birden fazla temsil ettiği mana vardır elbette. Bunlardan biri; kılıç, İslam’ın fetihlerini temsil eder. Yapılan fetihlerin bir yeri ele geçirmek, işgal etmek için değil; İslam’ı oralara da götürmek, İslam’ın adaletini oralara da götürüp oralardaki zulüm düzenini adalet düzenine çevirmek içindir. Kılıcımız bunu da temsil eder" değerlendirmesinde bulundu. Yılmaz, kılıcın aynı zamanda devlet sistemini ve otoritesini temsil ettiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: "Bununla birlikte burada bir devlet sistemi olduğunu, hiç kimsenin bir başkasının hakkını gasp etme yetkisi olmadığını, bir başkasına ceza verme yetkisi olmadığını, bunun ancak devlet eliyle yapılabileceğini temsil eder. Şu anda kullandığımız kılıcın tarihi olup olmadığı çok sorulan bir sorudur. Kılıcımız yaklaşık 100 yıllık tarihe sahiptir. Asıl tarihi kılıcımız ne yazık ki geçmişte çalınmış ama bugün biz mevcut kılıcımızla, yaklaşık 100 yıllık bir tarihe sahip son dönem Osmanlı tören kılıcıyla, camideki bu geleneği devam ettirmenin gayreti içerisindeyiz."