ASAYİŞ - 07 Haziran 2022 Salı 18:47

Gezi Parkı davasında gerekçeli karar açıklandı

A
A
A
Gezi Parkı davasında gerekçeli karar açıklandı

Osman Kavala’nın da aralarında bulunduğu 17 sanıklı Gezi Parkı davasında mahkeme gerekçeli kararını açıkladı.

Gezi Parkı eylemlerine ilişkin beraat kararının bozulmasının ardından Osman Kavala'nın da aralarında bulunduğu 17 sanığın yeniden yargılandığı dava karara bağlanmıştı. Kararda, sanık Osman Kavala'nın ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedilmişti. Davanın tutuksuz sanıkları Ayşe Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater Utku, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi'nin ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüse yardım' suçundan 18 yıl hapisle cezalandırılarak tutuklanmalarına karar verilmişti.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince açıklanan gerekçeli kararda, sanık Osman Kavala ile Henry Jack Barkey’in, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Taksim Meydanı ile ilgili yayalaştırma projesini 2011’de kabul etmesiyle birlikte, sanıkların ‘Ayaklan İstanbul’ isimli sosyal medya sayfasını oluşturdukları, Haziran 2012’de Gezi eylemlerinde işgal hareketi olarak bilinen ve teorisyenliğini Gene Sharp'ın yaptığı sivil başkaldırı yöntemini kullandıkları ve 2013 tarihinde ise Taksim yayalaştırma projesi kapsamında bazı ağaçların sökülmesi üzerine eylemler düzenlemeye başladıkları aktarıldı.

Kararda, Osman Kavala’nın Gezi eylemlerine katılan şahısları finanse ettiği, eylemde kullanılacak malzemeler için hesap numarası açtırdığı, eylemde göstericilerin polislerle çatışmaya girerken kullandıkları malzemeleri temin ettiği, kalkışmanın finansmanı maksadıyla hesap açtıkları, çok sayıda yabancı diplomatla buluşup görüştükleri ve bu şekilde de sanıkların, Gezi olaylarını organize ettikleri ve Gezi eylemlerinin alt yapısını oluşturup ağaçların sökülmesiyle bu amaçlarını fiili boyuta taşıdıkları vurgulandı.

Açıklanan kararda, sanık Kavala’nın uluslararası spekülatör George Soros’un kurduğu Açık Toplum Enstitüsü’nün ülkemizdeki temsilciliği olan Açık Toplum Vakfı üzerinden Gezi Kalkışması’nı organize ettiği, kalkışmanın Açık Toplum Vakfı adına vakfın kurucu üyesi olan sanık Mehmet Osman Kavala tarafından koordine edildiği, Gezi Kalkışmasıyla ilgili tüm uluslararası girişimlerin sanık Mehmet Osman Kavala üzerinden kurulduğu, gerek Türkiye’de gerekse yurtdışında kalkışmaya olan ilgiyi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yönelik baskıları artırmak maksadıyla belgesel, film, sergi gibi her türlü görsel yayın yöntemlerinin kullanılması ile yeni medya yapılanması kurulması çalışmalarının sanık Mehmet Osman Kavala’nın organizesinde gerçekleştirildiği kaydedildi.

Sanık Osman Kavala’nın Gezi Kalkışması’nda tüm karar alma süreçlerinde ve parasal destek süreçlerinde aktif olarak bulunmasına rağmen kendisini deşifre etmemek için hiçbir resmi işlemde bulunmadığının, şiddet eylemlerinin gerçekleştiği yerlere gitmediğinin ve sürecin en önemli akıl hocası olarak her platformda perde arkasında yer aldığının anlaşıldığının söylendiği gerekçeli kararda, sanığın bir kısım medya mensupları ile irtibata geçerek yeni bir medya yapılanması içerisine girmeye çalıştığının da tespit edildiği kaydedildi.

Açıklanan kararda, sanık Osman Kavala'nın 1-5 Temmuz 2013'te Türkiye'ye gelen Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks ile görüşme yaptığı, söz konusu görüşmeyi de sanık Yiğit Ali Ekmekçi'nin ayarladığı kaydedildi. Kararda, Gezi Parkı eylemlerinden kısa bir süre önce Anadolu Kültür A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan sanık Yiğit Ali Ekmekçi'nin, sanık Osman Kavala'nın yönlendirmesiyle Diyarbakır'a gittiği, Mezopotamya Eğitim, Bilim, Sanat, Sağlık ve Kültür Vakfı (Mezopotamya Vakfı) kuruluş faaliyetlerine katıldığı ve Mezopotamya Vakfının 16 kişilik kurucu listesinde yer aldığının belirlendiği aktarıldı.

Gerekçeli kararda ayrıca, söz konusu vakfın kuruluş amacının tüzükte açıkça belirtilmemesine rağmen Kürtçe eğitim veren bir üniversite açmak olduğunun her fırsatta dile getirildiği, kurulacak üniversitenin adı için ‘Kürdistan Üniversitesi’ olarak başvuru yapıldığı, sanık Ekmekçi'nin kuruluşunda yer aldığı Mezopotamya Vakfı’nın bölücü emeller içerisinde olduğu kaydedildi.

Sanık Ali Hakan Altınay'ın da Anadolu Kültür A.Ş.'nin ve Açık Toplum Vakfı’nın, Gezi eylemlerindeki rollerini bizzat bilen ve bu çalışmaları yürüten kişilerden olduğunun belirtildiği gerekçeli kararda, Altınay ile Kavala'nın Avrupa Birliği üye devletlerinin dışişleri bakanlarına gönderilen mektubu hazırladıkları, sanık Altınay'ın telefon görüşmelerinde geçen ‘hoca efendi’ cümlesi ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'i kastettiği ve bu örgütle irtibatının olduğuna dair tespit yapıldığı kaydedildi.

Açıklanan gerekçeli kararda, sanık Çiğdem Mater Utku'nun Gezi olaylarıyla ilgili hem toplumsal hem de küresel algı oluşturulması kapsamında film, belgesel, video çekimleri yapılmasını ve bu amaçla oluşturulan grubu koordine ettiği ve sanık Mine Özerden'in ise sanık Utku ile birlikte asılsız haberleri kasıtlı paylaştıkları, halkın hassasiyetini kullanarak provokatif faaliyetlerde bulundukları ve böylece halkı emniyet güçlerine karşı yasa dışı eylem ve gösteri yapmaya tahrik ettikleri vurgulandı.

Sanık Ayşe Mücella Yapıcı'nın kalkışmanın yönlendirilmesi ve yönetilmesinde ilk günden itibaren aktif görev aldığı, fiili olarak da birçok eylemde ön safta bulunduğunun açıklandığı kararda, vatandaşları kalkışmaya katılmaya davet ettiği ve şiddet eylemlerine zemin hazırladığı anlatıldı.

Öte yandan sanıklar Şerafettin Can Atalay ve Tayfun Kahraman'ın Taksim Dayanışması yönetim toplantılarında, kalkışmanın yönlendirilmesi ve yönetilmesinde aktif görev aldığı, sosyal medya hesaplarından yoğun olarak halkı Gezi kalkışmasına katılmaya davet eden provokasyon içerikli paylaşımlar yaptığı aktarıldı. Ayrıca, firari sanıklar Ayşe Pınar Alabora, Henry Jack Barkey, Can Dündar, Gökçe Yılmaz, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, Mehmet Ali Alabora, Yiğit Aksakoğlu ve İnanç Ekmekçi'nin hakkındaki yakalama kararlarının infaz edilemediği ve bu nedenle dosyalarının ayrıldığı kaydedildi.

Sema Demir - Elif Somuncu
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Alanya’da yeni yıl denetimlerinde 30 aranan şahıs yakalandı Alanya’da vatandaşların yeni yıla huzur ve güven içinde girmelerini sağlamak amacıyla yılbaşı gecesi boyunca kolluk kuvvetlerince geniş kapsamlı denetimler gerçekleştirdi. Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğü, Alanya İlçe Jandarma Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerinin katılımıyla ilçenin dört bir yanında yapılan uygulamalarda toplam 586 kolluk personeli görev aldı. Denetimlerde İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden 313 polis memuru ve 82 çarşı ve mahalle bekçisi olmak üzere 395 personel 37 ekiple, İlçe Jandarma Komutanlığı’ndan 138 personel 35 timle, Sahil Güvenlik Komutanlığı’ndan ise 53 personel görev yaptı. Yılbaşı tedbirleri kapsamında yapılan çalışmalarda, jandarma bölgesinde 11, emniyet bölgesinde 14 olmak üzere çeşitli suçlardan aranan toplam 25 şahıs yakalanarak adli mercilere teslim edildi. Trafik uygulamalarında yapılan GBT sorgularında ayrıca 5 aranan şahıs daha yakalandı. Uyuşturucu ile mücadele kapsamında gerçekleştirilen denetimlerde ise jandarma bölgesinde uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen 2 şahıs yakalandı. Şahısların ikametlerinde yapılan aramalarda 93 gram kokain, 1 adet hassas terazi, 1 adet sentetik hap, suçtan elde edildiği değerlendirilen 123 bin 690 TL ve bin 915 Euro para, 7 adet ziynet eşyası, 1 adet avukat kimliği ile 1 adet tabanca, 2 şarjör ve 14 adet fişek ele geçirildi. Öte yandan Emniyet bölgesinde yürütülen çalışmalarda ise uyuşturucu madde ticaretinden 5 şahıs yakalanırken, 676 kullanımlık sentetik kannabinoid, 10 adet extacy ve bin 100 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi. Trafik güvenliğini sağlamak amacıyla yapılan denetimlerde Emniyet ve Jandarma trafik ekipleri tarafından 2 bin 984 araç ve sürücüsü kontrol edildi. Denetimlerde 30 sürücüye alkollü araç kullanmaktan, 38 sürücüye kask takmamaktan işlem yapılırken, toplam 211 araç sürücüsüne cezai işlem uygulandı, 28 araç trafikten men edildi.
Tunceli 8 yıllık evlat hasreti yılbaşında son buldu: Tunceli’de 2026’nın ilk bebeği "Sahra" dünyaya gözlerini açtı Yeni yılın ilk dakikalarında dünyaya gelen Sahra bebek, 8 yıldır çocuk sahibi olma hayali kuran Çelik ailesine büyük mutluluk yaşattı. Tedavisiz gelişen gebelikle dünyaya gelen Sahra, Tunceli’de yılın ilk bebeği oldu. Yeni yılın ilk dakikaları, hastanede sevinç ve duygusal anlara sahne oldu. Saat 00.47’de dünyaya gelen Sahra bebek, hem Tunceli’de 2026 yılının ilk bebeği olma özelliğini taşıdı hem de 8 yıldır çocuk sahibi olma özlemi yaşayan Çelik ailesinin hasretini sona erdirdi. Uzun yıllar boyunca tedavi süreci geçirmesine rağmen sonuç alamayan aile, umutların tükendiği bir dönemde kendiliğinden gelişen gebelikle büyük bir mutluluk yaşadı. Yeni yılın ilk doğumunun gerçekleşmesiyle birlikte hastanede çifte mutluluk yaşanırken, Sahra’nın dünyaya gelişi sağlık çalışanları tarafından da büyük sevinçle karşılandı. "Kızımız bizi kendiliğinden tercih etti" Anne Mevlüde Çelik, "Evliliğimizin 8’inci senesindeyiz. Normalde polikistik over rahatsızlığım vardı. Sürekli tedavi gördüm, hiçbir sonuç alamadık. Kızımız bizi kendiliğinden tercih etti. Hiçbir tedavi görmüyorken hamile olduğumu Bursa’da öğrendim. 6 aydır buradayız. Eşimin görevi dolayısıyla geldik ve kızımız da burada doğmayı tercih etti" şeklinde konuştu. "Kızımız 2026’nın bize hediyesi" 8 yıldır görülen tedavilerden sonuç alamadıklarını belirten Baba Dursun Çelik, "Kızımız 2026’nın bize hediyesi. Allahu Teala bize Sahra’yı hediye etti. Ona ne kadar şükretsek azdır. Biz evleneli 8 yıl oldu. O kadar tedavi gördük, hastanelere gittik. Hiçbir cevap alamadık ve sonuç göremedik. Kafamızda bitirdik, artık olmayacak diye bırakmıştık. Sonra bir sabah böyle bir habere uyandık. Sevinçten havalara uçtuk. Allah isteyen, bekleyen herkese nasip etsin. Çok güzel bir duygu. Rabbim kimseyi bekletmesin. Gerçekten sabreden derviş muradına erermiş, bu söz boşuna söylenmemiş. Sahra’nın anneannesi ve dedesinin de bugün doğum günü" dedi.